• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

BDP köşeye sıkıştı!

22.08.2011 09:39
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ahmet Türk, Hasip Kaplan ve diğer BDP milletvekillerinin öteden beri istedikleri tek şey vardı;

”Kürt kimliğini tanıyın”

Yıllardır ne bölgedeki Kürtlerin ekonomik ve sosyal sıkıntıları, ne istihdam, ne sağlık ve ne de eğitim.

Hatırlarsanız Ahmet Türk hemen her kameralar karşısına geçtiğinde, “Barışın gelmesi için Kürt kimliğinin tanınmasını, demokratik hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz” diyordu.

Peki, bu yönde bir sorun var mıydı?

Yoktu

Amam buna rağmen gereksiz bir yere açılım adı altında bir süreç başlatıldı.

Öyle ki;

Kürt kimliğinin tanınmasından öte AK Parti’nin bu yönde attığı adımlarla, TRT’de ana dilde 24 saat yayın yapan bir kanalın tahsis edilmesi ve en önemlisi sil baştan ihdas edilecek sivil Anayasanın yapılmak istenmesiyle, BDP paniğe kapıldı.

Bakın, bir taraftan TRT’de Kürtçe yayın yapan bir kanalın tahsis edilmesi,

Diğer yandan demokratik hak ve özgürlüğün önünde hiçbir engelin kalmaması için başlatılan sivil anayasa çalışmaları,

BDP’nin tabanına karşı olan tüm argumanlarını kaybetmesine neden oldu ve dolayısıyla boşluğa düştü.

Aslında bu adımların atılması BDP’nin işine gelmedi.

Çünkü BDP’nin beslendiği tek çıkış noktası, zaten var olan ama yeni anayasa ile daha da genişletilecek olan demokratik hak ve özgürlükler noktasıydı.

Sonunda bu gün köşeye sıkışan BDP bir yol ayrımında bulunmaktadır.

BDP;

Ya PKK’nın güdümünde olan bir parti görünümünden çıkarak diğer siyasi partiler gibi bir Türkiye Partisi olacak,

Veya PKK’nın güdümünde olmaya devam ederek kendi kendini bitirecek.

Başka hiçbir şansı yok.

Kaldı ki PKK karşısında BDP’nin var olması Türkiye için de bir şanstır.

Ancak bu şansı bu gün için BDP algılamamaktadır.

Aslında bu gün Türkiye’de BDP’nin iddia ettiği gibi bir Kürt sorunu yok.

Aklıselim köşe yazarlarının tamamı bunu yıllardır söyleyerek, Kürt sorununun aksine, Türkiye’de bir terör sorunu olduğunu ifade etmektedirler.

Sorun yabancı güçlerin taşeronluğunu yapan PKK sorunudur.

Ve ne yazık ki, daha düne kadar BDP; PKK’dan talimat alan siyasi bir parti konumundaydı.

BDP öncelikle terör havası estiren söylemlerinden derhal vazgeçmelidir.

Başbakanın BDP’yi kastederek, “Faturasını çok ağır öderler” derken, BDP’lilerin tabanı harekete geçirerek sokakların ateşe verilmesine neden olan söylemleri nedeniyle bu ifadeyi kullanmıştır.

Bu anlamda sokaklara dökülen terör yanlısı militanlarla kol kola sokaklarda yürüyerek, gösteri yapan BDP’li milletvekillerini bu millet çok iyi bilmekte.

İşte bu sebeple “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” deniliyor.

Şu birkaç gün içerisinde silahlı kuvvetlerimizin havadan ve karadan gerçekleştirdiği saldırılarda, terör örgütünün yaşam ve cephane malzemesi olarak kullandığı 457 nokta vuruldu.

Bu noktalar öyle sıradan yerler değil.

Ekmek fırınlarından, sosyal tesislere, cephaneliklerden koğuşlara kadar akla gelen her türlü fiziki yaşam yerleri oluşturulmuş.

Şimdi sormak lazım, bu yaşam yerleri yabancı güçlerin desteği olmadan inşa edilip içerisi doldurulabilinir mi?

Bu yapılaşma; Türk milletinin, devletiyle birlikte var olan bütünlüğünü parçalamaya yönelik bir harekattır.

Yeni başlatılan terörle mücadele, görüldüğü kadarıyla durmaksızın bundan böyle yeni yöntemlerle devam edecektir.

Ancak, devam eden bu mücadele sürecinde, bölge halkı için başlatılan sivil anayasa anlayışından,  geri adım atılmadan devam edilmelidir.

İşte o zaman BDP tabanı, BDP’yi de sorgulamaya başlayacaktır diyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim