• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Berfin bebek!

25.02.2013 10:40
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

 

 

Toplumsal gündemimiz,  ulusal ve yerel ölçekteki dehşetengiz hızıyla tam yol ileri, büyük bir hızla yol alıyor! Bu yolculuktaki çeşitlilik, öylesine çok ve değişken ki; asıl önemli sayılabilecek konularımız çoğu zaman ihmale maruz kalabiliyor. Genellikle gündem de, gündeme kurban olabiliyor!

Derdim tam da burada başlıyor.. 

Söz konusu ettiğim ve uzun olmasın diye dile getirmediğim onlarca problemin arka planında hatta gölgesinde kalan, toplumsal bir yarayı yazmayı ve sizlerle paylaşmayı tercih ettim.

“Bize neler oluyor?” dedirten sorunlarımız her geçen gün daha da çoğalıyor. Farkında mısınız bilmiyorum ama son zamanlarda bireysel travmalarımız oldukça arttı. Hem de vicdanları parçalayacak kadar! Tabi düşünmeyi seven birey ve toplumlar için geçerli.. 

Gazetelerin ve sanal âlemdeki sitelerin flaş haberleri ve birinci sayfaları; gündemi istedikleri gibi belirleyen “toplum mühendislerimizin” ince hesaplarına ayrılmış durumda. Benim önemsediğim detaylar ise, maalesef üçüncü sayfalarda ve/ya küçük sütunlarda kendine ancak yer bulabilen acılarımız, sancılarımız ve açmazlarımız ile dolup taşıyor. Üzüldüğüm tarafı ise; konunun magazinsel yaklaşımı tarzlar ve umursuzluk içinde sıradan gibi görünen değerlendirmeler, hatta hiç değerlendirilmemeler..   

Tevekkeli, hassasiyetini ve ölümcül meselelere ilişkin olarak verdiği çözümcül mücadelede hakkını teslim etmem gereken bir kişi var. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin..

Duyarlı ve bir o kadar gayretli.. Çok şeyin  olumlu olarak değişmesinde katkısı olan biri.. İyi niyetinden emin olduğum sayın bakanın üretkenliğine, kadrolarının da benzer ölçeklerde olmasa bile katkı koymalarını umuyorum. Zira açıkta kalan sorunlarımız bunlar! Konu tam da onların ilgi alanlarının merkezinde cereyan ediyor.                                                     

Olayları biraz daha dikkatlice okumanın ve irdelemenin, sorunlara çözümcül bir mantıkla yaklaşmanın ölümcül vakaları önlemesi açısından bir zorunluluk olarak görmeliyiz.

Örneklemeler sayısız denecek kadar çok. Bir kaçını çok kısaca dile getirmemiz yeterli olsun. 

Mersin’de 11 yaşlarında iki ilköğretim çağındaki çocuk, okul müdürünü ayaklarından bıçaklar,  Yine Mersin’de, geçtiğimiz yakın günlerde birliğinden firar eden bir asker, sonradan yapılan tespitlere göre “töre” kararı olarak, kardeş damat ve bir yaşındaki Berfin bebeği vurur. Anne ve baba ölür. Berfin ise hala ağır bir şekilde yoğun bakımda.. Geçtiğimiz Ocak ayında, Adana’da bir parkta gezerken “ne bakıyorsun lan!” diyenlere silahla ateş eden bir genç, 2 kişiyi vurur. Biri öldü. 

11 Şubat tarihinde bir haber daha.. 67 yaşında bir baba ile ilgili. Oğlu ile tartışmaya giren baba, av tüfeği ile oğlunu, gelinini ve 6 yaşındaki torununu cinnet geçirircesine vurur. Gelin mezara, oğul ve torun hastaneye, kendisi ise bitik.. 

24 Şubat. Yani geçtiğimiz Pazar. Adanaspor ve Adanademirspor arasında oynanacak derbi maçı öncesi hale bakın. Biri takımının atkısını, diğeri formasını giydi diye 18 ve 19 yaşlarındaki iki genç bıçaklandı ve kan aktı.. Şükürler olsun güvenlik birimlerimiz biraz daha dikkatli olmuşlar da kan gövdeyi götürmemiş bu kentte! Ve daha onlarcası.. Yüzlercesi.. 

Açık ve net olarak vurgulamak istiyorum : 

Maalesef ruhsal bir travma yaşıyoruz. Hem de toplumsal olarak.. Hiç farkında olmayı istemediğimiz bir gerçekle iç içe yaşıyoruz.

Yolda yürürken, araba kullanırken, pazarcıdan bir şey alırken, maça giderken, kalabalığın orta yerinde kazara omuz omuza değerken, hafif bir yan bakmakla, biraz geç kalmakla, ya da küçük bir dalgınlık, karşıda karşıya geçerken, çok basit bir anlaşmazlık ve tartışma, en ufak bir tepkisellik ve/ya da eleştiri, dünyamızı karartmak için yeterli birer “bahane enflasyonu” gerekçeler.. Meseleye önce kendimizden ve kentimizden başlayarak; 

En tepedeki Mülki İdare Amirlerimiz, ilgili Güvenlik Kurulu Heyeti, Üniversitemizin seçkin Akademisyenleri, Müftülerimiz, Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüz, Ruh Sağlığı Yetkilileri başta olmak üzere İl Sağlık Müdürlüğümüz, Milli Eğitim Müdürlerimiz, Aydın ve Yazarlarımız, Seçkin Sivil Toplum Örgütü ve çatı kurumlarımız; sinsice bizi bizden alıp götüren ve süregiden bu marazi duruma çare bulmak için özel bir oturumlar dizisi düzenleyerek, yol haritası ve kararlar manzumesi oluşturmalıdırlar. 

Bunu hem kendimiz, hem de kentimiz için; ertelemeden, ihmal etmeden yapmalıyız!

 

Sevgi ile Kalın

akt

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim