Bir perdede iki kuklacı

Bilindiği gibi kuklacı, parmaklarına ipler bağlayarak, kuklanın uzuvlarını hareket ettirir. Programına göre bunları hareketlendirir ve dillendirir. Arada efektler yapar. Genellikle hazırlanmış bir programı vardır ve bunu uygular. Perdenin başından sonuna kendisi hâkimdir. Bir gölge oyunudur. Arada güzel sohbet yapılır. Fakat iş sarpa sarınca çatışma ve derken kavga olur. Kuklacı kimi haklı çıkararak ne mesaj vereceğini bilir. Arada, izleyen önemli konukları için doğaçlama yapar. Bunları methettiği gibi, arada ikaz ve saplamalar da yapar. Eskiden Kralların soytarıları ve Ağaların/Beylerin Dengbejleri vardı. Bunlar normalde söylenemeyenleri, laf gelince gediğine yerleştirirlerdi. Kültürde bu insanlar, bağışıktı, laf menzili aşmış da olsa, baskı olmazdı.
*
Suriye’deki durum da Kuklacı Perdesine dönmüş gibidir. Önce gölge güçler/taşeronlar sahaya sürüldü, çatışma, kaçışma derken oyun uzun sürdü ve düzen dağıldı. Arada ipler de koptu. Genel hareket içinde, bazı uzuvlar iş bitiremedi, yetersiz kaldı veya emri dinlemez oldu. Bu defa kuklacı kendi personelini sahaya sürdü, oyunu bunlarla sevk ve kontrol etmeğe başladı.
Suriye’de işler yine de düzgün gitmeyince, beklenen görüntü alınmayınca devreye ikinci bir kuklacı girdi. Böylece perde tek, ama kuklacı iki ayrı el oldu. Bir el ABD Başkanı Obama’nın ve diğer el de Rusya Başkanı Putin’indir. İki ayrı el, bir perdede bir gölge oyunu sergilemektedir.
İki başlı dünyanın iribaşları, bu oyunu oynamakta ve tüm dünya bunu izlemektedir. Perde ve aktörler değişmiş, seyirciler tedirgin olmuştur. Putin, kukla ile yetinmemiş bizzat sahneye çıkmıştır. Obama arada sahneye girip-çıkmaktadır.
Putin, oyunun istedikleri gibi gitmesi ve sonuçlanması için Obama’nın gölgelerinden şikâyetçi olmuştur. Antalya’da yapılan G20 Toplantısında, Obama grubundan IŞİD’e insan ve lojistik desteğin olduğunu söylemiş ve bunun düzeltilmesini istemiştir. Yoksa sahasına düşen gölgeye müdahale edeceğini bildirmiştir.
Bu görüşmelerde uzun olan Türkiye-Suriye sınırının mutlak kontrolü için Türkiye ve ABD’nin ortak operasyonla IŞİD’e karşı tedbir alacağı bildirilmiştir. Şimdi beklenen bu operasyonun kapsam ve sonuçlarıdır. Fıratın Batısının Kürt kontrolüne girmesine karşı olan Türkiye’nin durumu merak konusudur.
Dünyanın egemen güçleri Suriye’de birlikte düzenleme yapmaktadır. Bu savaş ortamında ve kan deryasından kaçanlar/göçmenler özellikle Batı için bir sorun ve tehlike olmuştur. Bunların binlercesi yollarda ölmüş, binlercesi denizlerde boğulmuş ve binlercesi yersiz-yurtsuz-aç ve işsiz olarak Türkiye-Ürdün ve Batı ülkelerinde dolaşmaktadır.
Paris’teki katliamlardan sonra Batı, bir panik içine girmiş ve bu durum Almanya, Belçika ve Hollanda’ya sirayet etmiştir. Sömürgeci zihniyet toprağında darbe yemektedir. Toprağın üstünde yaşayanların artı değerine, toprak üstü ve altı değerlerine göz diken emperyal güç; bu toprakların sahibi olan kişilere karşı insani davranmamaktadır. Emperyal her şeyi kendine istemekte ve sömürgeye gelmiş kısmen yerli ve yabancı güçler vahşi yöntemlerle buna direnmektedir.
*
Hiçbir silah, insandan güçlü değildir. Hiçbir silah insan kadar mobil, kamufle, bilinçli ve etkili değildir. Vahşet Moderniteye karşı savaşmaktadır.
Irak, Afganistan ve Pakistan ve Suriye’nin içinde bulundukları durumun sebepleri sorulunca karşımıza emperyalist-kapitalist-modern devletler/sistemler çıkmaktadır.
Özellikle İslam Coğrafyası sömürge durumundadır ve sürdürülmek, yeniden paylaşılmak istenmektedir. Türkiye, bu Blokun içindedir. Suudi coğrafyasına hâkim Hanedanlık ve Emiratlar bu paylaşımın destekçileri ve ortaklarıdır. Adil bir düzen inşa edilmemektedir. Antiemperyal ve adil bir üleşim siyaseti yoktur. Koalisyon pastayı bölüşmektedir.
ABD, Rusya, AB dünyayı yönetmekte ve aralarında paylaşmaktadır. Ama yüreklerine korku sinmiştir. İnsan Hakları ve Demokrasi vaadları, ümmet coğrafyasını paylaşmak ve kamufle etmek içindir.
Ortadoğu’da kendilerine bağlı gruplar oluşturulmuş ve bunlar bir sistem/düzen içinde çarpıştırılmaktadır. Herbiri taraflardan birisini destekleyerek nifakı arttırmakta ve savaşı sürdürmektedir.
Savaş, emperyal için kazanç kapısıdır. Silahını satacak, Harap olmuş şehirleri imar için onlara muhtaç olacak, doğal zenginlikler rehin alınacak, bunlar işletilip Emperyale verilecek. Yerel yöneticiler Emperyale muhtaç kalacak ve onun emirlerine uyacak.
Her biri binmiş birer ata, birbirleriyle yarış etmekte, cirit oynamaktadır. At yorulursa, değiştirilmekte ve oyun devam etmektedir.
*
Ortadoğu’daki bu savaş için, yarış atı tutmak yerine, bu olayın neden ve nasıl oluşturulduğuna, sürdürüldüğüne, sonuçtan kimlerin yararlandığına bakmak lazımdır. O zaman oyunun kurgusu meydana çıkmaktadır. Haksız bir uygulamanın olduğu açıktır.
Oyunu yeniden kurmak şimdilik mümkün olmadığına göre, taraflar/egemenler kendi siperlerinde, durumu az zayiatla kapatmak istemektedir.
Ama “at üstündeki gelin kime nasiptir bilinmez” demiş atalar.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












