• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Büyük vurgunlar mı var?

14.02.2012 09:24
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

İnsan sağlıkta ki giderleri düşündüğü zaman, tek kelimeyle dehşete düşüyor.

İhlas Haber Ajansı gazetelere sağlık giderleriyle ilgili dün şok bir haber geçti.

Özel Sağlık kuruluşları güney illeri derneği yönetim kurulu başkanı Halit Atik’in yaptığı açıklamaya göre;

2002 Yılında ülke genelindeki sağlık harcamaları 10 Milyar TL iken,

2012 Yılında bu rakamın 45 Milyar TL’ye ulaşacağının altını kalın harflerle çiziyor.

Özel Sağlık kuruluşlarına 2011 yılında ödenen para ise 6,4 Milyar TL.

Diğer bir ifadeyle, 2002 yılında ülke genelinde yapılan sağlık harcamalarına yakın bir para, 2012 yılında yalnız özel sağlık kuruluşlarına verilmiş.

Çarpıcı ve düşündürücü bir noktaya daha dikkat çeken Halit Atik,devlet hastanelerinde 20 TL olan muayene ücretlerinin, üniversite ve özel hastanelerde ise bunun 2-3 katı olduğunu söylüyor.

Bu ayrıca irdelenmesi gereken bir konu, ancak 2002 yılından sonra ki süreçte hızla yükselen sağlık giderleri, akıllarda ister istemez soru işaretleri oluşturmaktadır.

Zaman zaman özel hastanelerin arşivlerinde, durup dururken yangınların çıkması, veya sağlık kuruluşlarında yapılan ihalelerde akıl almaz bir şekilde 100 TL olan bir kalemin yüzde 1000 daha fazlasına fatura edilmesiyle ilgili yer alan haberler, elbette sağlık sektöründe inanılmaz giderlerin oluşmasına neden olacaktır.

2002 Yılından bu yana ne oldu?
Sayın Halit Atik’in de söylediği gibi, Türk insanı daha mı çok hastalanır oldu?

Veya sağlık teşkilatlarında milletin cebinden haksız bir şekilde paraların çıkmasına neden olan eylemler mi oluyor?

Geçtiğimiz yıl hızla yükseliş gösteren Cari açıklar için hatırlanacağı üzere Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bir açıklama yaparak;

“Cari açıkta ki en büyük kalemi sağlık giderleri oluşturmaktadır” demişti.

Hükümetin en yetkili makamının yaptığı bu açıklamadan sonra, sağlıkta hızla yükselen bu giderler karşısında, giderlerin normal seyrinde gittiğini herhalde düşünemeyiz.

Türkiye’de ki nüfus artışı dahi göz önünde bulundurulduğunda, bu rakamların özellikle özel sağlık kuruluşlarında ki giderler için sanırım hiçbir Allah’ın kulu iyimser düşünemez.

Adana’da sağlıkta meydana gelen süreçleri kamu oyu çok iyi biliyor.

İşte bu nedenledir ki, cari açığın en büyük tetikçisi konumunda olan sağlık teşkilatı çok, ama çok iyi teftiş edilmelidir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
akpli
16 Şubat 2012 Perşembe 13:06
ne var bunda
yümtürkiyedeki sağlık işlerialımlar satımlar işler tek bir merkezden idare ediliyor.yürekli bir el gerek.bu sağlık tam 2.ergenekon olayı ama çözecek kimse yok .bakalım bekleyelim
Veysel Tepeli
16 Şubat 2012 Perşembe 11:29
Harcamaya dikkat
Osman bey, sağlık içinde olan biri olarak iddia ediyorum ki devletten sağlık için tahsil edilen para için ortaya konan tedavi ve ilaç hizmetinin en az %50'si hayalidir. Hasta olmadığı halde yazılan reçeteler, yapılmayan tetkikleri yapılmış gibi göstermeler vs. Bunu sadece özeller yapmıyor. Devlet hastanelerinde bile döner sermayeden daha fazla para almak için şişirilen faturalar, gereksiz ameliyatlar, gereğinden fazla hastane yatışları vs.
Sağlık harcamalarını yapan SGK bu sahtekarlıkları tespit etmek yerine vatandaşın ilaca ulaşmasını engelleyerek, muayene olmasını zorlaştırarak, doktorun ilaç yazmasını zorlaştırarak bütçeyi denkleştirmeye çalışıyor....
Osman PALAMUT
15 Şubat 2012 Çarşamba 15:16
VATANDAŞA CEVAP
Vatandaş rumuzuyla yazan arkadaş,
Sürücü kurslarıyla ilgili görüşlerine aynen katılıyorum.
ve bu konuyla ilgili haberi Cuma günü yayınlanacak olan Kent Gazetesi'nde okuyabilirsiniz
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim