- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Bu saatten sonra!.

A.Kadir TUNÇER / Yazar
2012 yılı zor ve hüzün kokan bir yıl olarak anılacak.. Aslında hangi bir yılımız kolay geçiyor ki.. Rahat bırakmak istemiyorlar.. Birileri aman vermiyor! “O birileri”nin hiç mi hiç işine gelmiyor bir türlü.. Çok badireler atlattı bu toplum.. Atlatmaya da devam ediyoruz..
İşte tam da burada, zorlu bir dönemecin eşiğine gelmiş bulunuyoruz. Bizi arkasına almış, beklentilerimizi sırtlamış bir iktidar ve muhalefet ile yürüyoruz. Oldukça meşakkatli bir yolculuk..
İçimize ve dışımıza döşenmeye çalışılan mayınlar, çevremizi kuşatan tuzaklar eşliğinde.. Muhalefet; kendi içinde yaşadığı değişime rağmen maalesef kendinden bekleneni vermekten uzak.. Muhalefeti dizayn etmeye çalışan siyaset mühendislerinin hesap hataları, toplumu iktidar partisine yönlendirmiş durumda! İktidar ise; muktedir olma sarhoşluğuna kapılmış havasında.. Bir zamanlar şikayet ettikleri realitelerden şikayet edilen bir değiş tokuş yaşanıyor gibi.. Çelişki kokan bir haklılık psikozu.. Elbette kusur ve yanlışlar olabilir.. Tolerans; hatalı da olsa, gayri ihtiyari ve öznesinde samimiyet olan eylem ve düşünceler için olmalıdır. Kasıtlı uygulamalar için asla.. Türkiye standartlarını zorlayan bir iktidar süresi ve adına “ustalık dönemi” denen bir Ak Parti Hükümeti sürecini yaşıyoruz.
Yönetim; eğer denge unsurları gözetilerek icra edilecekse, sadece bir taraftan değil, tüm zaviyeleri göz önünde bulundurarak, olası bütün ihtimalleri hesaplayarak, ayakları yere basan öngörülerle planlamalar yapmalıdır. Böyle yaptıklarını da iddia ediyorlar. Tam bir labirent ortamını andıran bunca yaşananların, kasıt kokan senaryoların, ne olursa olsun asla vazgeçilmeyen kaosun hüküm sürmesi, hedefin tam orta yerindeki Yeni Anayasa çalışmalarını baltalamak, komisyonları işlevsiz hale getirmek ve dikkatleri asıl verilmesi gereken yerden çok daha farklı noktalara çekmektir.
Çekilmek istenen fotoğrafın görünen kısmı; iktidarı itibarsızlaştırmak olarak görülebilir. Asıl önemli konu; Yeni Anayasa çalışmalarını sekteye uğratmak, içte ve dışta güç ve itibar kaybına maruz bırakılan bir ülke imajı oluşturmak, savunma harcamalarını olabildiğince katlayarak yapmak suretiyle, oluşacak bütçe açıkları ve sosyal içermeli projeksiyonların sınırlandırılmasıyla “olması gerekenin” olmamasını gerektirecek hale getirmektir.
Görülen o ki; Ak Parti’nin yapılacak kongresi, uluslararası güç odaklarının hummalı fikir savaşlarına sahne olacak.. Şimdiye kadar yaptıkları ve yapamadıkları, sevapları ve günahları, artıları ve eksileri başlı başına bir analiz konusu.. Bunu daha sonra ele alabiliriz. Benim kısaca vurgulamak istediğim şudur:
Şimdiki ve yakın gelecekteki en güçlü iktidar partisi konumundaki Ak Parti büyük bir sorumluluk altındadır. Kendisine oy versin ve/ya da vermesin bu ülke insanına huzurlu ve adaletli bir gelecek oluşturmak mecburiyetindedir. Adil olarak! Vaatler de bu minvalde zaten..
Muktedir olamayan iktidarları ve pozisyonu bahane edemez. Arkasına halk desteğini almadığını söyleyemez! Acemi, çaylak yeni yetmelik yok, kalfalık bitti, tam tersi kendileri söylüyor “Ustalık dönemi” diye.. Başta başörtüsü adaletsizliği dahil olmak üzere, söyledikleri ile çelişkiye düşmeden, kangren olmuş sıkıntıyı yasa ile, kökten çözmelidirler! Bu saatten sonraki her türlü erteleme ve öteleme, vebal katsayısını daha da arttırır!
Darbe sözcüğünü olumsuz tarif cinsinden hayatın sözlüğünden çıkaracak şekilde, anayasa, içtüzük ve askerin görev ve salahiyetleri kanunu, seçim kanunu, yök’ün yok edilmesi, 12 Eylül kalıntılarının temizlenmesini mümkün kılacak bütün yasal düzenlemelerin bir an önce hazırlanması, dahası bölgesel adaletsizliğe maruz kaldığına inandığım Adana’nın seçileceklerinin kayba mahal bırakmayacaklardan belirlenmesine fırsat verilmesi, Anayasa çalışmalarının hızlandırılması, yerel yönetimler açısından da kentimizin daha bir dikkat ve rikkat ile, tüm yönleriyle masaya yatırılarak gerekli olumlu müdahalelerin yapılması beklentimizdir.
Ustalık; Sorumluluğu daha çok arttırır ve güzelleştirir! Yeni dönem; Türkiye kadar, Adana’yı daha çok ilgilendiriyor! Kimse kusura bakmasın! Biz talep makamıyız, icra makamı değil!
Başta ülkemiz, kendimiz ve kentimiz için “iyilik ve güzelliklere” talibiz!
Bu da hakkımız olsa gerek!
Bu vesile ile kongre sürecinin ve sonucunun başta kentimiz olmak üzere, ülkemiz, coğrafyamız ve dünyamız için hayırlara vesile olmasını temenni ederim.
Sevgi ile kalın!
akt
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Tarihe düşen cemre!21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Acziyetimizin resmi!04 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Dispepsi!22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Halk artık “göbeğini kaşımıyor!”09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Sorular ve Cevaplar!19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
- İronilerimiz!02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Sayın Vali, Sosyal Hizmetler Vakfına neşter atmalı!13 Nisan 2016 Çarşamba 06:00
- Endişeliyim!01 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Türkiye çok olmaya başladı!17 Mart 2016 Perşembe 06:00
- Hâl-i pürmelâl!02 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Yazık değil mi?09 Şubat 2016 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












