- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Bir gün önce, Bir gün sonra

Mahmut KORKMAZ / Yazar
BİR GÜN ÖNCE, BİR GÜN SONRA!
Siyasette bu gün kader günü. Partiler akşam saat on yediye kadar aday listelerini Yüksek Seçim Kuruluna verecekler. Akşam saat on yedi olunca her şey ayan beyan ortaya çıkacak.
Sıralamadan sonra kimileri havalara uçacak, kimilerini hüzün kaplayacak.
Kimileri hak ettiğini aldığına inanacak, kimileri haksızlığa uğradığına.
İnsan için bunları normal karşılamak gerekir.
İnsan oğlunun siyasal yapıdaki değerini ölçen bir terazi daha icat edilemedi. Herkesin kendini ehil ve liyakatli görmesini popüler kültür gereği normal karşılayabiliriz.
Yalnız ben varım, benim dışımdakiler kötü, hain falan tarzını ise kabul etmemiz mümkün değil.
Düzgün bir siyasetçi altı Nisan günü nasılsa, yedi Nisan akşamı listeleri gördüğünde de aynı kalabilmelidir. Üzülmesinin ve sevinmesinin sınırlarına taşmaması gerektiğini göstermelidir.
Dava deniliyorsa dava adamı gibi davranmasını bilmelidir. Düne kadar attığı nutukları unutmamalıdır. Lidere bağlılık yeminlerini inkar etmemelidir.
"Dün dündür, bugün bugündür" diyerek geçmişini inkar etmemelidir.
Hayat; dik duran, omurgalı olan, sözünün sahibi olan insanları toplum nazarında değerli gösterir.
Partiler arası dolaşan, ne yapacağı belli olmayan, tepkisi ile yıkamayacağı kaleler olamayan insanların değeri olmaz.
Zamanında aday adayı olmak isteyenlere bir tavsiyede bulunmuştum. Tavsiyem 'Aday gösterilmediğin zaman partini terk etmeyeceksen aday ol' idi. Bugün bu sözün tekrar hatırlatılması gerektiği gündür.
Lokal milliyetçiliğin, kasaba milliyetçiliğinin, kavmi milliyetçiliğin, mezhebi milliyetçiliğin, tarikat ve cemaat milliyetçiliğin gölgesine sığınarak ucuz ve kolay siyaset yapan siyaset sansarları aday gösterilmediği zaman ortalığı yıkmaya çalışacaklar.
"Ben varsam cennet, ben yoksam cehennem" narasını atacaklar.
Partinin kendi bölgelerinden, kendi kavimlerinden, kendi cemaatlerinden, kendi mezheplerinden asla oy alamayacağını söyleyecekler.
Oysa bu tip ilkesiz insanların en yakınında olanlar bile onun yönlendirmesi ile oylarının renklerini değiştirmemektedirler.
Listeler YSK' ya teslim edilip, adının görmediği veya yerini beğenmediği anda hidayete erip saf değiştirtenlere kapılarını sonuna kadar açan partilere de söyleyecek sözümüz var. Bu gün başkasını satanlar yarın sizi de satarlar. Bu tip döneklere verdiğiniz değer, size alın teri döken partililerinizden çalınmış bir hak demektir.
Genel seçimlerde seçmenin oy verme kararını genel politikalar etkilemektedir. Adayın yamuk olmamak şartıyla kim olacağı ismi birinci, ikinci derecede önemli değildir. Burada asıl faktör aday partili olacak, tabanın inanç değerleri aykırı olmayacaktır. Ve parti politikalarını anlatacak kadar samimi, bilgili olacaktır.
Mevzuunun memleket meselesi olduğu zamanlarda onun, bunun trenine vagon olarak eklenip yaban ellere düşenlerin sonu hep hüsran olmuştur.
Bir gün içinde değişenleri çok gördük. Yazsak buradan Fizan'a kadar yol olur. 'Tayyip için can feda' deyup, sonuç istediği gibi çıkmayınca ezeli ve ebedi düşman olanları çok gördük.
Herkes yerinde kıymetlidir. Hırsa kapılıp ana yurdunu terke edenlerin başına neler geldiğini, nasıl maskara olduklarını gördük.
Bütün partilerde gördük bunu.
Dava arkadaşlarını satanların nasıl satıldığını da çok gördük. En taze örneği İdris Bal. Kendine gaz veren paralel yapı tarafından çöpe atıldı. En bayat örneği Abdullatif Şener. Yüz binlerin katili Esed'in kapısında kul oldu.
Bu örneklere benzer yığınla yerel örnek var. İslamcılıktan başlayıp çok sayıda parti gezerek HDP limanına demir atan adamcıklar gördük. Göreceklerimiz geride.
Birde toplumun büyük çoğunluğu gibi dimdik ayakta olanları da görüyoruz. Fırtınalarda, darbelerde, baskılarda, zor zamanlarda saf değiştirmeyen isimsiz kahramanları da görüyoruz. Partileri ayakta tutan bu isimsiz kahramanlardır.
Bu isimsiz kahramanları hangi partili olursa olsunlar sevgiyle selamlıyorum.
Sonuç olarak: Listeler açıklandıktan sonra eğilen, bükülenlere, iki yüzlülere itibar etmeyin. Boş verin siyaseten bu tip sarhoşlar devrilinceye kadar gitsinler.
Kendini davanın, memleket meselesinin üstünde görenlerin, partiyi terk etmeleri bile faydalı bir durumdur. En azından boşuna çay içmemiş, koltukları yıpratmamış olurlar.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Millet korku duvarlarını yıktı21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Büyük laf konuşma12 Aralık 2015 Cumartesi 06:00
- İç restorasyon veya nefis muhasebesi!27 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Şimdi millete hizmet zamanı26 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Paris ve Ankara katliamlarının karşılaştırılması17 Kasım 2015 Salı 06:00
- Bir trajedi ve ihanetin adı cemaat!10 Kasım 2015 Salı 06:00
- Adana seçim analizi06 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Çelik irade, siyasi deha RTE05 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Seçim sonuçlarına bakış04 Kasım 2015 Çarşamba 06:00
- Bu yangın yağmurlarla bitecek!10 Ekim 2015 Cumartesi 07:25
- Geçmişi unutmadan yolda yürümek!29 Eylül 2015 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












