• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 27 °C
  • Ankara : 24 °C

Çocukların hayali gerçekleşiyor

25.08.2015 06:00
Çocukların hayali gerçekleşiyor
Sedat Memili yazdı

Çocukların Hayalleri gerçekleşiyor.

Çukurova Belediyesi’nin çocuklara armağanı olan Hayal Dünyası, Eylül’ün ilk haftasında hayatımıza giriyor.

İnsan yaşamında kaç kez bir Jurasic  Park’ın inşaatına tanık olabilir ki?

Tanıklık etmek için inşaat alanına gidince, bu kadar Çinli’yi yan yana göreceğimi tahmin etmiyordum. Mehmet Akdoğan, son zamanlarda Sincan-Uygur Bölgesi için yapılanları ayıplamak ve tepkilerle dalga geçmek amacıyla: “Aha bu kadar Çinl,i var. Dövelim” deyince ben: “Aralarında Brüce Lee’nin öğrencileri veya Cheki Chen varsa görürsün gününü…” deyince hain düşüncelerinden vaz geçti.

Çinli konuklarımız, uzun cümleleri kısa ve tiz kelimelerle söylemeye çalıştığınız zaman bir kuş cıvıltısını çağrıştırıyor.

Hızlı hızlı ve kısa kelimelerle konuşan Çinliler, kesinlikle, bir çam ağacına tünemiş sığırcıkların neşeli halini andırıyorlardı.

O sığırcık kuşlarının cıvıltılarını dinlemenin verdiği huzuru hiçbir konçerto veremezdi.

Kelimelerin zihnimizde çağrıştırdığı anlamlar vardır… O anlamlara sanki teslim olmuşuzdur. Ama ben bir insanı/insanları dinlerken söylediği kelimelerden çok konuşmasının frekanslarına dikkat ederim.

akdogan-dinozora-hos-geldin-diyor...-canli-olsaydi-gorurdu-001.gif

KELİMELER YALAN SÖYLER; FREKANSLAR ASLA…

Kelimeler yalan söyler ama frekanslara yalan söyletemezsiniz.

Çinlilerin neler konuştukları değil, frekansları ilgilendirdi beni. Hepsi de neşeli bir iç huzur içerisinde konuşuyordu.

Ben Çince bilmem, onlar Türkçe bilmez ne konuşacağız.

Ama tercüman vardı ve bir takım konuları konuştuk.

Öncelikle hepsinin kıyafetleri aynıydı; kıyafetler ile sınıf farklılığı yaratılmamıştı. Eşitlik adına adı konmamış bir “Konsensüs” var gibiydi.

“Kederde, tasada ve sevinçte ortak” olanın fotoğrafı buydu.

Maalesef, biz de Fabrika sahibi, Fabrika sahibi olduğunu mutlaka belli eder. Hatta Fabrika sahiplerinin yakınları, Fabrika sahibinden daha çok havalıdırlar. Bu sınıf farkının ölçüsüz bir şekilde ortaya konması, iş verimini olağanüstü düşürdüğü gibi, insan ilişkilerini de yaralıyor.

Yaklaşık 250 kişinin çalıştığı bir firmada Genel Müdürlük görevi yapmaya başladığımffa işçilerle birlikte yemek yemem bir “devrim” havası yaratmıştı. Patronun bütün muhalefetine karşın işçilerle birlikte yemek yeme alışkanlığından ödün vermedim.

Biz bunu özellikli bir davranış biçimi olarak kabul ederiz; çinli bunu bir yaşam biçinmi olarak benimsemiştir.

gursel-bey-ile-ogle-arasi-001.gif

SINIF FARKINI TARİHE GÖMMÜŞLER

Aynı masada konuşanları, Fabrika Sahibi, işçi ve bir de profesör olduğunu öğrendim. Sonra o fabrika sahibi ve profesörün, işçilerle birlikte devasa kütleleri nasıl taşıdıklarını gördüm.

Profesör diğer arkadaşları adına hoş geldin dedi ve birlikte fotoğraf aldılar.

isci-patron-bir-arada-001.gif

ADANA SICAĞINDA ÇİNLİLER

Gittiğim saat, mesai saati ama onlar oturmakytaydılar. Nedenini sordum. Firma yetkilisi Gürsel Bey: “Sıcağa dayanamadılar” dedi. “Arkadaşlar hep birlikte karar aldılar, öğle sıcağında bu üç saat çalışmayacaklar ama mesaiyi uzatacaklar. Ayrıca öğle sıcağında çalışmayıp, sabah saat 05.00 çalışmaya başlamalarını önerdiler. Onu düşünüyoruz şimdi” dedi.

Adanalı sıcağa alışkın, yaşam biçimi de ona göre oluşmuştur. Ama bir Çinliden, Adana sıcağına katlanmalarını beklemek biraz haksızlık olur.

“Direk Çin’den mi gelmişler?”

“Hayır” dedi Gürsel Bey, “Fas’tan geldiler… İlginçtir, Fas’ın sıcağından geldiler ama bu sıcaklar kadar etkilenmediklerini söylüyorlar…”

Bu arada, çalışanlardan bir bayan – Ayağa kalkana kadar baya olduğunu anlamadım, bir masa etrafında çiftlik tavuğu gibi birbirlerinden ayırt etmek o kadar zor ki – uzay kıyafetleri gibi bir kıyafet giymeye başladı.

“Bu nedir?” diye sorduğumda.

“Bu genç kız, Fas’ta sıcaktan öylesine yandı ki, derisi zarar gördü. Sıcağın olumsuz etkilerinden koruyacak bir kıyafet temin etti; işe başlayacağı zaman onu giyiyor” dediler.

Bu arada not: Koreliyi, Taylandlı ile; Çinliyi Japon ile karıştırmak çok kolay… Zor olan, bir sisteme karşı durmak için onları tek tek yakalayıp dövme düşüncesine sahip olmaktır. Bazı magandalar bu zoru başarmışlardır.

Saat, mesai saati ama onlar oturmaktaydılar. Nedenini sordum. Firma yetkilisi Gürsel Bey: “Sıcağa dayanamadılar” dedi. “Arkadaşlar hep birlikte karar aldılar, öğle sıcağında bu üç saat çalışmayacaklar ama mesaiyi uzatacaklar. Ayrıca öğle sıcağında çalışmayıp, sabah saat 05.00 çalışmaya başlamalarını önerdiler. Onu düşünüyoruz şimdi” dedi.

fabrika-sahibi-cinli-001.gif

Adanalı sıcağa alışkın,

Gürsel bey’e : Çinli misafirlerle çalışmak nasıl bir duygu?”

“Çok şanslıyım” dedi. “ Ne bir naz, ne bir sorun… herkes görevinin sorumluluğunu ve ciddiyetini biliyor. İşimiz kolaylaşıyor.”

“Sıcağın dışında şikayetçi oldukları bir şey var mı?”

“Evet” dedi gülerek, mesela sizi tanımıyorlar ama ziyaret etmenizden, masalarına oturmanızdan çok mutlu oldular. Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin’in neden ziyaretlerine gelmediğini düşünüyor ve üzülüyorlar. Türkiye’ye, Adana’ya gelmişiz, Belediye Başkanı olarak Soner Çetin ile bir fotoğraf karesinde görünmek ve anı olarak Çin’e götürmek istiyoruz” diyorlar.

O arada bir Çinli tercüman aracılığıyla: “başkanı mutlaka bekliyoruz. Neden gelmiyor; yoksa dinozorlardan mı korkuyor?” dedi gülerek.

“İnşallah bu istek kendisine ulaşır. Daha vakit geçmiş değil. Belediye Başkanı çok mütevazı bir insandır. Böyle bir düşüncenizin olduğunu bilseydi, bir dakika durmaz ziyaretinize gelirdi” dedim.

YOĞURDU İLK DEFA GÖRDÜLER

“Başka değişik?”

“Yoğurdu ilk defa burada gördüler. Hem çok şaşırdılar hem de tadını çok beğendiler…”

“Koca Çin yoğurdu tanımıyor mu?”

“Bunlar tanımıyor işte” dedi Gürsel Bey.  

Mehmet Akdoğan’ı Çinlilere oturduğu masadan kaldıramadım. Nedeni de Çinceyi sökmeye çalışıyormuş. Sonradan Çince’yi ana dili gibi konuşmaya başladı ama ne konuştuğunu kendisinden başka kimse anlamadı.

İnşaat geniş bir alana yayılmıştı. Gerçekten hiçbir ağaç ve yeşilliğe zarar verilmediğini gördüm. İnşaatın tozları var; üstelik Adana sıcağında bu kaçınılmazdır.

Jurasic Park’ın bitmiş olduğunu hayal ediyorum; Çinlilerin bu cıvıltısı bitecek ve parkta çocukların ve kuşların cıvıltısı başlayacak.

Karınca gibi çalışan o insanları fotoğrafladım. Gerçekten de hiçbir sınıfsal ayırıma tabi olmadan ortak düşünce ve inançları bir an evvel işlerini bitirip, başka ülkelerdeki işlerine koşmak.

İnşaatın Sorumlusu Gürsel Bey’e sordum: Burada çocuk seslerini ne zaman duyacağız?” diye. Bana Eylül’ün ilk haftasında olduğunu söyledi ama inanamadım.

40-50’ye yakın TIR, ve birkaç tane vinç, arı gibi çalışan Çinliler ve konuştuğumda Ağustos’un 20’siydi.

“gerçekten bitirecek misin?” diye şaşkınlığımı dile getirdim.

“Evet” dedi, “gel şu ekibin çalışmasına bir bak…”

“Haydi hayırlısı” dedim içimden.

paketlenmis-dinazor.gif

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim