Dünyanın her neresinde olursa olsun, mazlumların haklarının korunması bütün İslam ümmetinin üzerine farzdır.
Bildirinin tam metnini sunuyoruz:
Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla
Myanmar'ın Arakan bölgesinde yaşayan Müslümanlar kardeşlerimiz Haziran ayından itibaren güvenlik kuvvetleri ile Budist fanatiklerin katliamına, saldırılarına ve her türlü işkencelerine maruz kalmış durumdadır. Mynmar'daki Müslüman siviller tek taraflı katledilmekte, evleri yakılmakta, camileri yıkılmakta ve göçe zorlanmaktadırlar.
Yapılan işkence ve zulüm akıl almaz boyutlara ulaşmış, binlerce Müslüman erkek, kadın, çocuk ve yaşlı katledilmiş, on binlercesi evini ve şehrini terk etmek zorunda kalmıştır.
Tüm bu insanlık dışı uygulamalar dünyanın gözleri önünde gerçekleşmekte ve kimsenin sesi çıkmamaktadır. vatandaşlık hakları elinden alınan Arakanlı Müslümanların yaşadıklarının karşısında demokrasi ve insan haklarından söz eden hem batı dünyası ve hem de sözde İslam devletleri olaylara seyirci kalmış ve sanki bu cinayetler hiç işlenmiyormuş gibi başka gündemlerin peşine düşmüşlerdir.
Ahlaki ve insani erdemlerden yoksun ve tek amacı kendi menfaatleri olan Batılıların ve Emperyalistlerin bu vahşet karşısında sessiz kalmaları çok da yadırganacak bir durum değildir. Onlar Müslümanlara karşı her zamanki gibi kendi karakterlerini sergilemişlerdir.
Fakat bu meyanda müslümanlara ne oluyor,yalan haberler üzerinde saatlerce muhabbet edenler ,yazılar kaleme alıp,gündemde tutan sözde mazlum taraftarları acaba hiç mi Myammarda yanan kardeşlerimizi görmediler.
Tüm bunlar bir de zulüm ve zalimle savaştığını zanneden bazı zavallıların maskesinin düşmesine sebep olmuş ve onların amacının gerçekte zalimle savaşmak değil efendilerinin emirlerini uygulamak olduğunu ortaya koymuştur.
Türkiye Ehlibeyt Âlimleri Derneği'nin temel ilkeleri arasında İslami birlik ve dayanışma gelmektedir. Hangi mezhepten ve ırktan olursa olsun Allah'ı, Peygamber'i, kitabı ve kıblesi bir olan Müslümanların hepsi kardeştir, birbirleri üzerinde hakları vardır ilkesinden hareketle özellikle de bu günlerde dünya kamuoyunun gözleri önünde gerçekleştirilen katliamlar ve tezgâhlanan kötü oyunlar karşısında; Müslümanların daha uyanık olmaları ve bu oyunları bozacak feraset ve basiretli davranışları sergilemeleri beklenmektedir.
Uluslararası toplumun, Müslümanların özellikle de İslam ülkelerinin başında bulunanların, âlim ve düşünürlerin Myanmar'daki katliamlar karşısında sessiz ve tepkisiz kalması buradaki Müslüman kardeşlerimizin temel haklarının gasp edilmesine ve durumlarının daha da kötüleşmesine neden olacaktır.
Dolayısıyla vicdanların sadece belli konu ve alanlarda sınırlı kalmamasını ve bu yaşanan vahşete tepki gösterilmesini istiyoruz.
Bazı sözde İslamcı yazarların köşe yazılarında bile ismini zikretmekten gafil olduğu bu katliama sessiz olmayacağımızı tüm dünyaya duyuruyor, bu hain saldırıları ve katliamları nefretle kınıyor ve herkesi insanlık için tepki göstermeye davet ediyoruz.
Türkiye Ehlibeyt Âlimleri Derneği
haberci
24 Temmuz 2012 Salı 00:59
ikiyüzlülük
Bugünkü meclisin açık oturumunda konuşan İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani, Suriyedeki gelişmelere işaret ederek, terörist olayından önce ve sonrasında Suriyeye yönelik yapılan maceraperestliğin büyük ülkeler ve gerici teröristler arasındaki ilişkilerin göstergesi olduğunu söyledi.
Ali Laricani, terörist eyleminden sonra Almanya, İngiltere, Fransa ve ABDnin olayı kınamak yerinde Şam yönetiminin değişmesine yana tavır göstermelerini eleştirerek teröristleri teşvik eden bu ülkeler konuyu güvenlik konseyinde siyasi bir malzeme olarak kullandıklarını belirtti.
Laricani, Suriye, Bağdat, Irak, Filistin, Myanmar ve Bahreynde müslümanlara yapılan her çeşit eylemden dolayı teröristlere ödül veren ABDnin son nefesini aldığını ifade etti.
Konuşmasında BM ve uluslar arası tolmumu sorgulayan İslami Şura Meclisi Başkanı, Suriyeye barış gücü gönderdildiği gibi Myanmara da barış gücü gönderilmesi gerektiğini kaydetti.
Laricani, Suriye ve Myanmardaki terörist eylemler karşısında batının pasif davranmasını eleştirdi.
Dünyanın her neresinde olursa olsun, mazlumların haklarının korunması bütün İslam ümmetinin üzerine farzdır.
Bildirinin tam metnini sunuyoruz:
Rahman ve Rahim Allah'ın Adıyla
Myanmar'ın Arakan bölgesinde yaşayan Müslümanlar kardeşlerimiz Haziran ayından itibaren güvenlik kuvvetleri ile Budist fanatiklerin katliamına, saldırılarına ve her türlü işkencelerine maruz kalmış durumdadır. Mynmar'daki Müslüman siviller tek taraflı katledilmekte, evleri yakılmakta, camileri yıkılmakta ve göçe zorlanmaktadırlar.
Yapılan işkence ve zulüm akıl almaz boyutlara ulaşmış, binlerce Müslüman erkek, kadın, çocuk ve yaşlı katledilmiş, on binlercesi evini ve şehrini terk etmek zorunda kalmıştır.
Tüm bu insanlık dışı uygulamalar dünyanın gözleri önünde gerçekleşmekte ve kimsenin sesi çıkmamaktadır. vatandaşlık hakları elinden alınan Arakanlı Müslümanların yaşadıklarının karşısında demokrasi ve insan haklarından söz eden hem batı dünyası ve hem de sözde İslam devletleri olaylara seyirci kalmış ve sanki bu cinayetler hiç işlenmiyormuş gibi başka gündemlerin peşine düşmüşlerdir.
Ahlaki ve insani erdemlerden yoksun ve tek amacı kendi menfaatleri olan Batılıların ve Emperyalistlerin bu vahşet karşısında sessiz kalmaları çok da yadırganacak bir durum değildir. Onlar Müslümanlara karşı her zamanki gibi kendi karakterlerini sergilemişlerdir.
Fakat bu meyanda müslümanlara ne oluyor,yalan haberler üzerinde saatlerce muhabbet edenler ,yazılar kaleme alıp,gündemde tutan sözde mazlum taraftarları acaba hiç mi Myammarda yanan kardeşlerimizi görmediler.
Tüm bunlar bir de zulüm ve zalimle savaştığını zanneden bazı zavallıların maskesinin düşmesine sebep olmuş ve onların amacının gerçekte zalimle savaşmak değil efendilerinin emirlerini uygulamak olduğunu ortaya koymuştur.
Türkiye Ehlibeyt Âlimleri Derneği'nin temel ilkeleri arasında İslami birlik ve dayanışma gelmektedir. Hangi mezhepten ve ırktan olursa olsun Allah'ı, Peygamber'i, kitabı ve kıblesi bir olan Müslümanların hepsi kardeştir, birbirleri üzerinde hakları vardır ilkesinden hareketle özellikle de bu günlerde dünya kamuoyunun gözleri önünde gerçekleştirilen katliamlar ve tezgâhlanan kötü oyunlar karşısında; Müslümanların daha uyanık olmaları ve bu oyunları bozacak feraset ve basiretli davranışları sergilemeleri beklenmektedir.
Uluslararası toplumun, Müslümanların özellikle de İslam ülkelerinin başında bulunanların, âlim ve düşünürlerin Myanmar'daki katliamlar karşısında sessiz ve tepkisiz kalması buradaki Müslüman kardeşlerimizin temel haklarının gasp edilmesine ve durumlarının daha da kötüleşmesine neden olacaktır.
Dolayısıyla vicdanların sadece belli konu ve alanlarda sınırlı kalmamasını ve bu yaşanan vahşete tepki gösterilmesini istiyoruz.
Bazı sözde İslamcı yazarların köşe yazılarında bile ismini zikretmekten gafil olduğu bu katliama sessiz olmayacağımızı tüm dünyaya duyuruyor, bu hain saldırıları ve katliamları nefretle kınıyor ve herkesi insanlık için tepki göstermeye davet ediyoruz.
Türkiye Ehlibeyt Âlimleri Derneği
Ali Laricani, terörist eyleminden sonra Almanya, İngiltere, Fransa ve ABDnin olayı kınamak yerinde Şam yönetiminin değişmesine yana tavır göstermelerini eleştirerek teröristleri teşvik eden bu ülkeler konuyu güvenlik konseyinde siyasi bir malzeme olarak kullandıklarını belirtti.
Laricani, Suriye, Bağdat, Irak, Filistin, Myanmar ve Bahreynde müslümanlara yapılan her çeşit eylemden dolayı teröristlere ödül veren ABDnin son nefesini aldığını ifade etti.
Konuşmasında BM ve uluslar arası tolmumu sorgulayan İslami Şura Meclisi Başkanı, Suriyeye barış gücü gönderdildiği gibi Myanmara da barış gücü gönderilmesi gerektiğini kaydetti.
Laricani, Suriye ve Myanmardaki terörist eylemler karşısında batının pasif davranmasını eleştirdi.