• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Biri bana izah etsin!

25.01.2012 10:05
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Kaba bir tabirle aşırıya kaçtığımı sanmıyorum. Hislerimi kaleme almanın çabasıdır benimki.. Daha iyi anlamanın, kavramanın, beraberinde getirdiği yükümlülük ile adresine ulaştırılmak üzere taşıdığım bir yük. Kamu vicdanını kuşatan bir “sorumluluk bilinci” ile..

Bu öylesine bir yük ki; sırtınızdan kazara ( ki mümkün değil ) düşürürseniz eğer, beraberinde yükünüz değil, size ait ne varsa her şeyinizle alaşağı olursunuz. Adı sorumluluk cevherinin içinde saklı bir değerler manzumesi.. Yokluğunu en çok çektiklerimizden..

Korkunun zerreye, cesaretin kubbeye dönüştüğü şahika!

Kehkeşanların kıskançlığından dönüp dolaştığı muhteşemlik.. En yücenin muhatabı olabilme şerefine nail olma durumu.. Aklın; irtifalara açılan nadide bir kapısı, esenliğin kodlarını içerisinde barındıran realitemiz.. Öylesine bir yük.. Büyük mü büyük!

Kulluk Bilinci! Açık tutmamız gereken seçkin sınavımız. Ve yüklü olduğu sorumluluk..

İşte benim derdim, tasam, onurum.

Bu yük; yaşam kalitesini, ilahi rıza ekseninde düşünmeyi, adil olmayı, nerede olursa olsun zalime karşı gelmeyi, kim olursa olsun mazlumdan yana olmayı zorunlu kılar!

Öteler ötesine ilişkin, zerre kadar bir kaygı duyuyorsak eğer, buna mecbur hatta mahkûm olduğumuzu teslim ederiz. Böyle olunca; nasıl sessiz kalabilir, duyarsız, umursuz ve onursuz yaşayabilirim sessiz ve ilgisiz kalarak..

27 Ocak 2012.. Tarihin sayfalarında yerini almak üzere olan; yakın gelecek/geçecek bir zaman aralığı.. Yer Türkiye/ Kayseri İlimiz. Sizlerden kaç kişi, Adana’dan Çetin TOPÇUOĞLU gibi bir Şehidi vermiş kentli olarak, İsrail yönetimine atfen: “Kahrolsun İsrail!” demediniz.. Ben dedim ve hala diyorum!  

Yaşam hakkı tanımayan, jenosit (  Bir insan topluluğunu ulusal, dinsel vb. sebeplerle yok etme ) uygulamaları ile tarihin kirli sayfalarında yer alan bir zümre ve anlayış var karşımızda.. Bahanelerin arkasına sığınarak, bürokrasi batağında boğan/boğulan bir anlayışın kurbanı olmamak adına, haksızlık olarak gördüğüm bir muameleye karşı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak zorunda hissediyorum kendimi.

 30 Gencimiz, İsrail zulmüne karşı çıktı diye, bahane üretmeyelim! Şirinliğin ne yeri ne zamanı! Üstelik kime karşı? Anlayabilmiş değilim!

Bundan 2 ay kadar önce Kayseri Kadir Has Spor Salonunda İsrail’in Maccabi Bnot bayan takımı ile Kaski Spor bayan voleybol takımları arasında bir maç yapıldı. Maç esnasında, İsrail’in 2 yıl önce Mavi Marmara’ya yaptığı baskında katlettiği Şehit Furkan DOĞAN’ın acısını unutamayan gençler, İsrail in bu vahşetine tepki için “Kahrolsun İsrail” diye slogan atıp pankart açtılar ve hiçbir taşkınlıkta bulunmadılar. Tamamen duygusal amaçlarla yapılan ve dünyanın hiçbir yerinde reddedilemeyecek olan bu davranış sonucu ne yazık ki 30 kadar Kayserili gencimiz Kayseri Emniyetinde sorgulandı ve savcılığın talebi üzerine Kayseri mahkemelerinde haklarında dava açıldı.

Kısa bir süre önce bu konuya değinmiş ve Kayseri emniyetinin ve Cumhuriyet savcılığının bu davranışını kamu vicdanını anlama ve Kayseri konjonktürü açısından tamamen yersiz ve kabul edilemez olduğunu, kamuoyu ile paylaşmıştım. 30 duygusal ve sorumluluk bilincinde olan, taşkınlık yapmayan, zarar vermeyen gencimizin ilk duruşmaları, 27 Ocak 2012 Cuma günü gerçekleşiyor.

Aynı durum sporcularımıza yönelik olarak Tel Aviv’de olsaydı, İsrail; bizim bürokratlarımızın takındığı tavrı, kendi gençlerine reva görür müydü, diye kamu vicdanına sormak ve hatırlatmak istiyorum!

Yasalar kadar, kendimizi ve vicdanımızı da değiştirmekle karşı karşıya kaldığımızın farkında mıyız acaba?

Birilerini kıs kıs üzerimize güldürmesek daha iyi olmaz mı?

“Kaş yapayım derken göz çıkarmak” bu olsa gerek!

Sevgi ile Kalın..

akt

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ALİ ADAMHASAN
28 Ocak 2012 Cumartesi 09:39
Veysel Bey'in teşhisi düşünülmelidir.
One Minute yaygarasını neden yaptılar?One Minute meselesinden önce İsrailli yetkililerin Türkiye'de Devleti yönetenlerle ne konuştuklarına bakmak lazımdır.
...Mavi Marmara'da 9 canımız öldürülürken Devletimizi yönetenler ne yaptı?İsrail'i OECD'ye o hafta üye yaptılar..Hem de veto yetkisini kullanmak varken aldılar.Neden?
Ali HABERDAR
26 Ocak 2012 Perşembe 13:58
Sayın TEPELİ Bey
Davanın açılabilmesi için, Adalet Bakanlığı'nın izin vermesi gerekiyor. Bilgilerinize sunulur...
Veysel Tepeli
25 Ocak 2012 Çarşamba 11:37
Yahudi Aşkı mı?
Yaşanan bu süreç bana birilerinin Yahudi aşkı gibi geliyor. Bir yanda İsrail tarafından katledilen 9 masum insan için savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına ve üzerinden 2 yıla yakın süre geçmesine rağmen daha tek bir dava açılamamışken, bu masumların yakınları ve dostları "kahrolsun İsrail" diye slogan atıp pankart açtığı için 30 insana hemen dava açıldı ve 2 ay gibi bir sürede ilk mahkemelerine çıkacaklar da. Bunu anlamakta zorlanıyorum. Bu iki farklı uygulama niye?

İsrail devleti bile gemi yolcularını, kendilerine kahrolsun İsrail dedikleri ve kendi askerlerini alıp denize attığı halde mahkemeye çıkarmamışken, fiili bir saldırıda bulunmamış sadece protesto amaçlı slogan atıp pankart atan bu gençleri mahkemeye sevk etmek acaba İsrailden daha israilci olmak değil midir..?

Anlaşılan o ki; "One minute" bir palavraymış...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim