Beton için ağaçları katlettiler

Adana’da Sağlık Müdürlüğü ekipleri, Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi bahçesinde yapılması planlanan ek binanın yerinde bulunan ağaçları kesmek için sabah saatlerinde operasyon yaptı. Büyükşehir Belediyesi ekiplerinden destek alınarak yapılan çalışma kapsamında erken saatlerde hastaneye gelen ekipler, bahçede bulunan ve daha önce işaretlenmiş olan çok sayıda portakal ağacını kesti. Belediyeye ait greyder de kesilen ağaçları kamyonlara yükleyerek başka bir yere götürdü. Haberin duyulması üzerine Adana Ağaçlarına Sahip Çıkıyor Halk Meclisi üyeleri hastane bahçesine geldi. Basın ve Meclis üyelerinin olay yerine gelmesi üzerine ekipler bahçeden ayrılırken, Meclis üyeleri de ağaçları korumak için 24 saat nöbet tutmaya başladı.
Adana Ağaçlarına Sahip Çıkıyor Halk Meclisi üyesi ve Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Özalevli, sabah saat 08.00 sularında kendisine telefon geldiğini ve telefonda ağaçların yüzde 80’inin kesildiğini belirtti. Kendisinin hemen hastane bahçesine geldiğini kaydeden Özalevli, "Bir cumartesi günü insanların uyuduğu ve tatile çıktığı bir günü fırsat bilerek ağaç katliamına başlamak üzere sabahın erken saatlerinde buraya gelmişler. Ben geldiğimde dozerler ve elinde testere olan arkadaşlarımız vardı, engel oldum. Canımı almadan bu ağaçları kesemeyeceklerini söyledim, yetkileri buraya davet ettim" dedi.
Yapılmak istenen ek binanın bilim adına kabul edilemeyeceğinin altını çizen Prof. Dr. Özalevli, "Biz hastaneye karşı değiliz, Adana’da Avrupa standartlarında halkımızın sağlık hizmeti alabileceği, otel hizmetinin de maksimum kalitede olan bir hastane olmasını biz istiyoruz. Ama yaparken yıkan anlayışa hayır diyoruz" ifadelerini kullandı.
Avrupa’da çağdaş ülkelerde hastanelerin tamamının yeşil alanlar içerisine yapıldığının altını çizen Özalevli, "Geçmişte devlet büyüklerimizin de tedavi olmak için sanatoryumlara gönderildiğini biliyoruz. Sanatoryumlar, çam ağaçlarının, yeşilliklerin içinde olduğu, insanların psikolojik olarak rahatladığı ve tedavilerine katkı koyan merkezlerdir. Ek bina yapılmadan Adana’daki hastane ihtiyacı karşılanabilir. Birincisi 2 yıl önce yıkılıp yenisi yapılmak için boşaltılan Adana Devlet Hastanesi bir an önce yapılmalı. Seyhan tarafında ise güneye hizmet edecek bir devlet hastanesi yok. Daha önce Adana Koşuyolu Dispanseri olarak kullanılan, şuan Sosyal güvenlik merkezi olarak kullanılan alana, Seyhan’ın güneyine hizmet edecek bir hastane yapılmasını öneriyoruz. Bu ikisi bittikten sonra Şehir Hastanesi kamu yararı gözetilerek yapılsın" diye konuştu.
Bu 3 hastane yapıldıktan sonra Aşkım Tüfekçi ve Numune Devlet Hastanesi'nin yıkılarak Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi ana binasının yerine 2 bin kişilik hastane yapılabileceğini vurgulayan Özalevli, "Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi’nin ana binasının ekonomik ömrü bitmiş durumda, bu binanın yanına ek bir bina yaparak ana bina kullanılamaz. Enerji kaybı en az yüzde 50 daha fazla. Çünkü pencereler hava kaçırıyor, duvarlar delinmiş çünkü eski bir bina. Numune Hastanesi yıkıldıktan sonra yeri tamamen ağaçlandırılmalı, Aşkım Tüfekçi Hastanesi’nin bahçesindeki yeşil alan da ıslah edilmeli. Veya hastaneye ait otopark olarak 49 yıllık olarak kiralanan bir alan var iken siz ek binayı 150 çam ağacını keserek yapmak istemek insani değildir. Deprem olduğunda sığınılacak tek alan da burası. Çevrede böyle bir alan da yok. Burası o anlamda korunması gereken bir yer" şeklinde konuştu.
Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği (DOHAYKO) Yönetim Kurulu Üyesi Feza Afacan ise kendilerinin yıllar önce buraya hayvanlar için suluk, beslenme okları ve kuş yuvaları koyduklarını vurgulayarak "Burada yüzlerce hayvan yaşıyor. Biz DOHAYKO olarak bu konuyla alakalı duyarlıyız. Sonuçta insanların, insan dışındaki tüm canlıların yaşam hakkına saygılı olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Onlara göre bu ağaçlar ömrünü tamamlamışlar, bu ağaçlar 40-50 yıllık ağaçlar. Birleşmiş Milletler raporuna göre Seyhan Havzası kuraklık havzası. Siz 20-25 yıl sonra buraya ağaç dikseniz bu bölgede artık ağaç yetişmeyecek. Çünkü kuraklık bölgesi. Bizim derdimiz bu ağaçların kesilmemesi" ifadelerini kullandı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazar : Yusuf YAMAN (Elc.Eng)
Sevgili kardeşlerimiz, gönül yolculuğuna çıkabilmek için, dünya ile işbirliği yapmak gerekir. Dünyada Yaratanın insanlar için yarattığı her şeyi korumak lazım. Çünkü dünya üzerinde yaratılan her şey insanlara emanet edilmiştir. Her nimet insanların yaşamı için olup, insanların çabaları oranında paylaşımını gerekli kılar.
Dünya insanı ego yu yok etmedikçe, korkulardan kurtulmadıkça, şüpheleri içinden söküp atmadıkça, doğrulukta ve dürüstlükte, birleşmedikçe, huzura eremeyecektir. Gönül yolculuğuna çıkamayacaktır.
Dünyada Yaratanın insanları üstün bir misafir gibi ağırlamasını, insanlar artık fark etmelidirler. Dünya insanı, talan ettiği tabiatı yeniden dünyaya iade etmelidir.
Dünyayı yeşillendirerek ilk zamanlardaki Cennet durumuna döndürmelidir. Tabiat ile insanlar arasında işlemekte olan
DOĞAL DENGE SOLUNUN YASASI: Yaratanın yaratma prensibine göre: Ağaçlar ve yeşillikler, Oksijen üretir, karbon dioksit emerler. İnsanlar ve hayvanlar; karbondioksit üretirler ve OKSİJEN solurlar.
İnsanlar ağaçları yok ettiklerinde bu yasa işlemez hale gelir, ve insanlar bu yasanın işlemesini sekteye uğrattıkları için, yani, ağaçlar insanların ihtiyacı olan OKSİJEN'İ üretmekte yetersiz kaldıklarından, yasa insanlar tarafından çiğnenmiş oluyor.
Günümüzde, şehirlerdeki ağaçlar kesilerek yerine dikilen beton bloklar, o çevrede, o ortamda yaşayan insanların, ihtiyacı olan oksijeni almaları imkânını yok edildiği için, Hastalıklar baş göstermeye ve çoğalmaya başlamıştır.
Bu nedenle dünyanın ilk devirlerde olduğu gibi insanlar için oksijen üretmeye devam etmesi için ağaçlandırmaya hız verilmeli ve yeşil alanların çoğaltılması ve korumaya alınmasına önem verilmelidir.
Dünyada sevgi ve saygının yayılması için, insanların sağlıklı olması için insanların talan ettikleri ağaçları dünyaya geri vermeleri gerekir.
Bunun için dünyada ağaçlandırma ve ağaçları sulamak ve büyütmek için bilinçli bir çaba içine girmelidir. İnsanların Tabiatla iletişime geçebilmesi için bu ilk şarttır.
Dünyaya sevgi ile bakmak sevgi ile dünyayı biz insanlar için yaratan Yüce Yaratıcıya şükretmek insanlar için bir borçtur.
İnsanlar sağlıklı olmak, inanıp; iyi, güzel, faydalı ve kalıcı işler yapmak, gönül dostu olmak için, dünya ile uyumlu bir yaşam sürmek zorundadır. İnsanların bunun aksini yapması halinde kendi kendini yok etmesi demektir.
Dünya insanı üzerinde yaşadığı dünyanın güzelliklerini ve tabiatı yok etme dürtüsünü yok etmedikçe; bugün içinde yaşadığı dramatik durumdan daha da kötü duruma gelecektir. İnsanın için oksijen almak yaşamaktır. Yaşamak için oksijene olan ihtiyacımız. Kirletilen havanın temizlenmesi için de yeşilliğe ve yeşil ağaçlara ihtiyacımız vardır.
15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecekYüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Atakent Mahallesi'nde inşaatı devam eden ve Yüreğir'in en büyüğü olacak parkın adının '15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Parkı' olacağını söyledi.
Şahin Alpay gözaltına alındıFETÖ/PDY soruşturması kapsamında gazeteci-yazar Şahin Alpay Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












