- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Başbakan Vazgeçmeli!

A.Kadir TUNÇER / Yazar
Sayın Başbakan, Cumhurbaşkanı olma arzusundan vazgeçmelidir.. Kendi isteği, bir şartla yerine gelebilirdi, “Başkanlık Sistemi” olsaydı eğer… Bu da bu günkü konjonktür gereği mümkün görünmediğine göre, bu arzusunu, bir seferliğine dahi olsa ötelemeli, Millet menfaati için Parti iç tüzük değişikliğine gidilmeli ve yeniden Başbakanlığa oynamalıdır..
Sayın Gül yerinde kalmalı..
Muhteşem ikili olarak, tarihimize ve geleceğimize ilişkin, uyum içinde yapabilecekleri çok iyi şeylerin olduğunu düşünüyorum..
Kendi ilkelerine elbette ki millet saygı duyuyor, ancak olağanüstü bir durum karşısında vaziyet gözden geçirilmelidir. Söz konusu olan Milletin âli menfaati ise, gerisi teferruat değil midir? O zaman ısrarın yararı yok, zararı var! Bazen doğruyu her yerde yapmak doğru olmuyor! Daha doğru olanı yapmak en iyisi ve en güzelidir. Milletin kahir ekseriyetinin beklentisi de bu yöndedir.
Türkiye’deki mevcut Demokratik rejimin işleyiş ve teamülleri açısından Cumhurbaşkanlığı makamı, devletin başı gibi görünse de, asıl işlev ve sorumlulukları açısından, icraatın başındaki yürütme erkinin baş sorumlusu olan Başbakan ve Başbakanlık makamı ön plana çıkmakta ve İcranın başı olarak Başbakan’a daha büyük sorumluluk yüklemektedir.
Başbakan/lık; iyisi ve/ya kötüsü ile bu memleketin en önemli zirvesidir. Geleceğe atılan tohumların filizlenmesinde, geleceğin inşasında, yapılan ve yapılması gereken bütün icraatlara imza atan kişi ve kurumdur.
Sayın Başbakanın kararını yeniden gözden geçirmesi için oluşan kanaatler her geçen gün artıyor.
İçinden geçtiğimiz süreç; dış ve iç gelişmeler, konjonktürün bütün aktörleri ve yaşananlar dikkate alındığında, bu düşüncenin dalga dalga insanlarımızın zihinlerinde yayılmaya ve kabul görmeye başladığını görürüz.
Türkiye; iç ve dış siyasi arenada, sorunların belini kırmış bir duruma gelmeden Sayın Başbakan Köşke çıkmamalıdır!
Sorunları oldukça azalmış, gün geçtikçe kendini toparlayan, hastalık modunu geride bırakmış, terörden kurtulmuş, özgüven sahibi, dünyada atılımları ve kendine özgün duruşu ile gıpta ile bakılan, başkalarını konuşan değil konuşturan, uğraşılan değil uğraştıran, arayan değil aranılan, kapıda bekletilen değil bekleten, bölgeler arasındaki adaletsiz gelir ve imkân dağılımları ortadan kalkmış, milli bütçeye Beyt-ül mal mantığıyla bakan ve haram ellerin el atmaya asla cesaret edemeyecekleri bir anlayışın hakim olduğu, adaletin terazisinin herkese eşit ve “olması gereken” hassasiyet içinde çalıştığı, aykırı da olsa herkesin herkese saygılı olduğu, “kardeşlik” kavramının insanların yüreklerine ve beyinlerine en zarif motiflerle işlendiği, birbirimizi yemekle uğraşmayacağımız, dostların sevip sarmaladığı, düşmanların yüreğine korku salan bir zaman aralığına daha ihtiyaç var!
Ak Parti Kurmay ve Milletvekilleri, STK’lar bu konuda Sayın Başbakanı ikna yoluna gitmelidir.
Kendisinin böyle bir talebi asla olmayacağına ve koyduğu kuralı kendisi bozmak istemeyeceğine göre ilgili zevat ve kuruluşlar, Ak Parti iç tüzük değişikliğine gitmenin hazırlıklarını başlatmaları gerekir. Bir sefer daha.. Üstelik şartlar On yıl öncesi gibi değil… Değişti!
Söz konusu olan “Milletin âli menfaati” ise,
AK Parti ve Erdoğan’ın kuralı sadece teferruattır!
Allah’ın emri değil!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Tarihe düşen cemre!21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Acziyetimizin resmi!04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Dispepsi!22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Halk artık “göbeğini kaşımıyor!”09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Sorular ve Cevaplar!19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- İronilerimiz!02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Sayın Vali, Sosyal Hizmetler Vakfına neşter atmalı!13 Nisan 2016 Çarşamba 06:00
- Endişeliyim!01 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Türkiye çok olmaya başladı!17 Mart 2016 Perşembe 06:00
- Hâl-i pürmelâl!02 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Yazık değil mi?09 Şubat 2016 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












