Cuma sayfasını okudunuz mu?

17 Cemâziyelevvel 1437
EY İNSANLAR!
Ey insanlar! Yeryüzündeki helal ve temiz şeylerden yiyin. (Pis ve haram olan şeyleri yiyip içmede) şeytan (ve benzerlerin)in adımlarını izlemeyin. Çünkü o(nlar) sizin için apaçık bir düşmandır. (Bakara/168)
OKUNMAMIŞ iki MESAJINIZ VAR
Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla
- Ey iman edenler! Hepiniz (çekişmeyi bırakıp Kur’an’ın prensiplerinde toplanarak İslâm ile, toplumsal ve evrensel) barışa/güvenliğe (tam anlamıyla İslâm’a) girin, şeytanın (ve benzerlerinin) izinden gitmeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. (Bakara/208)
- (Ey ibadet edenler!) İyi ve erdemli olmak (yalnızca) yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat iyi ve erdemli (muttakî) kişi; Allah’a, âhiret gününe, meleklere, Kitab’a (Kur’an’a) ve peygamberlere inanıp malı(nı), sevgisine rağmen (Allah rızası için) akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda/sokakta kalmışlara, dilenenlere ve boyunduruk altında bulunanlara (kurtulmaları için) veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, ahitleştiği zaman sözlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşın şiddetlendiği anda sabredendir. İşte (imanlarında, yaptığı iyilik ve taatta) doğru olanlar onlardır. Ve takvâya erenler de onlardır. (Bakara/ 177)
YOLUMUZU AYDINLATANLAR Eğer yerdeki ağaçlar (birer) kalem olsa, deniz de (mürekkep olsa), ardından yedi deniz ona (katılıp) yardım etse yine (bunlar tükenir de) Allah’ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak galip, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir. ( Lokman /27) CÜNEYD-İ BAĞDÂDÎ (RA) BUYURMUŞLAR Kİ: Toprağa kötü şeyler de atılır; fakat toprak hep iyi şeylerle karşılık verir. Kalbe gelen düşünceler 4 türlü olur: 1.Cenab-ı Hak’tan gelir, kulu uyanmaya matuf bulunur 2.Melek tarafından gelir kulu iyiliğe yöneltir 3.Nefisten gelir, sahibini günah işlemeye sevkeder. 4.Şeytandan gelir öfkeye ve yeise atmaya müteveccih olur ************* "İlim, kendi haddini bilmek; tasavvuf, kalbi temizlemektir." ‘’Kalbi imar etmek nimettir. Dili imar etmek için çok konuşmak ise fitnedir’’ “Eğer senin sıkıntılarına katlanacak, ihtiyaçlarını giderecek birini arıyorsan bu zamanda öyle bir kardeşi ve dostu bulamazsın. Ama kendisine Allah için yardım edeceğin, sıkıntılarına Allah rızası için katlanacağın kardeş ve dost arıyorsan böyleleri çoktur.”
|
Allahım! Dünya ve ahirette af ve afiyet dilerim. Allahım! Dinimde ve dünyamda, ailemde ve malımda senden af ve afiyet dilerim. Allahım! Ayıplarımı ört ve beni korktuklarımdan emin eyle. Önümden ve arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden beni muhafaza eyle. (Ayaklarımın) altında (yerin kayıp beni ) kapmasından sana sığınırım. (İbn Mace, Ebu Davud, Ahmed bin Hanbel)
YAŞAYAN KUR’AN: Hz. MUHAMMED(SAV)
O’NDAN (SAV) BİZE
- Enes bin Malik’ten (r.a.) rivayetle, Allah Rasulu (sav) şöyle buyurdu:
“Yüce Allah cehennemliklerin en az azap görenine: “Şayet yeryüzünde olan her şey senin olmuş olsaydı, onları bu azaptan kurtulmak için feda eder miydin?” diye sorar. O da: “Evet.” der. Bu cevap üzerine Allahu Teâlâ: “Âdemin sulbünden birisi olarak senden bu dediğinden daha azını istedim ki, o da bana hiçbir şeyi ortak koşmaman idi; ama sen bundan yüz çevirip ortak koştun.” diye buyurur.” (Buhari ve Müslim)
- Ebu Hureyre (ra)’ nin rivayetine göre Allah Rasulu (sav) şöyle buyurdu:
“Allah (c.c.) şöyle buyurdu: “Ben, kulum Bana dua ettiği vakit onunla beraber olurum.” (Buhari ve Müslim)
- Ebu Hureyre (ra)’ nin rivayetine göre Allah Rasulu (sav) şöyle buyurdu:
“Allah (c.c.) buyurdular ki: “Kulum Benimle karşılaşmayı severse (isterse), ben de onunla karşılaşmayı isterim. Şayet benimle karşılaşmaktan nefret ederse (istemezse) ben de onunla karşılaşmayı istemem.” (Buhari ve Müslim)
EFENDİMİZ (SAV) BUYURDULAR:
Abdullah İbnu Amr İbni`l-As (Ra) dan rivayetle Resulullah (sav) buyurdular ki:
"Cuma namazına üç (grup) insan katılır: 1) Kişi var, namaza katılır, boş konuşma yapar. Bunun namazdan hissesi, o konuşmasıdır. 2) Kişi var namaza gelir dua eder. Bu kimse Allah`a duada bulunmuştur, Allah dilerse onun istediğini hemen verir, dilerse vermez. 3) Kişi vardır, namaza gelir sadece dinler ve sükut eder, mü`minlerin arasından yararak geçmez, kimseye eza vermez. Onun bu namazı, daha önce geçen cumaya ve fazladan da üç güne kadar (günahlarına) kefarettir. Bu hal Cenab-ı Hakk`ın şu sözüne binaendir: "Kim bir hayır yaparsa bu kendisinden on misliyle kabul edilir" (En`am 160). (Buharî Hadis No:2851)
EMROLUNDUĞUN GİBİ DOSDOĞRU OL
İslam, Müslümanlara ifrat ve tefritten uzak bir düşünce sistemini ve hayat tarzını emreder. Yani Allah, dininin gönderildiği gibi yaşanmasını ister. Uçlara kaymak, bu dini ana mihrakından çıkarır. Tabiatını değiştirir. Bundan dolayı istikamet/dosdoğru olmak, gerek ihmalkarlığa gerekse aşırılığa sürüklenmemek için çok önemlidir.
Konumuza başlık yaptığımız ayete dönecek olursak: “O halde sen (Rasulüm!) beraberindeki tevbe edenlerle birlikte, sana emredildiği gibi, istikamet üzere (dosdoğru) ol. Aşırı gitmeyin (asla ilahi hududun dışına çıkmayın). Çünkü O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.” (Hud; 112) buyuran Yüce Allah, adeta ana hatlarıyla şunların altını çiziyor: “Sen her hususta doğruluk ile emrolunmuş bulunuyorsun. Senin her işte Kur’an’da emrolunduğun gibi, sıratı müstakim üzere tam bir doğrulukla hareket etmen ve her hususta, aldığın vahye uyman, Kur’an ahlakı ve ahkamı uyarınca hareket edip bilfiil canlı bir doğruluk örneği olman gerekmektedir. Doğruluğun ve dürüstlüğün senin peygamberliğine ve başarılı olmana en büyük delil ve belge olacaktır.
Bundan dolayı sen, sana karşı çıkanların laflarına bakma, onları Allah’a havale et de gerek mü’minlerle müşterek olan inanç ve amele ilişkin genel görevlerinde, gerek özellikle peygamberlik görevleriyle ilgili olarak yalnızca sana ait olan özel görevlerinde tam emrolunduğun gibi, hakkıyla doğru ol ve doğruluktan ayrılma.”
Bu ifadelerden de anlıyoruz ki, dosdoğru olmak, istikamet üzere bulunmak, Kur’an’ın ortaya koyduğu doğruları hayat haline getirmekle mümkündür. Resulullah, bu emir doğrultusunda adeta “Yaşayan Kur’an”, başka bir ifade ile “Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş şekli” olarak bizler için “numunei imtisal” olmuştur. Bu gerçekler bize açıkça haykırıyor ki, Ey Müslüman! Doğruluğu, beşeri ideolojilerde arama. Vahyin ışıklarından beslenmeyen akıllar, doğruyu bulmada yanılgıya düşerler. Doğruyu Allah’ın Kitabı ve Kitab’ın kendisinde bedenlendiği Peygamberinde bulabilirsin. Bu doğrunun adı da "Sıratı müstakim”dir. Günde kırk defa namazlarında okuduğun Fatiha’da “ihdina’s sırada’l müstakim/dosdoğru yola ilet” diye Allah’tan istekte bulunmana rağmen, İslam dışı dünya görüşlerinden ve hayat tarzlarından medet uman, onların peşine takılman nasıl izah edilebilir? Bu anlayışı, mü’minlik iddianın neresine koyuyorsun?
Abdullah b. Abbas demiştir ki: “Kur’an’ın içinde Rasulullah (s.a.s)’a bu ayetten (Hud; 112) daha ağır ve daha çetin bir ayet nazil olmamıştır. Bunun içindir ki, Efendimiz ‘Hud suresi beni ihtiyarlattı’ buyurmuştur.” Demek ki, Hakk’a ulaşabilmek için istikametten/dosdoğru olmaktan başka yol olmadığı gibi, her hususta istikamet kadar yüksek bir makam ve onun kadar zor bir emir yoktur. Bununla beraber şu kadarını hatırlatmalıyız ki, bu ayette Rasulullah’a (sas) “Beni ihtiyarlattı” dedirtecek kadar zor gelen nokta, istikamet emrinin asıl kendisiyle ilgili kısmından ziyade, ümmetiyle ilgili kısmıdır. Çünkü ayetin devamında buyruluyor ki: “beraberindeki tevbe edenlerle birlikte.” Yani şirkten tevbe edip de imanda seninle beraber bulunan, Müslüman olan herkes de tıpkı senin gibi dosdoğru olsun. “Ve azmayın” yani Allah’ın tayin ettiği sınırı aşıp da onun dışına çıkmayın, doğruluktan ayrılıp da ifrat veya tefrite sapmayın, aşırı gitmeyin ey Müslümanlar! şeklinde Yüce Allah uyarıda bulunmaktadır…
M. Talha Çetin
Makaleye
Bulamaca yerine bu görselleri kullanıyoruz.
Bu köşenin içeriği SON PEYGAMBER PLATFORMU’ nun katkılarıyla, KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin Feyizli'nin Hazırladığı Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır. Ayet meallerinin tamamına www.kuran.global ses dosyalarına www.akradyo.net adreslerinden ulaşabilirsiniz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












