- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Bu kahpelik nereye kadar?

Osman PALAMUT / YAZAR
MHP Lideri Devlet Bahçeli Twitter adresinden bir mesaj yayınlayarak;
“Felaketler bir türlü yakamızı bırakmıyor. Acılarımız dinmek bilmiyor. Hepimizi kedere boğan hadiselerde bir azalma görülmüyor. Düşünüyorum da, yağmur gibi yağan musibetlerin kaynağı nedir? Hiç mi gülmeyeceğiz? Hiç mi mutlu ve huzurlu bir gün geçirmeyeceğiz?” dedi
Sayın Bahçeli’nin ifade ettiği gibi millet olarak, ya meydana gelen kazalar vesilesiyle veya vatan hainlerinin kalleşliği sebebiyle yüzümüz bir türlü gülmüyor.
Şu geçtiğimiz beş aylık zaman dilimine bir bakalım;
Soma faciasında 301 vatandaşımızı,
İstanbul’da Torunlar inşaatın gökdeleninden düşen asansörde 10 vatandaşımızı,
Ermenek ilçesindeki maden faciasında ise 18 vatandaşımızı kaybettik.
Bu vatandaşlarımız;
Devletin müfettişlerinin uyarılarına rağmen kapatılmayarak, ihmallerinden kaynaklanan kazalar sonucu Şehit oldular ve arkalarında gözü yaşlı analar, babalar, eşler ve yetimler bıraktılar.
Ve şu geçtiğimiz beş aylık zaman diliminde, milletimizin yüzü hiç mi hiç gülmedi.
YA KAHPELİKLER?
Bir de kahpelerin yapmış olduğu kalleşlik sonucu Şehit olan canlarımıza ne demeli?
Onlar devletin, milletiyle birlikte huzur ve güveni için her şartta mücadele eden askerlerimiz ve polislerimiz.
Üç gün önce,
Hakkari Yüksekova’da kalleşçe arkadan gelerek ateş eden yüzü maskeli teröristler, 3 askerimizi Şehit ettiler.
Yüksekova’da ki hain saldırıdan üç gün sonra ise;
Bu kez Diyarbakır’da eşiyle pazara çıkan bir astsubayımızı, yine aynı yöntemle arkadan gelen yüzü maskeli kalleşler ateş ederek askerimizi Şehit ettiler.
Dolayısıyla yüzümüz gülmüyor.
Peki, bu kahpelik nereye kadar?
Eskiden teröristler şehir merkezlerinde elini kolunu sallayarak gezemezken,
Bu gün artık tersine döndü,
Güneydoğu’da askerimiz ve polisimiz rahat bir şekilde şehir merkezlerine gidip bırakın gezmeyi alış veriş yapamıyor,
Burada bir sorun var,
Sorun, çözüm sürecinde.
Çözümün muhatabı artık teröristler ve onların siyasi uzantıları olmamalı,
“Analar ağlamasın, gözyaşları akmasın” diyerek başlatılan çözüm süreci, iki yıldır bu ülkenin hayrına değil, teröristlerin dağlardan ovaya inerek her yönüyle güçlenmesine yaradı.
Çözümün muhatabı teröristler ve onların siyasi uzantısı değil, bu ülkenin birlik ve bütünlüğünden yana olan ve her fırsatta evleri, işyerleri ve araçları yakılan Kürt kardeşlerimiz olmalıydı.
Her verilen taviz, kalleşleri şımartarak yeni bir taviz taleplerini ortaya koymuştur.
Öyle ki;
Vatana ihanet noktasına varan başkaldırılar hep hoşgörüyle karşılandı,
Bayrağımız yakıldı,
Bu ülkenin kurtuluşunun mimarı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün büstleri sokaklarda süründürüldü,
Öğrenciler içerideyken yurtlar yakıldı,
İlim ve irfan yuvaları olan 300’e yakın okulumuz yakıldı.
Kısaca devlet bunlara çiçek uzattı,
Çözüm sürecinin muhatapları ise;
Bombayla, molotofla, ve silahla karşılık verdi.
Daha da ötesi, bunların siyasi uzantısı beyler, Şehit olan askerlerimizle, öldürülen teröristleri aynı kefeye koydular,
SONUÇ OLARAK;
Atılan her türlü iyi niyetli adımlara karşılık, silahla cevap veren bu küstahları muhatap almanın bir mantığı var mı?
Bu soruyu sormak, en doğal hakkımız olsa gerek.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












