• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 29 °C
  • Ankara : 26 °C

Bu Fitnenin Arkasında Kim Var

02.09.2013 14:31
Bu Fitnenin Arkasında Kim Var
Yazdıklarımı yakından takip edenler 2010’a kadar açıktan destek verdiğim AKP’yi 2011’den bu yana sıkça eleştirdiğimi görür

Yazdıklarımı yakından takip edenler 2010’a kadar açıktan destek verdiğim AKP’yi 2011’den bu yana sıkça eleştirdiğimi görür. AK Parti iktidarını üç konuda eleştiriyorum. Dış politikada öngörüsüzlük ve maceracılık, PKK konusunda teslimiyetçilikle ve PKK’nın büyütülmesi, demokratikleşme konusunda reform yapılmaması ve yapılan reformların geri alınması kötüye gidiş.

Örneğin AKP’nin ANAP’laştığını Aralık 2011’de, demokratikleşme konusunda önemli bir umut olan yeni anayasanın yapılmayacağını Haziran 2011’de yazdım. Kürt sorunu konusunda yaptıkları yanlışları da 2009’dan bu yana hep yazıyorum.

AKP’nin yaptığı doğruları da takdir ediyor açıktan destekliyorum. Örneğin en son Suriye’ye askerî müdahale konusundaki tutumunu Taraf’ın editoryal politikasıyla ters düşmeme rağmen doğru buluyor, destekliyorum.

Bu girişi benim de adımın karıştırıldığı ama daha çok Gülen Cemaati aleyhine yürütülen bir fitne girişimini deşifre etmek için yazdım. AKP ile ilgili eleştirilerimin Cemaat’le yakından uzaktan ilgisi olmamasına rağmen (AKP’ye yönelik eleştirilerim AKP ile Cemaat arasında sorun yokken başladı) son aylarda Rasim Ozan Kütahyalı’nın yürüttüğü bir fitne kampanyasında adım sıkça kullanılıyor.


En az üç saygın ve çok bilinen köşe yazarı birbirinden bağımsız olarak Rasim Ozan Kütahyalı’nın kendilerini aradığını Cemaat aleyhine yazı yazmaları konusunda teşvik edildiklerini söylediler. Bunu sadece bana söylemediler. Medya dünyası bu girişimle çalkalanıyor. Tanıdığım birkaç internet sitesi yöneticisi de Rasim Ozan Kütahyalı tarafından arandıklarını “Cemaat ile AK Parti arasında bir kavganın olduğunu bu kavgada taraflarını seçmelerinin” söylendiğini ifade ediyorlar.

Zaten Kütahyalı da bu faaliyetini gizlemiyor. Temmuz başında yazdığı yazıda aynen şunları yazdı “Demokrat yazarlar ayrışıyor. Bir kısmı Erdoğan’a tek adam ve diktatör diyen cepheye katıldı. Bu mesele etrafında hepsini yakından tanıdığım bu yazarlarla sık sık konuşuyor onları buluşturmaya gayret ediyorum. Bu yazarlarla yaptığım telefon konuştuğumda hemen hepsiyle aynı şeyi yaşıyorum. Hepsi telefonda Erdoğan’ı kıyasıya eleştiriyor ama aynı yazarlara başka netameli konulara (Cemaat konuları) girildiğinde dut yemiş bülbüle dönüyorlar. Devlet içinde kimi kesimlerin Erdoğan’a karşı kimi tarihler ve somut isimleri konuştuğumuz an hemen hepsi neredeyse aynı tepkiyi veriyor. Rasim’cim bu konuları yüz yüze konuşalım Telefonda sağlıklı olmaz vs.

Kütahyalı’nın bu faaliyetleri son zamanlarda oldukça arttığı için bunu twitterden duyurup şu soruyu sordum: Bu fitnenin arkasından kim var? Bu fitneden, Kütahaylı’nın patronları Serhat Albayrak ve Osman Gökçek’in haberi var mı yoksa gerçekten de Kütahyalı’nın muhataplarına hissettirdiği gibi Başbakan mı var arkasında?

Bu soruma Osman Gökçek biraz da panik hâlde cevap verdi. Kütahyalı’ya kendisinin bu minvalde yazı yazdırmadığını kendisinin Cemaat okulunda okuduğunu ve cemaatten biri olduğunu ima etti. Ama Kütahyalı’nın sözünü ettiğim yazısı hakkında yorum yapmaktan da ısrarla kaçındı. Umarım Serhat Albayrak da bu fitne girişiminin arkasında değildir.

Rasim Ozan bu aklı kimden alıyor ve yazarları, internet sitelerini arayıp Cemaat’le Başbakan arsında kavga var safınızı seçin diyebiliyor? Kim destekiliyor bu fitneyi patronları mı, yoksa gerçekten ima ettiği gibi Başbakan mı? Yoksa kendiliğinden mi yapıyor bütün bunları? Kendiliğinden yapıyorsa o hâlde neden bu fitneler Sabah tarafından ödüllendirilip Takvim’den Sabah’a alınıp öne çıkarılıyor bu kişi?

Bir de anlamadığım şöyle bir durum var: Rasim Ozan Kütahyalı Yavuz Baydar Sabah’tan atılınca “hiç bir medya patronu kendisi hakkında karalama yapan kişiye iş vermez. Bu nedenle Baydar’ın atılması doğruydu” mealinde birtakım yazılar yazdı. Şimdi sorum Osman ve Melik Gökçek’e. Eğer gerçekten de Cemaat’e yakınsanız Rasim Ozan’ın kendi ilkesini ona hatırlatacak mısınız? İddia ettiğiniz gibi Cemaat ile AKP arasındaki fitnecilere karşı duruşunuz varsa Rasim Ozan’ın bu fitne girişimine ne diyorsunuz? O yazı hakkında neden ısrarla yorum yapmaktan kaçınıyorsunuz?

Cemaat’e çok yakın olduğunu söyleyen Osman Gökçek Cemaat’e savaş açan Rasim Ozan Kütahyalı ile iş tutuyor, ama bunu deşifre edince ben fitneci oluyorum onlar pirüpak.

Bir de tartışmanın Hüseyin Gülerce cephesi var. Osman Gökçek ve Melih Gökçekle tartışırken Gülerce hiç üstüne vazife değilken araya girip beni fitnecilikle suçladı.

Gülerce’ye de sorayım. İş tuttuğunuz ve savunduğunuz Rasim Ozan Kütahyalı’nın anlattığım faaliyetlerinden haberiniz var mı? Herkes sizi Cemaat sözcüsü bilir. Beni fitnecilikle suçlayan Gülerce, diyelim anlattığım faaliyetlerinden haberiniz yok, Kütahyalı’nın yukarıda yer verdiğim fitneciliğini itiraf ettiği yazısına bir çift sözünüz yok mu? Tartışma ile uzaktan yakından ilginiz yokken hangi dürtüyle tartışmanın ortasına daldınız ve dostunuz Rasim Ozan Kütahyalı’nın Cemaat aleyhine yaptığı fitneleri savundunuz? Bu nasıl bir ilişki ağıdır, nasıl karanlık ve karmaşık bir durumdur. Cemaatiniz aleyhine yürütülen bir fitne yaratıp itiraf edene destek veriyor, bu fitnecileri benim de adımı kullandıkları için deşifre eden beni fitneci diye suçluyorsunuz. Bu duygudaşlığın asıl motivasyonu nedir?


Not: Ey Cemaat ve AKP’nin ilgilileri, ne için nasıl kavga ederseniz edin beni ilgilendirmez. Ama bu kavganızda adımı kullanmayın. Ben sizin kavganızın bir tarafı değilim. Cemaat ile AKP’nin arası çok iyiyken, 7 Şubat krizinden aylar önce, AKP’nin ANAP’laştığını, demokrasiden uzaklaştığını, partner değiştirme çabasında olduğunu yazdım ve o tarihten bu yana yukarıda saydığım üç konuda AKP iktidarını eleştiriyorum.

Ben AKP’yi eleştirirken Cemaat ile AKP arasından su sızmıyordu. Yani benim AKP’ye yönelik eleştirilerim ile Cemaat kavgasının hiçbir ilgisi yoktur. Ben sizin aranız iyiyken de eleştiriyordum bu partiyi aranız kötüyken de. Eleştiriyorum çünkü benim bir dönem inandığım güvendiğim AKP’nin 2011 seçimlerinden hemen sonra çok değiştiğini görüp hayal kırıklığına kapıldım.

Eğer AKP doğru hamle yaparsa, Suriye politikasındaki son hamlesi gibi, tereddütsüz destekliyorum.

Kiralık fitnecinize söyleyin adımı fitnelerine malzeme yapmasın yoksa faaliyetlerini de fitnelerini de işte böyle deşifre ederim. Fitnelerine adımı karıştırmasa sessiz ve derinden devam edecekti. Ama şimdi deşifre oldu demagoji yapıp fitnesini bastırmaya çalışacak. Bundan sonra daha akıllı fitneciler bulun sert kayaya çarpınca planlarınız bozuluyor sonra....

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Necati Şaşmaz da Taksim'de demokrasi nöbetinde21 Temmuz 2016 Perşembe 10:05
  • Adana darbeye karşı tek yumruk oldu21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
  • Büyükşehir projelerine ÇÜ’den teknik destek20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:27
  • Adana Demirspor'da toplu imza20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:24
  • Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 09:31
  • Darbe şehidi polis memuru toprağa verildi19 Temmuz 2016 Salı 20:00
  • 4 pilot adliyeye sevk edildi16 Temmuz 2016 Cumartesi 15:11
  • Halk, darbe girişimindeki askerleri polise teslim ediyor16 Temmuz 2016 Cumartesi 02:16
  • Bahçeli'den Hükümete tam destek16 Temmuz 2016 Cumartesi 01:05
  • Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tazminat ödeyecek14 Temmuz 2016 Perşembe 19:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim