Bataklığın ortasında

Ortadoğu bizim için Yavuz Selim’in halifeliği aldığı Mısır Seferi ve 4. Murat’ın Bağdat seferinden ibarettir. Yani tarihtir, bir anlamda hikayedir. Çünkü biz tarihi sadece savaşlardan, seferlerden ve fetihten ibaret sayarız. Oysa tarih insanların yaşayışlarını, yaşanan olaylardan insanların nasıl etkilendiğini, buluşları ve gelişmeleri de kapsar.
Cumhuriyet kadroları Ortadoğu’nun farkındadır. Arabistan’ı, Mısır’ı, Filistin’i, İran’ı, Suriye’yi ve Irak’ı bilir. Cumhuriyet kadrolarının büyük bölümünün ömrü bu coğrafyadaki savaşlarda geçmiştir. Bölgede dönen entrikaları iyi onlar yorumlamıştır.
Cumhuriyet kadrolarının yüzünü Batı’ya dönmesinin nedenlerinden biri budur. Amaç Türkiye’yi bu bataklıktan uzak tutmaktır. Biz Türkiye’yi kitaplarda, derslerde Batı ülkesi olarak bildik, hatta Balkan ülkelerini sayarken en başta hep Türkiye’yi söyledik. Aynı zamanda da Akdeniz ülkesiydik.
Ortadoğu’da oluk oluk kan akması yeni değildir. Tarihin her döneminde Ortadoğu yanmıştır.
Batı için Ortadoğu Haçlı Seferleri’dir, ardından geçen yüzyılın başındaki Lawrence’tir. Yönettikleri ve Osmanlı’ya ihanet için kandırdıkları Yemen’deki aşiretlerdir. Satranç tahtasının en stratejik yeridir.
“Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesi gereği Türkiye Ortadoğu’dan hep uzak olmuştur. Coğrafi olarak içinde yer alsak dahi olaylar bakımından hep dışarda kalmamızın yegane nedenlerinden biridir “Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesi...
“Ortadoğu’nun İsviçresi” olarak kabul edilen Lübnan’ın ateşe düşmesini yıllarca takip ettik. Ülkemize birkaç saat mesafede olmasına karşın ne kadar uzak gelirdi bize. İran ve Irak 8 yıl savaştı burnumuzun dibinde de biz savaşı sanki başka bir gezegendeymiş gibi algıladık. Çünkü dış politikamız kurumsallaşmıştı ve Türkiye’yi felaketlerden uzak tutmak üzerineydi.
Türkiye cayır cayır yanan Ortadoğu’daki oyunların hep dışında kaldı. Çünkü Cumhuriyet kadroları, Ortadoğu’da gördüğü ve yaşadığı entrikalardan ülkeyi uzak tutmaya çalıştılar. Biliyorlardı ki Ortadoğu bataklığına girerseniz bir daha çıkmanız zor olurdu.
Yıllarca uygulanan bu barışçıl ve halkını korumaya yönelik politikaya bir dönemden sonra “statüko” dediler. Çünkü barışın ve toplumsal huzurun kıymetini bilemediler. Yıllarca savaşın içinde yoğrulmuş, savaşın kan gözyaşı ve öksüzlük olduğunu bilen Cumhuriyeti kuranlar bu öngörüleri sayesinde Türkiye’ye sağlam bir dış politika çizgisi emanet edip gittiler.
Bugün yaşananların sorumlusu Türkiye’nin kökleşmiş dış politikasını beğenmeyip, macera arayanlardır. Muassır medeniyet, Ortadoğu’nun krallıklarında, emirliklerinde değil, Batı’nın bilimsel ve demokrat yaklaşımındadır. Haritaya bakıp Türkiye’yi Ortadoğu ülkesi zannedenler “Batı” deyince de yine haritada arıyorlar. Burada bahsedilen kavramlar, coğrafi olarak algılanmamalıdır. Vurgulanmak istenen anlayıştır.
Hırsları akıllarının önüne geçenlerin Türkiye Cumhuriyeti’ni rayından çıkarmasına az kalmıştır. Yapılacak en doğru şey, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak ve rotamızı sağlıklı olarak belirlemektir. Cumhuriyeti küçümseyerek, bu sistemin bize armağan ettiği diplomasiyi “statüko”, diplomatları da “monşer” diye adlandırarak aşağılamaya çalışmanın ülkemizi getirdiği nokta bataklığın dibidir.
Türkiye artık yol ayrımındadır. Ya kendine yeniden Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllardaki gibi muassır medeniyeti hedef olarak görecektir ya da “Ortadoğu karmaşasında bana da bir pay düşer mi?” basitliğinde hareket ederek tüm değerlerini yitirecektir.
Ortadoğu’da kurulan oyun yeni değildir. Oyunu kuranların 150 yıllık birikimi vardır. 150 yıl sonra bu oyuna dahil olarak başrol kapılmaz. Petrol zenginlerinin de Türkiye’den hazzetmediklerini biliyoruz. Onlar 150 yıl önce oyunu kuranların yanında yer alarak saflarını zaten belli etmişlerdir.
Türkiye’nin yapması gereken Ortadoğu’daki savaşa dahil olmak değil, Ortadoğu’nun (uzak bir ihtimal bile olsa) barışına katkı sağlamaktır.
Türkiye’ye Ortadoğu’da savaş değil, barış yararlı olur...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












