• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Bu Gidişe Dur Demek Lazım!

11.02.2015 08:00
Mahmut KORKMAZ / Yazar

Mahmut KORKMAZ / Yazar

 

Milletvekilli olmanın sinelerde alev alev yandığı, büyük özlemle dolu günlerde bu yazıyı yazmak  zorundayım.

Herkesin aday adayı olma hakkının olduğuna sonsuz saygı duyanlardanım. 'Bu iş buna mı kaldı'  küçümsemelerini hiç de insani ve de siyasi  bulmam. Milletvekilliği yapan bazılarını gördükten sonra “onların yaptığını herkes yapabilir” diye düşünürüm.

Derelerden, tepelerden dolanmadan, ırmaklardan ayakları çemremeyerek geçmeden konumuza başlayalım yüksek müsaadenizle.

Konu milletvekilliği adaylığı olunca konuşacak ve yazacak çok vaziyet var.

Adana'da yerel seçimlerde büyük  kayıp  yaşamış bir Ak Parti’nin geriye dönüp baktığında 'nerede hata yaptık' sorusunu yeniden sorması lazım.  Bu iş olup bitmiş bir iş değildir. Bunun acısını her gün mahrum kaldığımız hizmetlerle anbean yaşamaktayız.

Siyasetin ve toplum biliminin kenedine has kuralları vardır. Bunlar çok basit ve çok gerçektirler.  Örnek vermek gerekirse; doğuranlar ve vuruşanlar kaybetmezler.  Tarih bunun tanığıdır.  Ağaçlar, kuşlar, çiçekler ve toprak  bunun tanığıdır.

Siyasette doğurgan olmak ve doğan evlatları yemeden yaşatmak lazım. Kedi yavrusunu yemeden önce vicdanını rahatlatmak için küle bularmış. Bunu başkalaştırarak rahat yemek için yaparmış. Böyle yapmamak lazım.  Gelmiş olmanın muhteşem sarhoşluğu ile gidenleri çizmemek lazım. Koltuğun kimseye baki olmadığını unutmamak lazım.  Gidenlerin yalnız gittiğini unutmamak lazım.

Teşkilatlarda yıllarca çalışmış insanların milletvekilliği talebini yabanın kaçkınlarına ofsayt taktiği ile yenik kılarsanız yürekleri yakarsınız.

 Şöyle bir düşünelim.

2002 yılından bu yana bu teşkilatların yönetim kurullarında kimler görev aldı?

 Listeleri var mı?

Öldüler mi, kaldılar mı?

Tencerelerinde et mi kaynar, dert mi kaynar?

Yardıma ihtiyaçları var mı?

Selam, hal hatır sorulmayı beklerler mi?

Fikirlerine müracaat edilmesini beklerler m?

Hala parti için mücadele ediyorlar mı?

Ak Parti’den ayrıldılarsa bunun sebepleri nelerdir?

Bunda ilgisizliğin etkisi var mıdır?

Soruları çoğaltmak mümkün elbette. Elin memleketlerinde siyasi mezarlıklar yoktur. Bizim siyasetimiz mezarlıklarla kuşatılmış durumdadır. İlginç olan iş tüm partilerin aynı hastalığa yakalanmış olmasıdır.

Siyasette insanlar tek kullanımlık malzeme değildir. Böyle düşünenlere yazıklar olsun.  Siyaset insanla yapılmaktadır. Bunu asla unutmamak gerekir. Bu unutulduğu zaman başarının gelmesi hayal olur.

Ondan sonrada gelsin siyasi hezimetler. İstatistiksel yöntemlerle başarı hikayeleri elbette anlatılabilir.  Anlatılırda bu hiç bir derde derman olmaz.

Siyaseti milletle yapmak asıl olan. Birilerinin arkasına saklanarak kendilerini sağlam kalelerde muhkem sananlar yanılmaktadırlar. Yanıldıklarını göreceklerdir. Tabi o arada yaslanacak başka birilerini bulmazlarsa. Bulurlar, bulurlar.

Şimdi acilen teşkilatlarda alın teri dökmüş, emek vermiş aday adaylarından en az yarısının seçilerek yerlere konulması lazım. 

Bu yapılmaz da seçimlere birkaç ay kala siyasi hidayete ermiş paralı ve makamlı akıllılar aday gösterilirse bu kente yazık olur.

Partinin kuruluşundan bu yana il başkanlığı yapmış, ilçe başkanlığı, yönetim kurullarında görev almış aday adaylarının hususen dikkate alınması lazım.

Tabanın kendinden birisini görme özlemini yerine getirmek lazım. Bu büyük bir enerjiyi harekete geçirecektir. 

Teşkilatlarda başkanlık yapanlar kendilerini terk edilmiş hissettiği için, kendilerine şans tanınmayacağına inandıkları için  aday bile olamamaktadırlar.Böyle bir düşünce bile çok zararlıdır.  Bu değerlere gidip aday adayı olmaları sağlanmalıdır.

Bu isimleri herkes biliyor. Yönetimdekilerde biliyor. ‘Ankara'dan abim geldi'şarkısını anımsatan büyük abi de biliyor.

Bana isim yazarak  'hım bu yazıyı falan yazdırmış'  tespiti yapmak isteyenlere fırsat vermem.  Yazıyı benim yazdığımı bulmak için biraz çaba sarf etsinler.

Bu kente mal olmuş Ak Partilileri sokaklara çıkıp sorma zahmetine katlanırlarsa, kim olduklarını anlarlar.

İktidar insanın ayaklarını yerden kesebilir. Güç adaletin önündeki en büyük engeldir. Güç hakka hizmet ettiğinde adaletin en büyük teminatıdır.

Sonuç olarak yeniden başa dönmek lazım. Siyasette dünü olmayanların yarını olmaz. Dün ile bugünü sentez ettiğiniz zaman başarılı olursunuz. Para babalarının ve bürokratların gücü sanaldır,  yürekten gelmemektedir. Gücünü yüreğinden alan dava delisi teşkilat mensuplarını sıralamada unutmayın.

En küçük rüzgarda eğilip bükülen insanlardan dava adamı olmaz. Bu dava milletin davası ise milletin adamlarını dış kapı yapmayın.

Unutmayın, unutulursunuz.

Hatta unutulanlar unutanları asla unutmaz.

Millet de unutmaz.

Benden dostça söylemesi.

 

 

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim