İçinde bulunduğumuz kapitalist ortamın acımasız etkisini gösterdiği ortamdan mıdır nedir
en akl-ı selim sahibi olmaları gereken yöneticilerimizin bile şaftı kayabiliyor!
Mümkün mertebe kurum ve kuruluşlarımıza ve tepe yöneticilerimize yönelik eleştirilerimi sınırlı bir alanda tutmaya ve polemiklerden uzak kalmaya özen gösteriyorum.
Bütün gayretlerime rağmen, içimde duyduğum rahatsızlığın fokurdaması, olası benzer olayların bir daha tekerrür etmemesi ve aynı yanlışa düşülmemesi adına, duygu ve düşüncelerimi, feveranımı siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.
Defolu anlayışlardan gına geldi..
Bu kısa girizgahın devamını sürdürmeden önce; ülkemizin sevgi ve saygıyla anılmayı hak eden değerli saz ve söz sanatçısı, türkülerin efendisi diyebileceğim kadar güzel, nazik, kibar ve mütevazi ahlaki duruşu ile örnekliğini göstermiş üstat Neşet Ertaş’a Yüce Allah’tan sonsuz merhamet diliyorum..
Zaten konumuz onunla da ilintili.. Malumunuz olay tazeliğini koruyor. Merhum Ertaş Kırşehirli. Cenaze Kırşehir’e götürülüyor. Ülkemize, hatta evrensel bir değer kazanmış kişiliğiyle dünyaya mal olmuş bir şahsiyet.. Cenazesi için büyük bir kalabalık bekleniyor haliyle.. Üstelik bütün ulusal medya oraya çullanacak..
İşin en çekici tarafı; önemli protokol erkânı da hazır bulunacak. En başta Sayın Başbakan cenazeye katılacağını ilk beyan edenlerden oldu. Nitekim o da katıldı.
İşte tam da ne olduysa bu merasimde oldu!
Naklen sunulan cenaze merasiminde cenazenin konulduğu tabut ve kısa bir süreliğine de olsa üzerine konulan tak ( Üzerinde Kırşehir Belediyesi’nin isminin yazılı olduğu kemer ) bütün televizyonlardan verilmeye başlandı. Cenaze namazına az bir süre kala tak ( kemer ), - kimin dikkatini çektiyse- belli ki talimatla, bazı görevliler tarafından hemen oradan uzaklaştırıldı.
Cenazenin içinde bulunduğu tabutun yan taraflarındaki Belediye tanıtım şeridi ise duruyordu.
Artık onu da değiştirmenin ne yeriydi ne de zamanı vardı anlayacağınız. Yapan; yapacağını yapmıştı zaten! Kendine göre başarılı olmuştu! Öyle ya bu fırsat kaçar mıydı? Reklam reklamdır! İyisi, kötüsü olur mu hiç? Kimilerine göre..
O tabutun üzerinde olması gerekenin sadece belli ritüeller dışındakilerin yersizliğini sizlerle paylaşmak istedim.. Ben müthiş rahatsız oldum. Üzüldüm. Bu kadar sığ ve çıkarcı, reklam ve yağ kokan hem de en kokuşmuşundan bir anlayışı kınıyorum. Doğru bulmuyorum.
Bari böylesi zamanlarda, yüreklerin nalânına bir de sizin kusmuklarınız bulaşmasa olmaz mı?
Bana göre bunu yapmamalıydınız. Üstadı içine koyacağınız, sade, reklamsız, daha başka bir tabut bulunamaz mıydı? Tabutlarınıza kıran mı girmişti Kırşehir Belediyesi?
Çok ayıp ettiniz!
Bari mevtayı taşırken “devleti” de “mevtayı” da meta haline getirmeyiniz.
Çirkinliğe darbe düşmenin kelimelere dökülen bir serzenişi, benzerinin vuku bulmaması adına bir tavsiyedir benimkisi..
Sevgi ile kalın..
akt