• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Bu kahpelik nereye kadar?

01.11.2014 07:00
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

 

MHP Lideri Devlet Bahçeli Twitter adresinden bir mesaj yayınlayarak;

“Felaketler bir türlü yakamızı bırakmıyor. Acılarımız dinmek bilmiyor. Hepimizi kedere boğan hadiselerde bir azalma görülmüyor. Düşünüyorum da, yağmur gibi yağan musibetlerin kaynağı nedir? Hiç mi gülmeyeceğiz? Hiç mi mutlu ve huzurlu bir gün geçirmeyeceğiz?” dedi

Sayın Bahçeli’nin ifade ettiği gibi millet olarak, ya meydana gelen kazalar vesilesiyle veya vatan hainlerinin kalleşliği sebebiyle yüzümüz bir türlü gülmüyor.

Şu geçtiğimiz beş aylık zaman dilimine bir bakalım;

Soma faciasında 301 vatandaşımızı,

 İstanbul’da Torunlar inşaatın gökdeleninden düşen asansörde 10 vatandaşımızı,

Ermenek ilçesindeki maden faciasında ise 18 vatandaşımızı kaybettik.

Bu vatandaşlarımız;

Devletin müfettişlerinin uyarılarına rağmen kapatılmayarak, ihmallerinden kaynaklanan kazalar sonucu Şehit oldular ve arkalarında gözü yaşlı analar, babalar, eşler ve yetimler bıraktılar.

Ve şu geçtiğimiz beş aylık zaman diliminde, milletimizin yüzü hiç mi hiç gülmedi.

YA KAHPELİKLER?

Bir de kahpelerin yapmış olduğu kalleşlik sonucu Şehit olan canlarımıza ne demeli?

Onlar devletin, milletiyle birlikte huzur ve güveni için her şartta mücadele eden askerlerimiz ve polislerimiz.

Üç gün önce,

 Hakkari Yüksekova’da kalleşçe arkadan gelerek ateş eden yüzü maskeli teröristler, 3 askerimizi Şehit ettiler.

Yüksekova’da ki hain saldırıdan üç gün sonra ise;

Bu kez Diyarbakır’da eşiyle pazara çıkan bir astsubayımızı, yine aynı yöntemle arkadan gelen yüzü maskeli kalleşler ateş ederek askerimizi Şehit ettiler.

Dolayısıyla yüzümüz gülmüyor.

Peki, bu kahpelik nereye kadar?

Eskiden teröristler şehir merkezlerinde elini kolunu sallayarak gezemezken,

Bu gün artık tersine döndü,

Güneydoğu’da askerimiz ve polisimiz rahat bir şekilde şehir merkezlerine gidip bırakın gezmeyi alış veriş yapamıyor,

Burada bir sorun var,

Sorun, çözüm sürecinde.

Çözümün muhatabı artık teröristler ve onların siyasi uzantıları olmamalı,

“Analar ağlamasın, gözyaşları akmasın” diyerek başlatılan çözüm süreci, iki yıldır bu ülkenin hayrına değil, teröristlerin dağlardan ovaya inerek her yönüyle güçlenmesine yaradı.

Çözümün muhatabı teröristler ve onların siyasi uzantısı değil, bu ülkenin birlik ve bütünlüğünden yana olan ve her fırsatta evleri, işyerleri ve araçları yakılan Kürt kardeşlerimiz olmalıydı.

Her verilen taviz, kalleşleri şımartarak yeni bir taviz taleplerini ortaya koymuştur.

Öyle ki;

Vatana ihanet noktasına varan başkaldırılar hep hoşgörüyle karşılandı,

Bayrağımız yakıldı,
Bu ülkenin kurtuluşunun mimarı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün büstleri sokaklarda süründürüldü,

Öğrenciler içerideyken yurtlar yakıldı,

İlim ve irfan yuvaları olan 300’e yakın okulumuz yakıldı.

Kısaca devlet bunlara çiçek uzattı,

Çözüm sürecinin muhatapları ise;

Bombayla, molotofla, ve silahla karşılık verdi.

Daha da ötesi, bunların siyasi uzantısı beyler, Şehit olan askerlerimizle, öldürülen teröristleri aynı kefeye koydular,

SONUÇ OLARAK;

Atılan her türlü iyi niyetli adımlara karşılık, silahla cevap veren bu küstahları muhatap almanın bir mantığı var mı?

Bu soruyu sormak, en doğal hakkımız olsa gerek.

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim