Biz Kocaman Bir Aileyiz...

Bugünkü röportaj konuğum Şebnem Akalın. Aslında çok yoğun bir insan. Birçok STK’ya ya üye ya da başkanlığını yapmış. Öyle bir iş yapıyor ki; yaparken hem kendisi huzur buluyor, hem de çevresine huzur dağıtıyor. Özel bir huzurevinin sahibi kendisi. Ama sanki sahibi değil oranın çalışanı gibi.. Yaşlılarla elelegözgöze ve diz dize. Onlarla şarkı söylüyor, yemekleriyle bizzat ilgileniyor ve her birinin her özelliğini biliyor. O onlara evlat olmuş; onlar da onun kocaman ailesi. Kısacası herkes bu koca yürekli kadını çok seviyor. Eminim röportajı okuyuncasiz de seveceksiniz…
Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Birçok farklı iş alanı varken; neden huzurevi işletmeciliği?
Ailem aslen Ankaralı , onlar iş nedeniyle Adanaya yerleştikten sonra Adana da dogdum büyüdüm , yüksek öğretimimi Ankarada tamamladıktan sonra Adana ya dönerek aile şirketimiz olan AKALIN Makina da çeşitli departmanlarda çalıştım. 3 kardeşiz. Kardeşler olarak bizlerin de işe katılımıylaAKALIN Makine zamanla büyüdü ve AKALIN Kimya veADANA Döküm tesisleri kuruldu , ben maliye okuduğum için finansman departmanında çalışmaktayken sanayici ve yatırımcı zihniyete sahip bir aile olarak hizmet sektöründe yatırım yapma kararı aldık . Bu doğrultuda yaptığımız çalışma ve araştırmalarda uzun vadede değer kazanacağına inandığımız yaşlılık ve sağlık alanı, hem maddi anlamda hem de maneviyatı yüksek olması nedeniyle seçtiğimiz alan oldu. Aile tarafından da kişilik özelliklerim ve pozisyonum itibariyle bu görev bana verildi.
Burada tam olarak nasıl bir hizmet veriyorsunuz?
Burası 34 kapasiteli butik bir huzurevi , Burada 55 yaş üstü yaşlı ve yaşlılığa bağlı bulaşıcı olmayan hastalıkları olan yaşlı bireylere hizmet veriyoruz. Geleneksel aile yapısından gün geçtikçe uzaklaşılmakta olan toplumumuzda zira günümüzde aile fertlerinin çalışıyor olma oranı arttı , Yaşlılara artık evde bakmak çok mümkün olamıyor , işte bu noktalarda cevap oluyoruz. Evde bakılma güçlüğü dışında artık yaşlı bireyler evde yalnız ya da bir yardımcıyla hayat sürmek istemeyebiliyorlar Burası böyle düşünenler için de bir yaşlı oteli oluyor burada arkadaşları ve sosyal hayatları oluyor.
BÜYÜK BİR KALBİNİZ VARSA MANEVİ TATMİN DUYGUSU SİZE YETER…
Sabır ve kocaman bir yürek isteyen bir işiniz var. Gördüğümüz kadarıylasiz direkt olarak yaşlı misafirlerinizle ilgileniyor onları dinliyor isteklerini dikkate alıyorsunuz. Zorlandığınız zamanlar olmuyor mu yada kendinizi nasıl motive ediyorsunuz?
Adel burada kalanların evi, sakinlerimizin yakınları “ annemlere / babamlara “ gidiyoruz diyor buraya gelirken , Onlar birlikte yaşadığımız bu buyuk evde aile büyüklerimiz diye bakıyoruz işe, böyle olunca ilişkiler sağlıklı oluyor . iyi bir ekibimiz var , acı tatlı pek çok şey yaşıyoruz . Zor zamanlar çoğunlukta.. Çünkü kalanlar yaşlı bakıma ilgiye ihtiyaç duyan çoğu zamanda yaşlılığa bağlı rahatsızlıkları olan bireyler, Motivasyon.. aslında işin içinde gizli , Büyük bir kalbiniz varsa manevi tatmin duygusu zaten sizi bu işe sıkı sıkıya bağlıyor .
Burada kocaman bir aile olmuşsunuz. Mutlaka üzücü kayıplarda yaşanıyordur. Bu durumu idare etmek de yine size düşüyor sanırım. Nasıl yönetiyorsunuz böyle durumları?
Çok doğtu teşhis ! Evet biz burada kocaman bir aileyiz , birlikte yemek yiyor birlikte gülüyor birlikte ağlıyoruz, ailemden çok onlarla vakit geçiriyorum ve hepsinin kişilik özelliklerini alışkanlıklarını nelere gülüp nelere kızdığını , yemekten sonra az şekerli bir kahvemi içer çay mı alır yoksa biraz şekerlememi yapar bunları biliyorsunuz ve onlarda sizi zamanla evladı gibi görmeye başlıyor dolayısıyle kayıplar aileden birini kaybetmek gibi.. Yaşlılığın kendisi aslında hastalık gibi geliyor bana..Psikolojik olarak ölüme yaklaştığını bilen kişiler zaten çok harika hissetmeyebiliryor bir de bunlara hastalıklar eklenince işimiz epey zor. 7/ 24 birilerinin temizlik kişisel bakım sağlık takipleri hastalıkları ,tahlilleri , yeme içmevs. gibi sorumluluklarını üstelen kurum olmak çok zor ve riskli, yaşlılarda ölümler en çok sabaha karşı zamanlarda gerçeklşir ya telefonum her an açık olmak zorunda mesela ve gece çalan her telefona korkarak uyanmak zor bir yaşam şekli , profesyonel hizmet veren bir kurumda bakılan yaşlılar için de ailelerin beklentileri çok yüksek oluyor. Cünkü biz burda ailelerin en değerli varlıkları olan onları doğuran büyüten anne babalarına hizmet veriyoruz. Kurum hekimimiz Dr. Leyla Şengül Aslan nöroloji uzmanı ve yaşlılığı iyi bilen üstelikte burada kalanlara tıpkı bizim gibi aile buyugu gözüyle bakan bir hekim o bu anlamdazor zamanlarda en buyuk yardımcımız.
Gördüğümüz kadarıyla sizin en büyük destekçiniz anneniz gibi duruyor?
Annem yaptığım herşeyde herzaman yanımda o aslında en iyi arkadaşım , çok şefkatli sevgi dolu ve yaratıcı bir kadındır. Sanatçı dolu bir aileden, zaten seramik sanatcsısı huzurevinde de verdiği fikirlerle ve ziyaretleriyle sakinlerimizin arkadaşı kızı oluyor o da zaman zaman ve Adelin duvarlarını onun eserleri süslüyor
Türkiye’de kadınların iş hayatında yeterince var olmamasını siz neye bağlıyorsunuz?
Erkekler kadınların iş hayatında olmasını çok istemiyor bu doğru , ve kadınlar da tuttuğunu koparamıyor , son yıllarda çok konuşulan pozitif ayrımcılığı bazı kadınlarımız iş hayatında öncelikli ve avantajlı olmak gibi algılıyor , kadınlar olarak pozifi ayrımcılık beklentisini bir kenara bırakıp eşitlik inancıyla çalışırsak daha çoğalırız diye düşünüyorum. Ancak karar alma mekanizmalarında kadının mutlaka olması lazım nüfüsü %52 kadın olan bir toplumda kadının çalışmaması da yönetmemesi de geri kalmışlık göstergesi bana göre..
Kadın girişimciler derneğinin üyesisiniz aynı zamanda. Kadınları iş hayatına kazandırmak için dernek olarak çalışmalarınız var mı?
Adana kadın girişimciler derneğinin kurucu üyesi ve geçmiş dönem başkanıyım , zaten bizim var olma nedenimiz kadınları iş hayatına kazandırmak özellikle girişimci olarak bunu yaptırmak ki bunun da nedeni öncelikle ilimizde istihdam yaratılmasında çorbada tuzumuzun olması , başkanlık dönemimde en son yaptığımız projede 90 kadına girişimcilik , dış ticaret , muhasebe alanlarında iş kurma desteği sağladık .
STK ların önemine inanan biri olarak bu alanda Kadın Girişimciler Derneği dışında da çalışmalar yapmaktayım. TOBB Kadın Girişimciler Derneği Üyesi , Seyhan Soroptimist Klubu üyesi ve Adana Sanayi Odası Meslek Komitesi başkanlığı görevlerimi de yürütmekteyiz.
En sevdiğiniz renk: Mavi
En son okuduğunuz kitap: Bir Giritlinin Anıları
En sevdiğiniz yemek : Et yemekleri
En son katıldığınız etkinlik : Adana Sanayi Odası Meslek Komite Toplantısı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












