Sayın Veysel Tepeli Bey bir önceki El insaf adlı yorumda size Veysel Bey diye yazmıştım Lakin y harfini yazdıgımı sanıyordum dikkatli bakmadan göndermişim Kusura Kalmayın Veysel Bey Y harfi y harfi çıkmadı
Selçuk Öztürk
31 Aralık 2011 Cumartesi 14:23
El insaf
Veysel be 240 Bin oy alıp seçilen Aytaç Durak beyin görevine siyasice el konmak demokrasiye darbe degilmidir? Sizde gazetecilik yaptınız Sokakta size birisi yahu Veysel Bey benim oy verdigim daha doğrusu 240 bin oy alan başkanım neden görevde degil Başkanı halk olarak ben seçtim ben götürürüm dese siz ne diyeceksiniz? Doğuda onca vatana ihanet eden belediye başkanı varken Aytaç Durağı görevden alan ve onu tutuklatan zihniyeti kınıyorum
Hakan Sedirözü
30 Aralık 2011 Cuma 11:32
Başkan Bu işin neresinde
sayın İsmail Göktürk'ün aydınlatıcı açıklamasına teşekkür ederim. Bir arsadır tutturmuşlardı, şimdi ben de okuyup öğrendim. Tek bir nokta kaldı; burada Aytaç Durak nerede? Binin çoküstünde alıcı çeşitli arsa ihalelerine katılmış, tek tek acaba birinciderece yakın var mı diye kontrol etmek mümkün değil, belki meclis üyelerinin de katılmıştır, acaba Durak yahut genel sekreter ne yapsaydı. Üstelik satış iptal edilmiş. Bu da bir yana,2006 meselesi olduğunu gördük; yani artık delil karartılacağı kadar karartılmış. kalşdı ki, her şey zabıtta, her şey mahkemede ve kayıtta, neler karartılabilirdi, ve de Durak nice ağır suçlamalar karşısında da kaçmadı. İşte anlaşılamayan bir nokta da bu. Hukukçu değilim; bana göre Hakim yetkisini kullanmıştır ve yasal karar vermiştir. ben Rahmetli Ecevit'in bir sözünü hiç unutmuyorum: "Hukuk, her zaman adalet değildir" demişti. Buna, her zaman vicdani değildir gibi bir ekleme yapılamaz mı?
Veysel Tepeli
29 Aralık 2011 Perşembe 17:18
Diğer kısmı nerede?
Osman bey, öncelikle yazımın tamamını almanız gerekirdi, anacak o şekilde meramım anlaşılırdı. Ama yine de yazdıklarınıza cevap vermek isterim:
Milli irade konusunda, Ergenekon tutuklusu Balbay'a, Haberal'a ve Alan'a bu ülkenin vatandaşları oy verdi de BDP'nin tutuklularına uzaydan gelen yaratıkları mı oy verdi? Bu Ergenekon ile BDP arasında bir tercih değildir. Birbirilerinden farkı olduğuna inanmıyorum, al birini vur ötekine....
Aytaç Durak'ınıza gelirsek; "Madem dışarıda olan onlarca yolsuzluk/usulsüzlük yapanı içeri almıyorsunuz o halde Durak'ı da almayın" demek bence hiç mantıklı ve ahlaki değil. Ama dersen ki:
"Aytaç gibi düzinelerce kişi var, en az bir düzine daha kişinin bugün Aytaç Durak'la beraber içeride olması lazımdı".... Eyvallah! yerden göğe kadar haklısın
Lütfen maydanozdan bahsetmeden önce İsmail Göktürk Bey'in yorumuna cevap verin.
Bir de "Aytaç gitti, bakın değişen bir şey yok" diyorsunuz; Siz de biliyorsunuz ki "Su-i Misal Emsal Olmaz.". Mevcutların beceriksizliği, sorumsuzluğu Aytaç Durak'ın iyi bir belediye başkanı olduğuna delil değildir.
Durak hayranlığınızı biliyorum ama bir nebze olsun bu önyargınızdan kurtulup vicdanen bakabilirseniz, size G.Antep'i, Konya'yı, Kayseri'yi, Ankara'yı örnek vermek isterim. Oralara bir bakın da Adana'nın Aytaç Durak'la neler kaybettiğini görün....
Bir noktada da sizi tebrik ediyorum; Aytaç Durak'ın etrafında dost görünüp de aslında bala konan sivrisinekler gibi olan güruhun Aytaç Durak'ı hemen satmalarına rağmen siz bir vafa örneği gösteriyorsunuz, Durak için bunca yıllık geçmişinizi tehlikeye atıyorsunuz. Dilerim Aytaç Durak bunu görüyordur...
Aytaç Durak konusunda size katılmasam da kaleminize, mesleğinize saygı duyan biriyim. Gönlünüz, vicdanınıza perde olmasın. Selametle kalın...
Selçuk ÖZTÜRK
29 Aralık 2011 Perşembe 15:07
İyice okuyun
Sayın Osman bey halkın seçtigi belediye başkanına sahip çıkan hemen hemen tek gazeteci olarak siz kaldınız size ayrıca teşekkür ediyorum Halen burada başkanın suçlu oldugunu söleyip nerdeyse uzun hava oynayacak bir takım kişilerin oldugunu görmek gerçekten üzüntü verici bir durum Beyler ne olursa olsun bu iddanameyi iyice okuyun tutuklanmayı gerektirecek hiç bir durum ortada yok Halkın seçtigi başkanı 22 ay görevden uzaklaştırmak demokrasiye büyük bir gasp örnegidir Şimdide bu tutuklama olayı tamamen siyasidir ve kimse bu tutuklanmanın haklı olduguna inanmamaktadır Aytaç başkan inşallah en kısa zamanda tekrar aramızda olacaktır
İsmail GÖKTÜRK / www.adanaakhaber.com
29 Aralık 2011 Perşembe 11:11
Okuyun Osman Bey
Tutuklanmaya neden olan olay şu şekilde gelişmiş ve halen devam etmektedir.
Menekşe köyündeki 13 bin 56 metrekarelik arsanın yarısı yani 6 bin 528 metre karesi Adana Büyükşehir Belediyesi'ne aittir. Diğer yarısı yani 6 bin 528 metre karesi ise Ahmet Nuri Karabaş adlı bir vatandaşa aittir.
13 bin 56 metrekarelik Seyhan Gölü manzaralı arsanın 6.528 metrekaresinin sahibi olan Ahmet Nuri Karabaş, 1999da belediyeye ait diğer hisseyi yasal hakkı / şufa hakkı (ön alım hakkı, herhangi bir hissedarın hissedar olmayanlara karşı öncelikli satın alma hakkı) gereği satın almak istedi.
Şufa Hakkı olarak ifade edilen duruma göre Adana Büyükşehir Belediyesinin elindeki hisseyi talep etmesi halinde diğer hissedara (Ahmet Nuri Karabaş) ihalesiz satması gerekiyordu.
Ancak belediye encümeni arsayı satmayacağını bildirdi. Bunun üzerine Karabaş, Şufa Hakkı(önalım, satışta öncelikli alım hakkı) davası açtı. Fakat belediye, aradan yedi yıl geçtikten sonra Karabaş yurt dışındayken 2006da arsayı ihaleyle satışa çıkardı.
İhaleyi Durakın damadı Bekir Cavcav kazandı. Damat Cavcav, değeri 3 milyon TLyi bulduğu belirtilen arsayı 278 bin liraya satın aldı.
Oysa ki, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 6. Maddesine göre belediye başkanı ile ihale işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve denetlemekle görevlilerinin eşleri ve ikinci derece dahil kan ve damatları da barındıran hısımlarının ihaleye katılamayacağı açık olarak belirtilmişti.
Bunun üzerine Karabaş, dava açtı. Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, halen devam eden davada, 23 Haziran 2008de tapuya düştüğü şerhle arsaya ihtiyati tedbir koydu. Aytaç Durak'ın damadı Bekir Cavcav'ın savunmasını ise Adana Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nejat Özkuyumcu üstlendi!
Mahkemeyi dinlemediler
Davadaki bir başka gelişme ise belediyenin aynı arsada 2008de parsel düzenlemesine gitmesi üzerine yaşandı. Bundan zarar gördüğünü iddia eden hissedar Karabaş, Adana 2. İdare Mahkemesinde düzenlemeyi dava etti.
Mahkeme, 31 Aralık 2009da verdiği kararla encümenin yaptığı değişikliği imar mevzuatı ve hukuka uygun bulmayarak iptal etti. Hukuk savaşına dönen olayda Belediye Encümeni, 3 Mart 2010da mahkeme kararına uymayarak aynı arsada tekrar parsel düzenlemesine gitti.
Gelişmeler üzerine Karabaş tekrar savcılığa giderek, mahkeme kararını uygulamayan Durak ve 9 encümen üyesinin cezalandırılması için ikinci bir suç duyurusunda bulundu.
Milli irade konusunda, Ergenekon tutuklusu Balbay'a, Haberal'a ve Alan'a bu ülkenin vatandaşları oy verdi de BDP'nin tutuklularına uzaydan gelen yaratıkları mı oy verdi? Bu Ergenekon ile BDP arasında bir tercih değildir. Birbirilerinden farkı olduğuna inanmıyorum, al birini vur ötekine....
Aytaç Durak'ınıza gelirsek; "Madem dışarıda olan onlarca yolsuzluk/usulsüzlük yapanı içeri almıyorsunuz o halde Durak'ı da almayın" demek bence hiç mantıklı ve ahlaki değil. Ama dersen ki:
"Aytaç gibi düzinelerce kişi var, en az bir düzine daha kişinin bugün Aytaç Durak'la beraber içeride olması lazımdı".... Eyvallah! yerden göğe kadar haklısın
Lütfen maydanozdan bahsetmeden önce İsmail Göktürk Bey'in yorumuna cevap verin.
Bir de "Aytaç gitti, bakın değişen bir şey yok" diyorsunuz; Siz de biliyorsunuz ki "Su-i Misal Emsal Olmaz.". Mevcutların beceriksizliği, sorumsuzluğu Aytaç Durak'ın iyi bir belediye başkanı olduğuna delil değildir.
Durak hayranlığınızı biliyorum ama bir nebze olsun bu önyargınızdan kurtulup vicdanen bakabilirseniz, size G.Antep'i, Konya'yı, Kayseri'yi, Ankara'yı örnek vermek isterim. Oralara bir bakın da Adana'nın Aytaç Durak'la neler kaybettiğini görün....
Bir noktada da sizi tebrik ediyorum; Aytaç Durak'ın etrafında dost görünüp de aslında bala konan sivrisinekler gibi olan güruhun Aytaç Durak'ı hemen satmalarına rağmen siz bir vafa örneği gösteriyorsunuz, Durak için bunca yıllık geçmişinizi tehlikeye atıyorsunuz. Dilerim Aytaç Durak bunu görüyordur...
Aytaç Durak konusunda size katılmasam da kaleminize, mesleğinize saygı duyan biriyim. Gönlünüz, vicdanınıza perde olmasın. Selametle kalın...
Menekşe köyündeki 13 bin 56 metrekarelik arsanın yarısı yani 6 bin 528 metre karesi Adana Büyükşehir Belediyesi'ne aittir. Diğer yarısı yani 6 bin 528 metre karesi ise Ahmet Nuri Karabaş adlı bir vatandaşa aittir.
13 bin 56 metrekarelik Seyhan Gölü manzaralı arsanın 6.528 metrekaresinin sahibi olan Ahmet Nuri Karabaş, 1999da belediyeye ait diğer hisseyi yasal hakkı / şufa hakkı (ön alım hakkı, herhangi bir hissedarın hissedar olmayanlara karşı öncelikli satın alma hakkı) gereği satın almak istedi.
Şufa Hakkı olarak ifade edilen duruma göre Adana Büyükşehir Belediyesinin elindeki hisseyi talep etmesi halinde diğer hissedara (Ahmet Nuri Karabaş) ihalesiz satması gerekiyordu.
Ancak belediye encümeni arsayı satmayacağını bildirdi. Bunun üzerine Karabaş, Şufa Hakkı(önalım, satışta öncelikli alım hakkı) davası açtı. Fakat belediye, aradan yedi yıl geçtikten sonra Karabaş yurt dışındayken 2006da arsayı ihaleyle satışa çıkardı.
İhaleyi Durakın damadı Bekir Cavcav kazandı. Damat Cavcav, değeri 3 milyon TLyi bulduğu belirtilen arsayı 278 bin liraya satın aldı.
Oysa ki, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 6. Maddesine göre belediye başkanı ile ihale işlemlerini hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve denetlemekle görevlilerinin eşleri ve ikinci derece dahil kan ve damatları da barındıran hısımlarının ihaleye katılamayacağı açık olarak belirtilmişti.
Bunun üzerine Karabaş, dava açtı. Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, halen devam eden davada, 23 Haziran 2008de tapuya düştüğü şerhle arsaya ihtiyati tedbir koydu. Aytaç Durak'ın damadı Bekir Cavcav'ın savunmasını ise Adana Büyükşehir Belediyesi Avukatı Nejat Özkuyumcu üstlendi!
Mahkemeyi dinlemediler
Davadaki bir başka gelişme ise belediyenin aynı arsada 2008de parsel düzenlemesine gitmesi üzerine yaşandı. Bundan zarar gördüğünü iddia eden hissedar Karabaş, Adana 2. İdare Mahkemesinde düzenlemeyi dava etti.
Mahkeme, 31 Aralık 2009da verdiği kararla encümenin yaptığı değişikliği imar mevzuatı ve hukuka uygun bulmayarak iptal etti. Hukuk savaşına dönen olayda Belediye Encümeni, 3 Mart 2010da mahkeme kararına uymayarak aynı arsada tekrar parsel düzenlemesine gitti.
Gelişmeler üzerine Karabaş tekrar savcılığa giderek, mahkeme kararını uygulamayan Durak ve 9 encümen üyesinin cezalandırılması için ikinci bir suç duyurusunda bulundu.