• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

ÇOCUKLARIMIZIN ÖLÜSÜNÜ SEVENLER!

04.12.2014 09:00
Mahmut KORKMAZ / Yazar

Mahmut KORKMAZ / Yazar

 

 

Medeniyetler insan hayatı gibidir. Yükselişleri ve düşüşleri olur.

 Yeryüzüne ışık saçan bir medeniyetimiz tökezleyince akbabalar başına üşüştü.

Bu medeniyetin taşıyıcı gücü olan Osmanlı harici ve dahili güçlerin oyununa yenik düştü. Zamana ayak uydurup, yenilememenin sonuncu alanı emperyalistlere terk etti.

İşte o gün bu gündür İslam coğrafyası kan ağlıyor.

İşte o gün bu gün İslam coğrafyası sahipsizliğin kan denizinde boğulmaya çalışılıyor.

Her düşüşün bir kalkışı vardır elbet.

Gecenin en zifiri karanlık anı aynı zamanda şafağın en yakın olduğu andır.

Herkesin sustuğu anda bir yiğit çıktı meydana. Ve söylenmesi gereken her şeyi, siyasi bir hesap yapmadan söylemeye başladı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan 30. İSEDAK toplantısında yaptığı tarihi konuşmasında

"Dışarıdan gelenler İslam coğrafyasının petrolünü, altınlarını, elmaslarını seviyorlar. Ucuz iş gücünü seviyorlar, çatışmalarını, kavgalarını, anlaşmazlıklarını seviyorlar. İnanın bizi sevmiyorlar. Bizim çocuklarımızın ölüsünü seviyorlar. Buna daha ne kadar seyirci kalacağız?" diyerek çok önemli bir konuyu gündeme getirmiş oldu.

Bizim çocuklarımızın kavgası, çatışması ve bombalarla parçalanmış cesetleri, onların haber kanallarının ‘bomba haber’ lerini oluşturuyor.

İslam coğrafyasına savaş muhabirlerini gönderecek çektikleri fotoğraflarla, yapmış oldukları belgesellerle ödüllük işler çıkarıyorlar.

Devam eden savaşların, devam etmesini istedikleri savaşların ana noktası ‘çocuklarımızın ölülerinin sevilmesi’

Çevre devletlerde bunu istedikleri gibi, memleketimizde de kanlı çatışmaların yeniden meydana gelmesini istiyorlar.

Memleket sınırlarında çocuklarımızın ölülerini seven, sevmek isteyen sadece yabancı güçler değil. 

Anormal yollardan iktidar olmayı hesaplayan, siyasal rant sağlamak isteyen, seçimlerle gelenleri seçim dışı yollardan götürmek isteyenlerin en sevdiği yöntemlerin başında gelmektedir.

Otuz kusur senedir asker olarak gönderilen kınalı kuzuluların ana ocağına tabutlardan kanları aka aka geldiklerine tanık olduk.

Anaların gözyaşları yüreğimizi yaktı.

Her ölenle bir kez daha öldük.

Yine Kürt yoksullarından alınan çocukların dağlarda yitip giden hayatlarına gözyaşı ile tanık olduk.

Ölümler ölümleri getirdi.

Ağıtlar ağıtları.

Feryatlar feryatları.

Yoksul hanelere şıvan düşerken, yüreğinde merhamet damarı kalmayanların hamasi nutuklarını da gördük.

Batı saçtığı ırkçılık ve mezhepçilik nifakı ile her yeri kana bulamanın zevkini yaşamaya devam etmek istiyor.

Dışarda ve içerde bu tezgâhların önüne geçmek için oynanan oyunların farkında olmamız lazım.

Çocuklarımızın ölmemesi için, akbabalara yem olmaması için.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim