• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Adana : 26 °C
  • İzmir : 19 °C
  • Ankara : 19 °C

CHP ve MHP'ye yeter artık!

03.11.2015 06:00
Sedat MEMİLİ / Yazar

Sedat MEMİLİ / Yazar

Savunma mekanizması geliştirmek insanın doğasındadır.

İster ilkel davranış biçimi isterse bilinçli bir seçim olsun, insan, daima ve daima kendisine gelme ihtimali olan konularda savunma mekanizması oluşturur.

Yapılan araştırmaya göre insan “annesi dışında” herkese karşı savunma mekanizması geliştiri. Sadece annesine karşı öyle bir mekanizma geliştirme ihtiyacı hissetmez.

Çünkü annesinden asla kötülük beklemez.

Dostluklerin derecesi savunma mekanizmalarnın güçlülüğüne veya zayıflığına göre değerlendirilir.

Güven, savunma mekanizmasının “0” olduğu durumlardır.

Güven ne kadar artarsa, savunma mekanizması geliştirme ihtiyacı o kadar azalır.

Kişiler sadece diğer kişilere değil, kurumlara da güven duyarak savunma mekanizması geliştirebilirler.

Örneğin Atatürkçü Düşünce Derneği’ne güvendiğiniz zaman, Atatürkçü düşüncelerin  bu kurum tarafında teribne getirileceğine inanır ve siz de görevinizi ona göre yaparsınız.

Partilere olan güven de böyledir.

Cumhuriyet Halk Partisi Atatürk’ün kurduğu bir partidir.

Bu partinin Atatürrk ilke ve devrimlerine sahip çıktığını var sayarak partiye gelir görev yaparsınız.

Böyle bir kurumun Atatürkçülük aleyhine eylemlerde bulunacağını kanaatiniz yoktur.

Bu açıdan Atatürkçülük yönünden CHP’ye karşı bir savunma mekanizması geliştirme ihtiyacı hissedilmez.

Ancaaaaaak..

İşte kötü olan burası…

Tabanı tamamen Atatürkçü olan bir partinin tavanı, Atatürk ilkelerinden uzaklaşırsa telafisi mümkün olmayan yaralar açılır.

Bir CHP’liye bir AKP’li zarar veremez.

Çünkü CHP’li, AKP’liye veya tersi AKP’li CHP’liye karşı bir savunma mekanizması geliştirir.

Bir CHP’liye ancak başka bir CHP’li zarar verebilir.

Bu açıdan CHP’nin tavanının CHP’nin tabanından kopuk olmaması gerek.

Ama durum onu gösteriyor ki bu kopukluk var ve karanlığın, irticanın, gericiliğin gelmeyeceğine CHP adına güvenmiş olanlar hayal kırıklığına uğramışlardır.

CHP ya aslına dönüp, bayrağındaki ilkelere yeniden sarılmalı veya halkımızın ümit ve enerjilerini israf etmekten vaz geçmelidir.

“Küçük olsun benim olsun” anlayışı, Büyük Türkiye’yi kurmuş olan partiye yakışmaz.

CHP için söylediklerim MHP içinde geçerlidir.

Bu konuda tevazu göstermiyorum ve diyorum ki,

Türkiye’nin kurtulması CHP’nin ve MHP’nin kurtuluşu ile mümkündür…

Önce bu partiler işgal edilmişlikten kurtarılmalı ve tabanlarının temsilcisi olmalıdırlar.

1 Kasım Seçim sonucu sadece AK Partinin başarısı değil; daha büyük oranda CHP ve MHP’nin başarısızlığıdır.

Ben kötü adam olmaya razıyım.

Ama Tanrı aşkına azıcık düşünün…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim