Cam adamın çelik yürekli annesi…

Aslında bu röportaj biraz gecikmeli oldu.3 Aralık dünya engelliler gününe denk getirmeyi çok istemiştik ama Didem Sürenler o kadar aktif, çalışkan ve yoğun ki ancak görüşebildik. Çok pozitif çok neşeli ve çok umutlu…Neredeyse tüm Türkiye’nin tanıdığı cam adam Zeki’nin çelik yürekli annesi o…Yaşadığı zorlu süreci, mücadelesini, umutlarını ve nasıl oluyor da bu kadar neşeli olabildiğini sorduk .O da bize tüm içtenliği ile anlattı…Bence siz de okuyun..
1-Engelli bir çocuğa sahip olmak bir annenin kabullenebileceği en zor şeydir. Eğer sizin için çok özel değilse o süreci anlatır mısınız? Zekeriya doğduğunda neler hissettiniz, neler yaşadınız, "neden başkalarının değil de benim başıma geldi" dediğiniz oldu mu?
Gerçekçi olmalıyız, hiçbir kadın, hiçbir aile “Oh ne iyi oldu, çocuğum engelli doğdu, diğer çocuklardan farklı” demez, diyemez çünkü...
Evlat canınızdan bir parça, içinizde büyüttüğünüz bir cevher, yaşama sebebiniz, gücünüz, beyniniz ve kalbiniz…Sağlıklı ve mutlu olmasından başka bir arzunuz yok.
Ancak bir anda dünyanız değişiyor ve diğer bebeklerden farklı acıları ve olumsuz gelişmeleri olan bebeğinizle tek başınıza kalıveriyorsunuz. Atlanmaması gereken en önemli nokta ise hızınız ; yani ne kadar çabuk toparlanır ve ayağa kalkarsanız o kadar çok yol alacaksınız, gelişmeleri kaçırmayacaksınız
işte bu süreçte yakınmaya ,ağlamaya ve içlenmeye vakit yok, koşma zamanı çünkü
”Neden Ben?” demek son derece insanca bir şey ancak size sadece karamsarlık ,hüzün ve başarısızlık getirecek, Bunu hiç unutmamalı ve hep ileri bakmalısınız
Her zaman söylemişimdir” Bir uzun yol koşusu bizim hayatımız; maraton koşmak gibi,Mola yok, durmak yok, canınızı, sağlığınızı, zamanınızı ve paranızı hep düzenli harcayacaksınız...Çünkü siz hep koşacaksınız, durursanız yarıştan koparsınız
2-Bu süreçte yanınızda kimler destek verdi size. Zekeriya'nın bugünlere gelmesinde ve şu anda gayet sağlıklı bir şekilde hayatını sürdürmesinde ne tür zorluklarla karşılaştınız?
Zekeriya doğduğunda 22 yaşında bir anneydim.Genç,tecrübesüz,zaman zaman hüzünlü ama hep umutlu...Bu umuttu beni de yaşatan. Ancak ilerleyen zaman öylesine büyük sorunları beraberinde getiriyor ki yalnız başa çıkmanız mümkün değil. Öncelikle siz bir ailesiniz, Çekirdek aile, anne-babasınız ve birbirinize ihtiyacınız var. Anneyseniz yanı başınızda sağlam duran güçlü bir babaya ;babaysanız da yanı başınızda sevecen ve savaşçı bir anneye ihtiyacınız var.Ben bu konuda çok şanslı değildim ,çünkü aile birliği içinde yalnızdım,Ve tabir yerindeyse anne gibi çabalamaya ,emek vermeye ama baba gibi sorumlulukları alarak dimdik durmaya mecbur kaldım.Şimdi düşünüyorum da en isteneni değil ama en elverişlisini yaşamışım.Belki hem anne hem baba oldum , ama hayatımın her aşamasında özellikle Zekeriya’yı büyütürken annem ve babam hep yanımda yer aldılar.
3-Engellilerle ilgili dernek ya da STK'larda genelde engelli çocuğu olan kadınlar yer alıyor? Herkesin potansiyel bir engelli olduğunu düşünürsek, çocukları engelli olmayan ailelerin bu tür derneklerde çok yer almamasını neye bağlıyorsunuz?
Aslına bakacak olursanız ülkemizde engelli çocuğu olan anne-babaların veya yakınları engelli olan kişilerin STKlarda yer alması en çok rastlanan durum değil, genelde engelli kişi direk kendi bir STK içinde yer alıyor .Bana göre bunun artıları var ,ama eksileri de var.Sosyal ve psikolojik olarak engelli olarak yaşayabilme olgusuyla barışmış, şeffaf bir pencereden tüm dünyayı sevgi ve sağduyu ile kucaklayabiliyorsanız; sorun yok zaten...
Engelli çocuğu olan kişilerin, özellikle annelerin STKlarda yer almasını ,hatta gruplarda liderliğe soyunmalarını fevkalade önemsiyorum,tüm çalışmalarımızda bunun doğruluğunu bir kez daha farkettik. Çünkü bizim hayatımız okullarda öğretilmiyor, kitaplarda okunmuyor,birebir yaşanıyorJ..Bu kazanım tek taraflı değil aslında,bu bize de çok iyi geliyor,gelişiyoruz,büyüyoruz
4-Dernek olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz, yerel yönetimler ve kent dinamikleri bu konuda size ne derece yardımcı oluyorlar?
Kuruluş amacımızda net olarak belirttiğimiz gibi ,bizim en büyük çalışma alanımız “engelli bireye sahip ailenin eğitimi”.Bu alanda genetik tarama ve tanılamadan başlayarakyelpazenin istihdama kadar yönelen “engelli bireyle yaşamak” konulu çalışmalar yapıyoruz.
-engelli doğumun önlenmesi
-doğumdan hemen sonra gelişen travmayla başa çıkmanın yolları
-özel eğitim ve önemi
-okuma-yazma çalışmaları
-mesleki özel eğitim
-engellinin cinsellik eğitimi
-engellinin istihdamı
başlıklı “ENGELSİZ YAŞAM ALFABESİ” projesini yürütüyoruz.Bu konuda Adana Büyükşehir ve Yüreğir Belediyelerinden ciddi destekler alıyoruz.Bizlerle çalışmaktan mutlular.
Yakın tarihte hayata geçecek Adana Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa “AİLE DANIŞMA EVİ” projesiyle de engelli bireye sahip ailelerin yol haritalarını belirlemede onlara destek verecek yalnızlıklarını öteleyecek bir merkeze kavuşacağız.
5-Yakın zamanda yurtdışına davet edildiniz. Neydi bu davetin sebebi?
Artı Özel Eğitim Gönüllüleri Derneği olarak kurulduğumuz günden bugüne toplumda doğru farkındalık düzeyini artırma,engelli vatandaşların toplum içinde özgürce dolaşmaları için dikkat çekeceğine inandığımız projeler üretme ,engelli bireye sahip ailelerin gelişim seviyelerini yükseltme çalışmaları yaparız. Amaçlarımız arasında toplumun her kesimini projelere dahil ederek sinerji yaratmak da vardır. ABD Adana Konsolosluğu ile çalışmalarımıza hep önem verdik,Zira ABD engellilik alanında dünyaya liderlik yapabilecek durumdadır.2014 yılı Temmuz ayında bir ay süreyle “Adressing Disability Issues” temalı (IVLP) Uluslararsı Liderler Değişim Programı’na katıldım.8 eyalette sayısız kurum ve kuruluşlarla yapılan engelli hakları çalışmaları ufkumuz açtı, Hayallerimize ulaşmak için güç ve ipucu verdi ve en önemlisi kendimize güvenimizi artırdı..Yılda Tüm Türkiye’den sadece 20 kişinin davet edildiği bu liderler programı için Adana’dan davet edilen ilk ve tek STK lideri olmak şahsım, kentim, ülkem ve haklı savaşım adına bana yeni bir vizyon kazandırdı.
6-Engelli bir çocuğa sahip olmak sosyal hayatınızda kısıtlamalar getiriyor mu ya da siz bu kısıtlamaları nasıl aşıyorsunuz?
Aslına bakacak olursanız Zekeriya hayatıma sadece hareket ve enerji katıyor. Eğer Zekeriya doğmasaydı tahsilimi tamamlasaydım şu anda emekli bir banka müdiresi idim. Ama bir baksanıza şu anda neredeyim?
Sosyal çevrem kısıtlandı diyemem aksine kat kat arttı, Zekeriya’nın annesi olarak bana duyulan saygı ve bilgi ve gözlemlerime duyulan ihtiyaç ;eğer var ise; her türlü kısıtlamaya değer bence..:)
7-Engelli çocukları olan ailelere neler önerirsiniz?
En önemli eksiğimiz EĞİTİM
-konumuza hakimsek önemseniriz
-işbirliği kanallarını gözden kaçırmazsak sosyalleşiriz
-eğitim desteği almayı reddetmezsek gelişiriz
-yaptırımları bilmez ve doru kullanmazsak öteleniriz
-savunuculuk yapmazsak unutuluruz
-teşvik edebilirsek çoğalırız
Bunlar benim MOTTO’m
8-Toplum olarak hala engelli bireylere karşı biraz farklı yaklaşıyoruz. Bu nedenle birçok aile engelli çocuklarını toplumdan soyutlamakta ve kabuğuna çekilmekte. Bu durumu nasıl aşabilirler?
Yukarıda bahsettiğim maddeler inanın Türkiye’de ve dünyada engellilikle yaşamak ve yaşatmak alanında ortak uygulanıyor. Aklın yolu bir anlayacağınız
9- Bu kadar pozitif enerjik ve neşeli olmayı nasıl başarıyorsunuz?
Teşekkür ederim öncelikleJ Bu sanırım Allah vergisiJ Okul yıllarımda da çok fazla güldüğüm için ceza almışlığım vardır.Şakası bir tarafa ben kendimi nasıl görmek istiyorsam, nerede görmek istiyorsam o şekilde davranıyorum.
Zekeriya’nın doğumundan sonra bir tercih yapmam lazımdı. Ya alışılmış engelli çocuk anneleri gibi mutsuz, umutsuz, kırgın ve kızgın olacaktım; ki asla karakterime uygun değildir ; ya da savaşmayı, zafere doğru koşmayı ve gelişmeyi seçecektim. Ben aslında zor olan ikinciyi seçtim ve şükür ki sonuç ortada. İşte enerjimi zoru başarmadan, zafere doğru koşmanın verdiği hazdan ve geleceğe umuttan alıyorum .Galiba bu da beni neşeli yapıyor:J
En sevdiğiniz renk:SİYAH
En son okuduğunuz kitap:NAZIM HİKMET’İN SON YILLARI-Zekeriya Sertel’in kaleminden
En sevdiğiniz yemek:HÜNKAR BEĞENDİ
En son katıldığınız etkinlik:3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ OKUNMASI-RİVA OTEL
Evinize en son aldığınız şey:ODA KOKUSU
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












