- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Bunlar kamuoyuyla dalga geçiyorlar

Osman PALAMUT / YAZAR
Cumartesi günü Akdeniz televizyonunda gazete patronlarının da katıldığı bir program yapılmış ve dolayısıyla Fedai Bülbül isimli okurumuzda programa katılan gazete patronlarının yanında, programı yöneten Yüksel Evsen’le ilgili de eleştiri hakkını kullanarak, bir yorum yapmış.
Öncelikle bu programın yapılmasına bizim Ç. Merhaba Gazetesi’nin sahibi olan Zeki Kızılkaya’nın, gazete patronlarına ve televizyonların genel yayın yönetmenlerine çekmiş olduğu şu mesaj temel dayanak olmuştur.
Mesaj şu;
“İlanlar yaygın basına, haberler ise yerel gazetelere”
Zeki Kızılkaya’nın bu teşhisi doğru.
Yıllardır bunun mücadelesini veren arkadaşımız her zaman yalnız kaldı.
Öteden beri Adana’da ki güçlü şirketler ve il dışındaki şirketler, ilanları yaygın basına verirler, haberleri ise sanki yayınlama mecburiyeti varmış gibi yerel gazetelere gönderirler.
Bu her şeyden önce ahlaki de değil.
Haziran ayının 12’nde yapılacak genel seçimler öncesi, siyasi partiler ve o partilerin milletvekilleri adayları da aynı yolu izleyerek, haberleri hemen her gün yerel gazetelere gönderiyorlar, ilanları ise yaygın basına veriyorlar.
Peki bu doğrumu?
Külliyen yanlış.
Arkadaşlarımız haklı olarak doğru bir teşhiste bulunmuşlar.
Ancak, haklıyken haksız duruma düşmek diye bir tabir var ya, işte bizim gazeteci arkadaşlarımızda aynen bu duruma düşüyorlar.
Her şeyden önce bu gazeteler ve televizyon kanallarının sahibinin halk olduğu unutuluyor ve kendi şahsi mallarıymış gibi davranıyor bazı arkadaşlarımız.
Öyle olmasa programda gelen mesaja tepki duyulur mu?
Hani bu kuruluşların sahibi halk tı?
Fedai Bülbül isimli okurumun, o günkü programa yönelik eleştirisinden bir örnek vermek istiyorum.
Programa mesaj göndererek katkı yapmak isteyen bir vatandaşın mesajının okutulmaması istenmiş.
Neden beğenilmemiş.
Siz ister beğenin, ister beğenmeyin, gelen o mesajı hem de saygı duyarak okumak zorundasınız.
Aksi takdirde siz her gün patlıcan oturtma ve kuru fasulye tarifi verirsiniz, ondan sonra da havanızı alarak yolunuza devam edersiniz, ama sonrada bir bakarsınız arkanızda tek bir kişi yok.
Peki, Basın yayın kuruluşlarının bu duruma düşmesinin sebebi nedir?
Gelin öncelikle bunu masaya yatırın ve Adana’da ilkeli olan çıkış yolunu bulun.
İsim önemli değil, bir gazeteci diğer gazeteci arkadaşına iftira ederek, yalanla dolanla bu işi yapmaya çalışıyorsa, bu mesleğin elbette itibarı olmaz.
Bu gün bu anlamsız ve sığ olan çekişmelere sık sık şahit oluyoruz.
Oysa gazeteci her zaman söylediğim gibi;
İlkelidir,
Dürüsttür,
Seviyelidir,
Özü sözü bir olandır,
Ama her şeyden önce evrensel kurallara saygı gösterendir.
Kusura bakmayın, hiç kimse, durup dururken ilan vermez.
Nice bürokratlara, nice okul müdürlerine, nice başhekimlere şantaj yapan seviyesizleri gördük yıllar içerisinde ve utandık.
Doğru, bu iş çığırından çıkmak üzere, ama çığırından çıkmaması için yapılacak öncelikli iş, gazeteciler cemiyeti çatısı altında samimi ve dürüst gazete ve TV sahiplerinin bir araya gelerek, ortak bir yol bulmalarıyla olur diyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












