• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • Adana : 22 °C
  • İzmir : 23 °C
  • Ankara : 15 °C

Çiftçiye Su Darbesi

19.02.2013 17:25
Çiftçiye Su Darbesi
Yılmaz TBMM’nde MHP grubu adına yaptığı konuşmada hükümetin tarımsal su konusundaki politikasını eleştirerek, “Çiftçiden su sayaç bedeli yüzde 25 fazlasıyla alınıyor.

MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz TBMM’nde MHP grubu adına yaptığı konuşmada hükümetin tarımsal su konusundaki politikasını eleştirerek, “Çiftçiden su sayaç bedeli yüzde 25 fazlasıyla alınıyor. Yani bugün tefeciler bile yüzde 25 rakamını uygulamıyor, siz tefecilerden daha mı vicdansızsınız”? Şeklinde konuştu.

MHP’li Yılmaz konuşmasının devamında, “ AKP Hükûmetinde hiç izan, insaf, vicdan ve merhamet kalmamıştır. Çiftçinin iflahını kesmiş, şimdi de suyunu kesmeye çalışmaktadır. Hangi bitkiyi ekerse eksin 1 dekara 200 ton suyun yetmesi mümkün değildir, bu kadar suyla ürünler tarlada kalır. AKP Hükûmeti çiftçiye açıkça "Tarlanı ekmeyeceksin." diyor. Çiftçi zaten geçinemiyor, zar zor ayakta duruyor, Hükûmet çiftçide takat bırakmamıştır”. Dedi.

TARIMDA PLANSIZ SU UYGULAMASI

MHP’li Yılmaz hükümetin tarım ve su politikasını eleştirdiği konuşmasında, “Türkiye su açısından zengin bir ülke değildir. İklim olarak yarı kurak iklim bölgesindeyiz. Türkiye yılda ortalama 642 milimetre yağış alıyor. Bu yağış fazla bir yağış olmadığı gibi bölgelere göre dağılımı da çok faklıdır.
Ülkemizde yoğun bir şekilde yer altı suyu kullanılıyor. Yer altı suyu rezervi, genelde sanayi ve tarımda sulama suyu olarak kullanıyor ve yoğun bir şekilde kullanılmaya devam ediyor. Eğer, bu suları plansız kullanırsanız yani beslenen miktardan fazla çekersek su seviyesi gitgide düşmeye başlar. Eğer, yılda, akiferi besleyen miktardan fazla su çekerseniz ister istemez yer altı su seviyesi düşecektir. Nitekim, Konya ve Karaman gibi illerimiz başta olmak üzere, çeşitli yörelerde yer altı su seviyesi on, on beş yıl önce 20-30 metre derinlikteyken şu anda 100-150 metre derinlere inmiştir. Bu hususlar ülkemizin gerçekleridir. Su zengini olmayan Türkiye'de yer altı sularının denetim altına alınmasına yönelik her girişim kıymetli ve önemlidir.

BAKAN EROĞLU’NA ÖNERİLER

 

 

“Çiftçi zaten perişan hâlde, köylü perişan hâlde. Oya geldiği zaman fakir fukara, garip gureba, benim köylüm diyeceksiniz, ama her fırsatta köylünün sırtına yükleneceksiniz. Bu adaletsizliği bu millet size mutlaka soracaktır”. Şeklinde konuşan MHP Adana milletvekili Seyfettin Yılmaz, Bakan Eroğlu’na çiftçinin ve köylünün lehine alması gereken kararları ve önlemleri sıralayarak şu önerilerde bulundu: 
“Sayın Bakan, size almanız gereken önlemleri sıralıyorum, lütfen bunları yapın, bırakın köylünün, çiftçinin 3 kuruşluk su kuyusuna  takmayı da önce Türkiye'de yapılması gereken işleri bakanlıklar arasında iş birliği yaparak tesis edin.
Önce arazi toplulaştırma çalışmaları yapılmadan, mevcut sulama sistemlerinin modernizasyonu yapılmadan bu uygulamaya geçmek Türk çiftçisine bir zulümdür. Devletimizin bu uygulamaya geçmeden, süratle sulama yatırımlarını tamamlaması gerekiyor. Hâlen Çukurova gibi dünyanın en mümbit topraklarının yüzde 40'ının sulanamadığı… Yine ülkemizin en verimli arazilerinden Amik Ovası, ya yeterli su alamadığından sulanamamakta ya da su altında kalmaktadır. Tahıl ambarımız Konya Ovası su sıkıntısı çekmektedir.

 

AZ SUYLA ÇOK ALAN SULANMA SİSTEMLERİ
MHP’li Yılmaz önerilerine devam ederek, “ Bakanlık, bundan sonra yapılacak bütün projelerde, az suyla çok alanın sulanacağı "kapalı sistem" yani yağmurlama ve damlama sulamayı esas almalıdır. Ayrıca, sulama şebekelerinin kurak bölgelerden başlayarak modernize edilmesi yani kapalı sisteme geçilmesi sağlanmalıdır. Devletin yapması gereken bu tür çalışmalar yapılmadan bu kanunun uygulanması mümkün değildir. Geçimini tarımdan sağlayan ve borç sarmalı içindeki çiftçilerimiz için getirilen bu düzenlemenin sorunlar yaratacağı çok açıktır. 
 

 
 
 

 

 

 

SAYAÇ YASASI UYGULANABİLİR DEĞİL

MHP Adana milletvekili Seyfettin Yılmaz, çiftçilere 10 metre derinliğindeki su kaynaklarına su sayacı takma zorunluluğu getirmesini eleştirerek, “Hükûmet Türkiye'nin içinde bulunduğu şartları unutarak 2011 yılında yer altı sularıyla alakalı olarak 167 sayılı Yasa'da yapılan değişiklikle on metrenin altındaki bütün kuyulara sayaç takma zorunluluğu getirmiştir. Bu yasayla, 25/02/2013 tarihine kadar sayaç takılması zorunluluğu getirilmiş, takılmayan kuyuların kapatılması ve belgelerin iptali yasal zorunluluk hâline gelmiştir. Fakat süreç içinde bunun uygulanabilir olmadığı görülmüştür.

YENİ YASA TEKLİFİ ÇİFTÇİYE TUZAK

 
 

Yılmaz konuşmasının devamında hükümeti suçlayarak, “Uygulaması mümkün olmayan yasayı değiştirerek getirdiğiniz teklifle, çiftçiye tuzak kurulmaktadır. Sanki süre üç yıl uzatılıyormuş gibi görüntü verilmektedir. Üç yıllık süre Devlet Su İşlerine verilmektedir. Çiftçi bir yıl içinde ya sayacı taktıracak ya da Devlet Su İşlerine taktırmak için başvuracaktır. Devlet Su İşlerine başvurunca yüzde 25 daha fazla ödeme yapacaktır. 
Neden çiftçi yaparsa bir yıl süre veriyorsunuz da, Devlet Su İşleri yaparsa üç yıl süre tanıyorsunuz? Ayrıca, çiftçiden sayaç bedeli niye yüzde 25 fazlasıyla alınıyor. Yani bugün tefeciler bile yüzde 25 rakamını uygulamıyor, siz tefecilerden daha mı vicdansızsınız? AKP Hükûmetinde hiç izan, insaf, vicdan ve merhamet kalmamıştır. Çiftçinin iflahını kesmiş, şimdi de suyunu kesmeye çalışmaktadır. Hangi bitkiyi ekerse eksin 1 dekara 200 ton suyun yetmesi mümkün değildir, bu kadar suyla ürünler tarlada kalır. AKP Hükûmeti çiftçiye açıkça "Tarlanı ekmeyeceksin." diyor. Çiftçi zaten geçinemiyor, zar zor ayakta duruyor, Hükûmet çiftçide takat bırakmamıştır”.

 

TARIMI BİTİRMEK Mİ İSTİYORSUNUZ?

 

MHP’li Yılmaz bakana seslenerek, “Sayın Bakan, amacınız bu ülkede tarımı ve çiftçiyi bitirmek midir? İktidarınız süresince uygulanan yanlış politikalar nedeniyle, çiftçi, tarihinin en kötü dönemini yaşamaktadır. Türk çiftçisi dünyanın en pahalı mazotunu ve gübresini kullanıyor, ağır girdi maliyetleri altında eziliyor, artık üretim yapamaz hâle gelmiştir. Çiftçimiz ya da çocukları şehirde taşeron firmada iş bulma çabasına girmiştir. 
Geçen gün Adana'da bir çiftçimiz hacizlerden ve borçlardan bunalıma girerek engelli kızını ve karısını öldürdükten sonra intihar etmiştir. Bunun sorumlusu kimdir Sayın Bakan? 
Çiftçilerimiz "On yıldır buğdayı, pamuğu, mısırı, kirazı neredeyse aynı fiyattan satıyoruz ama mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun fiyatı 4-5 kat arttı, bizim hâlimiz ne olacak?" diye soruyor. Biraz önce, Tarım Bakanı çıkıyor, çiftçinin durumunun iyiliğinden bahsediyor. 
Burada bir örnek vereceğim. Bakın, kiraz Kamışlı'da, Pozantı'da, Aladağ'da, Feke'de, Saimbeyli'de, Senirkent'te, Uluborlu'da 2002 yılında mazot 1 lirayken 3 lira ediyordu, bugün mazot olmuş 4,5 lira; kiraz yine 3 lira, 4 lira civarında. Bu mudur çiftçinin iyi durumu? Buradan çıkıp reklam yapmak, şov yapmak ancak sizin tarım politikanızın anlayışıdır. Kirazda olan bu durum buğdayda, mısırda, soyada, şeker pancarında aynı şartları taşımaktadır. Çiftçi ve köylü parasızlıktan traktöre mazot koyamıyor ama siz gemilere, yatlara 1,5 milyona ucuz mazot verirken niye çiftçiye 3 kat fazla fiyata; 4,5 Türk Lirasına satıyorsunuz.

 

ÇİFTÇİNİN BORCU KATLANIYOR BAKAN ÖVÜNÜYOR


“Çiftçimizin kredi borçları da her yıl katlanarak artmaktadır”. İddiasında bulunan Yılmaz, “ Tarım Bakanı "Çiftçilerin kredi borçları 42 kat arttı." diye övünüyor. Çiftçiler borcunu ödeyebilmek için tarlasını, traktörünü satmak zorunda kalıyor ama Tarım Bakanı "Fransa'dan tarım nişanı aldım." diye övünüyor. 
Ey Tarım Bakanı, gel, burada nutuk atmaktan ziyade Çukurova'da Türk çiftçisinden bu nişanı al da o zaman biz de sizi tebrik edelim, Fransız çiftçisinden aldığın nişan Türk çiftçisini kurtarmıyor. 
Türkiye'de çiftçi olmak, üretici olmak çok zor; hem dünyanın en pahalı girdileriyle üretim yapacaksın hem ürettiğini yıllarca aynı fiyata satacaksın. Bütün bu olumsuzluklar yetmezmiş gibi, ürettiğin için seni takdir etmelerini beklemek yerine ithalatla, şimdi de suyunu kesmek isteyenlerle mücadele edeceksin. Terörle mücadelede çiftçinin, köylünün, fakir fukaranın çocukları şehit olacak, sen gideceksin terörist başı bebek katiliyle pazarlık yapacaksın, onun şartlarını iyileştirmek için, jimnastik salonu kurmak için, televizyon almak için bu fakir fukaranın parasını bebek katiline harcama cüretini göstereceksin. Fakir fukara, garip gureba edebiyatıyla oyları alacaksın, ama ülkenin kaynaklarını yabancılara, yandaşlara peşkeş çekeceksin, sıkışınca da "Yüzde 50 oy alıyorum." diyeceksin. Ama unutmayın ki bu mazlum milletin ahı yerde kalmaz, size öyle bir ders verir ki bırakın yüzde 50'yi, yüzde 5'i veya yüzde 1'i bile vermeyerek kör kuyuya öyle bir hapseder ki bir daha gün yüzü göremezsiniz, onun için bir an önce çiftçi ve köylüyü perişan eden politikalarınızdan vazgeçin.

 

GÖZÜNÜZÜ KÖYLÜNÜN SUYUNA MI DİKTİNİZ?


MHP’li Yılmaz konuşmasının devamında, “Bütün çiftçilerimiz bu sıkıntıları çekerken, suyla ilgili alınması gereken tedbirler varken, her şeyi bıraktık gariban çiftçimizin, gariban köylümüzün, yok saydığımız çiftçimizin, köylümüzün 3 kuruşluk kuyularından su parası almak için yasa teklifi getiriyorsunuz. Hâlbuki Sayın Bakan, siz yıllarca İSKİ'de genel müdürlük yaptınız, Devlet Su İşlerinde genel müdürlük yaptınız, altı yıldır, altı buçuk yıldır da bu bakanlığı yürütüyorsunuz, eğer doğru politikalar uygularsanız, Türkiye'nin su politikasını doğru yönetirseniz, çiftçinin, köylünün cebindeki paraya el atmadan bu şartları düzeltebilirsiniz. 
Bununla ilgili alınması gereken acil tedbirler vardır, bunları almadan kuyulara saat takmayla bu işi çözeceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Yanıldığınız nereden ortaya çıktı? İki yıl önce çıkardığınız yasayı bugün düzeltme gereğini hissettiniz. Bugün 500 bine yakın kuyudan ancak yüzde 5'inin müracaat ettiğini siz söylüyorsunuz, demek ki yaptığınız uygulamalar yanlış, bu yanlışta ısrar etmeyin.

 
 
 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Necati Şaşmaz da Taksim'de demokrasi nöbetinde21 Temmuz 2016 Perşembe 10:05
  • Adana darbeye karşı tek yumruk oldu21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
  • Büyükşehir projelerine ÇÜ’den teknik destek20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:27
  • Adana Demirspor'da toplu imza20 Temmuz 2016 Çarşamba 15:24
  • Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 09:31
  • Darbe şehidi polis memuru toprağa verildi19 Temmuz 2016 Salı 20:00
  • 4 pilot adliyeye sevk edildi16 Temmuz 2016 Cumartesi 15:11
  • Halk, darbe girişimindeki askerleri polise teslim ediyor16 Temmuz 2016 Cumartesi 02:16
  • Bahçeli'den Hükümete tam destek16 Temmuz 2016 Cumartesi 01:05
  • Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tazminat ödeyecek14 Temmuz 2016 Perşembe 19:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim