Müftü Halil UZUN hakkında verilen SORU ÖNERGESİNİ merak var mı ? Varsa talep ediniz gönderelim...
ALİ YILDIRIM
13 Aralık 2013 Cuma 23:05
23:05
Müftü HALİL UZUN un BAŞBAKANIMIZ R. TAYYİP ERDOĞAN'IN AĞZINDAN UYDURDUĞU TELGRAFIN TAM METNİ
Kermese Ankara’dan telgraf
Pazartesi, Nisan 14, 2008, 23:24 İlkhaber.com.tr BANDIRMA
Bandırma Müftülüğü ’ne bağlı Birinci Etap Kuran Kurslarının Kutlu Doğum Kermesi açıldı. Şehit Süleyman Bey Caddesi üzerindeki salonda düzenlenen kermesin açılışına Müftü Halil Uzun, Emniyet Müdürü Hakan Aydın, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Arslaner, Milli Eğitim Müdürü Şakir Demirhan, İlçe Sağlık Grup Başkanı Zafer Yılmaz, Vergi Dairesi Müdürü Efendi Çakır, AK Parti İlçe Başkanı Adem Şener’in yansıra çok sayıda davetli katıldı. Başbakan Erdoğan da kermes için müftülüğe kutlama mesajı yolladı.
Müftü Halil Uzun açılışta yaptığı konuşmada Hz. Peygamberi ve Peygamberlere Saygı Haftası’nda geçen yıl açılan kermeslerden elde edilen gelirlerle 23 tane Kur’an kursu açıldığını belirterek, bu yılki Kutlu Doğum Haftası’nda sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte 14-20 Nisan arasında geniş kapsamlı kutlamalar yapılacağını kaydetti. Kermeste kurs öğrencilerinin hazırladığı el işi çeyizlikler ve gıda ürünleri kermese gelenlere satıldı.
Başbakan Erdoğan’ın törene telgrafla gönderdiği kutlama mesajı şöyle: “Alemlere rahmet olarak gönderilen gözlerimizin nuru, gönüllerimizin şuuru, varlık nuru sevgili peygamberimize kutlu doğum vesilesiyle sonsuz selamlar gönderiyor, bu haftanın tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. Peygamber efendimiz yüce yaratıcısına olan sorumluluklarını emrolunduğu gibi dosdoğru olarak yerine getiren bir kul ve tüm insanlığa gönderilmiş bir resuldür. Toplumun her kademesinde örnek bir şahsiyet sergilemiş, kimi zaman bir devlet reisi olarak topluma, bir ordu komutanı olarak askerlerine önder olmuş, kimi zaman Hz. Ayşe’nin efendisi kimi zaman da Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’in dedesi olarak ailesine karşı sorumluluğunu yerine getirmiştir.”
“Yaşamı boyunca bir beşere verilebilecek en ağır imtihanlara tabi tutulan efendimiz yetim kalmış, davası yolunda taşlanmış, yurdundan çıkarılmış ve her insanın görebileceği bütün olumsuzlukları ve hayatın sıkıntılarını yaşamıştır. O ise bütün durum ve hallerinde hiçbir zaman şikayetçi olmayarak rabbinden razı ve hoşnut kalmış, kul olmayı resul olmaktan daha çok önemsemiştir. Barış, huzur, sevgi ve hoşgörü dini olan İslam en güzel onun şahsında yaşanmış ve tüm ümmetine numune olmuştur. Onun güzelliklerini, zarafet ve letafetini anlatmak için ne söylense, ne kadar şiir yazılsa ve mevlitler okunsa yine de azdır. Onun hadisi şerifleri, nurlu ve kutlu çağrıları dün olduğu gibi bugün de ümmetinin kalbinde yaşayacak. Ve her türlü o selam muhabbet ve ikram onun üzerine olacaktır”
Ali YILDIRIM
13 Aralık 2013 Cuma 15:18
15:18
Bu müftümüz Balıkesir Bandırma ve Kocaeli İzmit te de buna benzerbir çok olaylara imza attı.Mesela başbakanımız R.Tayyip ERDOĞAN ın ağzından kutlama mesajı yayınladı.Mesajın ORJINAL metnini soran gazetecilere ibraz edemedi vs
İŞTE O YAZILAR:
http://www.bandirmadup.org
YAZAN: ÖNDER BALIKÇI Gazeteci-Yazar
Bandırma'mızda, iki yıl kadar önce, Yozgat Yerköy'den bir müftü atandı: Halil Uzun.
Müftü Uzun, göreve başladığı günden itibaren hep, çok değişik spekülasyonların içinde yer aldığı gibi din görevlileri arasında da, bir türlü huzuru sağlayamadı.
ESKİ MÜFTÜLÜK LOJMANINI BEĞENMİYOR
Bandırma'da, yıllardır müftülerin kullandığı, Haydarçavuş Mahallesi' ndeki lojmanı beğenmeyerek işe başlayan Müftü Uzun, Paşabayır Mahallesi'ndeki ilçe müftülük binasının üzerine, kendisi için özel bir lojmanı yaşama geçirir. Gerek yeni müftülük binası ve gerekse lojmanın yapımı sırasında, din görevlileri de, inşaatta zorla çalıştırılır.
CEMAATİN, ELLERİ CEPLERİNDEN ÇIKMIYOR
İlçe müftüsü Halil Uzun'un göreve geldiği günden bu yana, camilerde cemaatten yardım isteklerinde büyük artışlar gözlenir. Bunların birçoğu, yetkili makamların izninden uzaktır. Bu arada, para toplama konusunda, din görevlileri, büyük baskı altında tutulurken, sık sık para toplanmasına karşı çıkan din görevlileri, sicillerinin bozulacağı tehdidi ile de karşı karşıya kalırlar. Nitekim, müftülük, kendisinin uygulamalarına karşı çıkan bazı din görevlilerinin sicil notunu önceki yıllarda aldıkları yüksek notlara karşın hiçbir gerekçe göstermeden düşürür. Hatta, eşlerinin bile 'Müftü Uzun'un camilerden toplanan paralar konusunda baş gerekçesi, şudur:
"Kur'an kursları için yardım topluyoruz."
Uzun, gerek ilçe müftülüğü olarak, esnaftan ücretsiz aldıkları ürünlerle açtıkları kermesler ve gerekse cemaatten topladıkları yardımlarla 2007 yılında, Bandırma'da 20'den fazla Kur'an kursu açtıklarını öne sürse de, gerek din görevlileri ve gerekse mahalle sakinleri, bu kurslar için müftülüğün, en küçük bir ekonomik desteğinin bile bulunmadığının, kursların, mahallelerdeki vatandaşların desteğiyle açıldığının özellikle altını çizmektedirler.
Bandırma Müftüsü Uzun, zaman zaman Balıkesir kentinde, kimi camilerde de yaptığı konuşmalarda, yeniden 16 kurs açılıp, bunlar için de 160 milyar lira harcandığını öne sürüp, Balıkesirlilerden de yardım istemektedir.
Gerek Bandırma ve gerekse Balıkesir'deki camiler, ilçe müftülüğü adına bereketli mağazalar gibidir. Zaten ilçe müftülüğünün topladığı paralarla ilgili, belge ve makbuza dayanan bir açıklama yapma alışkanlığı da hiç yoktur.
10 BİN ADET FİTRE ZARFI OLAYI
2006 yılının, Ramazan ayında, Bandırma İlçe Müftülüğü, inanılmaz bir olaya imza atar. Türkiye Diyanet Vakfı Bandırma Şubesi adına, yasa dışı bir şekilde, 10 bin adet zarf bastırılarak, fitre ve zekât istenir. Durum, THK Bandırma Şubesi Başkanı Münir İncegöl tarafından, haklı olarak, yetkili makamlara bildirilir. Bunun üzerine, zarfların bir bölümü, geri toplanırken, kaçının paralı, kaçının parasız olarak geri döndüğü bilinmez. Bu arada müftü Halil Uzun, THK Başkanı Münir İncegöl'ü ziyaret ederek, "Bu uygulamasının suç olduğunu bilmediği" konusunda yeminler eder. Ama ne yazık ki, bu inanılmaz skandal bile THK Başkanı İnegöl'ün yerinde başvurusuna karşın yetkili makamlarca sümen altı edilir.
ÖLEN DİN GÖREVLİLERİ İÇİN İKİ AYRI HESAP
İlçe müftülüğü, 2006 yılında, yeni bir yasa dışılığa daha imza atar. Trafik kazasında yaşamını yitiren iki din görevlisi Selahattin Çakıcı ve Ayhan Hızlı'nın aileleri için ilçe, il ve ülke bazında yardım kampanyası açılır. Bu kampanyada, çok ilginç bir olay yaşanır. Ortada, iki ayrı hesap numarası bulunmaktadır. Bunlardan biri, Vakıflar Bankası Bandırma Şubesi'nde, Türkiye Diyanet Vakfı, Bandırma Şubesi, diğeri ise müftü Halil Uzun'un yakınında yer alan din görevlisi Yusuf Alkan adına açılmıştır. Acaba, aynı konudaki bir yardım kampanyası için özel bir kişi adına neden ayrı bir hesap açılmıştır? Bu önemli konu da, yine "sümen altı"nı boylayacaktır.
HALK EĞİTİM'İN KURS YERİNE GÖZ KOYMA
Yine aynı dönemde, ilçe müftülüğü, 10 yıldan beri, İhsaniye Mahallesi'deki caminin altındaki bir odayı, özel bir tefrişle cami derneğinin izniyle kurs yeri olarak kullanmakta bulunan Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ne de yüklenmeye başlar. Halk Eğitim Merkezi Müdürü Yüksel Ülkar'dan, bu odayı, "kur'an kursu" yapacağı gerekçesiyle isteyen Müftü Uzun, alışmadığı bir ret yanıtıyla karşılaşınca kızacaktır. Bu kızgınlığı, iki din görevlisi Selahattin Çakıcı ve Ayhan Hızlı'nın cenaze törenleri ve hatta bir cuma hutbesine bile yansıyacak, müftü Uzun, buralarda,söz konusu yeri kur'an kursu için müftülüğe kazandırmaya kararlı olduğunu dile getirecektir.
DİN GÖREVLİLERİ KÖYLERDE BUĞDAY AVINDA
Yine aynı yıl içinde, bir başka ilginç olaya daha imza atar, ilçe müftülüğü.
Din görevlileri, köylere gönderilerek, tarlalardan, müftülük hizmetlerinde (!) kullanılmak üzere toplam 45 ton buğday ve çeltik, bağış olarak toplanıp, satıldıktan sonra 13,5 milyon lira müftülüğe teslim edilecektir. Makbuz mu? O da ne?
Yine aynı yıl, Türkiye Diyanet Vakfı'nca, din görevlilerine verilmek üzere ücretsiz gönderilen duvar takvimleri, 4 YTL'den satıldığı gibi camilerde kullanılmak üzere din görevlilerine, "Medine Esintileri" isimli koku, 50'şer YTL'ye satılır. Bu arada, camilere gelen cemaate satılmak üzere de, camilere kitap ve kitaplıklar gönderilip, din görevlilerinden, bunlar için 500-600'er YTL istenip, zorla imza da alınır.
"BANA DOKUNAMAZLAR" SALVOSU
Müftü Halil Uzun, oldukça rahattır. Çünkü bu uygulamaların benzerlerini, Yozgat Yerköy'de de gerçekleştirmiştir. Zaman zaman, gözdağı vermekten de çekinmez, uygulamalarına karşı çıkanlara. Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yetkilileri olan Mahmut Sevgili ve Ahmet Bıçakçı'yı çok iyi tanımaktadır! Kendisine, kimse bir şey yapamaz! Zaten, öyle de olmaktadır. Bu denli olumsuzluklara imza atan müftü Uzun, AKP'nin iktidarda bulunmasının katkısıyla geçirdiği "göstermelik" bir soruşturmayla koltuğunu korumaktadır.
MEDYATİK OLMAYI SEVİYOR!
Müftü Uzun, medyatik olmayı da sevmektedir. 657 sayılı yasayı hiçe sayarak, sık sık düzenlediği basın toplantılarıyla medyada yer almaktan özel bir haz duymaktadır. Bu arada da, kurumunu ilgilendirsin, ilgilendirmesin, çeşitli toplantılar veya törenlerde boy göstermek de ilgi alanı içindedir.
Balıkesir Müftüsü Necdet Çetin de, çeşitli nedenlerle Uzun'un yanında yer almayı uygun görmektedir.
Bandırma Müftüsü Halil Uzun, "nabza göre şerbet" verme konusunda da uzmandır. Kimi zaman "Atatürk'ün imamı" olduğunu öne sürerken, kimi zaman tarikatlarla yakın ilişkisini sürdürmekte, onların yemek ve toplantılarına katılmakta sakınca görmemektedir. Bu arada, CHP ilçe yöneticileriyle ilişkiyi de ihmal etmemektedir.
TUTUKLANAN POLATLI MÜFTÜSÜ, BANDIRMA'DA
14.12.2007'de, Bandırma'da bir başka ilginç olay daha yaşanır. Bandırma Müftüsü Halil Uzun gibi Çorumlu olan Polatlı Müftüsü Mahmut Sezgin, Uzun'un daveti üzerine Bandırma'ya gelerek, Cuma vaazı verip, Bandırma ve çevredeki ilçelerden, Polatlı Diyanet Vakfı adına para toplar. Ayrıca da, din görevlilerine, dört ciltten oluşan, "Hürriyet Peygamberi" isimli kitabını, 40'ar YTL'den satar. İddiaya göre Müftü Uzun da, din görevlilerine, "Sizi, bu kitaptan imtihan edeceğim" diyerek,kitabın satışına yardım sağlar. Sonrası ise ilginçtir. Polatlı Müftüsü Mahmut Sezgin, birkaç ay sonra emekli olmasının ardından, Polatlı Diyanet Vakfı Saymanı ile birlikte, "zimmet" suçundan tutuklanarak, Sincan L Tipi Cezaevi'nin yolunu tutar.
RABITA BAĞLANTISI İDDİALARI
20 Kasım 2007 tarihinde, Cumhuriyet gazetesi yazarı Işık Kansu'nun kaleme alıp, tüm internet sitelerinde yayımlanan, "Uğur Mumcu haklı çıktı" başlıklı yazısında, Mahmut Sezgin'in ismi, Suudi Arabistan kökenli Rabıta örgütünün parasıyla devletin yurt dışına gönderdiği din görevlileri arasında, yine Bandırma Müftüsü Halil Uzun da yer almaktadır. Yazar Işık Kansu, uğradığı bombalı saldırı sonucunda,1993 yılında yaşamını yitiren Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu'nun,12 Eylül döneminde, Rabıta örgütünün parasıyla devletin yurt dışına gönderdiğini saptadığı din adamlarının, günümüzde kimi kilit noktalarda bulunduğunu ortaya koymuştur. Ancak Halil Uzun, listede bir "isim benzerliği" sonucu yer aldığını öne sürer. İsmini, listeden çıkartmak için araya, ismi bizde saklı, üstelik "sol görüşlü" bir vakıf yöneticisini, Cumhuriyet gazetesi ile ilişki kurması için yönlendirmek istese de başarılı olamaz.
KERMESE BAŞBAKAN MESAJI MI?
Bandırma Müftülüğü, 23 Nisan 2008 tarihinde, Bandırma'da kermes düzenler. Üst düzey protokolün de hazır bulunduğu açılışta, sözüm ona Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderildiği öne sürülen, tümüyle dini içerikli olup, düşük cümlelerin fazlalığı göze çarpan, 191 sözcükten oluşan bir kutlama telgrafı da okunup, bu telgraf metni, ertesi gün, Bandırma'daki yerel gazetelerin ikisinde yer alır. Ancak, tarafımızdan yapılan araştırmalar, böyle bir telgraf metni kaydının, Başbakanlık'ta bulunmadığını ortaya koymaktadır. Müftü Uzun da, böyle bir telgrafın geldiğini öne sürmesine karşın kermeste okuduğu halde, "Bu telgraf metnini veremem. Belki suç olur" mazereti arkasına sığınarak, telgrafın aslını, basına açıklamaz.
Bu satırların yazarının, İzmir'deki bir genel telefon kabinindeki telefondan aranıp, "Müftümüz Halil Uzun';la uğraşma, senin bacaklarını kırarız" şeklinde tehdit edilmesinin ardından, CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan, Müftü Uzun hakkındaki bazı soruların yer aldığı bir soru önergesini, Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verir. Müftü Uzun, telaşlanmıştır. Uzun, din görevlilerinden oluşan bir heyeti, hemen CHP İlçe Başkanı Ö. Lütfi Kayalara gönderdiği gibi CHP milletvekili Aydoğan'la da iletişim kurmak amacıyla yine bazı kişileri devreye sokmaya çalışır.
MÜFTÜDEN, İNTİHALLER!
Türk Dil Kurumu sözlüğünde "intihal" in karşılığı, "aşırma" diye tanımlanırken, "Bir kişinin, eserinde başka kişilerin ifade, buluş veya düşüncelerini, kaynak göstermeksizin, kendisine aitmiş gibi kullanması, sahtekarlık ve hırsızlık" diye tanımlanıyor.
Bandırma Müftüsü Halil Uzun'un, Bandırma'daki bir yerel gazeteye verdiği röportajın 4. Sorusuna yanıtı, bundan bir süre önce, ZAFER isimli derginin yazarı Elif Kıral'a ait makalesi ile noktası, virgülüne dek aynı. Yine, aynı röportajın 5. Sorusunun yanıtı da, Diyanet İşleri eski başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın, 16.01.2004 tarihinde, Hürriyet gazetesindeki yazısının aynısı.
2008 yılının mart ayında, İzmir Müftüsü İbrahim Acar, mevlid kandili kutlaması yayınlıyor. Aynı mesaj, noktasına, virgülüne dek aynen alınıp, Bandırma Müftüsü Halil Uzun imzasıyla Bandırma basınına servis ediliyor. Bizim müftümüz, bir kandil kutlamasını kaleme almaktan aciz mi?
Müftü Uzun'un, yaptığı başarılı hizmetler (!) nedeniyle Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu tarafından bir teşekkür plaketi ile ödüllendirildiği haberi yer aldı, 08.02.2008 tarihinde, Bandırma Müftülüğü sitesinde ama böyle bir plaket de yok!
Bandırma Müftüsü Halil Uzun'un özgeçmişinde, 19 Mayıs İlahiyat Fakültesi'ni, dönem birincisi olarak bitirdiği öne sürülüyor. Araştırıyorum, fakülte yetkilileri, "O yıllarda, dönem birinciliği" yok diyorlar.
MÜFTÜNÜN MASUM İSTEĞİ
Müftü Halil Uzun'un bir başka icraatını da unutmayalım.
8 Nisan 2006 tarihli Son Kurşun'da yayımlanan "Müftülük Mercek Altında"başlıklı yazının, internet sayfasında bulunması, Uzun'u üzmekte, onun deyimiyle "onurunu kırmakta"dır. Bu nedenle önce kendisi, gazetenin yöneticisi ve başyazarı Engin Arıcan'a gelerek, yazının internet sayfasından çıkarılması ricasında bulunur. Umduğunu bulamayınca, bu kez, "resmi yazı" yla isteğini yeniler. Yine olmaz. Bir gün, Son Kurşun'a, müftü Uzun tarafından gönderilen, "müftülüğün" "bilgisayar operatörü" olduğunu söyleyen bir kişi gelerek, Arıcan'a "internet sitenizdeki yazıyı çıkarmam için müftüm yolladı" deyince, Arıcan, neredeyse küçük dilini de yutacak duruma gelir, bu denli pervasızlık karşısında!
Halil Uzun yönetimindeki Bandırma Müftülüğü'nün, hepsi birer Aziz Nesin'lik uygulamalarının hangisini yazacağını şaşırıyor, insan.
Tüm bu olumsuzluklara karşın Uzun, halen görevdeyse bize herhalde yapılacak tek iş kalıyor. Bu olayı, bir kitap durumuna getirmek.
Bu arada da, var gücümüzle bağırmak: Sayın müftüm, sen çok yaşa! Allah, seni başımızdan eksik etmesin! Amin!
Misafir
02 Aralık 2013 Pazartesi 19:12
19:12
Adana müftüsünün imam alımı sınavlarında kendisini arayanlara bir de partiden aratın dediği yerde Seyhan müftüsü öğrencilerin topladığı parayla altına araba almış çok mu?
Kermese Ankara’dan telgraf
Pazartesi, Nisan 14, 2008, 23:24 İlkhaber.com.tr BANDIRMA
Bandırma Müftülüğü ’ne bağlı Birinci Etap Kuran Kurslarının Kutlu Doğum Kermesi açıldı. Şehit Süleyman Bey Caddesi üzerindeki salonda düzenlenen kermesin açılışına Müftü Halil Uzun, Emniyet Müdürü Hakan Aydın, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Arslaner, Milli Eğitim Müdürü Şakir Demirhan, İlçe Sağlık Grup Başkanı Zafer Yılmaz, Vergi Dairesi Müdürü Efendi Çakır, AK Parti İlçe Başkanı Adem Şener’in yansıra çok sayıda davetli katıldı. Başbakan Erdoğan da kermes için müftülüğe kutlama mesajı yolladı.
Müftü Halil Uzun açılışta yaptığı konuşmada Hz. Peygamberi ve Peygamberlere Saygı Haftası’nda geçen yıl açılan kermeslerden elde edilen gelirlerle 23 tane Kur’an kursu açıldığını belirterek, bu yılki Kutlu Doğum Haftası’nda sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte 14-20 Nisan arasında geniş kapsamlı kutlamalar yapılacağını kaydetti. Kermeste kurs öğrencilerinin hazırladığı el işi çeyizlikler ve gıda ürünleri kermese gelenlere satıldı.
Başbakan Erdoğan’ın törene telgrafla gönderdiği kutlama mesajı şöyle: “Alemlere rahmet olarak gönderilen gözlerimizin nuru, gönüllerimizin şuuru, varlık nuru sevgili peygamberimize kutlu doğum vesilesiyle sonsuz selamlar gönderiyor, bu haftanın tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. Peygamber efendimiz yüce yaratıcısına olan sorumluluklarını emrolunduğu gibi dosdoğru olarak yerine getiren bir kul ve tüm insanlığa gönderilmiş bir resuldür. Toplumun her kademesinde örnek bir şahsiyet sergilemiş, kimi zaman bir devlet reisi olarak topluma, bir ordu komutanı olarak askerlerine önder olmuş, kimi zaman Hz. Ayşe’nin efendisi kimi zaman da Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’in dedesi olarak ailesine karşı sorumluluğunu yerine getirmiştir.”
“Yaşamı boyunca bir beşere verilebilecek en ağır imtihanlara tabi tutulan efendimiz yetim kalmış, davası yolunda taşlanmış, yurdundan çıkarılmış ve her insanın görebileceği bütün olumsuzlukları ve hayatın sıkıntılarını yaşamıştır. O ise bütün durum ve hallerinde hiçbir zaman şikayetçi olmayarak rabbinden razı ve hoşnut kalmış, kul olmayı resul olmaktan daha çok önemsemiştir. Barış, huzur, sevgi ve hoşgörü dini olan İslam en güzel onun şahsında yaşanmış ve tüm ümmetine numune olmuştur. Onun güzelliklerini, zarafet ve letafetini anlatmak için ne söylense, ne kadar şiir yazılsa ve mevlitler okunsa yine de azdır. Onun hadisi şerifleri, nurlu ve kutlu çağrıları dün olduğu gibi bugün de ümmetinin kalbinde yaşayacak. Ve her türlü o selam muhabbet ve ikram onun üzerine olacaktır”
İŞTE O YAZILAR:
http://www.bandirmadup.org
YAZAN: ÖNDER BALIKÇI Gazeteci-Yazar
Bandırma'mızda, iki yıl kadar önce, Yozgat Yerköy'den bir müftü atandı: Halil Uzun.
Müftü Uzun, göreve başladığı günden itibaren hep, çok değişik spekülasyonların içinde yer aldığı gibi din görevlileri arasında da, bir türlü huzuru sağlayamadı.
ESKİ MÜFTÜLÜK LOJMANINI BEĞENMİYOR
Bandırma'da, yıllardır müftülerin kullandığı, Haydarçavuş Mahallesi' ndeki lojmanı beğenmeyerek işe başlayan Müftü Uzun, Paşabayır Mahallesi'ndeki ilçe müftülük binasının üzerine, kendisi için özel bir lojmanı yaşama geçirir. Gerek yeni müftülük binası ve gerekse lojmanın yapımı sırasında, din görevlileri de, inşaatta zorla çalıştırılır.
CEMAATİN, ELLERİ CEPLERİNDEN ÇIKMIYOR
İlçe müftüsü Halil Uzun'un göreve geldiği günden bu yana, camilerde cemaatten yardım isteklerinde büyük artışlar gözlenir. Bunların birçoğu, yetkili makamların izninden uzaktır. Bu arada, para toplama konusunda, din görevlileri, büyük baskı altında tutulurken, sık sık para toplanmasına karşı çıkan din görevlileri, sicillerinin bozulacağı tehdidi ile de karşı karşıya kalırlar. Nitekim, müftülük, kendisinin uygulamalarına karşı çıkan bazı din görevlilerinin sicil notunu önceki yıllarda aldıkları yüksek notlara karşın hiçbir gerekçe göstermeden düşürür. Hatta, eşlerinin bile 'Müftü Uzun'un camilerden toplanan paralar konusunda baş gerekçesi, şudur:
"Kur'an kursları için yardım topluyoruz."
Uzun, gerek ilçe müftülüğü olarak, esnaftan ücretsiz aldıkları ürünlerle açtıkları kermesler ve gerekse cemaatten topladıkları yardımlarla 2007 yılında, Bandırma'da 20'den fazla Kur'an kursu açtıklarını öne sürse de, gerek din görevlileri ve gerekse mahalle sakinleri, bu kurslar için müftülüğün, en küçük bir ekonomik desteğinin bile bulunmadığının, kursların, mahallelerdeki vatandaşların desteğiyle açıldığının özellikle altını çizmektedirler.
Bandırma Müftüsü Uzun, zaman zaman Balıkesir kentinde, kimi camilerde de yaptığı konuşmalarda, yeniden 16 kurs açılıp, bunlar için de 160 milyar lira harcandığını öne sürüp, Balıkesirlilerden de yardım istemektedir.
Gerek Bandırma ve gerekse Balıkesir'deki camiler, ilçe müftülüğü adına bereketli mağazalar gibidir. Zaten ilçe müftülüğünün topladığı paralarla ilgili, belge ve makbuza dayanan bir açıklama yapma alışkanlığı da hiç yoktur.
10 BİN ADET FİTRE ZARFI OLAYI
2006 yılının, Ramazan ayında, Bandırma İlçe Müftülüğü, inanılmaz bir olaya imza atar. Türkiye Diyanet Vakfı Bandırma Şubesi adına, yasa dışı bir şekilde, 10 bin adet zarf bastırılarak, fitre ve zekât istenir. Durum, THK Bandırma Şubesi Başkanı Münir İncegöl tarafından, haklı olarak, yetkili makamlara bildirilir. Bunun üzerine, zarfların bir bölümü, geri toplanırken, kaçının paralı, kaçının parasız olarak geri döndüğü bilinmez. Bu arada müftü Halil Uzun, THK Başkanı Münir İncegöl'ü ziyaret ederek, "Bu uygulamasının suç olduğunu bilmediği" konusunda yeminler eder. Ama ne yazık ki, bu inanılmaz skandal bile THK Başkanı İnegöl'ün yerinde başvurusuna karşın yetkili makamlarca sümen altı edilir.
ÖLEN DİN GÖREVLİLERİ İÇİN İKİ AYRI HESAP
İlçe müftülüğü, 2006 yılında, yeni bir yasa dışılığa daha imza atar. Trafik kazasında yaşamını yitiren iki din görevlisi Selahattin Çakıcı ve Ayhan Hızlı'nın aileleri için ilçe, il ve ülke bazında yardım kampanyası açılır. Bu kampanyada, çok ilginç bir olay yaşanır. Ortada, iki ayrı hesap numarası bulunmaktadır. Bunlardan biri, Vakıflar Bankası Bandırma Şubesi'nde, Türkiye Diyanet Vakfı, Bandırma Şubesi, diğeri ise müftü Halil Uzun'un yakınında yer alan din görevlisi Yusuf Alkan adına açılmıştır. Acaba, aynı konudaki bir yardım kampanyası için özel bir kişi adına neden ayrı bir hesap açılmıştır? Bu önemli konu da, yine "sümen altı"nı boylayacaktır.
HALK EĞİTİM'İN KURS YERİNE GÖZ KOYMA
Yine aynı dönemde, ilçe müftülüğü, 10 yıldan beri, İhsaniye Mahallesi'deki caminin altındaki bir odayı, özel bir tefrişle cami derneğinin izniyle kurs yeri olarak kullanmakta bulunan Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ne de yüklenmeye başlar. Halk Eğitim Merkezi Müdürü Yüksel Ülkar'dan, bu odayı, "kur'an kursu" yapacağı gerekçesiyle isteyen Müftü Uzun, alışmadığı bir ret yanıtıyla karşılaşınca kızacaktır. Bu kızgınlığı, iki din görevlisi Selahattin Çakıcı ve Ayhan Hızlı'nın cenaze törenleri ve hatta bir cuma hutbesine bile yansıyacak, müftü Uzun, buralarda,söz konusu yeri kur'an kursu için müftülüğe kazandırmaya kararlı olduğunu dile getirecektir.
DİN GÖREVLİLERİ KÖYLERDE BUĞDAY AVINDA
Yine aynı yıl içinde, bir başka ilginç olaya daha imza atar, ilçe müftülüğü.
Din görevlileri, köylere gönderilerek, tarlalardan, müftülük hizmetlerinde (!) kullanılmak üzere toplam 45 ton buğday ve çeltik, bağış olarak toplanıp, satıldıktan sonra 13,5 milyon lira müftülüğe teslim edilecektir. Makbuz mu? O da ne?
Yine aynı yıl, Türkiye Diyanet Vakfı'nca, din görevlilerine verilmek üzere ücretsiz gönderilen duvar takvimleri, 4 YTL'den satıldığı gibi camilerde kullanılmak üzere din görevlilerine, "Medine Esintileri" isimli koku, 50'şer YTL'ye satılır. Bu arada, camilere gelen cemaate satılmak üzere de, camilere kitap ve kitaplıklar gönderilip, din görevlilerinden, bunlar için 500-600'er YTL istenip, zorla imza da alınır.
"BANA DOKUNAMAZLAR" SALVOSU
Müftü Halil Uzun, oldukça rahattır. Çünkü bu uygulamaların benzerlerini, Yozgat Yerköy'de de gerçekleştirmiştir. Zaman zaman, gözdağı vermekten de çekinmez, uygulamalarına karşı çıkanlara. Diyanet İşleri Başkanlığı üst düzey yetkilileri olan Mahmut Sevgili ve Ahmet Bıçakçı'yı çok iyi tanımaktadır! Kendisine, kimse bir şey yapamaz! Zaten, öyle de olmaktadır. Bu denli olumsuzluklara imza atan müftü Uzun, AKP'nin iktidarda bulunmasının katkısıyla geçirdiği "göstermelik" bir soruşturmayla koltuğunu korumaktadır.
MEDYATİK OLMAYI SEVİYOR!
Müftü Uzun, medyatik olmayı da sevmektedir. 657 sayılı yasayı hiçe sayarak, sık sık düzenlediği basın toplantılarıyla medyada yer almaktan özel bir haz duymaktadır. Bu arada da, kurumunu ilgilendirsin, ilgilendirmesin, çeşitli toplantılar veya törenlerde boy göstermek de ilgi alanı içindedir.
Balıkesir Müftüsü Necdet Çetin de, çeşitli nedenlerle Uzun'un yanında yer almayı uygun görmektedir.
Bandırma Müftüsü Halil Uzun, "nabza göre şerbet" verme konusunda da uzmandır. Kimi zaman "Atatürk'ün imamı" olduğunu öne sürerken, kimi zaman tarikatlarla yakın ilişkisini sürdürmekte, onların yemek ve toplantılarına katılmakta sakınca görmemektedir. Bu arada, CHP ilçe yöneticileriyle ilişkiyi de ihmal etmemektedir.
TUTUKLANAN POLATLI MÜFTÜSÜ, BANDIRMA'DA
14.12.2007'de, Bandırma'da bir başka ilginç olay daha yaşanır. Bandırma Müftüsü Halil Uzun gibi Çorumlu olan Polatlı Müftüsü Mahmut Sezgin, Uzun'un daveti üzerine Bandırma'ya gelerek, Cuma vaazı verip, Bandırma ve çevredeki ilçelerden, Polatlı Diyanet Vakfı adına para toplar. Ayrıca da, din görevlilerine, dört ciltten oluşan, "Hürriyet Peygamberi" isimli kitabını, 40'ar YTL'den satar. İddiaya göre Müftü Uzun da, din görevlilerine, "Sizi, bu kitaptan imtihan edeceğim" diyerek,kitabın satışına yardım sağlar. Sonrası ise ilginçtir. Polatlı Müftüsü Mahmut Sezgin, birkaç ay sonra emekli olmasının ardından, Polatlı Diyanet Vakfı Saymanı ile birlikte, "zimmet" suçundan tutuklanarak, Sincan L Tipi Cezaevi'nin yolunu tutar.
RABITA BAĞLANTISI İDDİALARI
20 Kasım 2007 tarihinde, Cumhuriyet gazetesi yazarı Işık Kansu'nun kaleme alıp, tüm internet sitelerinde yayımlanan, "Uğur Mumcu haklı çıktı" başlıklı yazısında, Mahmut Sezgin'in ismi, Suudi Arabistan kökenli Rabıta örgütünün parasıyla devletin yurt dışına gönderdiği din görevlileri arasında, yine Bandırma Müftüsü Halil Uzun da yer almaktadır. Yazar Işık Kansu, uğradığı bombalı saldırı sonucunda,1993 yılında yaşamını yitiren Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu'nun,12 Eylül döneminde, Rabıta örgütünün parasıyla devletin yurt dışına gönderdiğini saptadığı din adamlarının, günümüzde kimi kilit noktalarda bulunduğunu ortaya koymuştur. Ancak Halil Uzun, listede bir "isim benzerliği" sonucu yer aldığını öne sürer. İsmini, listeden çıkartmak için araya, ismi bizde saklı, üstelik "sol görüşlü" bir vakıf yöneticisini, Cumhuriyet gazetesi ile ilişki kurması için yönlendirmek istese de başarılı olamaz.
KERMESE BAŞBAKAN MESAJI MI?
Bandırma Müftülüğü, 23 Nisan 2008 tarihinde, Bandırma'da kermes düzenler. Üst düzey protokolün de hazır bulunduğu açılışta, sözüm ona Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderildiği öne sürülen, tümüyle dini içerikli olup, düşük cümlelerin fazlalığı göze çarpan, 191 sözcükten oluşan bir kutlama telgrafı da okunup, bu telgraf metni, ertesi gün, Bandırma'daki yerel gazetelerin ikisinde yer alır. Ancak, tarafımızdan yapılan araştırmalar, böyle bir telgraf metni kaydının, Başbakanlık'ta bulunmadığını ortaya koymaktadır. Müftü Uzun da, böyle bir telgrafın geldiğini öne sürmesine karşın kermeste okuduğu halde, "Bu telgraf metnini veremem. Belki suç olur" mazereti arkasına sığınarak, telgrafın aslını, basına açıklamaz.
Bu satırların yazarının, İzmir'deki bir genel telefon kabinindeki telefondan aranıp, "Müftümüz Halil Uzun';la uğraşma, senin bacaklarını kırarız" şeklinde tehdit edilmesinin ardından, CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan, Müftü Uzun hakkındaki bazı soruların yer aldığı bir soru önergesini, Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verir. Müftü Uzun, telaşlanmıştır. Uzun, din görevlilerinden oluşan bir heyeti, hemen CHP İlçe Başkanı Ö. Lütfi Kayalara gönderdiği gibi CHP milletvekili Aydoğan'la da iletişim kurmak amacıyla yine bazı kişileri devreye sokmaya çalışır.
MÜFTÜDEN, İNTİHALLER!
Türk Dil Kurumu sözlüğünde "intihal" in karşılığı, "aşırma" diye tanımlanırken, "Bir kişinin, eserinde başka kişilerin ifade, buluş veya düşüncelerini, kaynak göstermeksizin, kendisine aitmiş gibi kullanması, sahtekarlık ve hırsızlık" diye tanımlanıyor.
Bandırma Müftüsü Halil Uzun'un, Bandırma'daki bir yerel gazeteye verdiği röportajın 4. Sorusuna yanıtı, bundan bir süre önce, ZAFER isimli derginin yazarı Elif Kıral'a ait makalesi ile noktası, virgülüne dek aynı. Yine, aynı röportajın 5. Sorusunun yanıtı da, Diyanet İşleri eski başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın, 16.01.2004 tarihinde, Hürriyet gazetesindeki yazısının aynısı.
2008 yılının mart ayında, İzmir Müftüsü İbrahim Acar, mevlid kandili kutlaması yayınlıyor. Aynı mesaj, noktasına, virgülüne dek aynen alınıp, Bandırma Müftüsü Halil Uzun imzasıyla Bandırma basınına servis ediliyor. Bizim müftümüz, bir kandil kutlamasını kaleme almaktan aciz mi?
Müftü Uzun'un, yaptığı başarılı hizmetler (!) nedeniyle Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu tarafından bir teşekkür plaketi ile ödüllendirildiği haberi yer aldı, 08.02.2008 tarihinde, Bandırma Müftülüğü sitesinde ama böyle bir plaket de yok!
Bandırma Müftüsü Halil Uzun'un özgeçmişinde, 19 Mayıs İlahiyat Fakültesi'ni, dönem birincisi olarak bitirdiği öne sürülüyor. Araştırıyorum, fakülte yetkilileri, "O yıllarda, dönem birinciliği" yok diyorlar.
MÜFTÜNÜN MASUM İSTEĞİ
Müftü Halil Uzun'un bir başka icraatını da unutmayalım.
8 Nisan 2006 tarihli Son Kurşun'da yayımlanan "Müftülük Mercek Altında"başlıklı yazının, internet sayfasında bulunması, Uzun'u üzmekte, onun deyimiyle "onurunu kırmakta"dır. Bu nedenle önce kendisi, gazetenin yöneticisi ve başyazarı Engin Arıcan'a gelerek, yazının internet sayfasından çıkarılması ricasında bulunur. Umduğunu bulamayınca, bu kez, "resmi yazı" yla isteğini yeniler. Yine olmaz. Bir gün, Son Kurşun'a, müftü Uzun tarafından gönderilen, "müftülüğün" "bilgisayar operatörü" olduğunu söyleyen bir kişi gelerek, Arıcan'a "internet sitenizdeki yazıyı çıkarmam için müftüm yolladı" deyince, Arıcan, neredeyse küçük dilini de yutacak duruma gelir, bu denli pervasızlık karşısında!
Halil Uzun yönetimindeki Bandırma Müftülüğü'nün, hepsi birer Aziz Nesin'lik uygulamalarının hangisini yazacağını şaşırıyor, insan.
Tüm bu olumsuzluklara karşın Uzun, halen görevdeyse bize herhalde yapılacak tek iş kalıyor. Bu olayı, bir kitap durumuna getirmek.
Bu arada da, var gücümüzle bağırmak: Sayın müftüm, sen çok yaşa! Allah, seni başımızdan eksik etmesin! Amin!