Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Ve Allah'a karşı takva sahibi olun.
(Hucurat 10)
islam kardeşlerime selam olsun!
zeki ak
07 Şubat 2012 Salı 21:31
hayat
Hayatimizin düzenli olmasi icin kardesligimizi pekistirelim.
nuri
07 Şubat 2012 Salı 20:26
ahlak
Kardes olmak güzel ahlakli olmayi gerektiriyor.gerisi zaten gelir.
mehmet yurt
05 Şubat 2012 Pazar 22:01
ah
Sadece ah müminler diyorum.
serhat koza
03 Şubat 2012 Cuma 18:33
mutluluk
Mutluluk dostluklardadir.kaleminize saglik.
mehmet
02 Şubat 2012 Perşembe 20:11
ah dostluk
Dostuklar her daim ebedidir.ebedilik icin kardes olalim.
erkut mortaş
02 Şubat 2012 Perşembe 14:44
kardeşlik
allah razı olsun elinize yüreğinize sağlık iyiki varsınız.allahtan kaleminize güç vermesini diliyorum,kardeşlik adına gösterdiğiniz hassasiyetten dolayı allah sizleri ve bizleri kardeş karar kılsın,şeytani güçlerin sultasından çıkıp rabbe kul olma gayreti karar kılsın.
senanur
02 Şubat 2012 Perşembe 11:49
güzel
Allah herkese güzelligin olmasini sister.güzel gören güzel düsünür,güzel düsúnen her daim kardesine karsi sevgi ve muhabbetlidir.
musa demir
02 Şubat 2012 Perşembe 05:49
hak
Müslümanları ayrılık ve düşmanlığa sebep olacak şeylere, çirkin hayasızlığa, iğrenç sözlere, gıybete, koğuculuğa, hainliğe, sahtekarlığa karşı uyarmalı, bu tür olumsuzluklardan sakındırmalıdır. Fitne ve kargaşaya yol açacak etkenleri ortadan kaldırma mücadelesini vermelidir. Müslümanların bu mücadeledeki şiarları, Resulullah Efendimizin (saa) şu sözü olmuştur: Mümin, halkın malları ve kanları hususunda emin oldukları kimsedir. Müslüman, müslümanların elinden ve dilinden esenlikte oldukları kimsedir. Muhacir ise kötülüklerden kaçıp hicret eden kimseye denir.simdi kendimize soralim hangi mumin hangi muminin elinden ve dilinden emandadir.bana gösterin adanadan mekkeye kadar yürüyeyim.
suat ay
01 Şubat 2012 Çarşamba 23:24
ölcü
ü
Oysa inananlar için sonsuz bir sevap kaynağı mevcutken birbirlerinin önünü tıkayıp, haksız rekabet ve kıskançlıklarla vakit geçirmenin hiçbir anlamı yoktur. Eğer hedef Allah rızası olursa, herhangi bir rekabet olmaz. Çünkü herkes bir diğerinin önünü kesmeden Allah rızası için hizmet edebilir, sevap toplayabilir. Bu nedenle müminler, mümin topluluğunun bir insan vücudu gibi olduğunu, her organın bir diğerinin yardımcısı ve destekçisi olduğunu unutmaz ve kardeşlerinin başarılarını kendi başarılarıymış gibi görürler. Bu, son derece önemlidir. Kuranda müminlerin arasındaki tesanüd ile ilgili çok sayıda ayet vardır. Bir ayette, müminlerin diğer müminlerle tesanüdlerinin artması için yaptıkları bir dua şöyle aktarılır:
Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin. (Haşr Suresi, 10)
Kin tüm güzel amellerimizi yiyip bitirmeden kendimize gelelim.
selahattin kucak
01 Şubat 2012 Çarşamba 23:08
beraberlik
ı
Müminler güzel ahlaklıdırlar, mütevazidirler, sevgi ve saygı doludurlar. Bu yüzden de tesanüd müminler arasında doğal bir şekilde oluşur. Ancak bu konuda yine de dikkat edilmesi gereken yönler vardır. Çünkü müminlerin yapabileceği çeşitli yanlışlar, bu tesanüdün zedelenmesine ve müminler arasında soğukluk yaşanmasına neden olabilir.
Bu yanlış hareketlerin nedeni, müminlerin davranışlarını gaflet anlarında etkileyen nefstir. Mümin fedakar, hoşgörülü ve sıcaktır; ama herkeste nefs bulunur ve insan dikkat etmezse bazen nefsine uyabilir. Kıskanç, bencil ve hırslı olan nefsine uyması ise, bu kötü hislerin mümine etki etmesi demektir.
İşte bu yüzden Kuran, müminleri tesanüd konusunda son derece dikkatli olmaları için uyarmaktadır. Madem şeytanın insandaki tezahürü olan nefs, insanı yanıltabilmektedir, öyleyse karşıdaki müminin nefsini harekete geçirecek bir üslup kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu yönde Kuranın bir emri şöyledir:
Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53)
Artik kenetlenme zamani kafirlerin ve zorbalarin yanliz kalmasini saglamak ve birligimizi pekistirme adina gel in artik kendimize Bir söz verelim hic Bir kardesimiz hakkinda giybet etmeyelim,etmeyelim,etmeyelim.sadece ve sadece salih amel isleyelim.allahla hamhal olalim.ehlibeyt askini kalbimizden Bir an bile cikarmayalim.
ali can
01 Şubat 2012 Çarşamba 14:23
bilinc
Müslamanları, ırkçı söylemlerin ve ayrılıkçı çağrıların tutsağı olmamaları için yüksek bir bilince ve kardeşlik duygusuna sahip olma duygusu yönünde eğitmek gerekir. İslam, yüce Allaha itaat ve Onun hoşnutluğunu elde etmek adı altında, islam ümmetini bu yüce hedefe doğru yönetlir. Buna göre; sevgi de, öfke de, verme de, vermeme de, yardım da, yüz üstü bırakma da Allah için olmalıydı. Bununla kardeşliği pekiştiren kulplar, halkalar sağlamlaşıyor, ayrılıkçı söylemler etkisizleşiyordu. Müslümanlar birbirine kenetlenmiş sağlam bir yapı görünümü kazanıyorlardı.kardeslik adina heresy kenara itilmeli
hüseyin agus
01 Şubat 2012 Çarşamba 14:21
kardes olunuz.
Muminler kuran sancağı altında saf tutup Resulullahın (saa) eşsiz önderliğinde hareket ettikleri sürece, kemal merdivenlerine tırmandılar, yücelikler ufkuna uzanıverdiler. Nihayet öyle bir kardeşlik örneği segilediler ki, hiçbir sistem ve ilkenin böyle bir şeyi gerçekleştirmesi, ne ondan önce ne de ondan sonra mümkün olmadı. İnanç bağları, kan ve soy bağlarından daha güçlü hale geldi. İmani değerler ulusal ve kabilesel değerlerden daha üstün tutuldu. Müslümanlar, birbirleriyle kenetlenmiş, görkemli bir ümmet haline geldiler. Göklerinde kardeşlik bayrağı dalgalanıyordu. Hiçbir aykırı ses ve farklılığı körükleyen çağrı birliklerini bozamıyordu. Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah yanında en üstün olanınız en çok sakınanınızdır(en takvalı olanınızdır). [Hucurat, 13] Kuran-ı Kerim her fırsatta müslümanların ruhlarına manevi kardeşliği pekiştiren kavramları işliyordu. Değişik ayetleriyle ve birbirinden güzel hikmetli ve göz kamaştırıcı ifade tarzıyla bu husus üzerinde yoğunlaşıyordu. Bir yerde kardeşliği, müslümanlığın temel bir yasası olarak vurguluyordu: Muahakkak müminler kardeştirler, kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allahtan korkun ki size rahmet edilsin. [Hucurat,
(Hucurat 10)
islam kardeşlerime selam olsun!
Oysa inananlar için sonsuz bir sevap kaynağı mevcutken birbirlerinin önünü tıkayıp, haksız rekabet ve kıskançlıklarla vakit geçirmenin hiçbir anlamı yoktur. Eğer hedef Allah rızası olursa, herhangi bir rekabet olmaz. Çünkü herkes bir diğerinin önünü kesmeden Allah rızası için hizmet edebilir, sevap toplayabilir. Bu nedenle müminler, mümin topluluğunun bir insan vücudu gibi olduğunu, her organın bir diğerinin yardımcısı ve destekçisi olduğunu unutmaz ve kardeşlerinin başarılarını kendi başarılarıymış gibi görürler. Bu, son derece önemlidir. Kuranda müminlerin arasındaki tesanüd ile ilgili çok sayıda ayet vardır. Bir ayette, müminlerin diğer müminlerle tesanüdlerinin artması için yaptıkları bir dua şöyle aktarılır:
Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin. (Haşr Suresi, 10)
Kin tüm güzel amellerimizi yiyip bitirmeden kendimize gelelim.
Müminler güzel ahlaklıdırlar, mütevazidirler, sevgi ve saygı doludurlar. Bu yüzden de tesanüd müminler arasında doğal bir şekilde oluşur. Ancak bu konuda yine de dikkat edilmesi gereken yönler vardır. Çünkü müminlerin yapabileceği çeşitli yanlışlar, bu tesanüdün zedelenmesine ve müminler arasında soğukluk yaşanmasına neden olabilir.
Bu yanlış hareketlerin nedeni, müminlerin davranışlarını gaflet anlarında etkileyen nefstir. Mümin fedakar, hoşgörülü ve sıcaktır; ama herkeste nefs bulunur ve insan dikkat etmezse bazen nefsine uyabilir. Kıskanç, bencil ve hırslı olan nefsine uyması ise, bu kötü hislerin mümine etki etmesi demektir.
İşte bu yüzden Kuran, müminleri tesanüd konusunda son derece dikkatli olmaları için uyarmaktadır. Madem şeytanın insandaki tezahürü olan nefs, insanı yanıltabilmektedir, öyleyse karşıdaki müminin nefsini harekete geçirecek bir üslup kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu yönde Kuranın bir emri şöyledir:
Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın açıkça bir düşmanıdır. (İsra Suresi, 53)
Artik kenetlenme zamani kafirlerin ve zorbalarin yanliz kalmasini saglamak ve birligimizi pekistirme adina gel in artik kendimize Bir söz verelim hic Bir kardesimiz hakkinda giybet etmeyelim,etmeyelim,etmeyelim.sadece ve sadece salih amel isleyelim.allahla hamhal olalim.ehlibeyt askini kalbimizden Bir an bile cikarmayalim.