Seyyid Kutup Biz Müslüman mıyız? adlı kitabında şöyle diyor: Papalardan biri Vatikandaki bütün keşişleri, kardinalleri davet etmiş, onlardan Vatikan ve Hıristiyanlık için fazla bir masraf çıkarmayacak bir şekilde İslamı yok etmek ve din meşalesini söndürmek için görüş belirtmelerini istemiştir. Bu amaçla bir çok komisyonlar kurulmuş, görüş sahipleri tarafından çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. Onca görüşler arasından bütün keşişlerin, kardinallerin ve bizzat papanın kabul ettiği görüş şu olmuş ki, İslamı ortadan kaldırmak için en güçlü silah ve en masrafsız program Müslüman kadın ve kızları İslami hicaptan ayırmak, kadın ve kızları özgür bir şekilde sokak, pazar, genel taşıtlar, parklar, sinemalar, idareler, ticari merkezler, tiyatrolar ve sosyal merkezlerde erkeklerin ve gençlerin ulaşabileceği bir şekle sokmaktır.
huseyin agus
18 Şubat 2012 Cumartesi 07:28
hicap ve iffet
Güzel yüzlü genç kızlar ortada görülmedikleri zaman, onların temiz ve masum yüzleri halkın gözleri önünde olmadığı zaman, heva ve heves ateşleri, istek ve içgüdü alevleri bir milletin temizliğini yakmaya ve bir memleketin manevi binasını bozmaya kalkışamaz.
Genç erkekler, kız ve kadınların süs ve ziynet cevherini, nazını ve işvesini, sokak, pazar, park, cadde, mağazalar, hastaneler, idareler ve ticari merkezlerde görmedikleri zaman; namahreme bakma, heves ve kız peşinde koşma, insanların namusuna tecavüze yeltenme, geri zekalılık, sinirleri bozma, erken buluğa erme, mastürbasyon, eşcinsellik, zina, dağınık düşünceler, hüzün, endişe, ders okumaya rağbet göstermemek, aşk peşinde koşmak, ruhsal hastalıklar ve nihayette de insani güçlerin heder olmasına maruz kalmazlar.
Bu esas üzere söylemek gerekir ki, kadın cinsi için örtü ve hicap farz bir emirdir ve kesin bir görevdir. Şüphesiz bunu inkar eden bir kimse, örtünün İslamın zaruriyattan olduğunu ve Allahın Kuran'daki bir emri olduğunu bildikleri takdirde kafirdir ve İslam'ın çizgisinden çıkmış sayılır.
Bu özelliklerle hicab ve tesettürü inkar eden bir genç, Müslüman bir kızla evlenemez. Zira bu evlilik batıldır. Onlar arasında okunan nikah akdi faydasızdır, bu kadın ve erkeğin ilişkisi iki namahrem insanın ilişkisidir. Çocukları nameşrudur ve amelleri de zinadır.
Bu özelliklerle hicap ve tesettürü inkar eden bir kız da Müslüman bir gençle evlenemez. Zira aynı hükümler onun hakkında da caridir.
Hicab, vakar, şahsiyet, keramet, asalet ve kadının azametini korumakta ve eşi için güzelliğini ve faydalarını dokunulmaz kılmaktadır. Kadın tesettürlü olduğu halde ilmi derecelere ulaşabilir, kemal ve faziletler yolunu kat edebilir. Hicabın kadın için gelişim ve ilerleme yolunda bir engel teşkil ettiği düşüncesi şeytani bir vesvesedir. Yağmacı sömürgecilerin, namus hırsızlarının, doğu ve batı ülkelerindeki şahsiyetsiz insanların ortaya attığı yanlış bir düşüncedir.
Ailenin sıcak ortamı, kadın ve erkeğin ilişkilerinin güçlenmesi, hayatın devamı, insanların kalplerinin huzur içinde oluşu, erkeğin kendi kanunu ve şeri eşine aşk ve ilgi duymasının kalıcı oluşu, ev ve aile teşkili, erkeğin eşine güvenmesi ve benzeri birçok konular, ülkedeki kadınların örtüsüne ve erkeklerin kendi kadınları dışında diğer kadınların süs, ziynet ve yüz güzelliğini görmemesine bağlıdır.
Erkekler eğer toplumsal tüm alanlarda kolay bir şekilde kadınlara ulaşabilme imkanına sahipse, kendi eşlerine sevgi ve bağlılık içinde olmasının hiç bir garantisi yoktur. Nefsani isteklerin, heveslerin ve şehvetlerin tahriki onları hayattan soğutacak ve aile ocağını yıkmak için bir kazma görevini yapacaktır.
Hicapsızlığın, kötü örtünmenin, kadının özgür bırakılmasının sayılamayacak kadar bir çok zararları vardır.
Şimdiye kadar kadının örtüsüzlüğü ve tesettürsüzlüğü, milyonlarca erkeğin sapmasına, başkalarının günaha düşmesine, ailelerde boşanma canavarının ortaya çıkmasına, erkeğin evli kadına aşık olmasına, meşru olmayan ilişkilerin doğmasına sebep olmuştur. Yahudi ve Hıristiyanların istediği gibi bir çok kadın ve erkeklerin İslam'ın melekuti alanından ve dindarlıktan uzaklaşmasına sebep olmuştur.
Örtüsüzlüğün temelini atanlar bile bu konudan usanmış durumdadır ve bu örtüsüzlüğün etkilerinin son asrın uğursuz etkilerinden olduğunu dile getirmişlerdir. İranda aile düzeni oldukça sağlam, güçlü, haya, iffet, vakar, edep, iman, takva üzere kuruludur ve de çok azı dışında boşanmayı ortadan kaldırmıştır.
Batılı sömürgeciler; serseri bir seyyar satıcı, aşağılık bir cahil, hain bir pislik, kötü bir vatan satıcısı olan Rıza Han adında birisi vasıtasıyla Kuran'ın emrettiği tesettür ve örtüyü birçok yasakladığı zaman, ev ve aile düzeni başka bir şekle büründü. Boşanma rakamları hızla yükseldi. Öyle ki o soysuz hanedanın hükümetinin son yıllarında her ay, altı ila yedi bin aile boşanmak için mahkemelere müracaat etmiştir. Evli genç ve erkekler hanımsız kalmış, evlenen kadınlar eşlerinden ayrılmış ve her iki grup da evlilik bağlarından kopmuş bir şekilde topluma karışmışlardır ve böylece de fesat ve fitne sofrası toplumda açılmış, toplumda yayılmaya başlamıştır.
soayal medya
17 Şubat 2012 Cuma 20:47
nato füze savunma sistemi
ABNA- NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, NTV Brüksel muhabiri Güldener Sonumut'un sorularını yanıtladı.
Rasmussen, Türkiye'de de konuşlandırılması beklenen NATO'nun füze savunma sistemiyle ayrıntıların ABD'nin Chicago kentinde konuşulacağını vurguladı.
Rasmussen, füze savuna siteminin kendi topraklarında bulunmasını Türkiye'nin talep ettiğini dile getirdi.
ABD'nin kendi savunma sistemiyle NATO'nun füze savunma sistemine büyük bir katkıda bulunduğunu belirten Rasmussen, sistemin NATO üyeleri arasındaki son dayanışma örneği olduğunu belirtti.
Soğuk savaş döneminde Türkiye'nin Rusya'nın komşusu olarak önemli bir rol oynadığını hatırlatan Rasmussen, "Türkiye bugün de önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Bizim Kosova, Afganistan ve son olarak da Libya'daki operasyonlarımıza çok önemli katkıda bulundu" diye konuştu.
Rasmussen, İzmir üssünün NATO'nun Kara Kuvvetleri Komutanlığı olacağını da söyledi: İzmir'de güçlü bir kara kuvvetleri komutanlığı kurulmasına karar verdik burası hem Türkiye hem NATO için önemli bir üs olacak.
Suriye konusunu NATO konseyinde tartıştıklarını hatırlatan Rasmussen, "Herhangi bir müdahale niyetimiz yok. Suriye halkının istekleri göz önünde bulundurulmalı" dedi.
Rasmussen sözlerini şöyle sürdürdü:
"NATO'nun 5. Maddesi en önemli görevlerden biridir müttefiklerden birine saldırı hepsine saldırı anlamını taşır.
Öncelikle bu vesiyle Türkiye'ye NATO'ya katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Türk liderlerle NATO'nun bundan sonraki politikalarıyla ilgili konuşacağım.
Chicago'da çok somut sonuçlar olacak Afganistan konusunda belli adımlar atılmasını bekliyorum. 2014'ü konuşacağız sorumluluğu Afganlara bırakacağız. Afgan güvenlik güçlerinin eğitimine katkıda bulunacağız operasyonumuzun önemli bir bölümünü askerlerin eğitimi oluşturucak."
soayal medya
17 Şubat 2012 Cuma 20:44
abna
ABNA- Türkiye ile ilgili Daniel Dombey imzalı haber yoruma yer veren İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiyenin geçmişte, komşularla sıfır sorun siyaseti çerçevesinde otoriter rejimlerle iyi geçindiğini yazdı. Yazar, AKP hükümetinin son 6 aydır ise Esada ve İrana karşı tavır takındığını ifade etti.
Türk dış politikası ABD ekseninde
Türkiye ile ilgili haber yoruma yer veren İngiliz Financial Times gazetesi, Türk dış politikasının yeniden ABD ile aynı eksene oturduğunu vurguladı. Daniel Dombey imzalı yazıda, Türk dış politikasının ABD ve Batılı devletlerin dış politikasıyla birkaç yıl öncesine göre çok daha uyumlu olduğu fikri işleniyor. Türkiyenin geçmişte, komşularla sıfır sorun siyaseti çerçevesinde otoriter rejimlerle iyi geçindiği belirten yazar, bunun değiştiğini savundu ve şöyle devam etti: AKP hükümetinin, son 6 ay içinde, şiddete son verip reform önerisini reddeden Esada karşı sabrı tükendi. Irak başbakanı Nuri el-Maliki ile kavgalı hale gelindi ve Tahranla ilişkiler, İranın Türkiyeye yerleştirilen NATO radar üssüne tepki vermesinin gölgesinde kaldı. Bunlar Türkiyeyi Washingtona yakınlaştırdı. Gazete, Başbakan Tayyip Erdoğanın Esadın görevi bırakması çağrısının başını çektiğini, dış politikasını Suriyede rejim değişikliğine endeksleyerek riske attığını da belirtti. Yazar, Başkan Barack Obamanın arkada durarak öncülük etme yaklaşımı çerçevesinde, Türkiyenin Orta Doğudaki tutumuna ihtiyaç duyduğunu öne sürdü. Türkiye ABDnin, ABD ise Türkiyenin Esadın devrilmesi için neleri yapmaya hazır olduğunu tartıyor diyen Dombey, Ankaranın, siyasi muhaliflere ve silahlı isyancılara da ev sahipliği yaptığına dikkati çekiyor.
nurettin yakar
17 Şubat 2012 Cuma 11:39
ahmet davutoglu
Ahmet davutoglu disardaki hamlelerinde türkiyemizi tamamen büyük Bir kaosa sürüklüyor.adanamedya araciligiyla kamuoyuna duyuruyorum.bölgenin kan icicileryle beraber el kaide ile birlikte suriyede operasyonlara katiliyor am an allahim bu ne vahamet hani siz elkaideyi iceri aliyordunuz ne oldu size büyük patron abd izin vermiyor.ahmet davutoglu bunun hesbini hem bu dünyada hem ahirette verecek.
kadir
16 Şubat 2012 Perşembe 22:10
kahrolasun zalimler
Israil yok omaya mahkumdur.türkiyede bu bataga girmis vaziyette.türkiyede yanacak bu yanglnda.
vatandaş
14 Şubat 2012 Salı 13:42
BASIN MENSUPLARINA
BİRİNİZ ALLAH RIZASI İÇİN BİR HABER YAPSIN
BU KONUDA .....
SÜRÜCÜ KURSLARI ORGANIZE SAN. BÖLGESİNDE
ÇOK GENİŞ YOLLAR VARKEN ACEMİ SÜRÜCÜLERE ŞEHİR İÇİNDE
EGİTİM VERİYORLAR. BUDA KAZALARA NEDEN OLUYOR.
ORG.SANAYİDE EGİTİM VERİLMESİ MECBUR OLSUN.
LÜTFEN BU KONUDA HABER YAPICAK
BİR BABAYİGİİT ARANIYOR YOKMU.
İMAMOĞLULU
14 Şubat 2012 Salı 08:39
BUNUN NERESİNDE
1996 DA AB HİRİSTİYAN BİRLİĞİDİR DİYEN,2002 DE O BİRLİĞİN EŞ BAŞKANIYIM DİYEN.SAYIN AKP GENEL BAŞKANI BUNLARIN NERESİNDE SAYIN YAZAR.
C.T
13 Şubat 2012 Pazartesi 22:56
b
Günü birlik yaşamak,yarın esaret getirir.Yarını yaşıyacaksak bu gunden özgür olmalıyız.Onun için her düzeyde bağımsız özgür politikalar üretmeliyiz. Kimsenin sözcülüğüne soyunulmaması dileğiyle..
Dünya hızla değişiyor. Değişmeyen, değiştirilmeyen, daha doğrusu değiştirilmek istenmeyen şeyler; hala mevcudiyetini muhafaza ediyor.
Oynayanlar, oynananlar.. Bir de oynamaya çalışanlar..
hüseyin agus
13 Şubat 2012 Pazartesi 11:24
israilin sonu
Ortadoguda gelisen olaylara bakarak israilin youkolusunun yakin olacagi asikardir.ama ne yazik ki hala türkiye israilden kopamadi veya koparilmak istenmedi,türkiye amerika-israil-ingiltere ücgeninde tamamen Bir mass olarak kullanildigi hatta role eksikliginde arap kraliyetlerin devreye girdigi bu hal ile is in arap sacina döndügü türkiyeninde ne yapacagini kestirememesi vahameti göstermesi acisindindan manidardir.türkiye rolünü Islama hizmet noktasi yerine harabeye dönecek olan islam úlkerinde nasil ticaret yapabilirim ile ilgili projeler üretmekte.suriye meselesinde sinifta kaldik,iran ile iliskilerde sinifta kaldik kaldiki amerika hegomanyasi artik bitmek üzere yeryüzüne artik salih kullar yani iran islam cumhuriyeti gibi sahsiyetli ülkere allah varisligi veriyor.biz neden bu varislikten pay almiyoruz.
hüseyin agus
11 Şubat 2012 Cumartesi 22:17
nefret
tüm Müslüman ülkelere ve dünya Müslümanlarına bildiriyorum ki aziz islam milleti İsrail ve Uşaklarından ve İsraille uzlaşan devletlerden nefret ediyor. İsraille uzlaşmakta olan İslam milleti değildir, İslam milleti bu büyük günahtan uzaktır; İsraille anlaşma yapan kesinlikle islam milletinin teyid etmediği hükümetlerdir; imam humeyni ra
Imam need Dogru söylemis arap baharini İmam o zaman görmüstü.is rail ya in Bir tarihte ok olacak tüm Dünya buna sahit olacak,buda müslümanlarin vahdetiyle mümkün olacaktir.
Genç erkekler, kız ve kadınların süs ve ziynet cevherini, nazını ve işvesini, sokak, pazar, park, cadde, mağazalar, hastaneler, idareler ve ticari merkezlerde görmedikleri zaman; namahreme bakma, heves ve kız peşinde koşma, insanların namusuna tecavüze yeltenme, geri zekalılık, sinirleri bozma, erken buluğa erme, mastürbasyon, eşcinsellik, zina, dağınık düşünceler, hüzün, endişe, ders okumaya rağbet göstermemek, aşk peşinde koşmak, ruhsal hastalıklar ve nihayette de insani güçlerin heder olmasına maruz kalmazlar.
Bu esas üzere söylemek gerekir ki, kadın cinsi için örtü ve hicap farz bir emirdir ve kesin bir görevdir. Şüphesiz bunu inkar eden bir kimse, örtünün İslamın zaruriyattan olduğunu ve Allahın Kuran'daki bir emri olduğunu bildikleri takdirde kafirdir ve İslam'ın çizgisinden çıkmış sayılır.
Bu özelliklerle hicab ve tesettürü inkar eden bir genç, Müslüman bir kızla evlenemez. Zira bu evlilik batıldır. Onlar arasında okunan nikah akdi faydasızdır, bu kadın ve erkeğin ilişkisi iki namahrem insanın ilişkisidir. Çocukları nameşrudur ve amelleri de zinadır.
Bu özelliklerle hicap ve tesettürü inkar eden bir kız da Müslüman bir gençle evlenemez. Zira aynı hükümler onun hakkında da caridir.
Hicab, vakar, şahsiyet, keramet, asalet ve kadının azametini korumakta ve eşi için güzelliğini ve faydalarını dokunulmaz kılmaktadır. Kadın tesettürlü olduğu halde ilmi derecelere ulaşabilir, kemal ve faziletler yolunu kat edebilir. Hicabın kadın için gelişim ve ilerleme yolunda bir engel teşkil ettiği düşüncesi şeytani bir vesvesedir. Yağmacı sömürgecilerin, namus hırsızlarının, doğu ve batı ülkelerindeki şahsiyetsiz insanların ortaya attığı yanlış bir düşüncedir.
Ailenin sıcak ortamı, kadın ve erkeğin ilişkilerinin güçlenmesi, hayatın devamı, insanların kalplerinin huzur içinde oluşu, erkeğin kendi kanunu ve şeri eşine aşk ve ilgi duymasının kalıcı oluşu, ev ve aile teşkili, erkeğin eşine güvenmesi ve benzeri birçok konular, ülkedeki kadınların örtüsüne ve erkeklerin kendi kadınları dışında diğer kadınların süs, ziynet ve yüz güzelliğini görmemesine bağlıdır.
Erkekler eğer toplumsal tüm alanlarda kolay bir şekilde kadınlara ulaşabilme imkanına sahipse, kendi eşlerine sevgi ve bağlılık içinde olmasının hiç bir garantisi yoktur. Nefsani isteklerin, heveslerin ve şehvetlerin tahriki onları hayattan soğutacak ve aile ocağını yıkmak için bir kazma görevini yapacaktır.
Hicapsızlığın, kötü örtünmenin, kadının özgür bırakılmasının sayılamayacak kadar bir çok zararları vardır.
Şimdiye kadar kadının örtüsüzlüğü ve tesettürsüzlüğü, milyonlarca erkeğin sapmasına, başkalarının günaha düşmesine, ailelerde boşanma canavarının ortaya çıkmasına, erkeğin evli kadına aşık olmasına, meşru olmayan ilişkilerin doğmasına sebep olmuştur. Yahudi ve Hıristiyanların istediği gibi bir çok kadın ve erkeklerin İslam'ın melekuti alanından ve dindarlıktan uzaklaşmasına sebep olmuştur.
Örtüsüzlüğün temelini atanlar bile bu konudan usanmış durumdadır ve bu örtüsüzlüğün etkilerinin son asrın uğursuz etkilerinden olduğunu dile getirmişlerdir. İranda aile düzeni oldukça sağlam, güçlü, haya, iffet, vakar, edep, iman, takva üzere kuruludur ve de çok azı dışında boşanmayı ortadan kaldırmıştır.
Batılı sömürgeciler; serseri bir seyyar satıcı, aşağılık bir cahil, hain bir pislik, kötü bir vatan satıcısı olan Rıza Han adında birisi vasıtasıyla Kuran'ın emrettiği tesettür ve örtüyü birçok yasakladığı zaman, ev ve aile düzeni başka bir şekle büründü. Boşanma rakamları hızla yükseldi. Öyle ki o soysuz hanedanın hükümetinin son yıllarında her ay, altı ila yedi bin aile boşanmak için mahkemelere müracaat etmiştir. Evli genç ve erkekler hanımsız kalmış, evlenen kadınlar eşlerinden ayrılmış ve her iki grup da evlilik bağlarından kopmuş bir şekilde topluma karışmışlardır ve böylece de fesat ve fitne sofrası toplumda açılmış, toplumda yayılmaya başlamıştır.
Rasmussen, Türkiye'de de konuşlandırılması beklenen NATO'nun füze savunma sistemiyle ayrıntıların ABD'nin Chicago kentinde konuşulacağını vurguladı.
Rasmussen, füze savuna siteminin kendi topraklarında bulunmasını Türkiye'nin talep ettiğini dile getirdi.
ABD'nin kendi savunma sistemiyle NATO'nun füze savunma sistemine büyük bir katkıda bulunduğunu belirten Rasmussen, sistemin NATO üyeleri arasındaki son dayanışma örneği olduğunu belirtti.
Soğuk savaş döneminde Türkiye'nin Rusya'nın komşusu olarak önemli bir rol oynadığını hatırlatan Rasmussen, "Türkiye bugün de önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Bizim Kosova, Afganistan ve son olarak da Libya'daki operasyonlarımıza çok önemli katkıda bulundu" diye konuştu.
Rasmussen, İzmir üssünün NATO'nun Kara Kuvvetleri Komutanlığı olacağını da söyledi: İzmir'de güçlü bir kara kuvvetleri komutanlığı kurulmasına karar verdik burası hem Türkiye hem NATO için önemli bir üs olacak.
Suriye konusunu NATO konseyinde tartıştıklarını hatırlatan Rasmussen, "Herhangi bir müdahale niyetimiz yok. Suriye halkının istekleri göz önünde bulundurulmalı" dedi.
Rasmussen sözlerini şöyle sürdürdü:
"NATO'nun 5. Maddesi en önemli görevlerden biridir müttefiklerden birine saldırı hepsine saldırı anlamını taşır.
Öncelikle bu vesiyle Türkiye'ye NATO'ya katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Türk liderlerle NATO'nun bundan sonraki politikalarıyla ilgili konuşacağım.
Chicago'da çok somut sonuçlar olacak Afganistan konusunda belli adımlar atılmasını bekliyorum. 2014'ü konuşacağız sorumluluğu Afganlara bırakacağız. Afgan güvenlik güçlerinin eğitimine katkıda bulunacağız operasyonumuzun önemli bir bölümünü askerlerin eğitimi oluşturucak."
Türk dış politikası ABD ekseninde
Türkiye ile ilgili haber yoruma yer veren İngiliz Financial Times gazetesi, Türk dış politikasının yeniden ABD ile aynı eksene oturduğunu vurguladı. Daniel Dombey imzalı yazıda, Türk dış politikasının ABD ve Batılı devletlerin dış politikasıyla birkaç yıl öncesine göre çok daha uyumlu olduğu fikri işleniyor. Türkiyenin geçmişte, komşularla sıfır sorun siyaseti çerçevesinde otoriter rejimlerle iyi geçindiği belirten yazar, bunun değiştiğini savundu ve şöyle devam etti: AKP hükümetinin, son 6 ay içinde, şiddete son verip reform önerisini reddeden Esada karşı sabrı tükendi. Irak başbakanı Nuri el-Maliki ile kavgalı hale gelindi ve Tahranla ilişkiler, İranın Türkiyeye yerleştirilen NATO radar üssüne tepki vermesinin gölgesinde kaldı. Bunlar Türkiyeyi Washingtona yakınlaştırdı. Gazete, Başbakan Tayyip Erdoğanın Esadın görevi bırakması çağrısının başını çektiğini, dış politikasını Suriyede rejim değişikliğine endeksleyerek riske attığını da belirtti. Yazar, Başkan Barack Obamanın arkada durarak öncülük etme yaklaşımı çerçevesinde, Türkiyenin Orta Doğudaki tutumuna ihtiyaç duyduğunu öne sürdü. Türkiye ABDnin, ABD ise Türkiyenin Esadın devrilmesi için neleri yapmaya hazır olduğunu tartıyor diyen Dombey, Ankaranın, siyasi muhaliflere ve silahlı isyancılara da ev sahipliği yaptığına dikkati çekiyor.
BU KONUDA .....
SÜRÜCÜ KURSLARI ORGANIZE SAN. BÖLGESİNDE
ÇOK GENİŞ YOLLAR VARKEN ACEMİ SÜRÜCÜLERE ŞEHİR İÇİNDE
EGİTİM VERİYORLAR. BUDA KAZALARA NEDEN OLUYOR.
ORG.SANAYİDE EGİTİM VERİLMESİ MECBUR OLSUN.
LÜTFEN BU KONUDA HABER YAPICAK
BİR BABAYİGİİT ARANIYOR YOKMU.
Unutulmamalıdır ki; hepimiz hesap verilene hesap vereceğiz.
Oynayanlar, oynananlar.. Bir de oynamaya çalışanlar..
Imam need Dogru söylemis arap baharini İmam o zaman görmüstü.is rail ya in Bir tarihte ok olacak tüm Dünya buna sahit olacak,buda müslümanlarin vahdetiyle mümkün olacaktir.