• BIST 77.689
  • Altın 128,066
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3054
  • Adana : 36 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 30 °C

Çukurova Bilgesi: Ahmet Karataş

11.07.2016 09:26
Çukurova Bilgesi: Ahmet Karataş
Röp: Sedat Memili

“Bir şehir geçmişine özlem duyar mı? Sahi, bir şehir avuçladığı bir insana kıyar mı?

Ey Adana, Adana’m, Adanalım!

Bereketine ve şefkatine mazhar olmayan var mı?

Atası Çukurova olan Adana. Kimler geldi kimler geçti üzerinden…

Kimi daha çok sevdiysen, daha çok zarar verdi kendine.

Kime daha çok verdiysen daha cimri oldu kendine.

Kimi daha çok özlediysen, daha çok unuttu kendini.

Ah, bahtı kara Adana’m!”(*)

img_0872.gifimg_5884.gif*

Yaklaşık 20 yıl önceydi. “Kendini Arayan Tanrı” adlı kitabımı yayımlamıştım. O zaman Kültür Bakanlığı’nda Kütüphane Daire Başkanlığına ve Milli Kütüphane Başkanlığına birer kitap göndermiştim. Bana “Ahmet Karataş” imzalı bir mektup geldi. Mektupta kitaptan övgü ile söz edildikten sonra kitabın en az 150 ila 200 yıl ömrü olduğunu yazıyordu.

Bu mektup bana olduğunda fazla güç verdi ve o zamanlar Ahmet Karataş adını zihnime tunç harflerle kazıdım.

Arası yıllar geçti. Bir akşam bir dostum telefon açtı. Adana için bir hazine bulduğunu söyledi. Ve hazinenin adını verdi: Ahmet Karataş.

Bu derin bakışlı, alçak gönüllü ve insana, sanata ve emeğe saygılı insan ile tanışmış oldum. Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı olarak görev üstlenmişti. Öylesine sevindim ki, sevinçle yanına gittim. Sonra da BTÜ Kütüphanesinin tiryakisi oldum. Bir sohbetinde;

“Biliyorsunuz ben Adanalıyım; Aladağ İlçesi’nden. Görevim gereği şehir dışındaydım. Ama gönlüm hep Adana’da idi. Merkezden Adana’yı izliyor ve Adana’nın sevinç ve kederlerine ortak oluyordum.

Adana’da “Adana Konu Merkezli” bir kitap arşivi yok. Bildiğimiz Adana Kent Kitaplığı. Adana’nın bu eksiğini gidermek yıllarca kurduğum bir hayaldi. Artık, bu hayalden çıktı hedefimize dönüştü. Şimdi, Üniversite Bünyesinde, içinde “Adana” geçen bütün kitapları topluyoruz. Hangi dilden yazılmış olura olsun, bu kitapları getirtip, Türkçeye kazandıracağız ve Adana Kent Kütüphanesini oluşturacağız…” demişti.

Gerçekten de Sayın Karataş’ın masasının sağındaki raflarda öbek öbek kitaplar vardı. Hepsi Adana ile ilgiliydi. Baştan sona kadar baktım. Dostumun dediği kadar varmış; Gerçekten Adana hakkında biz hazine oluşturulmuş.

“Bunlar, tasnif edilmemiş olanlar” dedi ve beni başka bir bölüme götürüp, “bunlarda tasnif edilmiş olan Adana hakkında yazılı eserler” dedi.

Ali Baba ve Kırk Haramilerde, Ali Baba’nın görgüsüz ve açgözlü abisinin hazine dolu mağaraya girmesiyle sağa sola saldırması gibi, bir o kitabı bir bu kitabı alıyor, karıştırıyor ve yerimde duramıyordum. Muhteşem eserler vardı.

kitaplarla-bütünleşmiş.gif

Ahmet Karataş’ın odası Adana Kent Kültürü’nün kozmik odası gibiydi.

Yaklaşık 50 maddelik bir liste çıkardı.

Her madde bir konuydu.

“Bu konularda araştırmalar yapıp kitap yayınlamayı planlıyoruz” dedi ve devam etti.

“Adana hakkında temel başvuru kitaplarının azlığı herkesçe malumdur. Son yıllarda belirli bir çaba ve bu çabanın oluşturduğu bir ivme var. Mensubu bulunduğum Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Adana’ya çok sıcak bakmakta ve bu konulara yoğun ilgi duymaktadır. Zaten biz de ondan güç alıyoruz. Ayrıca Adana Büyükşehir Belediyesi’nin gözle görülür üretkenliği Adana’ya karşı bir vefa örneği olarak algılanmalıdır.

Ancak bütün olumlu girişimlere karşın, kent tarihini kapsayıcı biçimde ele alan, temel bilgi ve belgeleri içeren, başka bir eser hazırlanmasına kaynaklık eden eserlerin güvenilir olması gibi kıstaslar değerlendirildiğinde, Adana’nın tüm tarihsel süreçlerini bir sistematik dizge içerisinde veren kitapların sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmez… “

Bu eksikliği bilen Sayın Karataş, Adana ve Çukurova araştırmalarında üç kitabın önemine vurgu yapmaktadır.

Birincisi “1967 Adana İl Yıllığı”, “İkincisi, rahmetli Hocamız Erman Artun’un henüz doçent iken yazdığı, “Efsaneden Tarihe Tarihten Bugüne Adana: Köprü Başı”, üçüncüsü de Prof.Dr. Ahmet Ünal ile K. Serdar Girginer’in birlikte hazırladıkları, “Kilikya-Çukurova: İlk Çağlardan Osmanlılar Dönemi’ne Kadar Kilikya’da Tarihi Coğrafya, Tarih ve Arkeoloji.”  (*)

*

CUMHURİYETİN İLK ULUSLARARASI FUARI ADANA’DA GERÇEKLEŞTİ

 

Ahmet Karataş, geçen yıl (2015) yılında bir çalışmasını armağan etmişti. M. Fatih Sansar ile birlikte hazırlamış oldukları “1924 Adana Beynelmilel Ziraat Sergisi.”

1924 yılında yapılmış olan bu seginin ne anlama geldiğini, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün takdim yazısından okuyalım: “Cumhuriyetin İlk Uluslararası Fuarı: 1924 Adana Beynelmilel Sergisi adlı kitap, tramvay örneğinde olduğu gibi, yine bilgisine ve belgesine sahip olmadığımız bir konu olarak karşımıza çıktı. Mesai arkadaşlarım tarafından bana iletilen bilgi ve belge üzerine, derhal çalışma yapmaları konusunda talepte bulundum. Uluslararası fuar literatüründe saygın bir konuma sahip olan İzmir, Cumhuriyetin ilk uluslararası fuarını yapmakla anılan, nadide şehirlerimizden biridir. Ancak görüldüğü üzere, cumhuriyet tarihinin ilk fuarı Adana’da yapılmıştır…”

Sayın Karataş, bir konuşmamızda: “Adana tarihi bildiğimizden çok daha geniş zenginliğe sahiptir…” dedi ve sanki zihninden binlerce konu geçercesine “gün yüzüne çıkarılması gereken o kadar çok konu var ki…” demişti.

OSMANLI YARGICI VE ADANA RİSALESİ

Adana tarih boyunca renkli kişilerin renkli olaylarına sahne olmuş bir kentimizdir. Osmanlının son dönemlerinde Adana Ceza Dairesi Başkanlığını yürüten Yusuf Ziya Yozgadi bu renkli kişilerden biridir. İdare ile başı hiç hoş olmayan Yozgadi, Adana’da görev yaptığı süreler içerisinde bu kente aşık olmuş ve anılarını yazmıştır.

“Şu insana ferahlık veren şehre, bir de Seyhan’a bak;

Coşmuş beyaz nehire, suya kanmış aynaya bak.

Yeşil elbiseler giymiş nazlı, cilveli ilkbahar;

Çeşit çeşit cevherler takmış, baştan çıkaran dilbere bak.

Eğer en yüce Cennet bahçesi dense bu yere;

Dört tarafı çevrilmiş bağa ve bostana bak.” Diye devam eden mukaddime Yusuf Ziya Yozgadi’ye aitti.

Bize bu bilgileri kazandıran Ahmet Karataş ve Ahmet Canar Çatal’dır. Yusuf Ziya Yozgadi Tabsıra Yahut Adana Temaşası” Ana başlığı ve “Bir Osmanlı Yargıcı’nın Adana Risalesi” alt başlığı ile yayımlanan kitap yine Akademisyen Kitabevi tarafından okurlara kazandırılmıştır. .

img_8572.gif

ÇUKUROVA BİLGELİĞİNDE YAŞAMAK

 

“Evvel Zaman İçinde Adana” kitabı elime geçtiği zaman buram buran Çukurova kokuyordu. Sayın Karataş, bu muhteşem eserini şöyle tamamlıyor:

“Değerli Hocam Prof. Dr. Özer Soysal ‘İnsan üzerinde yaşadığı coğrafyaya sorumludur’ derdi. Sevgili hocam Soysal, Bilgeliği; ‘bildiklerinin övüncüyle değil, bilmediklerinin bilinciyle yaşamaktır’ diye tanımlıyor. Hocam, övünç yerine bilince öykünen yüksek bir ruh zenginliğini öne çıkarıyor. Bir şehir ya da kent, nelerinövüncünü yaşamalı ya da nelerin bilincine sarılmalı, kim bilir!

Çukurova’da bereketli topraklar üzerinde hayat, bilgi ve tarihten beslenen bir damarla mayalanarak, bilgeliğe dönüşür.

(…) Çukurova bilgeliğinde yaşamak, coğrafyadan üstümüze sinen gerçeklikten yola çıkarak övünçlerimizi parlatmak yerine, kusurlarımızın bilincine varmak olmalıdır, kuşkusuz…”

Sayın Karataş Çukurova Kültürü’nün Kozmik odası ola yolunda dev adımlar atmaktadır.

Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ne Sayın Karataş’ı Adana’ya fiilen kazandırdığı için teşekkür borçluyuz.

(*) Portakal Çiçeği Dergisi

(**) Portakal Çiçeği Dergisi Ocak Şubat Mart 2016 tarihli 8. Sayısı. 

img_8574.gifimg_8569.gif

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • "Çiftçilik peygamberler mesleğidir"15 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
  • Ak Parti ile gönül bağımız var09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
  • Hastane çöplerini okulun önüne atıyor!09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
  • Siyon protokolleri -7. bölüm06 Haziran 2016 Pazartesi 09:12
  • Fatma Akdoğan: Kanseri tedbir önler, moral yener03 Haziran 2016 Cuma 06:00
  • "Hayalet hükümdarlar dikeceğiz..."01 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
  • Ozan Şükrü Çakır'ın gözüyle: Atatürk ve şiir26 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • ETD Yapı: Malzeme insana saygı göstermeli25 Mayıs 2016 Çarşamba 06:00
  • Kıvanç: Adana'nın değerleri siyaset üstüdür23 Mayıs 2016 Pazartesi 09:31
  • 4 mevsim portakal çiçeği21 Mayıs 2016 Cumartesi 11:31
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim