- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Çevik Bir suçladı Mahkeme bıraktı

Osman PALAMUT / YAZAR
Elbette mahkemenin verdiği karara saygı duymak zorundayız.
Ancak Çevik Bir’in İsmail Hakkı Karadayı ile ilgili verdiği 11 sayfalık şikayet dilekçesiyle de gün yüzüne çıkan batı çalışma gurubu ilişkileri karşısında, Rahmetli Necmettin Erbakan’ı Başbakanlık koltuğundan ederek istifa ettiren 28 Şubat’ın baş aktörlerinden Karadayı’nın serbest bırakılmasını da içime sindiremiyorum.
Karadayı vermiş olduğu ifade de, “Batı Çalışma Gurubu’ndan haberim yok” diyor,
Çevik Bir ise bakın ne söylüyor;
“4 Nisan 1997 tarihinde Karadayı tarafından verilen emir çerçevesinde BÇG’nin kurulması, gruba kuvvet komutanlıklarından da personel alınmasına başlanmıştır. Aynı gün Genelkurmay Genel Sekreterliğince BÇG’nin kurulmasına ilişkin emir hazırlanmış ve Genelkurmay Başkanına sunulmuştur. 10 Nisan 1997’de BÇG’nin kurulması, 2 Başkan, Harekat Başkanı, İç Güvenlik Hareket Daire Başkanı, ilgili şube müdürü ve proje subaylarından oluşan heyet tarafından Genelkurmay Başkanı Karadayı’ya arz edilmiş, onayı alınmış ve bu emir tüm emirlerde olduğu gibi bilgi için MGK Genel Sekreterliğine gönderildi”
Peki Sayın Karadayı’nın nasıl haberi yok?
Ya şakşakçılara ne dersiniz?
Darbe yanlıları İsmail Hakkı Karadayı'ya destek vermek için;
"Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" şeklinde slogan attılar.
Tam bir Atatürk istismarcılığı.
28 Şubatın ardından tam 15 yıl geçti,
Kolay unutan bir milletiz ama toplumsal hafızamızı şöyle bir tazeleyerek hatırlama durumundayız.
28 Şubat aslında çok önemli bir hadiseydi
Öyle ki bu operasyonda;
Bir tarafta cüppe var,
Bir tarafta cukka var,
Bir tarafta ise hazır bekleyen cunta var.
Cuntanın bahanesi hazırdı.
Neydi o?
Cüppeliler irticayı hortlatıyordu.
Ankara başta olmak üzere İstanbul ve büyük kentlerde birden ortaya çıkan eli bastonlu siyah cüppeli Aczimendiler.
Cüppe giyip bastonla geziyorlar ama, liderleri de fuhuş yapmayı mubah sayıyordu utanmadan ve sıkılmadan
Bu oluşturulan serseri guruplar, Tankların yürütülerek Başbakanın istifa ettirilmesi için yeterliydi ve öyle de oldu.
Ve 28 şubatın sonrasında kurulan yeni yeni bankaların murahhas azalıklarına ise, generaller getirilerek cukkalar dolduruldu ve sonunda o bankalar battı gitti ve tarih oldu ama olanda millete oldu.
Peki bu operasyonun faturası neydi?
100 Milyarlarca dolar.
Dolayısıyla ülke ekonomik ve sosyal refah olarak en 20 yıl geriye gitti
Hiiiiç....... Kıvırmaya gerek yok, 28 Şubat'ta hükümete tek kelimeyle zor kullanıldı ve Rahmetli Erbakan İstifa etmek zorunda kaldı.
Ve O zamanın Genel Kurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı şimdi çıkmış Batı Çalışma Gurubu'ndan haberinin olmadığını söylüyor.
Bizde inandık.
Bu operasyonda garip olan ise bir gurup, gözaltı sürecinde destek vermek için çıkıp, "Mustafa Kemalin Askerleriyiz" diye slogan atmasıydı.
Öncelikle her askerin bir şahsiyetin değil, milletin askeri olduğu gerçeğini unutmamak lazım.
Bu gerçek hem ülkemizde ve hem de dünyada değişmeyen bir kuraldır.
Atatürk'ü sevmek başka,
Hakkın Rahmetine kavuşmuş olan Mustafa Kemali istismar etmek çok daha başka ve tehlikeli olan bir şeydir.
Kaldı ki Gazi Mustafa Kemal Paşa, konuşmalarında Milletin askerleri olduğu olgusunu sık sık dile getirerek, kendisini bugünkü yorumlarla özleştirmemek için soyut kavramları ortaya koymuştur.
Kaldı ki milli egemenliğin hakim olduğu toplumlarda askerler milletindir,
Milli egemenliğin hakim olmadığı, diktatörlerin hakim olduğu toplumlarda ise askerler ancak ve ancak diktatörlerin ikballeri için mücadele ederler ki, işte o zaman falan diktatörün askerleri nitelemesi doğru bir söylem olur.
Oysa Atatürk diktatörlere karşı mücadele ettiği gibi, ilhamını milletten aldığı için demokrasinin hep savunucusu olmuştur.
Sonuç olarak 28 Şubat Türkiye üzerinde oyun oynayanların talimatlarıyla gerçekleştirilmiş bir operasyondur, ama ne yazık ki bunun da faturası bu millete çıkartılarak millet bunun bedelini hala devam eden zamlarla ve dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanmakla ödemeye devam ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












