- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Çanakkale bir kurtuluş reçetesidir

Orhan Göktaş / Yazar
Birinci dünya savaşının bir cephesidir Çanakkale.
O savaşta Osmanlı Devletinin durduğu yer, yaptığı ittifaklar, savaşa giriş şekli v.s tartışılıp durur yüz yıldır.
Ancak tartışılmayan bir gerçek var ki o şimdi Müslüman aleminin içine düştüğü zilletten kurtuluş reçetesidir bence.
Birinci dünya savaşı İngilizlerin öncülük ettiği emperyalist sömürgecilerin Müslüman Osmanlıyı yıkıp, topraklarının paylaştırılması savaşıdır.
Çanakkale cephesi İngilizlerin başını çektiği dünyanın en güçlü ordularının hep birlikte bizim birliğimizin önünde diz çökertildiği bir savaştır.
Müslümanlar birlik içinde olursa onların karşısında tüm süper güçlerin aciz kalacağının görüldüğü bir savaştır Çanakkale.
Müslümanlar Çanakkale’de ortaya koydukları her şeye rağmen birlikte direniş iradesini bıraktıkları zaman mağlup oldular, halen bu mağlubiyet silsilesi devam ediyor. İçinde bulunduğumuz zillet hali bunun en bariz göstergesidir.
İngilizlerin yönlendirmesi ve teşvikiyle Türkler, Araplar ve diğer Müslüman milletler Ümmet olma, birlikte yaşama bilincini bırakıp, ulus olma derdine düştük.
Ayrı ayrı devletlere bölünüp, bir birbirimize rakip olduk.
Hak, adalet, özgürlük, İslam gibi yüce değerleri öncelemeyip, ulusal değerleri öncelemeye başladık.
Müslüman ve tarih boyu birlikte yaşadığımız diğer dostlarımızla düşman, bizi yok etmek isteyen İngiliz ve işbirlikçilerle dost olduk.
Onlar güç birlikleri yaptılar biz onlara yamanıp, kendi kardeşlerimize sırt çevirdik.
Şimdi İngilizlerin yarım bıraktığı işi ABD tamamlamak istiyor, biz bu kez ABD’nin yanındayız.
ABD kardeşlerimizin yani bizim topraklarımızda katliamlar yapıyor, biz “maslahatımız”(!) gereği yapılanlara sessiz kalıyor hatta destek veriyoruz.
ABD’nin de amacı tıpkı atası İngilizler gibi bölgeyi bölüp, birbirine düşman edip, yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek değimlidir?
Geçmişte İngilizle iş birliği yaparak kendi kardeşlerini arkadan vuran ve İngilizlerden ödül olarak aldıkları ülkelerde saltanat süren hain Arap kralları ile müttefik olmak hainlik değimlidir?
İngilizlerin bir hançer gibi göğsümüze sapladığı Siyonist İşgalci İsraille dost olmak ihanet değimlidir?
Düşmanımız apaçık ortadayken, maslahat, reel politik, ekonomi yok bilmem ne gibi bahanelerle bu düşmanla kol kola, omuz omuza olmak; Allah’a, İslama, Müslümana, Tarihe, bölgenin kadim halklarına ihanet değimlidir?
Bunun sonu zillet içinde yaşamak, bir birinin kanına girmek, zenginliğimizi emperyalistlere peşkeş çekmek değimlidir?
Kendimize gelme vakti gelmedi mi?
Biz hep birlikte ABD ile tıpkı Çanakkale’de İngilizlere karşı verdiğimiz mücadeleyi veremezsek yine kazanan onlar olacak.
Görünen köye kılavuz gerekir mi?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- PKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Ahlak ile edep arasındaki fark09 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Eğitimdeki yozlaşmaya karşı ahlak eğitimi25 Nisan 2016 Pazartesi 06:00
- Göç olgusu15 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir28 Mart 2016 Pazartesi 09:59
- Fikir beyan etmekten korkar olduk!14 Mart 2016 Pazartesi 06:00
- Kadın yerini bilecek!09 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü?29 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Suriye eski hal muhal; ya yeni hal ya izmihlal22 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Hayata bakış ya da yaşam felsefemiz15 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












