• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

“Casus Belli!”

20.02.2013 09:57
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Yine gündemin amansız girdabında boğuşurken, gazetelerin, medyanın ve aydınlarımızın ancak arka bahçelerinde çok az yer bulan, bizce önemli ve ihmal gören bir konuyu paylaşmak istiyorum. 

Üstelik önemli bir sürecin dönemeçlerinden sayılan 21 Şubat günü işin içinde..

Yazının içeriğine daldıktan sonra başlığın nedenini daha iyi anlayacağınızı umuyorum.

Dilerseniz bazı okuyucularımız açısından başlığın kısa bir açılımını yapalım. Zira sadece başlık okunduğu gibi anlamlandırılmaya çalışılırsa, iş çığırından çıkar. Konu farklı mecralara çekilir. Bizim derdimizin yoğunluğu belli olduğu gibi, aslında “Casus” da “Belli”.. 

Latince bir ifadedir. Kısaca “savaş sebebi” ve “savaş açılmasına sebep olan şey, gerekçe” anlamlarına gelir. Bir ülkenin savaşa girme nedenini belirtmek için kullanılır. 

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun veliaht prensi Franz Ferdinand’ın bir Sırp öğrenci tarafından öldürülmesi, 1. Dünya Savaşının çıkmasına neden olan ilk “Casus Belli”sidir. 

Türkiye, 8 Haziran 1995 yılında aldığı bir kararla; 31 Mayıs 1995’de Yunanistan’ın karasularını 6 milden 12 mile çıkarma kararının uygulanması durumunu “Casus Belli” olarak sayacağını ilan etmiştir. 

ABD’nin Irak’a saldırmasının “casus belli”si, varsayılan nükleer silahlar düzmecesiydi. 

Şimdi gelelim bizim “casus belli”mize.. 

6 Kasım 2012 tarihinde, Mavi Marmara Hukuk süreci ilk duruşmasıyla başladı. Bir dizi dinlemeden sonra 2.Duruşma 21 Şubat günü gerçekleşiyor. İsrail ordusunun üst düzey komutanları, TCK Md.8 gereği Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Şayet suç açık denizde ve bunun üzerindeki hava araçlarında işlenirse, suç Türkiye’de işlenmiş sayılır. Vicdan ve insanlık adına mahkûmlukları tescilli olanlar, İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/264 E. Sayılı dosyasında, saldırı emrini vererek bu suçları ve katliama azmettirdikleri gerekçesiyle yargılanıyorlar. 

Türkiye’de başlatılan bu hukuki süreci şehid aileleri, gemi katılımcıları, sivil toplum kuruluşlarının yanında, Güney Afrika, İspanya, Belçika, Kuveyt gibi ülkeler de, kendi vatandaşlarından katılımcıların açtıkları suç duyuruları davalarına ilişkin olarak, bu ülke savcılıkları da, duruşmalara kendi gözlemcilerini gönderdikleri gibi, bu davadan çıkacak sonucu beklemektedirler. Bu nedenle süreç önemli. 

Bütün dünyayı ve ülkemizi ilgilendirdiği gibi, kentimizi de yakından ilgilendiren bir süreç. Yükü iyilik olan bir Şehidimiz var Mavi Marmara’dan kalan.. Şehidimiz Çetin TOPÇUOĞLU.. Ruhları şâd olsun!                                                                                          

21 Şubat günü gerçekleşecek duruşmaya kentimizden de şehit ailesi adına aynı zamanda mağdur ve aktivist olan Çiğdem TOPÇUOĞLU katılıyor. Süreci yakından bizler de izliyoruz. Aslında konu başlı başına detaylar barındırıyor. Geçen onca zaman, yeri geldiğinde ağırdan alma durumları, hatta ilgili STK’ların bile bir ileri iki geri gibi sayılabilecek manevralar sergilemeleri, iç dünyamızı derinden incitse de, sessiz bir çığlığa dönüşen sabır temennilerimiz can simidi oldu. Umarız süreç ciddiyetle ve hiçbir endişeye mahal bırakmayacak şekilde hızlıca işler ve hak yerini bulur. 

Filoda katılımcısı olan her kentin, her katılımcının ve hepimizin, her platformda, İsrail Hükümetlerinin zalimliğini tescilleyecek duruş ve kararlılığı göstermesi gerekir.

BM Gazze Meselesi Vaka İnceleme Heyeti tarafından hazırlanmış olan Gazze Raporu’nda: 

(A/HRC/12/48, paragraf 1818); “İsrail’in ablukayla Gazze halkını kasten toplu cezalandırmaya tabi tuttuğu ve uluslar arası insancıl hukukun gereği olan yükümlülüklerini ihlal ettiği” tespitiyle, yapılanlar hukuksuz ve insanlık dışı olarak kabul edilmiştir. 

Şimdi bu insanlık korsanlarının tam da bu tür olaylar gündeme gelirken yaptıkları değişmiyor. Sanki misilleme yaparcasına, Kudüs ve çevresinde, her geçen gün gizlice yapılırken, böylesi ilgili günlerde, yıkım ve zulüm işleri, genişleme/işgal çalışmaları, bütün dünyanın gözlerinin içine baka baka yapılmaktadır.

Aslında vicdanlarımız açısından “Casus Belli”dir!

Sevgi ile Kalın

akt

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
nazim akça
23 Şubat 2013 Cumartesi 22:26
nerye bakıyoruz
Yazarın anlattıgıyla tartışılan konular birbirinden pek bagdaşmıyor.Sanki yazarın sahasını farklı duşuncelerin tartışma alanına çevirmiş arkadaşlar
mühım olan yazarın Filoda katılımcısı olan her kentin, her katılımcının ve hepimizin, her platformda, İsrail Hükümetlerinin zalimliğini tescilleyecek duruş ve kararlılığı göstermesi gerekir. sozunu dikkata almaktır.
BY POLEMİK
22 Şubat 2013 Cuma 17:02
...
as platformdan birşeyler bekleyenler noter veya avukatlık bürosu olmadıgın bilmeleri lazım yapılacakları yani eksik kalanları buyursun eleştiri yapanlar tamamlasın ne yapılacaksa buyrun efendiler
Dernek çi
21 Şubat 2013 Perşembe 16:13
siz ne yapıyorsunuz
sayın yazar ve bünyamin beyde işi getirmiş STK lara bağlamış. STK ların içinde olmayın ama işiniz düştümü STK lar deyin ayıptır yapmayın beyler hekes işine baksın ve kimse kimseye şirin gözükmeye halk kahramanı olmaya çalışmasın.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim