- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Bataklığın ortasında

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
Ortadoğu bizim için Yavuz Selim’in halifeliği aldığı Mısır Seferi ve 4. Murat’ın Bağdat seferinden ibarettir. Yani tarihtir, bir anlamda hikayedir. Çünkü biz tarihi sadece savaşlardan, seferlerden ve fetihten ibaret sayarız. Oysa tarih insanların yaşayışlarını, yaşanan olaylardan insanların nasıl etkilendiğini, buluşları ve gelişmeleri de kapsar.
Cumhuriyet kadroları Ortadoğu’nun farkındadır. Arabistan’ı, Mısır’ı, Filistin’i, İran’ı, Suriye’yi ve Irak’ı bilir. Cumhuriyet kadrolarının büyük bölümünün ömrü bu coğrafyadaki savaşlarda geçmiştir. Bölgede dönen entrikaları iyi onlar yorumlamıştır.
Cumhuriyet kadrolarının yüzünü Batı’ya dönmesinin nedenlerinden biri budur. Amaç Türkiye’yi bu bataklıktan uzak tutmaktır. Biz Türkiye’yi kitaplarda, derslerde Batı ülkesi olarak bildik, hatta Balkan ülkelerini sayarken en başta hep Türkiye’yi söyledik. Aynı zamanda da Akdeniz ülkesiydik.
Ortadoğu’da oluk oluk kan akması yeni değildir. Tarihin her döneminde Ortadoğu yanmıştır.
Batı için Ortadoğu Haçlı Seferleri’dir, ardından geçen yüzyılın başındaki Lawrence’tir. Yönettikleri ve Osmanlı’ya ihanet için kandırdıkları Yemen’deki aşiretlerdir. Satranç tahtasının en stratejik yeridir.
“Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesi gereği Türkiye Ortadoğu’dan hep uzak olmuştur. Coğrafi olarak içinde yer alsak dahi olaylar bakımından hep dışarda kalmamızın yegane nedenlerinden biridir “Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesi...
“Ortadoğu’nun İsviçresi” olarak kabul edilen Lübnan’ın ateşe düşmesini yıllarca takip ettik. Ülkemize birkaç saat mesafede olmasına karşın ne kadar uzak gelirdi bize. İran ve Irak 8 yıl savaştı burnumuzun dibinde de biz savaşı sanki başka bir gezegendeymiş gibi algıladık. Çünkü dış politikamız kurumsallaşmıştı ve Türkiye’yi felaketlerden uzak tutmak üzerineydi.
Türkiye cayır cayır yanan Ortadoğu’daki oyunların hep dışında kaldı. Çünkü Cumhuriyet kadroları, Ortadoğu’da gördüğü ve yaşadığı entrikalardan ülkeyi uzak tutmaya çalıştılar. Biliyorlardı ki Ortadoğu bataklığına girerseniz bir daha çıkmanız zor olurdu.
Yıllarca uygulanan bu barışçıl ve halkını korumaya yönelik politikaya bir dönemden sonra “statüko” dediler. Çünkü barışın ve toplumsal huzurun kıymetini bilemediler. Yıllarca savaşın içinde yoğrulmuş, savaşın kan gözyaşı ve öksüzlük olduğunu bilen Cumhuriyeti kuranlar bu öngörüleri sayesinde Türkiye’ye sağlam bir dış politika çizgisi emanet edip gittiler.
Bugün yaşananların sorumlusu Türkiye’nin kökleşmiş dış politikasını beğenmeyip, macera arayanlardır. Muassır medeniyet, Ortadoğu’nun krallıklarında, emirliklerinde değil, Batı’nın bilimsel ve demokrat yaklaşımındadır. Haritaya bakıp Türkiye’yi Ortadoğu ülkesi zannedenler “Batı” deyince de yine haritada arıyorlar. Burada bahsedilen kavramlar, coğrafi olarak algılanmamalıdır. Vurgulanmak istenen anlayıştır.
Hırsları akıllarının önüne geçenlerin Türkiye Cumhuriyeti’ni rayından çıkarmasına az kalmıştır. Yapılacak en doğru şey, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak ve rotamızı sağlıklı olarak belirlemektir. Cumhuriyeti küçümseyerek, bu sistemin bize armağan ettiği diplomasiyi “statüko”, diplomatları da “monşer” diye adlandırarak aşağılamaya çalışmanın ülkemizi getirdiği nokta bataklığın dibidir.
Türkiye artık yol ayrımındadır. Ya kendine yeniden Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllardaki gibi muassır medeniyeti hedef olarak görecektir ya da “Ortadoğu karmaşasında bana da bir pay düşer mi?” basitliğinde hareket ederek tüm değerlerini yitirecektir.
Ortadoğu’da kurulan oyun yeni değildir. Oyunu kuranların 150 yıllık birikimi vardır. 150 yıl sonra bu oyuna dahil olarak başrol kapılmaz. Petrol zenginlerinin de Türkiye’den hazzetmediklerini biliyoruz. Onlar 150 yıl önce oyunu kuranların yanında yer alarak saflarını zaten belli etmişlerdir.
Türkiye’nin yapması gereken Ortadoğu’daki savaşa dahil olmak değil, Ortadoğu’nun (uzak bir ihtimal bile olsa) barışına katkı sağlamaktır.
Türkiye’ye Ortadoğu’da savaş değil, barış yararlı olur...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












