- BIST 77.779
- Altın 127,998
- Dolar 2,9850
- Euro 3,3066
- Adana : 28 °C
- İzmir : 25 °C
- Ankara : 21 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Beklenen tren

Sedat MEMİLİ / Yazar
Adana İstasyonu.
Mersin’den gelecek yolcumu bekliyorum. Zihnimde şairini hatırlayamadığım bir şiirin birbirine karıştırdığım dizeleri...
“Ne bildik bir yüz var bu şehirde
ne tanıdık bir çehre
ne zaman bir tren sesi duysam
iki gözüm iki çeşme...”
*
Trenin duruşuyla birlikte dökülen insan seline bakıyorum. Beklediğim yok.
Artık öteki sefere…
Bir de bir kır saçlı bir kadın. Beklediği yolcusu gelmeyen insanın düş kırıklığı içinde, dağılan insan kalabalığına ve İskenderun yönüne uzaklaşan trenin küçülen siluetine bakakalıyor.
İstasyondaki banklar, bekleşen umutların sessiz tanıklarıdır.
Ben oturuyorum. Kadın, dağınık kır saçları ve uzaklarda donan bakışları ile sanki istasyonun bir parçası, bir aksesuarı gibi, dimdik duruyor.
Ve ikinci tren...
Ve insan seli...
Sele kapışmış düş kırıklığı...
Geride iki tortu,
Ben ve kadın...
Ben bankta kadın ayakta…
*
Yorulduğunu düşünerek, oturması için davet ediyorum kadını. Bana hiddetle bakıyor, sonra başını çevirip, yeniden uzaklara dalıyor...
Utanıyorum. Bu davranışımı görmüş olan çay ocakçısı ile göz göze geliyorum. Daha çok utanıyorum. Ocakçıya;
“Arkadaş, sadece oturmasını istedim. Başka bir niyetim yok” Çaycı umursamaz...
“Boş ver abi... O üç yıldır burada gelen yolcusunu bekler. Hiç gelmeyecek yolcusunu.”
“Kimmiş bu yolcu?”
“Oğluymuş... Üç yıl önce geleceğim demiş. Hala gelecek”
*
Her insanın yolcusunu beklediği istasyonlar vardır yaşamında. Kiminin treni, hiç gelmeyecektir, kiminin ki, çoktan gitmiştir bile...
İlk aşklar kaçırılan trenlerdir.
Çocukluk, gençlik gibi...
Bazen beklediğimiz trenin içinde olduğumuzu bile bilmeyiz. Ne tren beklendiğini bilir; ne de biz bindiğimiz treni beklediğimizi...
Bazen beklediğimiz trenin gelmesinde ürkeriz. Beklemeyi ve umut etmeyi yaşamın temeli yapan, kavuşmaktan korkar. Kavuşmak beklemenin sonu ve yeni bekleyişlerin başlangıcıdır.
Bazen Mavi treni beklerken, karanlığın içinde dev gibi kara tren çıkar karşımıza.
Bir de beklediğiniz istasyon...
Kiminin istasyonu büyük bir apartmanın önündeki çöp bidonu, kiminin genel müdürlük koltuğu, kiminin eline tutuşturulacak olan bir belge, kiminin iş anlaşması... Kiminin istasyonu, dizelerdir, kiminin rakamlar... Kiminin kendi yüreğidir, kiminin banka şubesi... Kimi kendi ideallerinin istasyonunda bekledikleri ile kucaklaşır, kimi kent çöplüğünde...
İnsan selinin tortusu, ben ve kadın…
Birimiz bankta, birimiz ayakta.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












