• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

BOP ilerliyor

15.04.2016 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Yeni şafak yazarı İbrahim Karagül[1],”Bu haritaya çok dikkat: Dünyanın savaşı burada” başlıklı uzun bir tetkik yazısı yayınladı. Türkiye’nin ve çevre coğrafyanın önemine ve çatışmalara dikkat çekmektedir. ABD gezisinde bazı olumsuzluklara muhatap olan Sayın Erdoğan’ın hedef seçilmesinin bireysel bir muhalefete dayanmadığı ve bilakis Türkiye karşıtlığına dayandığı bildirilmektedir. Bu nedenle, Türkiye’nin kendileriyle bir hesaplaşma içinde bulunduğu kesimlerin, birleşerek eyleme geçtiklerine işaret etmektedir.

Yetersiz olmakla beraber bunlarda gerçek payı vardır. Türkiye kendi politik tercih ve uygulamalarını gözden geçirmek ve revize etmek fikrinde olmamıştır. Bu nedenle nerdeyse tarihi bir husumet yaşanmaktadır.

Türkiye’ye zorla fikirlerini kabul ettirmek mümkün olmadığına göre,anlaşılıyor ki  bunların ortak cephe oluşturmaları gündeme gelmiştir. Bu bir çatışmaya girmek ve restleşmek demektir. Oysaki Türkiye, iç siyasette bazı düzenlemeler yapmakla, bunları önleyebilir ve daha demokratik bir ortamda siyaset ve yönetim gerçekleşir. Ama bu yapılmadı ve hep “kırmızıçizgiler” çekildi, silindi. Bunlar gerçekçi ve isabetli olmadı.

“Dünya savaşından bu yana ilk kez başımızı kaldırdık. İlk kez kendi yolumuzu çizmeye çalışıyoruz. Bu yüzden saldırı altındayız. Bütün coğrafya yeniden dizayn ediliyor. Her ülke için haritalar oluşturuluyor. Biz, işte o haritalara direniyoruz. Yeni bir Anadolu haritası, parçalanmış harita görmemek için direniyoruz” diyor Karagül.

Doğru. Ama bunun haritaları çoktan dağıtılmış ve BOP olarak biliniyor ve uygulamaya konulmuş. Sayın Erdoğan da bu projenin ikinci Eşbaşkanı olduğunu açıklamıştı. Emperyal ülkeler, projeleri şahsa bağlamak yerine, projeye uygun şahsiyetler istemektedir. ”Bir süre idare eder ve sonra bir yolunu bulur vazgeçeriz” moduna gelince külahlar değişti ve siyasetler gelişti. Irak’a iki ABD müdahalesinden sonra, Suriye İç Savaşı oluşturuldu.

Karagül’ün de işaret ettiği gibi, bütün bunlar Ortadoğu’nun yeniden Emperyal isteklere göre düzenlenmesi projesidir.

BOP ve Genişletilmiş BOP Projesi, hani nerdeyse sadece İslam Coğrafyasının yeniden paylaşımıdır. Geniş saha planlanmış ve bir sistem içinde belirli yerlerde çatışma ve iç-savaş ile istikrarsızlık ve ardından müdahale devreleri gelmektedir. Bunun için de terör örgütleri kurulmakta, olanlar desteklenmekte ve sahada aktif duruma getirilmektedir.

Rusya, kendi çevresindeki çatışmaları giderdikten-bastırdıktan sonra, Suriye Savaşında bir “süper güç” olduğunu kanıtlamıştır. Böylece dünya iki kutuplu, “düşman değil-rakip kampa” ayrılmış bulunmaktadır. Süper güçler arasında rekabet olmakla birlikte, yardımlaşma ve rol dağıtımı da yapılmaktadır. Bununla bloklar korunmakta ve iki taraftaki sorunlar diğerinin devreye girmesiyle çözülmektedir. Hedefteki devletler, ülkelerin vatandaşları ve toprakların sahipleri, iki süper güç arasında sıkıştırılmakta ve denilen noktaya çekilmektedir. Böylece her süper güç, kendi sahasında daha etkin olmaktadır. Bu tam bir “siyasi cendere”dir.

Karagül, siyasi bir tahlil ile öngörüde bulunmaktadır. Sözkonusu ettiği coğrafyanın doğal zenginliklerine, bunların süper-güçlerin hizmetine sunum yol ve projelerine değinmemiştir. Bu coğrafyadaki doğal zenginliklerin dağılımına, miktar ve önemine işaret etmemiştir. Bu coğrafyadaki etnik, dini, insan hakları sorunlarına değinmemiştir. Başta eğitim ve kalkınma, yolsuzluklar ve iç çatışmalar söz konusu olmamıştır.

Bütün bunlar ve daha başkaları; bu coğrafyaya müdahale imkânı vermektedir. Daha önce Pakistan-Afganistan savaşları, müdahaleler ile Orta-Asya istikrarsız duruma getirildi. Ardından Rusya’nın ve sonra da ABD’nin Afganistan’a girmeleri yaşandı, sürüyor. Türkî Cumhuriyetler de masada duruyor. İşte Azerbaycan-Ermenistan çatışması ve 30 ölüm. Ateş yakıldı Kafkaslarda. Bakalım.

Wiki-leaks ve şimdide Panama-leaks belge sızdırmaları ile devletlerin ve yöneticilerinin yaptıkları zimmet ve usulsüzlükler kamuoyuna açıklanıyor. Herkesin büyük açıkları var. Dostluklar sarsıldı, güven kalmadı. Herkes kendi yararının ardına düştü. Aslında bu, hep vardı, oyun kapalı odalarda yapılıyordu. Şimdi bir başka mekân bulunur, oyuncular değişir ve fakat oyun devam eder. Artık bu böyledir, din, namus, dostlukla alakası kesilmiştir. Tek şey var, menfaat…

Karagül, BOP Projesinin durumunu ve kapsamını kısmen anlatmaktadır: “Dünyanın savaşı burada yaşanıyor. Azeri-Ermeni çatışmaları büyüyecek. Kızıldeniz, Basra Körfezi, Hazar Denizi-Karadeniz hattında kalan her toprak parçası çatışmalara sürüklenebilir. En büyük harita budur. İster ekonomik diyelim, ister enerji diyelim, ister güvenlik stratejileri diyelim bu denizler arasında dünyanın en büyük savaşı, merkez savaşı hesapları yapılmaktadır. Bugün yaşanan küresel ölçekte paylaşım mücadelesinin merkezi bu bölgedir”.

“İşte Türkiye tam bu coğrafyanın merkezinde. Basra Körfezi çevresindeki ülkeler savaşa, kendi aralarında çatışmalara sürüklenebilir. Bölge İran ile Araplar arasında büyük bir hesaplaşmaya tanık olabilir. Suriye meselesi Basra ile Doğu Akdeniz arasındaki kuşakla ilgili bir harita çalışmasıdır. Kuzey Irak-Akdeniz Koridoru bu çalışmanın bir parçasıdır. Kızıldeniz çevresi yine savaş alanıdır. Somali ve Yemen'in durumu ortadadır”.

Türkiye, coğrafyası ve insani bağları nedeniyle çevredeki ateş çemberinin bir parçası olmaktadır: Ermeni-Azeri çatışması, Kürt Saddam çatışması ve daha öncesinde İran-Irak Savaşı, ardından iki kez ABD’nin Irak’a müdahalesi, Iraktaki İçsavaş, Suriye’de içsavaş. PKK ile olan çatışmalar ve nihayet Doğu ve Güneydoğudaki operasyonlar, Suriye’deki göçün Avrupa’ya dayanması ve Türkiye’ye iadeleri, Türkiyede Göçmen Kampları/Şehirleri, Demokratikleşme sorunları, Rejim Arayışları vd sorunlar Türkiye’yi ziyadesiyle meşgul etmektedir.

Türkiye, iç güvenliğini ve hak dağılımını biran önce gerçekleştirmek ve bütünlüğünü korumak zorundadır.

 

 

[1] Yeni Şafak, Nisan 05, 2016

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim