• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Adana : 26 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Ankara : 19 °C

Başbakanın İddia Ettiği CHP'liler Kim..?

19.03.2013 16:32
Başbakanın İddia Ettiği CHPliler Kim..?
Başbakan Erdoğan; "CHP içinde öyleleri var ki yarın Allah korusun bir düşman gözünü topraklarımıza dikse "sizi AK Parti'den koruyacağız" diye gidip boyunlarına sarılacak durumdalar." dedi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık olağan grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları kaydetti;

CHP'den istifa eden Adıyaman Bağımsız Milletvekili Salih Fırat, AK Parti'ye katıldı. Fırat'a, Başbakan Erdoğan parti rozetini taktı.

Fırat kürsüden konuşma yaptı.

BALDIRAN ZEHİRİNİ PAYLAŞMAYA GELDİM

Yıllardır görmezden gelinen Kürt sorununda gerekirse baldıran zehiri içer diyen başbakanımız büyük bir cesaret örneği gösterek ellerini hatta gövdelerini taşın altına koymuşlardır. Ben de baldıran zehiri paylaşmaya geldim. AK Parti dönemin Türkiye'nin dönüşüm dönemi olmuştur.

Fırat'ın sözleri sık sık alkışlarla kesildi. Daha sonra kürsüye Erdoğan geldi ve konuşmaya başladı:

Salih Fırat kardeşimize hoşgeldin diyorum. Bu çatı altında beraber siyaseti yapacağız.

İGDAŞ'A ÖZEL ZİYARET

Buradan özellikle İGDAŞ yönetimine özel ziyarete gelmek suretiyle telafi edeceğimi bildiriyorum. Böyle bir yatırım ülkemiz için önemli bir yatırımdır.

Ardından Çan'a gittik. Beraber yola çıktığımız vefalı dostlarımızın evlerine uğradık. Onlarla da beraber yola çıkmıştık. Siyaseti yaptığımız zaman onlarla yapmıştık. Tarihi şöyle bir birlikte yadettik.

Ardından AR-GE merkezini açtık. Kale grubunun önemli bir merkeziydi. Ülkemizde seramik sektöründe Kale grubunun önemli bir yeri var. Çan ve Çanakkale bu grupla ülkemizde gerek ulusal gerek uluslararsı bazda önemli bir yere sahiptir.

Çözüm sürecini birlikte paylaştık. Bunu değerlendirdik. önümüzdeki yıl yapılacak seçimlere nasıl hazırlanacağız bunun sinyallerini verdik.

ÇANAKKALE ZAFERİ

Dün Çanakkale'de Çanakkale Deniz Zaferi'Nin 98. yılını büyük bir coşkuyla tekrar kutladık. Sabah saatlerinde şehir merkezinde stadyumda binler vardı. Ülkemizin değişik yerlerinden gelen vatandaşlarımızla yadettik. Kanaat önderleriyle istişare toplantısını gerçekleştirdik.

Çok özel katılımcılarımız şehit evlatları şehit torunları vardı. Onlarla birlikte Balkanlardan gelen misafirlerimiz vardı. Çanakkale Destanımızı Çanakkale Ruhunu tüm Türkiye'ye tanıtmak için kapsamlı bir proje başlattık. Biz değil miydik? adlı bir projeydi bu.

Bu proje kapsamında dün 81 vilayetimizden gelen şehit çocukları torunları biraraya geldi. Biz de onlarla birarayha geldik öğleden sonra Gelibolu yarımadasına geçerek tören gerçekleştirdik.

250 bini aşkın hatmi şerif şehitlerimizin ruhuna okundu. Şehitlikte bunun duası yapıldı. Bu bizim için çok anlamlıydı.

Anzaklar geliyor, dini temsilcileriyle geliyor dualarını yapıyoır. Bunu bizim de gerçekleştirmemiz gerekiyor derdim. Bunu yaptığımız için çok mutluyum. Diyanet işlerinin yaptığı bu adım çok mutlu edici oldu. Bundan sonra da inşAllah devam edecek.

Millet olarak tarihimizde çok önemli dönüm noktaları var. Malazgirt Zaferi, İstanbul'un Fethi bu dönüm noktalarındandır. Çanakkale Zaferi de milletimizin tarihinde tartışılmaz bir dönüm noktasıdır.

Bir millet döküldü tükendi sanıldığı bir anda bir millet dünyanın en donanımlı ordularını Çanakkale'de kesin yenilgiye uğratmıştır. Dün de söyledim zaman 18 Mart 1915 mekan Çanakkale bir yanda 7 düvel öbür yanda Mehmet Mehmetçik. Düşman saldırıyor gülle gülle batarya batarya Mehmetçik saldırıyor Allah Allah diye.

Onların orantısız güçlerine rağmen Mehmet'in fırsatları belliydi. Tartışılmaz bir şey vardı. O da imandı. İmandır o cevher ki ne büyüktür imansız insanda bu cevher yoktur. Çanakkale zaferi bir zafer olmaktan daha öte Kurtuluş Savaşı'nın bir girizgahı olmuştur.

Görmesini bilenler için bizim millet vasfımızı perçinlediğimiz adeta şehitlerin kutsal kanıyla millet tarifini yaptığımız yer olmuşltur.

Millet nedir diyenlere biz hep millet Çanakkale ruhudur dedik. Bundan sonra da hep böyle cevap vereceğiz. Çanakkale destanı tek bir ırkın kabilenin yazdığı bir destan değildir. O şehitlik ziyaret edilirse kimler Çanakkale için buraya gelmiş görürsünüz. Orada Saraybosna Şam halep Humus'u görürsünüz.

Çanakkale bizim millet tarifimizi yapan bizi kardeş kılan bir zaferdir. AK Parti olarak Çanakkale ruhuna sahip çıkmaya o destanı 81 vilayete tekrar tekrar anlatmaya devam edeceğiz.

Çanakkale bizim için hep ibret vesikası oldu. Hocalarımız bizi hep lise talebesiyken Çanakkale'ye götürürlerdi. O zaman böyle kabristan yoktu. Adeta bir yokluk vardıu. Hocalarımız bize bu işin içeriği hakkında bilgi verirlerdi. Bu bizde hep uktedir. Burada daha neler var acaba diye hep bir ukteydi. Allah lutfetti bu ülkenin yönetimine geldik ve ilk adımlarımızdan bir tanesi şehitliği düzenlemek oldu.

Projeler yapıldı adımlar atıldı şuandaki yapıya geldi ve daha eksiklerimiz var. Simülasyon merkezleri tanıtım merkezleri yapılıyor. Bu da yetmez. İstanbul'daki Panoroma 1453 gibi bir de Panoroma 1915 de yapacağız.

Attığımız bu adımlarda Çanakkale Valiliğimiz daha da bu işi sıkı tutacak. Çanakkale merkezdeki otellerde değil burada da oteller tutacak. Günü birlik ziyaretler düzenlenecek.

Şehitler abidesi yıkılyıor. Anıt yıkılıyor. Bunları yaptığımız tamiratla tadilatla planlamayı yaptık. Orayı güçlendirdik. Şimdi çevrede yeni yatırımlar var. Onlar da süratle bitecek.

Geçen yıl 18 Mart törenlerine katılamamıştık. Haziran ayında Gelibolu'ya gittik. Toplu açılışla birlikte Çanakkale şehitliklerinin de açılışını yaptık. Önceden 220 bin ziyaretçi geliyordu. Şimdi 2,5 milyon ziyaretçi geliyor Çanakkale'ye.

Şuanda Çanakkale o muhteşem zafere o aziz şehitlerin hatırasına yaraşır şekilde baştan sonra düzenlendi ve ziyaretçilerini gururlandıran bir şekle kavuştu.

"Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın. Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın. Tüllenen mağribi akşamlarıo sarsam yarana. Yine birşey yaptım diyemem hatırana."

Çanakkale şehitlerine dar gelmeyecek bir makber kazmak mümkün değil. Onları tarihe sığdırmak mümkün dğeil. Biz bu gönül rahatlığı içindeyiz. Biz o şehitler üzerinden slogan atıp onların ruhlarını muazzem edenlerden olmadık. Biz onların hatırasını yaşatıp onların çizdiği istikamette olduk ve olacağız. Burada çok önemli bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkmenistan Devlet Başkanı Muhammedov, kendi isteği üzre, Türkmenistan'da bulunan Alparslanın mezarının tespit edilip orada bir türbe yapılmasının çalışmasını başlattı, TİKA eliyle bu mezarı tespit edecek ve Sultan Alparslan'ın şanına yaraşır bir türbeyi orada inşaa edeceğiz. Tüm şehitlerimize bir kez daha rabbimden rahmet niyaz ediyorum.

Geçtiğimiz hafta içinde ülkemiz, milletimiz için gerçekten çok önemli bir yıldönümünü idrak ettik, bu anlamlı yıldönümüne özellikle değinmek istiyorum bugün. Mehmet Akif Ersoy'un kaleme aldığı İstiklal Marşı TBMM'de milli marşımız olarak kabul edildi. İstiklal Marşı'nın tamamı mebuslara okundu, daha ilk mısranın ardından Genel Kurul'da şiddetli bir alkış kopmuş her kıtası alkışlarla kesilmiş, bazı kıtaların ardından 'inşallah' nidaları yükselmişti. Bu anlamlı yıldönümüne binaen İstiklal Marşımızın son 4 kıtasını okumak istiyorum, bunu da özellikle birilerinin dinlemesini ve anlamasını istiyorum. Terörle mücadele eden şehitlerimiz için 'boşuna öldü' diyen bazı densizlerin bu milletin manifestosu olan, 76 milyonun ortak hissiyatını yansıtan bu 4 kıtayı özellikle dinlemelerini istiyorum, zira toprağı, namusu, şerefi, dini için toprağa düşen her Müslüman asker bizim inancımızda şehittir. Bu ülkeye şehitlerimiz sayesinde alçaklar uğramadı, İstiklal Marşımızın en iyi şekilde ifade ettiği gibi hiç bir zamanda alçaklar uğrayamayacaktır.

Şöyle diyor İstiklal Marşımız;

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy'u bizlere böyle muhteşem mısralar yazdığı için, bu aziz millete böyle bir miras bıraktığı için tekrar rahmetle, minnetle yad ediyoruz.

Allah bu ülkeye bu millete inşallah tekrar istiklal marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diye dua ediyorum. İstiklal marşımızı istiklalimizi istikbalimizi en yüksek seviyelere çıkaracağımıza burda milletin huzurunda söz veriyorum.

Haliç kongre merkezinde düzenlenen doktorlarla buluşacağımız programa rahatsızlığım nedeniyle katılamadım. Bu vesileyle tüm sağlık çalışanların 14 mart tıp bayramını kutluyorum.

TAM GÜN YASASI

Son 2 yıldır tam gün mesai uygulamasını sürdürüyoruz. Gerek halkımız gerek sağlık çalışanlarımız bu uygulamayı benimsemiş uyum sağlamış durumdalar. Süreç içinde aksamları ihtiyaçları tespit ettik. Bunları gidermek için adımları attık atıyoruz. Yine aksaklıklar olabilir onları da tespit edip gidereceğiz.

Yine Üniversite hocalarımız üniversitelerde muayene gerçekleştirecekler. Hocalarımıza muayene olmaları da aynı ücretle gerçekleşecek. Bu düzenlemenin de öğretim üyelerimize üniversitelerimize hayırlı olmasını diliyorum.

2 ÜZÜCÜ OLAY

Geride bıraktığımız haftalarda Almanya'dan acı haber aldık. Almanya'da Türklerin yaşadığı bir evde bir anne ve 7 çocuğunu kaybettik. Allah'tan rahmet diliyorum. İlk andan itibaren Bekir Bozdağ bey ve Veysel Eroğlu beyi Almanya'da törenlere katıldılar ve kendilerini yine İstanbul'a getirdik. Ardından Afyonkarahisar'a merhum ve merhumeleri gönderdik.

Ankara'da Altındağ'da çıkan bir yangında Yunus Emre Halk Çarşısı kullanılamaz duruma geldi. can kaybı olmamasından dolayı mutluyuz. Onarım ve tadilat için yapılması gereken neyse hükümetimiz gerekeni yapacaktır.

Halepçe katliamı da Irak'ta Türkiye'de ve bölgede kutlandı. Binlerce mahsum sivil insanlık dışı şekilde katledildiler. 25. yıl dönümünde Halepçe katliamında şehit edilen binlerce kardeşimizi de rahmetle anıyoruz. Bunları hiç bir zaman unutmayacağımızı da hatırlatmak istiyorum.

Ortadoğu Kerbela'dan itibaren sık sık bu tür katliamların yaşandığı bir acılar coğrafyası oldu. son 30-35 yıl içİNDE Şabra ve Şatilla'da Altınköprü'de altında binlerce cansız bedenler bırakan katliamlara şahit olduk. Bu katliamlardan da ibret alınmadı.

SURİYE'DEKİ OLAYLAR

BM başta olmak üzere uluslararası camianın dikkatini ne yazıkki çekemedi. Şimdi de Suriye'deki olaylar 2 yıldır sürüyor. 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. 250 bin kişinin tutuklu yada kayıp olmaları suretiyle yerleri bilinmiyor. Bu suretle 280 bin kişi ülkemizde olmak üzere 1 milyon kişi komşu ülkelere sığındı.

Türkiye Suriye'deki olaylarda en küçük bir dahli olmayan son derece çaba sarfeden bir ülke olmuştur. Bir ülkenin rejimini elindeki tüm silahları halkına çevirmesi çocuk demeden kadın demeden halkını katletmesine biz sessiz kalamadık. Biz bize iyi niyetle yaklaşan herkese iyi niyetimizi sergileriz ancak bize düşmanca yaklaşan birine geçmişin hatrına deyip sessiz kalamayız.

CHP'NİN SURİYE POLİTİKASI

Biz Suriye'yle işbirliğini güçlendirmeye çalışırken CHP bizi batıdan kopup doğuya yönelmekle suçluyordu. Bugün aynı CHP gayrıresmi bir rejimin kapısından ayrılmaz oldu. Neredeyse ayda bir CHP'li bir kaç kişi suriye'de eli kanlı bu diktatörle el sıkışıyor.

Kendi halkından 70 binden fazlasını katletmiş 250 binden fazla insanı hapsetmiş. Bu kanlı rejim yüzünden milyonlarca insan evini barkını terketmiş. Bu diktatör bizim uçağımızı düşürdü, bize karşı bombalı eylemlere girişmiş. İşte CHP bu tarihin en kanlı diktatörüyle fotoğraflar çektiriyor. Öte yandan gidip Akçakale'deki şehit ailelerini ziyaret ediyorsun. Bu nasıl bir anlayış?

Geçmişe dönüp bakın. Eli kanlı diktatörleri CHP'yle el sıkışırken görürsünüz. Bugünde eli kanlı diktatörle el sıkışmaktan geri kalmıyor. Biz bu kanı durdurmaya çalışırken bizden yana olmuyor. Öte yandan bu diktatörlerin sırtını sıvazlamaktan geri durmuyor.

Yarın bu diktatör gittiği zaman CHP Suriye halkının yüzüne nasıl bakacak? Bu Suriye rejiminin terörle bağlantısı ortaya çıktığında CHP Türk halkının yüzüne nasıl bakacak?

CHP bunun hesabını nasıl verecek? Şam'a giden milletvekilleri bunun hesabını nasıl verecek? Her fıtsatta Atatürk'ün kurduğu partiyiz diyor. Atatürk'ün kurduğu partiyi diktatörlerle el sıkışacak konuma getirmek doğru mu?

Suriye'nin şuandaki rejimi AK Parti'nin değil hem kendi halkının hemde Türkiye'nin düşmanıdır. CHP içinde öyleleri var ki yarın Allah korusun bir düşman gözünü topraklarımıza dikse "sizi AK Parti'den koruyacağız" diye gidip boyunlarına sarılacak durumdalar. Bu kadar basit bir anlayışları var.

CHP Genel başkanı bir röportajında ne içtiklerini söylemiş. Meğer rakıyı sulu içiyorlarmış. Ben Rizeli'yim. İstanbul'da doğdum büyüdüm. Siz böyle içmeye devam ederseniz Rize'nin tulumuna da çıkar gayda dersiniz.

Ben Mardin'de söylediğimi Rize'de de söylerim. Sen Rize'ye deyip İskoçya2ya gidersen ne ben şaşırırım nede millet şaşırır. Bunlar zurnayı trampet sanıyorlar.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Programımızın el verdiği kadar son bir kaç aydır şehirlerimize gidiyoruz. Son haftalarda Şanlıurfa Gaziantep Siirt Balıkesir illerimize ve ilçelerine gittim. Çözüm sürecinin bu illerde toplumun birliğiyle benimsendiğini belirtmek istiyorum.

30 yıldır yapılan ağır provakasyonlara rağmen milletimiz 76 milyon beraber olarak bu nifak tohumlarına izin vermeden kardeşliğini sürdürüyor. Hiç bir tahrike kapılmadan kardeşliğini muhafaza ediyor. AK parti bu kardeşliğin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Balıkesir'de büyük bir coşku Siirt'te aynı coşku. mardin'de nasıl karşılanırsak kayseri'de de aynı şekilde karşılanıyoruz. CHP'nin MHP'nin BDP'nin böyle bir meselesi yok. Her üç parti belli bölgelere belli keismlere hitap ediyor. doğuda ve güneydoğuda CHP ve MHP diye bir parti yok. Ama her yerde AK Parti hareketi var.

MHP'ye bütün bu sorunlarda hiç bir şey terör noktasında fayda getirmez. Doğudaki güneydoğudaki vatandaşlarımızla bir gönül bağı kuramayan bir parti için bu sorunun çözümü hiç bir şey getirmez. CHP içinde aynı. Sorundan beslenen BDP için de hiç bir şey getirmez.

Şunların elinden Kürtçülük meselesini alsanız ellerinde ne kalır? Ekonomi derseniz yok, demokratikleşme derseniz yok. Ellerinde terör meselesi konuşup duruyorlar. Bunu millet ne kadar iyi biliyorsa MHP de o kadar iyi bilyior. Onun için terör bitmesin diye ellerinden geleni yapıyorlar.

Bunlar her an korkuyla yaşıyor. Çevrelerine de korku pompalıyorlar. Sürekli bölünmekten bahsediyorlar. 10 yıldır aynı nakaratı tekrarlıyorlar. Bugüne kadar ki her reforma karşı çıktılar. Bunlar böyle dedikçe Türkiye büyüyor. Herkes dualarla çözüm sürecinin arkasında olduğunu söylüyor. Onların iddialarının tersine Türkiye büyüyor.

TÜrkiye CPH'nin MHP'nin zihnindeki kadar küçük bir ülke değil. Türkiye onların zannettiği gibi pamuk ipliğiyle örülmüş bir ülke değil.

Eğer Cumhuriyet tarihinin utanç verici belgelerini görmek istiyorsan, ben sana Dersim'in belgelerini gösterdim. Ben sana Dersim'de katledilen çocukları gösterdim. EVinden kovulan insanları gösterdim. Yıktığınız ahıra çevirdiğiniz camileri gösterdim. Sen onlara bak, astığınız Adnan Menderes'e bak. 12 EylüL'E bak. En utanç verici belge senin o milletvekillerinin Suriye diktatörüyle el sıkıştığı o resimlere bak. Bunu da artık Tunceli halkı gayet iyi biliyor. Daha da iyi anlayacaklar.

Son derece hassas bir süreçten geçiyoruz.Biz sırtımızda yumurta küfesi taşıyoruz. Bir cerrah dikkatiyle kırmadan dökmeden kimseyi incitmeden çözmenin dikkati içindeyiz. Konuşurken bin düşünüyor bir kelam ediyoruz. Diğer partiler sorumsuzca düşünüp hareket edebilyior. Biz adeta sırattan geçiyoruz. keskin bir bıçağın üzerinde yürüyoruz.

Milletimizin bu süreci anlamasını rica ediyorum. Asla bir pazarlık içinde değiliz. Olmadık olmayacağız. Taviz verme geri adım atma söz konusu değiğldir. Şehitlerimizi incitecek bir gaye içinde asla değiliz. Şehitleri bizim anladığımız kadar Bahçeli'nin anlama kıratı yoktur.

Öyle ağır hakaretlerle de buradan kendine haklılık çıkarmaya çalışma. Bu millet seni de bilir beni de bilir. 3,5 yıllık iktidarınızda ülkeye ne kattığınızı herkes bilir. Bu ülkeyi nasıl hortumladığınızı bu millet çok iyi bilir. Bizi delikli kuruşa muhtac ettiğinizi bu millet çok iyi bilir. Devletin milli bankaları Ziraat Bankası Vakıfbank bütün bunları nasıl çökerttiğinizi bu millet çok iyi bilir.

Terörden beslenenen ekmek yiyen gençlerin kanıyla beslenenlere karşı bir mücadele veriyoruz. Buna karşı konuşmak size fayda sağlamaz. Çözüm yanlısı gibi görünüp sabotaj peşinde koşan kan tacirlerine karşı biz mücadele veriyoruz. Milletimizle birlikte yürüyoruz. Siyasetini terörün varlığı üzerine kurmuş CHP'ye MHP'ye BDP'ye diğer tüm savaş kuran baronlara rağmen milletimizle biz bu meseleyi çözeceğiz.

Milletim bilsin ki onlardan gizlediğimiz hiç bir şey yok. Asla ve asla gizlemeyiz. Açıklanacak bir konu olduğunda açıklarız. Milletimizin takdirine sunarız. Az konuşuyor az açıklama yapıyor olabiliriz. Yeri geldiğinde bunlar açıklanır. Ne yapıyorsak sadece millet için. Sadece büyük Türkiye için bu adımları atıyoruz.

Siirt'te yaşadığım duygu dolu anları da paylaşmak istiyorum. 8 Mart dünya kadınlar gününde bir hanıma ziyarette bulunduk. Bir araca yapılan silahlı saldırıda 100 mermi ve el bombaları. 4 bayan kardeşimiz şehit olmuş ve 2 bayan kardeşlimiz yaralı kurtulmuştu. Bunlardan Nuran Evin tekerlekli sandalyede bizden bu sorunu çözmemizi istedi.

Diğer kızımızla da Gülcan'la da konultuk. O da bu meseleyi çözmemizi istedi. Yol üstünde durduk bir okula ziyarette bulunduk. O okuldan da bu meseleyi çözme isteği aldık.

Bu konudan yüreği yaralı tüm anneleri için gözleri ışıl ışıl parlayan çocukları için Allah rızası için biz bu meseleyi çözeceğiz. Bu ülkenin annelerine sözümüz var. Bedeli ne olursa olsun çözeceğiz. Baldıran zehiri de olsa içeceğiz ama bu meseleyi çözeceğiz.

Çanakkale şehitlerine sözümüz var. Milletimizin hayır duasıyla biz bu terör meselesini gündemden çıkarmak için vargücümüzle mücadele edecğiz.

21 MART NEVRUZ

Mart ayı sadece acı adeta onun yıldönümleriyle anılan bir ay değil bir çok acılara rağmen Mart baharın müjdecisi olan bir aydır.

Düşen cemrelerle yeniden dirilen tabiatla dirilişin uyanışın ayıdır. 21 Martın bu coşkuyla kutlanmasını canı gönülden arzu ediyoruz. Bu nevruz umut olsun. Tohumlama olsun. Gülen yüzlerin arttığı zirve yaptığı bir nevruz olsun. Her yönüyle baharın müjdecisi olan bir nevruz olsun. Umuda kardeşliğe kapı açan bir nevruz olsun. Ülkemin bütün coğrafyamızın nevruzunu kutluyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
çeçen
19 Mart 2013 Salı 21:35
.
seçim geliyor ya akp yine oyunlara başladı kanmayın artık
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim