• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Adana : 26 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Ankara : 16 °C

Basın, haksız, tatsız ve yalancıdır

27.07.2016 06:00
Basın, haksız, tatsız ve yalancıdır
Sedat Memili (özel)

BASIN, HAKSIZ, TATSIZ VE YALANCIDIR

MEDYA FİKRİMİZİN BASILI ZEHRİDİR

HÜRRİYET İZİN VERDİĞİMİZ KADARDIR

24 Temmuz 1908 tarihinde sansürün kaldırılması üzerine Falih Rıfkı Atay’ın önerisiyle “Gazeteciler ve Basın Bayramı” olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Bu konuda birçok görüş ve kutlama yapılmıştır. Siyon Protokolleri’nde basına hangi göz ve amaçla bakıldığını sizlerle paylaşacağım. Basın nasıl elde edilir? Amaçların silahına nasıl dönüştürülür? Gazetecilerin iradesi nasıl teslim alınır? Çokseslilik görüntüsü altında tek sesliliğe nasıl ulaşılır? Gibi soruların Siyon Protokollerinde cevabı nedir konusunu paylaşacağım.

 

PROTOKOL 12 : BASIN BİZİM SESİMİZ OLMALIDIR

Hürriyet, kanunun müsaade ettiğini yapma hakkıdır. Kelimeyi bu şekilde anlamlandırmanın uygun bir zamanda bize hizmeti olacaktır. Çünkü kanunlar yukarda bahsi geçen programa göre yalnız bizim arzumuza göre ilga edilecek veya yapılacak olduklarından bütün hürriyet böylece bizim ellerimizde olacaktır.

Biz basınla aşağıdaki tarzda uğraşacağız:

Bugünün basını tarafından oynanan rol nedir? O bizim gayemiz için lüzumlu olan hisleri kamçılar ve alevlendirir veya partilerin egoistçe amaçlarına hizmet eder. O çok defa tatsız, haksız ve yalancıdır ve halkın çoğunluğu basının gerçekte hangi gayelere hizmet ettiğine dair en ufak bir fikir sahibi değildir. Biz ona eyer vuracağız ve sıkı bir dizginle dizginleyeceğiz. Aynı işi matbaaların bütün istihsali için de yapacağız, Çünkü biz eğer broşürler ve kitaplar için hedef olarak kalırsak basının hücumlarımızı duyurma hususundaki düşünce nerede kalırdı?

HABERLERİN KAYNAĞI TEK MERKEZLİ OLMALIDIR

Şimdiki zamanda sansür yüzünden ağır bir masraf kaynağı olan yayın istihsalini biz devletimiz için çok karlı bir gelir kaynağı durumuna çevireceğiz. Biz ona özel bir damga vergisi yükleyeceğiz ve herhangi bir basın organı veya matbaa kurulmasına müsaade etmeden evvel teminat yatırmalarım isteyeceğiz. Bunlar o zaman basının yapacağı herhangi bir çeşit hücuma karşı bizim hükümetimizi garantili duruma getirecektir. Eğer o zaman hala böyle şeyler mümkün olup da bize karşı hücum için herhangi bir teşebbüste bulunursa biz onları merhametsiz bir şekilde para cezalarına çarptıracağız. (…)

Herhangi bir yayını durdurmak için bahane olarak halkın düşüncesini karıştırdığı iddia edilecektir. Dikkat etmenizi rica ederim ki bize hücum edenler arasında bizim tarafımızdan tesis edilmiş organlar da olacaktır. Fakat onlar sadece bizim değiştirmeyi önceden kararlaştırdığımız noktalara hücum edeceklerdir.

Bizim kontrolümüz olmadan bir tek tebliğ bile halka ulaşmayacaktır. Hatta bütün haberlerin, bürolarında Dünyanın her tarafından haber toplanan birkaç ajans tarafından yayılması sebebiyle şimdi bile bu neticeyi zaten elde etmiş bulunmaktayız. Bu ajanslar bilahare tamamen bizim olacak ve sadece bizim kendilerine dikte ettiklerimizi yayacaklardır. (…)

LİBERALLER ANARŞİSTTİR

İlerleme fikri her çeşit serbestlik telakkisin! ortaya çıkarmış fakat bunların hudutlarım tayin etmeğe muvaffak olamamıştır, Liberal denilen herkes, fiilen olmasa bile fikren muhakkak anarşisttir. Onların her biri hürriyet hayaletinin peşini takip ediyor ve münhasıran düzene riayetsizlik yani protesto etmiş olmak için protesto etme anarşisine düşüyorlar.

 

Aynı zamanda zihnî gelişmeye bizim menfaatimiz bakımından tespit edilen yönde tesir etmek için biz kendimiz,  ucuz olacak ve doyulmaz bir şekilde okunacak yayınlar yapacağız.

 

Basım zorlukları, tatsız yazarlık heveslerini; sınırlayacak ve ceza sorumluluğu yazarları bize bağlı yapacaktır. Eğer bize karşı yazı yazmağa istekli kimseler bulunacak olsa bunlar eserlerini basmaya hevesli hiçbir şahıs bulamayacaklardır. (…)

*

Kitap yayını ve gazetecilik en önemli eğitim güçlerinden ikisidir ve bundan dolayı bizim hükümetimiz gazetelerin çoğunun sahibi olacaktır. Bu durum hususî mülkiyetteki basının zararlı tesirini yok edecek ve bizi halkın düşüncesi üzerinde çok büyük bir tesir elde etme durumuna getirecektir. Eğer biz o gazete için ruhsat verirsek bizzat kendimiz otuz tane kuracağız ve diğer yayınlar için de aynı nispette muhafaza edeceğiz. Bununla beraber hiçbir surette bundan halk şüphelenmemelidir.

ELİMİZ BASINA YÖN VERECEKTİR

Bu sebepten dolayı neşredeceğimiz gazeteler bize karşı temayül ve fikir yayacak, düzene riayetsizlik yani protesto etmiş ter içinde görüneceklerdir.

Bu yöntemle bize karşı güven temin edecek bundan hiç şüphelenmeyen hasımlarımız aramıza çekilmiş olacak ve böylece onlar tuzağımıza düşerek, zararsız hale getirileceklerdir.

Ön sırada resmî mahiyette olan organlar bulunacaktır, Bunlar daima menfaatlerimizin üzerinde koruyucu olacaklar ve bundan dolayı de tesirleri nispeten önemsiz olacaktır.

İkinci sırada yarı resmî organlar bulunacaktır. Onların rolü mülayim ve lakayt olan kimseleri çekmek olacaktır.

Üçüncü sırada biz kendi muhalefetimizi kuracağız ki tamamen dış görünüş olarak organlarından en az birinde bize çok aykırı görünen tezler ileri sürecektir. Bizim hakiki muhaliflerimiz bu taklit muhalefeti kendilerinin olarak kalpten kabul edecek ve bize bütün sırlarım açıklayacaklardır.

Bütün gazetelerimiz mümkün olan her görünüşte aristokratik, cumhuriyetçi, devrimci, hatta anarşist olacaklardır. Tabiî anayasa mevcut olduğu müddetçe, onların yüz eli olacak ve kamuoyunun gereği olan her bir sektör için bir parmağı bulunacaktır. Ne zaman bir heyecan uyansa bu eller, düşünceyi bizim gayemiz istikametine sevk edecektir. Çünkü heyecanlanan bir hasta bütün muhakeme kuvvetini kaybeder ve tekliflere kolaylıkla kapılır.

Kendi kamplarından olan bir gazetenin fikirlerini tekrar ettiklerini sanan budalalar bizim fikirlerimizi veya bizim için maktul görünen herhangi bir fikri tekrar etmiş olacaklardır. Kendi partilerinin organını takip ettiklerinin boş inancı içinde onlar, gerçekte bizim kendileri için açmış olduğumuz bayrağı takip edeceklerdir.

GAZETECİLERDEN MİLİS ORDU KURACAĞIZ

Bizim gazetelerden teşekkül eden milis ordumuzu bu anlayış içinde idrak etmek için bu düzeni teşkilatlandırmakla özel ve ihtimamlı bir dikkat göstermeliyiz. Merkez basın dairesi unvanı altında basınla ilgili toplantılar tertip edeceğiz. O toplantılarda bizim ajanlarımız dikkati çekmeden günün emirlerini ve parolalarını vereceklerdir. Bizim organlarımız resmî tebliğlerdekinden daha dolgun bir şekilde ifadede bulunabilmemiz gayesiyle münakaşa ve tekzipler ile fakat daima sathî olarak ve meselenin özüne temas etmeksizin resmî mahiyette gazetelere karşı yapmacık bir mücadelenin yaylım ateşini devam ettireceklerdir.

BUDALALIĞA İZİN

Tabiî bu durum her ne zaman bizim menfaatimize olacak ise, bize yapılacak olan bu hücumlar ayrıca bir başka gayeye de hizmet edecektir. Yani tebaamız tam bir söz hürriyetinin varlığına inanacaklar ve bu suretle ajanlarımız bize muhalif olan bütün organların bizim emirlerimize karşı herhangi bir esaslı İtiraz bulamadıklarından, boş şeyler saçmalayan kimseler olduklarım iddia etmek için fırsat verecektir.

*

Biz muhaliflerimiz üzerinde kesin bir zafer kazanacağız. Hatta bizim onları sathî istisnalar dışında tekzip etmeğe bile ihtiyacımız olmayacaktır. Basınımızın üçüncü sınıfı içinde tarafımızdan ateşlenen bu gibi tecrübe atışlarını ihtiyaç halinde yarı resmî organlarımızda enerjik bir şekilde tekzip edeceğiz. (…)

Bütün basın organları meslekî gizlilik içinde birbirlerine bağlıdırlar, Onlardan hiçbirisi kendi malumat kaynaklarının sırrını bunların bildirilmesi kararlaştırılmadıkça dışarıya vermezler.

SIR, GAZETECİNİN TEPESİNDE DEMOKLESİN KILICIDIR

Gazetecilerden hiç birisi kendi tüm mazisi içinde yüz kızartıcı bazı yaralar ve buna benzeyen şeyler bulunmadıkça basın mesleğine kabul edilemeyeceği için onlardan hiç birisi bu sırrı ifşa etmek tehlikesine girmeyecektir. Çünkü bu yaralar derhal açıklanır. Bu sırlar birkaç kişi arasında kaldığı müddetçe gazetecinin şöhreti memleket çoğunluğunu çeker, avam onu şevkle takip eder.

VE SONUÇ

Bizim tam hükümdarlığımızı elde etmemize geçişten önceki yeni rejim döneminde bulunduğumuz sırada, halk arasındaki dürüst olmayan hareketlerin hiçbir çeşidinin basın tarafından herhangi bir şekilde açıklanmasına müsaade etmemeliyiz, Yeni rejimin suç işlenmesini bile ortadan kaldıracak bir derecede herkesi memnun ettiği düşüncesini vermek için bu lüzumludur. Suç işlenmesi hallerini ancak o suçlara maruz kalanlarla tesadüfen şahit olanlar bileceklerdir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim