- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Borderline kişilik ve edebiyat (2)

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Kişinin, sınır-karakteri sergilemesini belirtileri ve tanınması yazının birinci kısmında dile getirildi. Burda inanmak ve red etmek veya inançlar arasında kalmak vardır. Cinsiyet seçiminde, kendi organik cinsiyetinin karşıtına kaçmak veya ikisini birden kullanmağa çalışmak vardır. Bireysel sevgi-nefret dönemlerinde aşırı davranmak, kararsız kalmak, ilişkileri kararlı yürütememek vardır. İş seçiminde aşırı ve aykırı olmak, bilmediği-yapamayacağı iş kollarında çalışmak, iş kurmak vardır. Çalıştığı yerde fedakâr davranmak veya düşmanca hislere kapılarak kurumu zarara uğratmak, ihbar vardır. Bunlar, artık bir dizidir, çeşitlenir. Doyumsuzluğun ve uyumsuzluğun, öfke, karasevda ve düşmanlığın davranışlarını tahmin edebiliriz.
İşte Borderline Edebiyat, bu konuları ve karakterleri işlemekte ve tanıtmaktadır. Doğru-yanlış, haklı-haksız, moral-immoral davranış ve hükümler kısmen izafidir. Normal ve anormal arasındaki gri-saha, tampon bölgedir. İki taraf da vardırburda, yoğunlukları, oranları değişmektedir. Aynı suda hem tuz ve hem de şeker erimektedir. İkisi de bir akım içinde olursa bazan tuzlu ve bazan da tatlı olmaktadır. Belli olan şudur: Bu su ne tuzlu ve ne de tatlıdır. Kendisine benzer/olan başka bir şeydir. İsteyelim-istemeyelim bu böyledir ve vardır. Sınır çizgisinin uzağındaki insanlar ise tek seçimlidir; ya tuzlu veya şekerlidir. İki taraf da bu üçüncü hale uzak durmaktadır.
Milliyetler/devletler arasındaki sınır halkları da böyledir. İki tarafın insanları, iki tarafın dillerini, örf ve adetlerini bilir ve uyum sağlar. Tercihe-baskıya göre bir tarafı daha yakın görür. Yararı hangi tarafta olursa onu tercih edebilir. Ama şu gerçek vardır ki ailede taraflardan birisinin milliyet ve inancı baskın gelmektedir. Aynı milletin/kavmin içinden geçen ve onları bölen devlet sınırı boyunca böyle bir ayrışma/rekabet/ikame sözkonusu değildir. Ayrı düşürülmenin ızdırabı yaşanır.
Azınlık dil ve inançları, çokluk içinde öksüz kalmakta ve gelişmesi, yayılması yasak/kaçak/sorun olmaktadır. Gelişmemiş bir dil, yasaklanmış bir dil, asimile olan ve gelişemeyen, bilime ve teknolojiye yetmeyen bir dil vardır. Ekseriyetin dilinde ise aynı şahıs yetersizdir. Çoğunluk diline kendi dilinden sözcükler taşır ve bu adacıklarda yerleşir. Bununla teselli bulur. Dil ve gönül yarası kalır ve derinleşir. Ama pansumanlar devam eder. Çek Yahudi’si Franz Kafka, Minör Edebiyat başlığı altında bu insani ve yaygın sorunu irdeler, örnekler getirir. Bu ayrı bir konudur ve örneklerinde işlenecektir.
*
Bireysel Borderline (sınır) karakter örnekleri için, daha önce Saba Kırer[1]in Jako adlı öykü/romanını incelemiştim[2].
Şair Nisa Leyla[3], Dar Paçalı Dizeler adıyla bir şiir kitabı yayınlamış ve tarafımdan incelenip yayınlanmıştı[4].Şair, kültür emekçisi dost Mustafa Emre, Nisa Leylanın son şiir kitabı Yokoluş Bir Sözcükse[5] adlı eserini, imzalı olarak bana verdi. Uzun bir süredir aralıklı olarak okuyor ve üzerinde düşünüyor, önceki şiirlerle kıyaslıyordum. Hepsini aynı çizgide gördüm. Karakterlerin, özne(nin)lerin davranışını bir zincirin halkaları olarak gördüm. Hepsini sınır-hattında, kaçağa çıkmış Şahan gibi gördüm. Borderline örnek olacak anlatımlar.
Dil yeni, açık, güncel, anlatım çarpıcı, davranış sınırda. Tutku, cinsellik, erotizm, umut, öfke, bekleyiş, derin aşk ve hasret. Bir mozaikten diğerine sekerek. Özgün dizeler, dizelerde tekrarlar var, bir vurgu yapmış.
Dizelerden, sözcüklerden yani ki pencerelerden batını izleyelim, iklimine nüfuz etmeğe gayret edelim:
Sözcükler büyülüdür (s.9-13): Sana. sana yazıyorum kendimi. Dinle. Göğüste arzunun ritmi ve darabanı. Sen eski ve sürekli bir bildiri. Dünyamız iç-içe ve sözcükler de sever. Konuşuyorsun. Işıldıyorum sevgilim. Sözcüklerin senden daha çok seviyor beni. Konuşuyorsun. Kalbim konçerto. Kumda istiridye olmuşsun. Ben de tamamladım kozamı ve belki de ölürüm, ama yine seninle.
Bir kozada iki tırtıl? Sonrası ipek olacak.
Babamın bıraktığı yerden sarıl bana(s14-17): Metin Altıok’un “anamın bıraktığı yerden sarıl bana” dizesine nazire olarak bu şiirde baba sarılmış. Hele bakalım nasıl sarılmış.
Bir de günümüzdeki Diyanetin Fetvası. Baba kızına şehvetle sarılırsa karısı ile nikâhın durumu/önemi sorusuna verilen cevap. Sanki bir ensest ilişkiye ruhsat çıkıyormuş?
Şiirde dörder defa “çok utanıyorum” ve “hiç utanmıyorum” denilmiş. “Ölürüm söylemez söylenmezsem”.”Kök sal benliğime sevgilim, hüznümün gizli tebessümü, başlangıç meridyenim babamdı”.Yaralı yalnızlığım.
Çok utanıyorum, hiç utanmıyorum
Babamın bıraktığı yerden sarıl bana!
Kendine tamamla…(s 17)
“üvey aşklarını bırak,ol bende:
Deniz tanrısı saçlarıma ak!...(s 20)
Ünlemin anlamın sureti. bırak!
Kırmızı göl sunağıma.
Kör umudunu keşkelerimle birleştirip
Açacağım kırkbir kapıyı, infilak!
Sen yeter ki kendini faşizmime bırak
Devrimini vücuduma sakla(s 22)
Senle açılıyorum(s 28,29): Işığa basılı bir el, sesin kesilince karanlık. Beni sen açıp sen, beni sen kapatıyorsun. Magmama bir tek sen iniyorsun. Dokununca çiçekleniyor ve dokunmayınca yanıyorum.
-bir yanım dünya, bir yanım düş
-yaşadığım hayat beni bağışlasın
Seni gezdirirken tenimde(s34,35) şiirinde aşk var demektedir. Bir de, iyi ki aşk var. Herhalde yeni bir sevdaya vurgu var.
-dikiş tutmayan özgüvenim.
Elbisem asılı, orada (s 39-43) uzakta, Ankara’da, kilisenin çanında, minarede. Elbisem sana asılı orada/Ankara’da sana akmayı bekliyor…
-Sen bana aşk geldin.
*
Diğer şiirler de akıcı ve açık, özlemler, sevgiler, abartılar, hasret, bekleyiş. Duygu yüklü bir anlatım.
Zaten şiir de bu değil mi?
Acaba şimdi hangi özlemlerle, gözlemlerle, anılarla, fantezilerle gelecek?
Bekliyor ve başarılar diliyoruz.
[1] Saba Kırer: Jako, İstanbul, Everest Yayınları, Melisa Mat, 112 s, 2008.
[2] Ömer Uluçay:adanamedya.com/psikolojik-roman-ve-jako-5149yy.htm,16-17.06.2015
[3] Nisa Leyla: “Dar Paçalı Dizeler”, Yazılı Kâğıt Yayını, Ankara, 2014, 78 s, 37 şiir.
[4] Dr.Ömer Uluçay: http://www.adanamedya.com/pacalar-dar-olunca-1-5290yy.htm,27-28 Temmuz 2015
[5] Nisa Leyla:Yokoluş bir sözcüksa, yasakmeyve,İstanbul,Ege reklam basım, 2015,94 s, 41 şiir(Karton kapak,I.hamur,özenli bir mizanpaj.İki bölüm şeklinde.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












