Bayır Bucak Türkmenleri Yayladağ Sınır Kapısı’nın hemen güneyinde. Yaya yürüyüşle bir-iki saatlik uzaklıkta. Şimdi Bayır Bucak Türkmenleri üzerine yağdırılan Rus misket bombalarını Türkiye sınırından görebiliyor. Bomba sesleri duyabiliyor. Ama oğlunu, kızını bu bombalara feda eden annelerin feryadı maalesef duyulmuyor. En azından pek çok insan duyamıyor.
Ruslar, 380.000 kişinin katili zalim Esed’in yardımına en son model uçakları ile birlikte geldikleri zaman geliş sebepleri DAEŞ militanlarını yok etmekti. Ancak birkaç gün sonra görevlerinin sadece DAEŞ ile sınırlı olmadığını Esed rejiminin gösterdiği bütün hedefleri vuracaklarını açıkladılar. Böylece yeni uçaklarını DAEŞ üzerinde değil daha çok Suriye Türkmenleri üzerinde denemeye başladılar. En büyük hedefleri ise Suriye’de Türkmenlerin en yoğun olarak yaşadıkları Bayır Bucak bölgesi idi.
ABD, bölgede PYD adı altında faaliyet gösteren PKK’nın Suriye koluna destek veriyor. En son hava yoluyla 50 ton askeri mühimmatı PYD militanlarına ulaştırdılar. İki ABD silah şirketi, son 3 yıl içerisinde % 240 oranında büyümeyi Suriye’deki iç savaş sayesinde başardılar.
Marksist-Leninist ideolojiye dayanarak Üniversitelerde palazlanan PKK şimdi ABD’nin verdiği bu yardımlar sayesinde Silopi’de, Nusaybin’de, İdil’de hendek kazmakta, TC Devletine kafa tutmaya çalışmaktadır. Herkesi “Amerikan uşağı” olmakla suçlayanlar şimdi Amerika ile iş tutmakta hiçbir sakınca görmüyorlar.
PKK’nın yurt içindeki bu hendek direnişi aslında anlamsız bir mücadele gibi görünüyor. Ancak Suriye’deki saldırılarla birlikte düşünüldüğünde Türkiye’yi yurt içinde meşgul ederek Suriye’ye dolaylı yardım amacı taşımaktadır. PYD ile Esed arasındaki gizli anlaşmaların bir sonucudur.
Bayır Bucak Türkmenleri Rus uçaklarının bombalarına, karadan saldıran Esed’in Nusayri güçlerine, İran Şia militanlarına, Lübnan’dan gelen Şia Hizbullah militanlarına karşı 5 günden beri kahramanca direniyorlar. Bazı medya organlarında “Türkmen Dağı düştü. Ruslar, stratejik Kızıldağ tepelerine askeri birlik indirdiler” şeklinde haberler geçseler de burada köylerini, bağlarını korumakta olan Türkmenler, “biz burada doğduk, topraklarımızı bırakıp gitmeyeceğiz” diyorlar.
Bayır Bucak mücahitlerinin Türkmen Dağını “ikinci Çanakkale” olarak ilan etmeleri ise direniş azimlerinin boyutunu göstermesi bakımından önemli.
Türkiye Cumhuriyeti, Türkmenlere acımasızca bomba yağdıran Rusya’nın Ankara Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak uyarıda bulundu. Bu diplomatik yollar elbette denenmelidir. Ama esas yapılması gereken şey Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgeye “insani yardım” ulaştırması ve bombalanan Türkmenlere “kalkan” olmasıdır.