Bir proje makinesi: Mustafa ASLAN

Siyasetçilerin seçim meydanlarında “…cağız”, “…ceğiz” ile biten cümlelerine alışkınız. Yıllarımız bunları dinlemekle geçti.
“Cağızların, ceğizlerin” sonu gelmedi.
Ayrıca siyasetçiler, hep kendilerinden söz ederler ama ortaya somut bir şey koymazlar. Ardından sanki halka değil de Genel Başkanlarına hitap ediyormuşçasına bağlılıklarını bildiren mesajlarla nutuklarını bitirirlerdi.
Ülküleri, hedefleri, projeleri olan ve bunl
arı tanıtanlara az rastladım; Yüzlercesi arasından bir elin parmakları kadar az sayıda…
Geçenlerde komşum Ali Karaoğlu beyefendi, akşam beni evine davet etti. MHP Milletvekili Aday Adayı Mustafa Aslan’ın ziyerete geleceğini söyledi.
Oldum olası bu tür toplantılardan sıkılırım. Komşumun hatırı için davet edildiğim saatte hazır bulundum.
Sayın Aslan, yüzünde tebessümü ile geldiği zaman salon bir anda pozitif enerji ile doldu. Siyasetçileri tebessümleri sahtedir. Ancak, tebessüm Mustafa Beyin doğal hali olmuş. İçten, karşılıksız, saf ve samimi…
Gerçekten yüreğindeki sevgi ve zihnindeki pozitif bakışı tebessüm ile özdeştiren az insana rastladım.
Konuşmaya başladı.
Sıkıcı bir konuşma beklerken, hayal kırıklığına uğradım.
İddia ediyorum, Adana’da, Adana’yı bilen ilk yirmi arasına girerim.
Sayın Mustafa Aslan, hemen hemen her ilçe için projesi olan bir Proje makinesi…
Şimdi tek tek bu projelerini saymayacağım. Ama, Adana’yı bildiğim kadar ile Mustafa Aslan, sanki karış karış bu kenti en ince ayrıntısına kadar incelemiş, sorunları saptamış ve çözümler üretmiş. O akşam kendisine: “İtiraf ediyorum buraya komşum Ali Beyin hatırı için geldim ama sizi tanımış olmakla siyasette kalitenin artacağına ve ülkemde hala sizin gibi insanın var olduğunu görünce umutlarım çoğaldı” dedim ve bir ricada bulundum: “Lütfen milletvekili seçilmezseniz bile Adana’dan bu projelerinizi mahrum etmeyin…”
KARA YILAN GİDİYOR, İKTİDAR GİTMİYOR…
Birkaç gün sonra bürosuna ziyaretine gittim. “Boş verin siyaseti, bana Mustafa Aslan’ı anlatın. Kimdir? Bir köyden çıkıp nasıl bu noktalara gelmiştir. Konuşmalarından bölümler halinde sunuyorum.
“Karaisalı’yı bilirsiniz, Kızıldağ Yaylası’nın hemen güneyinde Aktaş Köyü’ndenim. İlçeye 5 Km mesafede. Köyümüzde okul yoktu. 11 yıl her gün 5 Km yaya ilçeye okula gittim. Hani Karaisalı çıkışında bilirsiniz, Üçürge Köprüsü vardır. O köprünün iki tarafında da çamura çok batmışlığım vardır. Bazen de köprübaşında kalakalırdım.”
“Okulda çalışkan bir öğrenciydim. Ama çiftçilikle geçiniyoruz. Babama yardım etmemiz gerekiyor. Hatta öğretmenim babama : ‘parasını biz verelim, işçi tut. Mustafa’yı okulunda etme’ derlerdi. Ama toprakla büyüdük. Bir gün çingilleri bilirsin. Evden taralaya azık götürüyorum. Sırığın iki ucunda iki çingil. Birinde azık, birinde ayran... Yufka da belime bir kuşakla sarılı. Çocuğum, tarlaya doğru gidiyorum. Bir baktım önümde bir yılan dikilmiş. Kara bir yılında artık korkumu tahmin edin. Şaşkınlıkla yılana; ‘Yılan git!’ dedim. Yılanda gitti. Bu anımı unutamıyorum”
“Yılana git dedim gitti ama iktidara git diyoruz gitmiyor…” diyerek gülüştük.
“Annemi erken yaşta kaybettim. 1976 yılında Adana’nun Kurtuluş Günü’ydü. Ben 9-10 yaşındaydım. Hatırlıyorum, hep bizim büyük adam olacağımızı söylerdi.
Ona, başarılarımızı ve geldiğimiz noktayı göstermek kısmet olmadı.”
“Biz küçükken, şartlar ne olursa olsun babam bizi okutmayı hep isterdi. Bizim okulda aldığımız teşekkür belgelerini bazen yanında taşır, köyde herkese gösterirdi. Babamın o sevinç ve gururu bir çok kişiye örnek oldu.
Biri Subay, Biri Belediye Başkanı, Biri Kaymakam…
Köyümüze daha o yıllar “Hergün – Millet – Devlet – Töre” gibi gazete ve dergiler gelirdi. Biz bunları sesli bir şekilde okurduk. Babam örnek alınacak bir dikkatle bizi dinlerdi.
Şimdi düşünüyorum da o okumalarımız hem bize bilgi ve birikim kazandırmış, hem okuma alışkanlığı hem de düzgün hitabet…
Babam, bizi öyle yetiştirdi…”
“Daha biz küçüktük, ben hayal meyal hatırlıyorum. Büyüklerim ve köyün yaşlıları daha iyi hatırlıyor. Herkese şunu derdi, üç oğlumun birini belediye başkanı, birini subay, diğerini de kaymakam yapacağım. Biri subay oldu, diğeri belediye başkanı ben de kaymakamlık sınavına girdi. Ulaştırma Bakanlığı’nda müfettiş ve teftiş kurulu başkanı oldum.
Okumak çok önemlidir. Ama bazı özellikler sadece okumakla elde edilmiyor.
Dedem, 1899 doğumlu. Onunda adı Mustafa Aslan idi. Benim adım dedemden gelme. Hani ‘Ey on beşli on beşli’ diye bildiğimiz ezginin on beşlik gençleri var ya… Dedem onlardan biriydi.
Çanakkale Harbi’ne 1916 yılında katılmış. Daha sonra Gazze’ye gitmiş. Orada İngilizlerle savaşmış. Sonra İngilizlere esir düşmüş. Bu gün Türk İnsanının özgürce İngiltere’ye gitmesi benim dedem gibi milyonlarca insanın hayatından yaptığı fedakârlıkların sonucudur. İngilizler Dedemi esir olarak Londra’ya götürüyorlar.
Daha sonra Adana’da Fransızlara karşı savaşıyor. Sadece Fransızlarla değil, Fransızlarla birlikte davranan Ermenilere karşı da savaşlara katılıyor.
Mustafa Kemal’in ordusu içinde İzmir’e ilk çıkan birlikler arasında yer alıyor. Orada üç hilali görüyor ve vasiyet ediyor. ‘Biz bunun uğruna savaştık. Bu yere düşerse hakkımı helal etmem’ diye vasiyet ediyor.
Bizim milliyetçiliğimiz, üç hilale sevdamız oradan gelmektedir.
Dedemi, 1984 yılında 85 yaşında iken kaybettik.
Onun vasiyetinin peşindeyiz.”
Devlet Nimeti Devletin İtibarıdır…
“Bir ara İdlib üzerinden Umre’ye gittim. Zamanım uygundu, gezerek gitmek kısmet oldu. Gittiğim her yerde, Türkiye’den geldiğim için, ilgi, saygı ve hürmet gördüm. Oralarda Devlet Nimeti’nin ne kadar önemli olduğunu anlıyor ve gurur duyuyorsunuz. Ama şimdi aynı yerden Türk Vatandaşı olarak geçmek risk. Düşmanca bakışlar arasında aynı gururu duyamıyorsunuz…”
“Devlet Nimeti bir devletin itibarıdır. Biz devlete saygı ile büyüdük. Türkiye itibar kaybetmez, hükümet itibar kaybetmiştir.”
“Dil, Din, Bayrak, Bürokrasi, Duygu, Kültür, Ülkü Birliği ile bir milletiz. Asla ırkçı değiliz, Ama milliyetçiyiz.”
“Sayın Aslan, son günlerde Güneydoğu’da olanları nasıl değerlendiriyorsunuz?”
“Asker, polis ve istihbarat birimlerine saha hakimiyetinden çekilin talimatı verildi. Meydan bölücülere bırakıldı…”
Konuşmalardan bölümler sunduğum Mustafa Aslan’ın birikimine de saygı duydum.
Anadolu’nun ilk çağ tarihinden günümüze kadar tarihine hakim. Onlarca örnek verdi. Adalet, Mezhep ayrılığının doğal olmayışı, ahlak, ekonomi konularında uzun hasbıhalimiz oldu.
Adaylığı kesinleşirse umarım bölüm bölüm yazarız.
Kazandığı zaman da yapmadıkları için yakasına yapışırız.
“Son olarak vermek istediğiniz mesaj var mı?”
“devletimizi seviyoruz. Devletimizin de bizi sevmesi için kucak dolusu proje ile göreve talibiz. Allah hepimiz için hayırlısını versin ve Adana Medya Gazetesine sesimizi duyurduğu için teşekkür ederim…”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












