Bu ne yaman bir seçimdir!

Bu yaman bir seçimdir. Olmazların olduğu, bir araya gelmezlerin bir araya geldiği çetin bir seçim.
Eski günlerin unutulduğu, yeni masallarla bazılarının uyutulduğu bir seçim.
Yaban ellerde kartların karıldığı, milletin iktidarının yıkılmak istendiği bir seçim.
Şimdiye kadar olanlardan daha bir anlamlı ve mühim bir seçim.
Memleket Ak Partiden önce ve Ak Partiden sonrayı oylayacak bu seçimde.
Önceki günlerin hayali ile yananlara, gönenenlere bazı konuları kısaca anımsatmak boynumuza borç olsun.
O gün kanayan yaralar sağıldığı için, kabuk bağladığı için unutulmaya başlandı.
Unutulmaması gerekenleri hatırlatalım müsaadenizle;
Hastane kuyrukları ilaç kuyrukları, Sigorta hastanelerinde ilaç kuyrukları, bir doktorun yüz elli hastaya baktığı "neyin var" deyip yüzüne bakmadan ilaç yazdığı muayene seansları, gece yarısı hastanelerde beklenen kuyruklar, torpili olanların kuyruk takmayışları, ameliyat için bıçak paraları, hastanelerdeki yatakların doktorların otel odası olarak özel hastalarına tahsis edildiği, hastaların yer yokluğundan sedyelerde can çekiştiği günleri yaşadık. Mevzu sağlık olunca binlerce örnek vermek mümkün. Hastanelerde rehin kalan analar, babalar, bebeler ve hatta ölüler gördük. Gördük ve yaşadık. Kast sınıfı gibi herkesin sınıfına göre gittiği hastaneleri vardı. Kimse kimsenin hastanelerine gidemezdi. Bunları da yaşadık. O zamanlarda 'gün gelecek hangi doktora muayene olacaksanız onu seçeceksiniz' denseydi, deli diye taşlanırdı, bunu söyleyen. Bypass ameliyatının özel hastanelerde elli lira muayene fark ücreti ile bedavaya yapılacağı söylenseydi, deli diye taşa tutulurdu. Ağız ve diş sağlığı merkezleri kurulacak ve herkesin dişi yapılacak denseydi kimse inanmazdı. Tüm direnişlere rağmen yapılan bir devrimdir sağlıkta. Bazıları anlamak istemese de.
Milli eğitime gelelim mesela. Yetmiş kişilik sınıflarda masa ve sandalye yetmediği için öğrenciler plastik taburelerde, domates kasalarında otururlardı. Hatta o dönemin DSP'li Milli Eğitim Bakanı "Doğurmayın okul yetiştiremiyoruz" diye aziz milletimizi azarlayan beyanatlarda bulunuyordu. Şimdi üç çocuk doğurun diye yalvaran ve doğuma hediye veren devlet var.
Sınıflar otuz kişilik ortalamayı buldu. Okullar yenilendi. Teknolojik devrimler yapıldı. Akıllı tahtalar ve tabletlerle buluşuldu. Okullarda eğitimin baş öğretmeni olan dayak yasaklandı.
Üniversitelerin yaygınlaşması, okul harçlarının kaldırılması ( gerçi Kemal Kılıçtaroğlu hala harç olduğunu sanıyor), her öğrenciye burs ve yurt imkanının tanınması.
Medeniyetin ana göstergesi olan yolların bölünmüş olarak yapılması. 'demir ağlarla ördük tüm vatanı' deyip milletin başına çorap örenlere inat hızlı trenin hayata geçirilmesi.
Havayollarının halkın yolu haline dönüştürülmesi. Beyaz Türklerin istifade ettiği bu nimetin tüm millete sunulması. Burada anti parantez bir açılım yapmama izin verin. En son Selahattin Eyyubi havalını terör örgütünün yakıp yıkmalarına ve bombalamalarına rağmen gecikmeli olsa da hizmete sunuldu. Batıda gonca gül olan HDP'nin Hakkari adayı Abdullah Zeydan engelleyemedikleri bu havalananı Kürt halkına kullanım yasağı getirmiş. Kim takarsa bu burjuvazinin son kalıntısı seçkinci adayı. Milletvekili olursa ilk kullanan da kendi olur.
Daracık tek şeritli yolarda can veren halkımız yolun ve medeniyetine ne olduğunu gördü ve yaşadı. Bolu dağı tünelini on sekiz senede yapamayıp patates deposu olarak hizmete sunanlar bunu anlamaz. Bu tüneli de Ak Parti geldi bir senede 'öyle yapılmaz böyle yapılır diyerek' yaptı.
Gezicilerin yapılmaması için emperyalistlerden aldıkları talimatlarla isyanlar çıkardığı yatırımlarda inadına son hızla devam ediyor. Üçüncü köprü, üçüncü havaalanı, Avrasya tüneli, Kanal İstanbul, Akkuyu Nükleer elektrik santralı, Hes inşaatları. Bunlardan bir tanesini solcular yapabilmiş olsalardı efsane olarak lanse ederlerdi.
Ekonomik alanlarda yapılanları anlatmak için sayfalar yetmez. Sadece CHP iktidar olduğunda bakan yapacağı Kemal Devriş'in itiraflarını dinleseler yeter. CHP'nin ve MHP'nin yeni aklettiklerini bu iktidar senelerdir yapıyor. Sosyal yardımların toplum tarafından takdir edildiğinin tanığı seçim sonuçlarıdır.
Gelelim Demokratikleşme ve özgürleşme alanında yapılanlara.
Kürt olmanın suç sayıldığı karanlık günler gerilerde kaldı. Ak Parti red, inkar ve asimilasyon politikalarının tamamını tuzla buz etti. Kürt sorunun çözümü için kimsenin atmaya cesaret edemeyeceği devasa adımları attı. Bu gün memlekette Türkün sahip olup da Kürdün sahip olmadığı hiç bir hak kalmamıştır. Bu gün Kürdün üzerine baskı varsa bu baskıyı yapan devlet değildir. Kürtlerin üzerine karabasan gibi abanmış bulunan terör örgütü ve onun uzantılarıdır.
Yine bu iktidar DGM'leri kökünden kaldırmıştır. Güney doğunun kabusu olan beyaz Renolu katilleri def etmiştir. Faili meçhulleri sona erdirmiştir. Memlekette çifte hukukluluk anlamına gelen olağan üstü hali kaldırmıştır. Parti kapatmayı BDP'nin engeline rağmen imkansız hale getirmiştir. Kürtçe kullanımı kamuda ve özel alanda serbest olmuştur. Kürtçe basın yayın serbest olmuştur. "Vatandaş Türkçe konuş" tabelalarını asan devler gitmiş yerine TRT Kürdi kanalını açan devlet gelmiştir. On iki eylülün yasakladığı köy, belde, ilçe isimleri aynen iade edilmiştir. Kürt olmak suç olmaktan çıkarılmıştır. Memleketin birinci sınıf evlatları olarak bağra basılmıştır. Baldıran zehri içmekle eş anlama gelen Barış ve kardeşlik süreci tüm engellemelere rağmen başarı ile sürdürülmüş ve akan kan durdurulmuştur. Halka mal olan bu süreç engellenemez konumuna gelmiştir. Yatırımlarda geri kalmış bölgelere öncelik tanınmış ve bölge halkı yıllardır alamadıkları hizmet haklarını almışlardır.
Bu memleketin bir başka zencileri olan dini değerlerinden dolayı zenci görülen kesimlerin gasp edilmiş tüm hakları kendilerine verilmiştir. Başörtüsü sorunu beklentilerinde ötesine doğal gelişim sürecinde çözülmüştür. Gerçi bu olası CHP koalisyon ortaklığı da dahil olmak üzere iktidarında bir ayda eski haine dönüşme tehlikesi taşımaktadır. On yıllık kazanımların bir ayda alt üst olması işten bile değildir. Kıldan tüyden meselelerle Ak Partiye küsenlere arz olunur.
Bu seçim eski günlere dönme ile aydınlık ufuklara yürümek arasında bir seçim.
Yaman bir seçim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












