• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Ankara : 24 °C

"Bayramlarımız vardı bizim değil mi" Arka Plan'da...

21.07.2015 08:50
"Bayramlarımız vardı bizim değil mi" Arka Plan'da...
A. NİYAZİ SERTKALAYCI İLE ARKA PLAN...

            Bayramlarımız vardı bizim değil mi? Çocukluğumda kokusuyla beraber hissettiğim. Farklı olan birçok kokunun içerisinde bulunduğu. Benim bayramlarda aklımda kalan en önemli koku, mezarlık ziyaretlerindeki BUHUR kokusuydu. Şimdilerde yavaş yavaş yok olan bir gelenek. AKKAPI Mezarlığını mistik bir hava kaplardı. Hani milletçe bayram olunca aklımıza gelir ya mezarlıklar. Koşarız. Farkına varır, tekrardan hatırlarız duygularımızı, kaybettiklerimizi.  Farkta, tam burada ortaya çıkar. Normal günlerde o mistik kokuyu tek tük aralardan duyarız, bununla birlikte bayramlarda daha mezarlığa yaklaşınca ortaya çıkar.

1-022.gif

            Bayramlar gelince çocuklar, büyükler hatırlanır. Bir harf öğreten hocalar, dostlar, arkadaşlar aranır ziyaret edilir. Peki ya kimsesi olmayanlar. Ayrıca sadece bugün mü anmamız gerekiyor acaba, öksüzleri, yetimleri. Kimsesiz yaşlıları. Kaçımız Huzurevini, Kimsesizler Yurtlarını, oradaki yaşlı ve çocukları tanımadan ziyaret etti? Eskiden mahalle aralarında çocuk ziyaretleri, çikolatalar, şekerler, tatlılar, lokumlar hazırlanırdı. Herkesle bayramlaşılırdı. Şimdilerde bayram demek, farklı bir tatil kültürüne, şehri terkedip sadece telefonla aramalara bıraktı. Korkarım yakında telefon kültürüde kalmayacak.  Hele ki kentleşme adı altında, hepimizin apartman dairelerinde yaşadığını düşünürsek.  12 katlı bir binada oturuyorum. 24 daire var. Sadece evi aldığım müteahittin bacanağı olduğu için 9. kat komşumu tanıyorum. Oda gidip gelmişliğimiz yok sadece karşılaştığımızdaki sohbetler. Birde site olduğu için güvenlik görevlileri. Bayramlaştığım tek kişi onlar. Ayrıca karşı blokta oturan, sitenin en tanınmış insanı, çok popüler. Kim mi? Kabasakal Mezarlığının İmamı.  Oda bizi tanımaz, biz onu tanırız. İşte maalesef kendimde özeleştiri yaparak tüm şeffaflığı ile ortaya döküyorum. BİZ NEDEN BÖYLE OLDUK sorusunu, ısrarla sormadan edemiyorum.

2(1)-004.gif

            Eski mahalle kültüründe bayramlarda çocuk sesinden ortalık , günlük güneşlik olurdu. Bütün kapılar açıktı. Harçlıklar ise havalarda uçuşurdu. Şimdi karşılaşmamak için, insanlar çocuklardan kaçar oldu. Delikli kuruş kültürü bitti. Evet bunun nedeni ekonomik olabilir anlıyorum, bununla birlikte kimse kimseyi kandırmasın samimi hava da yok oldu.

3(1)-005.gif

            Adanamızın ünlü restaurantlarından birisinin sahibi, babamın anlatımıyla eşi Amerikalı Amerika'ya gider.  Çocukluk arkadaşınıda gelmişken ziyaret eder. Bir yerlerde otururken garsona kahve ve su siparişi verir arkadaşı. Bizim restaurant sahibi kendisine söylediğini zannetiği  kahveyi arkadaşının alıp içtiğini görünce, bir kültürün orada nasıl bir kültüre yenik düştüğünü görür. Benim insanım Balıkesirin dağ köylerinde de, Fekenin en ücra köşesinde de misafire nasıl ikram yapılacağının adeta dersini verir dersini. Olmayanları bulup buluşturur sofraya serer.  

4-020.gif

            Peki, şimdilerde biraz samimiyet lütfen. En azından kendimize karşı. Bu yazdıklarımda ne kadar samimiyiz. Kendi kendimize soralım. Ve neden böyle olduk. Artan bir ivmeylede neden kültürümüz yok olup gidiyor. Sorunun cevabını samimi verirsek, bir yerden başlamak için vicdanımız bizleri rahat bırakmayacaktır.

5-014.gif

            Sevgili dostlar, ustalarımıza saygıyı, yine ustalarımız öğretti bize. Usta olmak, bir konuda başarılı olmak eyvallah, lakin güzel insanda, ne olursa olsun, ustalığın en önemli kriterlerinden.

6-013.gif

            ÇOCUK OLMAK kıymetini bilirsek, her devirde çocuk olmaktır. Bir tek bayramlarda değil, her daim onları hatırlamamız, onlara iyi bir rehber olmada  önemli açıklardan birisini kapatacaktır. Ben bu vesile ile geçmiş bayramınızı tebrik ediyor, sevdiklerinizle mutlu, huzurlu, en önemlisi sağlıklı bir yaşam diliyorum. Sevgiyle kalın...

buhur.gif

Sayfa no: YOK
Cilt no: YOK
Hane no: YOK
Ana adı?
Ben sokak çocuğuyum abi
Hani şu uçurtması asılı kalan çocuk varya,
Bilyelerini rüyalarında unutan çocuk,
Ve oyuncaklarını masal kahramanlarına kaptıran çocuk
O benim işte , o benim abi
Sahi, bir annem olmalıydı değilmi?
Ben dudaklarımda sokakları besteliyorum oysa
Sahi abi, tadı nasıldı anne sütünün?
Anneler nasıl okşar çocuklarını
Anne kokusu nasıldır kimbilir?
Ana ha?
Bir anne çizebilirmisin benim için
Karanlığın kar soğuğu parmak uçlarına bir anne
Unutulmuş çocukların ürkek avuçlarına bir anne
Ve yanına beni eklermisini abi?
Tıpkı sulu boya resimlerdeki gibi
Sımsıcak…
Sahi abi, senin gözlerini kesmiyor değil mi
Bir köprünün soğuk gergin ve karanlık bedeni …
Sahi sen hiç seyrettin mi ay dedeyi bir köprünün altından?
Üşüdün mü abi kayan bir yıldıza bakarken?
Abi sen, abi sen? boşver…
Gel boyat istersen ayakkabılarını
Ben, aha şu ayakkabıların bağcıklarından asılıyırom yaşama
Gel boyat ayakkabılarını
Boyat da resmi çıksın
Dostun, düşmanın tüm kaldırımlara
Sayfa no: yok
Cilt no: yok
Hane no: yok
Yokların varlığında tam göbek bağından yakalandın mı hiç yalnızlığa?
Sahi bir de… bir de babam olmalıydı değil mi?
Baba?
Beni döveecek bir babam bile yok biliyor musun?
Nasırlı ellerinde şefkat arayacağım bir insan
Kim bilir bayramda neler alır babalar çocuklarına
Unutmuşum !
Bayramlarınızda vardı sizin öyle değil mi
Arefeleriniz…
Bayramlarda temize çekilen dostluklar vardı sonra
Oysa ben kırık dökük ıslıklar ısmarlıyorum
Güneşe ve mehtaba…
Yankısız, bestelenmemiş ve bestelenmeyecek
Serseri ıslıklar…
Bir babam olsaydı belki yeterdi
Çocuk olurdum eskisi gibi
Şımarırdım öylesine
Boşver abi, kimin neyine bayram
Kimin neyine hediye, baba kimin neyine abi
Sahi senin düşlerin vardır
Söylesene, göremedğini rüyanın düşünü kurarmısın
Ahmet, bir düş görmüş geçenlerde
Yorgun ve geç gelen bir gecede
Utanırken anlattı, anlatırken utandı
Bir ip bağlamış gök kuşağına
'Bak ana uçurtmamı gördün mü
Ya uçurtmamın gölgesinde bilye oynayan çocukları?Ahmetin düşü işte…
Bana düşlerini kiralar mısın abi
Bedava boyarım ayakkabılarını
Bana düşlerini, düşlerini abi
Boşver…
Bak iyi parlayacak bu ayakkıbılar
En parlak ayakkabılarınla yürüyeceksin yaşama
Sen düşünme, sokaklar düşünsün beni
Gazete manşetleri, 3. sayfa haberleri düşünsün
İsimsiz bir damla gözyaşı düşünsün
Sen beni düşünme, düşünme be abi
Nasıl olsa ben olmayan ayakkabılarımın sıcaklığıyla
Basıyorum tüm kaldırımlara…
Olmasa da annesi babası sokakların
Sokak çocuğuyum işte
Ben sokak çocuğuyum
Kazanılmadan kaybedilmiş bir geleceğin herhangi bir yerinde
Ben sokak çocuğuyum abi
Hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan
Oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk var ya
İşte o benim
O benim abi
O benim….

Bedirhan GÖKÇE.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim