• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

“Çukurova’nın 1828 Sened-i İttifakı”

21.01.2015 08:00
Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

 

 

Osmanlı Devleti’nde Sened-i İttifak 1808 yılında II. Mahmut zamanında imzalandı. Osmanlı Devleti ilk kez bölge a‘yânlarını muhatap alarak onlarla bir mukavele yapıyordu.

“A‘yȃn” deyimi çoğu zaman bölgenin kalbur üstü insanları, seçkinler, eşrȃf anlamında kullanılmıştır. XVIII. Yüzyılda ise a‘yân, seçimle işbaşına gelen resmȋ bir görevlidir. Halk ile hükümet arasındaki iletişimi, “A‘yân-ı vilȃyet” veya kısaca “a‘yân” denilen bu görevliler sağlamaktaydı.

Osmanlı Devleti, 1683 II. Viyana Bozgunu’ndan sonra Venedik, Avusturya, Lehistan, Rusya ve Papalık tarafından oluşturulan “Kutsal İttifak” karşısında çok kötü günler geçirdi. İşte bu zor durumda Rumeli ve Anadolu’da bazı eşraf ve a‘yân devletle işbirliği yaparak büyük güç kazandılar. Bunların en ünlüsü 20.330 askerle III. Selim’in huzurunda resm-i geçit yapan Bozok a‘yânı Çapanoğlu Süleyman Bey’dir[1]. Çapanoğlu Süleyman Bey, Sirozlu İsmail Bey, Karaosmanoğlu Ömer Ağa gibi a‘yânlar 29 Eylül 1808 tarihinde II. Mahmut tarafından Kağıthane’deki Çağlayan Kasrı’nda kabul edildiler ve kendilerine samur kürk giydirildi. Diğer a‘yânlara da sadrazamın otağında kaftanlar giydirildi. Şeyhülislam, devlet adamları, yeniçeri ağası ve a‘yânın katılımıyla Rusçuk A‘yânı Alemdar Mustafa Paşa’nın başkanlığında yapılan toplantıda a‘yânlar ile devlet adamları arasında “Sened-i İttifȃk” denilen ve Osmanlı tarihinde benzeri hiç görülmeyen bir anlaşma metni imzalandı. Padişah tarafından da onaylanan bu anlaşma Giriş ve 7 maddeden oluşmaktaydı.

Osmanlı Devleti’nde padişah bütün halkın koruyucusu olduğu halde şimdi bu senedi imzalayan a‘yânlar padişahın ve saltanatın güvenliğine kefil oluyorlardı. Bu bir anlamda Yeniçeri ocağı’nın hiç bitmeyen kazan kaldırmalarına karşı alınmış bir tedbirdi[2]. İngilizlerin Magna Carta’sına benzetilen bu belgenin uygulamada hiçbir etkinliği olmadığı halde bunu imzalayan a‘yânlar daha sonra birer birer ele geçirilerek cezalandırılmışlardır.

1808 yılında İstanbul’da imzalanan Sened-i İttifak’ın bir benzeri tam 20 yıl sonra 1828 yılında Adana’da imzalanmıştır. Burada “devlet”i temsil eden Adana                                                                                                                                                       mütesellimi yani “vali vekili” İbrahim Bey’dir. Senedi imzalayanlar ise Çukurova’nın ünlü aşiret reisleri, boybeyleri ve muhtarlarıdır. Bu senedi imzalamayan aşiret beyi ise Menemencioğlu aşireti boybeyi Hacı Habib Bey olmuştur.

1826 yılında Yeniçeri ocağı kaldırılmış ve Yeniçerilere karşı ülke çapında bir sürek avı başlatılmıştı. İstanbul ve Anadolu’dan kaçabilen Yeniçeriler Mısır’da Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın yanına sığınacaklar ve 1832 yılından sonra Osmanlı’dan intikam almak için Kütahya önlerine kadar geleceklerdir.

Yeniçeriliğin kaldırılmasını ve düzenli ordunun olmayışını fırsat bilen Rusya ve Avusturya iki koldan Osmanlı topraklarına girecekler, 1827-1828 bozgunu yaşanacaktır. Başıbozuk Osmanlı ordusunu silindir gibi ezip geçen Ruslar bugünkü Atatürk Hava Limanı yakınlarında (Yeşilköy/ Ayastefanos) ancak Fransız ve İngilizlerin diplomatik tehditleriyle durdurulabilecekti. İşte Adana’da Sened-i İttifak imzalandığında ülkenin genel tablosu bu merkezde idi.

Osmanlı Devleti Rusya ve Avusturya ile savaşırken Anadolu’da kontrolü iyice kayıp etmişti. Kozan’da Kozanoğulları; Payas ve İskenderun’da Küçükalioğulları[3]; Adana’da Hasanpaşazadeler (Karslızȃdeler)[4]; Karaisalı ve Tarsus’ta Menemencioğulları önemli a‘yân aileleri olup fırsat buldukça Adana valilerine kafa tutmaktan çekinmezlerdi. Devlet için bölgenin en önemli sorunu ise Adana-Şam arasındaki hac ve ticaret yolunun (tarȋk-i cȃdde) güvenliğinin sağlanması idi. Bu yolun Misis-İskenderun kesiminde sık sık hacı kafileleri ve ticaret kervanları soyuluyor, Küçükalioğulları’na haraç vermeden buradan geçmek mümkün olmuyordu.

Adana valisi Nurullah Paşa zamanında Menemencioğulları devletin desteğini arkalarında bulmuşlardı. Nurullah Paşa’nın bu tutumu ve Hasanpaşazade Hacı Ali Bey’i Manisa’ya sürgüne göndermesi üzerine Adana’da bazı ayaklanmalar yaşanmış ve Nurullah Paşa görevden alınmıştı. Yerine atanan Yahya Paşa ise yerine mütesellim olarak İbrahim Bey’i görevlendirmişti (BOA, HAT, 452/ 22379-F2).

Sened-i İttifak’ın açık maddesi, sözleşmeye imza koyan kişiler, Adana-Şam yolunun önemli merhaleleri olan Misis- Kurtkulağı-Payas arasında gü­venliği sağlayacaklar ve bunu temin için de Küçükalioğlu Mısdık Bey af edilerek hapisten çıkarılacaktır.

Sözleşmeye göre özellikle Payas yakınlarında “Ekrâd” eşkıyâsı yolları kesmekte, hacıları ve yolcuları soymaktadır. Bunu önleyecek tek kişi ise Mısdık Bey olduğundan hapisten çıkarılması gerekmektedir. Sözleşmenin yazılı olmayan kısmında ise Menemencioğulları’na karşı bir ittifak oluşturulduğu açıkça görülmektedir.

Bütün Cerid aşireti ihtiyarları; bütün Üzeyir ihtiyarları, bütün Misis muhtarları; bütün Kurtkulağı ihtiyarları ve Kurtkulağı kale komutanı imza atanların baş kısmında yer almaktaydı. Bu senette Cerid aşiretini aşiret beyi Ömer Bey ile yine aşiret beyi olarak gösterilen Şahin Beyzȃde temsil etmişler ve senedin altına imza koymuşlardı. Karalar aşireti adına imzayı ise aşiret beyi Rüstem Bey atmıştı. Küçükalioğulları’ndan Üzeyir a‘yânı Mustafa Bey, Misis muhtarlarının imzaları bulunduğu halde Menemencioğulları’ndan hiç kimse yoktur[5].

Sözleşmenin gerçekte Menemencioğulları aleyhine yapıldığı kısa bir süre sonra ortaya çıkacak ve Adana’da Hacı Habib Bey’in konağı basılacaktır. Baskın olayı Menemencioğulları ile Hasanpaşazadeler arasındaki rekabetin açık bir kavgaya dönüşmesidir. Bu baskından dolayı iki taraf sürekli olarak birbirini suçlamıştır. Ancak olaylar bu Sened-i İttifak’ın hazırlanması sürecinden başlayarak sistematik bir şekilde izlendiğinde, olayın Hasanpaşazade III. Hacı Ali Bey’in Menemencioğulları’nı bitirmek için çok ustaca hazırlanmış bir planı olduğu görülür.

Hacı Ali Bey bu vesile ile aşiret reislerini toplantıya çağırmak ve onlarla irtibat kurmak şansı elde etmiş olmaktadır. Toplantıyı düzenleyen her ne kadar Adana Vali Vekili İbrahim Bey olsa da gerçek organizatörün Hacı Ali Bey olduğundan şüphe edilemez. Karalar ve Cerid aşiretleri Çukurova’da önemli gücü olan ve siyasi çekişmeler içinde yer alan aşiretlerdir. Hasanpaşazadeler bu iki aşiretin desteğini çoğu zaman yanlarında bulmuşlardır. Aynı şekilde Hasanpaşazadeler, Dörtyol/Payas çevresinde güç kazanan Küçükalioğulları ile de iyi ilişkiler içerisindedir. Sened-i İttifak dolayısıyla Küçükalioğlu Mısdık Bey’in hapisten çıkarılmasının sağlanmış olması Küçükalioğulları’nın tam desteğini almak anlamı taşımaktaydı.

Hasanpaşazadeler sülalesinin bu olaydan önce de, “bilcümle ulema, sulehȃ, eşrȃf ve a‘yȃnı” yanlarına alarak kefalet senetleri düzenlettiklerini ve bu yolla bölgedeki güçlerini artırma imkȃnı bulduklarını biliyoruz[6]. Sened-i İttifak’ın Çukurova versiyonunun mi‘mȃrı olan Hacı Ali Bey, XIX. Yüzyıl başlarında Tarsus’tan İskenderun’a kadar bütün Çukurova’da güç sahibi olacak, Adana Valiliğine atanan Es’ad Paşa’yı Niğde’de durdurarak Adana’ya girmesine izin vermeyecektir. Adana a‘yânları arasındaki çekişmenin doruk noktası olan “1828 Adana Baskını” olayını ayrı bir yazımızda ele alacağız.

 

 

[1] Ahmed Cȃvid, Hadȋka-i Vekāyi‘, Hazırlayan: Adnan Baycar, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1998, s. 173.

[2] Ali Akyıldız, “Sened-i İttifak”, DİA, 36 (2009), s. 512-513.

[3] Yılmaz Kurt, “Küçükalioğulları”, DİA, zeyllerinde yayınlanacaktır.

[4] Yılmaz Kurt, “Çukurova’da A‘yânlık Mücâdelesi: Hasanpaşazâdeler”, Kongreye Sunulan Bildiriler, 4. Cilt- 1. Kısım, Osmanlı Tarihi- A, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 2010, s. 1270.

[5] Yılmaz Kurt, “Menemencioğulları İle İlgili Arşiv Belgeleri I”, Belgeler, XXI/ 25 (2000), Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara 2001, s. 116; BOA, HAT, 452/ 22379-F2.

[6] Adana Şer’iye Sicili, No: 125, img.: 125/ 04, B1, 5 Mayıs 1739 tarihli hüccet; Adana Şer‘iye Sicili, No: 1, varak 37a.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim