- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
BDPnin insan haklarından kastı ne?

Osman PALAMUT / YAZAR
Terör örgütü azıttıkça azıttı,
Öyle ki, dün olduğu gibi bu günde; ne çocuk diyorlar, ne kadın diyorlar, velhasıl insan ayrımı yapmadan yaptıkları tek şey saldırmak oluyor.
Terör örgütüne açıktan açığa kucak açan ve onları birer kahraman ilan eden BDP’liler ise;
Devlete baş kaldırılan bir ortamda, sivillerin katledildiği bir ortamda devletin güvenlik kuvvetlerine bomba atıldığı bir ortamda, hala;
Kürt kimliğinin tanınmamasından,
Demokrasi nimetinden yararlanılmamasından,
İnsan hak ve özgürlüklerinden yeterince nasiplenilmemesinden, utanmadan şikayet ediyorlar.
Operasyonlar dursun diyorlar, ama terör örgütünün saldırmalarına da ses çıkartılmamasını istiyorlar.
Sizin anlayacağınız bunlar saldırma özgürlüğü de istiyorlar.
Siirt’te 6 genç kızın içinde bulunduğu araca roketatarla saldırıp 400 mermi sıkılması hangi insan hak ve özgürlüğüyle bağdaşabilir?
Bu haysiyetsizlik bir demokrasi hakkı olabilir mi?
Bir de utanmadan açıklama yaparak;
“Biz onları sivil polis zannetmiştik” diyorlar.
Özürleri kabahatlerinden de büyük.
Bir tarafta bir millet, diğer tarafta terör örgütünün talepleri.
Kusura bakılmasın ama bir milletin geleceği, terör örgütünün taleplerine kurban edilemez ve işte bu nedenle Sayın Başbakan terör örgütüyle mücadeleye, siyasi kanadıyla da müzakerelere devam edeceklerini açıklayarak, aklın ve mantığın gereğini ortaya koyduğu gibi, bu kararlılık nedeniyle kamuoyunu da rahatlatmıştır.
Terör örgütüne teslim olan BDP öncelikle kendi bölgesindeki seçmenleri için mücadele edecekse, bu mücadelenin meşru zemini ve tek adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu da anlaması gerekir.
Meclisin açılacağı 1 Ekim’de meclise gelmek zorundadırlar.
Meclise gelmemeleri halinde ne mi olur?
Hiçbir şey olmaz.
Meclise gelmeyen seçilmiş dolan şahsiyetler, vekil olamaz ve Bakan Hayati Yazıcıoğlu’nunda söylediği gibi, azledilerek siyasi derslerini almış olurlar.
BDP’nin seslendirmiş olduğu insan hak ve özgürlüklere, fazlasıyla sahip oldukları demokratik haklar ve Kürt kimliğiyle ilgili sorunları gerçekten konuşmak istiyorlarsa, gerçekten bu konuda samimi iseler, bunun tek ve olmazsa olmaz yolu Türkiye Büyük Millet Meclisidir.
İktidar artık bu komediyi önümüzdeki dönem mutlaka sonlandırmalı ve vekil iseler vekilliklerinin gereğini yapmaları için hukuki yaptırımları masanın üzerine koyup bu beylere bir hatırlatma yapmalıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












