Cama Hayat Veren Kadın...

Camın bu halini eminim birçoğunuz görmemişsinizdir. Ben atölyeye girince adeta büyülendim. Duvarda, masada, sehpada her yerde cam vardı. Rengarenk irili ufaklı birbirinden güzel orijinal ve şık tasarımlar… Peki kim bütün bu güzelliklerin mimarı… Tabi ki Nesrin Koç. İkinci evim dediği atölyesinde sabahlara kadar çalıştığı günlerde olmuş evini atölyeye taşıdığı zamanlarda… Tam on bin çocuğa eğitim vermiş. Vermeye de devam ediyor.
Nesrin koç kimdir?
1965 doğumluyum. Liseyi İstanbul Beşiktaş kız lisesinde okudum. İzmir Buca Eğitim Fakültesi Resim bölümünde okurken bankada işe başladığım için okuluma ara verdim. Bankadaki görevimden ayrılınca 1993 yılında Adana Sabancı Kültür Sitesinde sevgili Hocam Mustafa Dulda’dan 4 yıl boyunca resim eğitimi aldım. Kültür Bakanlığı plastik sanatlar sanatçısıyım. Yurt içinde birçok karma sergiye katıldım. İlk kişisel sergimi 2004 yılında Trabzon Müzesi’nde açtım. 4 yıldır profesyonel olarak cam füzyon üzerine çalışmalar yapıyorum.
Cam füzyon çalışması nedir? Nasıl yapılır?
Cam füzyon iki camın birbiriyle kaynaşması demektir. Cam füzyon çalışması özel fırında 840-900 dereceye ulaşarak yaklaşık 13 saat boyunca camın şekil alması ile oluşur. bazen kalıp yardımıyla veya atık malzemeler (cam şişe gibi) kullanarak camlara desen veririz. renkli camlar ve ya cam füzyon boyası ile boyanmış şekillenmiş camlar fırında boyut kazanır. Cam elmas dediğimiz kesiciyle kesilip şekillendirilir.
Zor bir iş midir? Herkes yapabilir mi?
Her iş gibi öğrenene kadar zor. Ama herkes yapabilir. Çok sabır gerekiyor. Eller kesilebilir. Boyama sırasında tinerle çalışıldığı için bu kokuya alışık olmak gerekir. Dikkat ve özen gerekir. Sonuçta eli bu işlere yatkın olan için kolay öğrenilecek bir iş.
Biraz aşamalarından bahseder misiniz?
Desen tasarlayıp cama transfer ettikten sonra elmas ile kesiyorum. Cam genelde kendi yolunu bulup kırılan bir malzeme olduğundan onu şekillendirmek biraz zahmetli oluyor. Sabır ve takiple şekillendirme bitince cam temizleniyor. Hazırladığım renkli boyalarla boyayıp bir gün sonra kuruduktan sonra dizayn yapıp fırına yerleştiriyorum. 13 saat boyunca programladığım fırında sonucu bekliyorum. Fırın sürprizlerle dolu. Bazen bütün emeğin boşa çıkabildiği gibi, genellikle insanı çok mutlu eden güzellikler çıkıyor finalde.
Bugüne kadar yedi binin üstünde çocuğa bunun eğitimini verdiniz. O zaman çocukların bu işi sevdiğini söyleyebilir miyiz?
Yakında on bin çocuk diyeceğim. Çünkü bir gelen çocuk bir daha bir daha istiyor. 35-40 dakikalık workshop çalışmaları bunlar. Cam genelde korkulan bir malzeme. Elin kesilir gibi sözlerle çocuklar hep korkutulur. Burada çocuklar özgürce kesik camlarla çalışıp şekiller çıkarıyorlar. Ve en güzeli okul dışında bir atölyede yapıla etkinlik daha heyecan verici. Hangimiz çocukken yapılan sıra dışı bir faaliyeti unutur. Ve çalışma sonrası bu çalışmalar çocuğun adı, okulu, tarihi yazılı BUNU BEN YAPTIM sertifikasıyla çocuğa teslim ediliyor. Yani elinde somut bir çalışma hatırası oluyor. Aileler ise çocuğunun bunu yaptığına inanamıyor ..En sevilen kısmı da bu olsa gerek.
Resim yapmak,cam füzyon yada herhangi bir el sanatı işi ile uğraşmak hanımlar için adeta terapi gibi diyebilir miyiz?
Sadece hanımlar değil, herkes sanatın bir dalı ile uğraşmalı. Dokunmalı ,denemeli. Yetenek tabi ki lazım ama boşverin yeteneği. Herkes bir şeyler üretebilir isterse. Ve bu hayattaki en güzel terapi. Her meslekten insan evinin bir köşesinde kendi ürettiği bir eseri anlatırken ve ya izlerken bunu ben yaptım diyebilmeli. Parayla bile satın alınamayacak çok güzel bir duygu bu.
Siz aslında ressamsınız. Peki resme ilgi duymak bu işi yapmak için yeterli mi ? Yoksa özel bir yetenek de gereklimi?
Evet resim yapmak benim en büyük aşkım. Bu doğuştan bir yetenek. El sanatı ortaya çıkarken bu yetenek çok işe yarıyor. Ressamlar farklı her şeye bakarlar çünkü. Yaptığım bu iş bir kompozisyon gerektiriyor. Resim bilgisi ve yeteneği olunca ortaya daha güzel işler çıkıyor dolasıyla. Yani çok katkısı oluyor.
Anladığım kadarıyla zamanınızın büyük kısmı sanki bu atölyede geçiyor.Evde isyan bayrakları çekilmiyor mu?
Atölyem ikinci evim gibi. Yoğun sergi dönemleri orada uyuduğum bile oluyor. Çocuklar büyüdü. Ve hep beni bu işlerle uğraşan bir anne olarak tanıdılar. Eşim ise en büyük destekçim. Yaptığım her şeye hayran. Çok ama çok yardımcı. Arkamda gölge gibi her şeyime koşturuyor. Bazı çok yoğun dönemler evet evi ihmal ediyorum ama diğer zamanlar telafi ediyorum. Evimi ve ev hayatını da çok seviyorum. Ama işim hep ön planda. O dengeyi kurmak hepimize ayrı ayrı sorumluluklar veriyor. Mesai saatim yok. Her şey bana bağlı. Bu da işimi kolaylaştırıyor aslında.
Yaptığınız çalışmaları nerede sergiliyorsunuz. Satışını yapıyor musunuz?
Şu ana dek 3 kişisel sergim ve sayısını hatırlayamadığım kadar karma sergiye katıldım. Orada satışlarım oldu. Siparişle de çalışıyorum. Atölyeme ilgi çok. Kış dönemi eğitim ağırlıklı çalışıyorum. . Ama asıl satış yaptığım dönem yaz ayları. Yazın 3 ay Marmaris-Datça-Palamutbükü köyünde yaşıyorum. Orada yaşayan sanatçılarla birlikte satış standım var. Gündüz tatil yapıyorum akşamları satış. Daha önce hazırladığım çalışmalarımı ve sahilde yaptığım suluboya çalışmalarımı, cam kolyeleri orada satıyorum. Bu sene oraya götüreceğim küçük bir fırınla tatile gelen çocuklara da cam dersleri vermeyi planlıyorum. Ayrıca dünyadaki en iyi 100 sahil içinde yer alan mavi bayraklı sahile sahip Palamutbükü nü herkesin tanımasını ziyaret etmesini tavsiye ediyorum.
En sevdiği renk: En sevdiğim renk yok ben bütün renklere aşığım.
En son okuduğu kitap: En son uzun zaman sonra tekrar okuduğum Amin Maalouf un Semerkant ı.
En sevdiği yemek: Zeytinyağlı tüm yemekleri severim.
En son katıldığı etkinlik: En son 5 Ocak etkinliği dolayısıyla Adana Sanat Konseyinin düzenlediği Büyükşehir Belediyesi Fuaye Salonunda ki karma resim sergisinde yer aldım. Ayrıca 8 Ocak 2015 te arkadaşlarımın çalışmaları ile katıldığı Çukurova Belediyesi Kültür Merkezi açılışında bulundum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












