- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Bir Sonraki Dönemi Görebilmek

Aziz Terzi / Yazar
İnsanları aldıkları kararlarda yanılgıya düşüren sebeplerin başında etrafında dönüp duran olayları okuyamaması gelir. Tabi ki burada bir seçenekten bahsediyorum. Sizler için doğru kararlar almak bir seçenek değilse, hatta şunu da söylemeliyim, sizler başkalarının aldıkları kararları bekliyorsanız, benim yazdıklarım sizi fazlaca ilgilendirmiyor olabilir. Bu yüzden benim size tavsiyem bu yazı ile zaman kaybetmeyin.
Bu yazıyı okumayı seçenlerle beraber yazıma devam edeyim.
Herhalde, şimdi bu meseleyi önemseyenlerle baş başa kaldım.
Elimizin altında kristal bir küre yok, zaten bir sonraki dönemi görmek için buna ihtiyacımızda yok. Doğru bir bakış açısı ve hali hazırdaki karineleri görebilmek bunun için yeterli. Peki olayları içinden çıkılmaz hale getiren, anlaşılmaz (!) gibi gösteren nedir? Aslında burada biraz düzeltme yapmamız gerekecek. Olayları içinden çıkılmaz ve anlaşılmaz hale getirmek isteyen birileri var mı? İşte meselenin asıl odaklanmamız gereken yeri burası. Bu nedenden dolayı az önce aktardığım doğru bir bakış açısı, hali hazırdaki karineleri görebilme becerisinin yanında ‘yanıltıcıları’ olaylardan ayıklama çabasını da eklememiz gerekecek.
Bir Sonraki Dönemi Görebilmek ile Kurgulamak Arasında…
Bir sonraki dönemi kurgulama çabası aslında, bir sonraki dönemi görebilmeyi gerektirir. Kurgulamak isteyenler, bir sonraki dönemin kendi kontrollerinde olmayacağını gördüklerinde olayların etrafına yanıltıcılar koyarlar. Bu ise gerçeğin yani gelecek olanın insanlar tarafından görülmesini önleme ve insanları yanlış seçenekler etrafında kümelenmesini sağlayarak bir ‘kurgu’ ya ikna etme çabasıdır aslında.
‘Kurgu’nun Kendini Gerçekleştirmesi
İşte tam da bu noktada benim dönemsel gerçeklikler dediğim süreç devreye giriyor. Kurgucuların insanların ikna çabası olumlu neticelenince ‘kurgu’nun dönemsel bir gerçekliğe dönüştüğü süreci yaşamaya başlıyoruz. Bunun aslında basit bir nedeni var. İnsanlar, doğru bir bakış açısı ile karineleri okuyamıyorlar. Yanıltıcıları, karineler olarak değerlendirmeye başlıyorlar. Ve kurgucuların, öngörülerine uygun davranışlar geliştiriyorlar. İşte bu basit ve anlaşılabilir sürecin ortaya çıkardığı durum ise ‘kurgu’nun kendini gerçekleştirmesi ve dönemsel bir gerçekliğe dönüşmesidir.
Dönemsel Gerçekliklerin Ömrü
Dönemsel gerçekliklerin yani kurgucuların oluşturduğu suni gerçekliklerin etkinliği ne zamana kadar sürer? Bunun için belirli bir tarih vermek yanıltıcı olur. Bu süre uzun veya kısa olabilir. Buradaki etkin unsur, insanların/toplumların doğru bir bakış açısı ile yanıltıcılardan uzak, karineleri değerlendirmeye başlamasıdır. İşte dönemsel gerçekliklerin ömrü de bu idrakin gerçekleşme süresi kadardır. Bu sureyi insanların/toplumların kendi dinamikleri belirleyecektir.
‘Dönemsel Gerçeklik’ ten Sonra..
Az önce aktardığım gibi dönemsel gerçekliklerin süresi insanların/toplumların kendi dinamikleri tarafından belirlenecektir. Peki, dönemsel gerçekliklerden sonra ortaya ne çıkacak? İşte burası dikkatle izlenmesi ve düşünülmesi gereken bir nokta. Toplumların/ümmetlerin billurlaşmış aslı dinamikleri kendini gerçekliğini oluşturacaktır. Bu kaçınılmaz ve geri dönülmez bir menzili ifade eder.
Bir Tehlike..
Fakat bu o kadar da kolay bir gidişatı ifade etmez. Her ne kadar toplumların/ümmetlerin aslı dinamikleri gidişatı yeniden inşa etme gücünü kendi içinde barındırsa da, burada bir tehlike vardır. Bu tehlike, dönemsel gerçekliğin yerini başka bir dönemsel gerçekliğe bırakması ve döngüsel bir hal almasıdır.
Bu gidişatın döngüsel bir hal almasını engelleyecek yegâne faktör, yine toplumların/ümmetlerin asli dinamiklerinin toplumsal hafızada billurlaşması olacaktır.
Fikri ve siyasi coğrafyamıza böyle bir bakış açısıyla yaklaştığımızda dönemsel gerçekliklere teslim olmama noktasında bir adım atmış olacağız. Bu da bize düşünmek kadar uzak ..
Teşekkür..
Buradan bana düşünmenin önemi kavratan ve bu yazıyı yazmama vesile olan Mustafa Güler ağabeyime teşekkür ederek yazıma son vermek isterim. Rabbim, nasıl Ashabı Kiramdan razı olduysa, senden de öyle razı olsun, Mustafa Ağabey..
Aziz Terzi
m.azizterzi@gmail.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- İsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Terör ve İslami Beldelerdeki Terörizm Üzerine25 Nisan 2016 Pazartesi 06:00
- Oryantalist Bir Yaklaşım; Hadis ve Sünnet İnkârcılığı22 Ocak 2016 Cuma 06:00
- Makyavelizm ve İslamcılık11 Eylül 2015 Cuma 06:00
- Yeni süreç, roller ve Ak Parti07 Temmuz 2015 Salı 08:55
- İslam ümmetinin stratejik vizyonu01 Temmuz 2015 Çarşamba 08:48
- İslam akidesinin özelliği üzerine bir bakış30 Mayıs 2015 Cumartesi 09:17
- Değişen Batı Öykünmeciliği ve Neo-Aydınlarımız!08 Mayıs 2015 Cuma 06:03
- Kelime-i Tevhid ve Biz Müslümanlar10 Nisan 2015 Cuma 06:42
- 5. Yılında Suriye Devrimi ve Çanakkale20 Mart 2015 Cuma 06:43
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












