• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Adana : 26 °C
  • İzmir : 19 °C
  • Ankara : 19 °C

Darbe teşebbüsü ve mitingler

28.07.2016 06:00
Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar

"Türkler Ordu millettir" denilir, yani Türkler örgütlüdür ve savaşkandır. Bu bir yaşama tarzı ve kavmi karakterdir. Böylece ordu, millet için şart ve önemlidir; İslamiyetin kabulüyle de "Peygamber ocağı" olunca kutsanmıştır. Bununla hep hamasi bir ruh hali var olmuş ve yapılan hatalar irdelenmeden yeni bir "tayin-terfi" ile işler geçiştirilmiştir.

Yeniçeri Ordusu, Osmanlıyı Avrupa'ya götürmüş ve daha sonra "istemezük" denilerek Padişahlar tahttan indirilmiş Sadrazamların kellesi alınmıştır. Sultan II. Mahmut Yeniçeriler tarafından tahta oturtulmuş ve nihayet yine II. Mahmut tarafından Yeniçeri Ocağı bombalanarak ortadan kaldırılmış(1826) ve buna "Vakayı Hayriye" denilmiştir.

Şüphesiz millet/devlet Ordusuz kalmamış ve yeniden Ordu kurulmuştur. İttihat ve Terakkinin de düzenlemeleri olmuş ve Ordu I.Dünya Harbinde yenilmiş ve dağılmıştır. Anadolu'daki Ordu/Kolordular ile İstanbul'dan gelenler yeniden Ordulaşarak Kuvvay-i Milliye Güçleri ile birleşerek Milli Mücadelede başarılı olmuşlardır.

Mustafa Kemal Paşa yeniden düzenli Ordu teşkil etmiş, "Kuvva-yı Milliye" orduya katılmıştır. 

Ordu, bu milletin ve devletin ordusudur, İtibarı korunmalı ve güçlü olmalıdır, millet ve devletin teminatıdır. Ancak…

Ordu, "Devleti biz kurduk, vatan ve millet bizimdir, bizim vesayet ve iznimiz dâhilinde işler yapılacak ve yönetim tarafımızdan belirlenecek" fikri egemen/geçerli olunca, "Hükümete karşı Askeri Darbeler" devreye girmekte ve Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu (Kanun Numarası: 211,  Kabul Tarihi: 04.01.1961, Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 10.01.1961) 35. Maddesine (Madde 35 - Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır) göre "Cumhuriyeti korumak ve kollamak görevi"mizdir denilerek "durumdan vazife çıkarmak" ta ve darbe yapmaktadır. Böylece "Milli irade" sınırlı ve şekli kalmaktadır.

Şimdiye kadar Ordu, iki Darbe ve iki de Anayasa yapmış ve askeri nizam ve vasiyet altında kontrollü bir sivil yönetim gerçekleşmiştir. Arada yine Darbe Teşebbüsleri olmuştur. Halen Türkiye'deki sistem budur.

Bunlar da yeterli olmamış, 1997,2007 ve sonrasında Ergenekon-Sarıkız vb Darbe Teşebbüsleri olmuş ve önlenmiştir.

Demek bunlar da etkili/yeterli görülmemiş ve 15 Temmuz 2016 tarihinde Ordu içinde bir grup örgütlenerek ayaklanmış, Saray, Çankaya, Parlamento, Genel Kurmay Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT Dairesi vb yerler bombalanmış, karşılıklı silahlı çatışmalar olmuştur.  Cumhurbaşkanı RT Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Bakanlar, Siyasi Parti Başkanları, buna karşı durmuş ve halk sokağa davet edilerek/çıkarak darbeye karşı tankların önünde durmuş; askerler, polisler, siviller öldürülmüştür. Hükümet kuvvetleri duruma hâkim olmuş, isyancılar teslim alınmış, tutuklanmıştır. Generaller Polislerce teslim alınmış ve Polis Karakollarında gözaltında ifadeleri alınmakta ve Mahkemelere sevk edilmektedir.

*

15 Temmuz Darbe Teşebbüsü'nün hiçbir mazereti olamaz, millete karşı yanlış/ayıp ve yazık olmuştur. Devletin iki büyük silahlı gücü (ordu-polis) çatışmıştır. Ordunun itibarı zedelenmiştir. Hükümet yaraları saracak ve yeniden etkin bir düzenleme yapacaktır. Artık bazı gerçekler görülecek ve tedbirler alınacaktır. Süreç devam etmektedir. Siyasi ortamın gergin olmasına ve kutuplaşmasına rağmen TBMM'deki dört parti, Darbeye karşı ortak bir bildiri yayınlamıştır. Başbakan Siyasi Partilerin desteğine teşekkür etmiştir. Çeşitli polemiklere rağmen Saraya davet edilen AKP, CHP, MHP Parti Genel Başkanları toplanıp durum müzakere edilmiş ve Birlik imajı pekiştirilmiştir. HDP, TBMM'de 3. Parti olduğu halde bu toplantıya davet edilmemiş ve siyaseten eksik olmuştur. MHP Genel Başkanı "geçmişe sünger çekelim" demiştir. Kurulacak TBMM Komisyonlarında şüphesiz HDP de olacaktır. Birlikte demokratik düzen inşa edilecektir.

Türkiye Genelinde ilan edilen OHAL, süre ve uygulamalar bakımından izlenecektir. Başbakan, "OHAL, millet için değil, devlet için ilan edildi" demekle "Devletin Reorganizasyonu"ndan söz etmektedir. Bu demektir ki, devlet kadroları büyük oranda boşaltılacak ve sadece kendi tercihleri yönünde yeniden tayinler olacak ve bunların kontrolü/itirazı OHAL yasası gereğince mümkün olmayacaktır.

Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan liderler zirvesi (25.07.2016) (HDP Genel Başkanı davet edilmedi) kamuoyunda, basın ve medyada ilgi ve takdirle karşılandı. Bunlardan bazıları şöyledir:

(Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım-AKP, Kılıçdaroğlu-CHP, Bahçeli-MHP birlikte Sarayda görüntülenmiş) Böyle Devam-Hürriyet, Tarihi Zirvede dünyaya örnek demokrasi dayanışması=Beştepe'de Milli Duruş-Sabah, Balyozu indirdiler-Posta, Darbeci medya firarda-Zaman, Beştepe'de tarihi fotoğraf-Haber Türk, Gündem Anayasa=Karargâha sivil müsteşar-Milliyet, Ben sen yok Türkiye var-Karar, Erdoğan konuşunca bittiler=ABD'ye askeri üs sözü verilmiş=Tarihi fotoğraf-Yeni Şafak, Sınır ötesi alçaklık-Akşam, Karargâhları Beştepe olacaktı-Star, Normalleşme adımları-Cumhuriyet, darbeyi boşa çıkaran sözler-Taraf, Beştepe mutabakatı-Güneş, Külliyede tarihi zirve=Kaçamadılar-Akit, İncirlik darbe vuruyor-Milli Gazete, Delikten 'Paşa' çıktı=ilk mutabakat-Vatan, Dönüş yok herkesi alacağız-Vahdet, Bu fotoğrafta demokrasi yok-Özgür Gündem, Taksim buluşması milleti birleştirdi-Yurt, Siyasi ayakta kimler var-Aydınlık, Bir Güvenlik zaafiyeti var-Anayurt.

*

HDP Mitingi-Selahattin Demirtaş (İstanbul/Sultangazi, 23. Temmuz 2016, saat 14.00)

HDP İstabul İl Örgütü'nün çağrısıyla Sultangazi Şehir Parkı'nda gerçekleşen "Darbelere hayır, demokrasi hemen" mitinginde darbelere ve OHAL'e karşı çözümün "gerçek demokrasi" olduğu mesajı verildi.

Mitinge katılanlar, "Darbelere hayır, barış hemen şimdi, Tecride hayır müzakere hemen şimdi, Darbelere hayır demokrasi hemen şimdi, Çözüm müzakerede müzakere İmralı'da, 15 Temmuz 2016 darbecilerin darbecilere karşı darbe girişimidir, Eşitlik olmadan demokrasi, demokrasi olmadan barış gelmez" pankartları taşıdılar.‎

Çok sayıda sol, sosyalist parti, Alevi ve işçi ve emekçi örgütünün katılım sağladığı mitingde Arzela Kültür Merkezi sanatçıları ‎sahne aldı.‎

  HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Mitingde konuşuyor:

“Gözü dönmüş çılgınlaşmış bir askeri cunta halkın silahını halka doğrultarak bir kez daha darbe cunta anlayışını 12 Eylül’ün tekrarını hayata geçirmek istedi. Tabi ki bu gözü dönmüş çılgınlığı yapanlar sivil insanlara, parlamentoya saldırarak korku salacağını ve kısa sürede teslim alacağını düşünmüş olabilir. Türkiye toplumu 7’den 70’e hepsi siyasi partisi düşüncesi ne olursa olsun askeri darbenin cuntanın ne demek olduğunu ya yaşayarak gördü ya da yakın geçmişi büyüklerinden dinleyerek büyüdü. Böyle bir nesli tankla, topla, savaş uçağıyla teslim alacağını sananlar yanıldılar. Darbeye karşı ilkeli bir tutum sergileyen halk başta olmak üzere bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum.

"Cumhurbaşkanına çağrı yaptık. Liderler zirvesi toplayabilirsin, siyasi partilerin hepsinin görüşlerini önerilerini alabilirsin. Geçmişte yaşananlar 15 Temmuz akşamına kadar yaşananlar yapılan hataları bir bir masaya yatıralım. Öfkeyi kini kutuplaşmayı bir kenara bırakalım, toplum bizden artık barış istiyor. Olağan üstü hal uygulaması uzatılmamalı. Devlet içerisinde darbecilerin ayıklanması için belli bir sürece ihtiyaç var. Ama bu olağan üstü hal olmadan da yapılabilir.

"OHAL ilanına tepki göstererek, "Darbeye karşı Kenan Evren ‎yasaları ile mücadele edilmez. Darbecileri 14 yıl kucağınızda büyüttünüz. Bu darbecilerin ‎tanklarının, toplarının karşısında ilk biz Sur'da, Cizre'de durduk. Biz tankların önünde durduğumuzda bu generaller kahramandı, ‎biz haindik. Daha bir kaç ay önceydi. Öcalan'la görüşmelerin önünü açın.

"Nelerin darbeye yol açtığını tartışmazsak, yeniden bu darbe teşebbüsleri ortaya çıkacaktır. İşte bugünkü iktidarın anlamak ‎istemediği budur. Kenan Evren'in anayasasından kurtulmak yerine yargıyı elinize geçirmenin hesabını yaptınız. Siz MGK ‎toplantısı yapıyorsunuz ya o darbe ürünüdür işte. Bu ya saflıktır ya da gözü dönmüşlüktür. Darbe ile mücadele mi etmek ‎istiyorsunuz biz yanınızdayız. İlk başta o MGK'i terk edin. Darbecileri 14 yıl kucağınızda büyüttünüz, haberiniz olmadı.‎

"Bak Cizre'ye gönderdiğiniz toplar tankalar, Şırnak'a, Sur'a gönderdiğiniz tank ve topların başındakilerin hepsi darbeci çıktı. Kim ‎gönderdi. Davutoğlu'nu hatırlayan var mı? 4-C sözleşmesi ile işten çıkardılar.

"Darbeyle yüzleşmek için bunları konuşmak zorundayız. Ülkenin Cumhurbaşkanı, yöneticileri halkın önüne çıkıp öz-eleştiri vermek ‎zorundalar. Bunları 'biz buraya getirdik' demeleri lazım. En çok oy alanları rektör yapmadılar, kendi istediklerini zorla ‎üniversitelerin başına getirdiler. Şimdi de gözaltına alıyorlar. Fethullah Gülen'in duasını almayanları savcı-hâkim yapmadılar. ‎Unuttuk mu o günleri.‎

"Yeni bir demokratik fırsatın önünü açmalıyız. Konuşarak, yeniden çözüm sürecine dönerek, diyalogu kurabiliriz. Her kes yeniden ‎gelişmeleri masaya yatırmak zorundadır.‎

"OHAL süreci uzatılmamalıdır. Madem OHAL'i devlete karşı ilan ettiniz halka da barış ve demokrasiyi ilan edin de inanalım.

"Gelin toplumsal bir uzlaşıda buluşalım. Kürt sorununda silahsızlanmaya barışa gidecek ortamı yaratalım. Gelin bu ülkenin ‎işçilerine, emekçilerine özgürlüğünü verebilelim. (İstanbul/EVRENSEL, 23 Temmuz 2016 Cumartesi)‎

*

CHP Taksim Mitingi (24 Temmuz 2016 Pazar)

15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından CHP, Taksim Meydanı’nda ‘Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi’ düzenledi.

CHP’nin öncülük ettiği mitinge; AKP de destek verdi. HAZİRAN, DİSK, KESK, TMMOB, TTB, Halkevleri, EMEP ve bazı STK’lar da katıldı. Meydanda güvenlik önlemleri alındı. Bir milyona yakın insan toplandı, sadece Türkiye Cumhuriyeti Bayrağı vardı.

Meydana ‘Yaşasın Laik Demokratik Türkiye’,‘Darbelere Hayır!’, ‘Cumhuriyete ve Demokrasiye Sahip Çıkıyoruz’‘Ne Dikta Ne Darbe Demokratik Türkiye’ yazılı pankartlar asıldı. Meydandaki kitle zaman zaman “Ne şeriat ne darbe tam bağımsız Türkiye”“Faşizme karşı omuz omuza” ve “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganları atıyor.

Saat 18.23: Kemal Kılıçdaroğlu sahnede konuşuyor-Satırbaşları:

 “Bugün tarih yazdığımız gündür. Darbeye vesayete karşı çıkmak tüm demokratların namus borcudur. Ülkemizi seviyoruz, insanlarımızı seviyoruz. Onlarla beraber bir arada kardeşçe yaşamak istiyoruz. Ayrı gayriliğin olmadığı Türkiye’yi inşa edeceğiz.

"Bugün Lozan Anlaşması’nın kabul edildiği bir gün. Bu meydanda Gezi olayları yaşandı ve o olaylarda, ellerinde karanfiller ve kitaplarla, bu ülkenin gençleri, bu ülkenin umudu hep beraber ayağa kalktı.

" 15 Temmuz darbesi, Türkiye’nin demokratik, laik sosyal hukuk devletine karşı yapılmış bir darbedir. Darbeye de darbecilere de diktaya da karşıyız. Darbe sonrasında emre uyan er ve erbaşların linç edilmesini asla ve asla kabul etmiyoruz, linç edenlerin yargılanmasını istiyoruz.

" Balyoz davası, Ergenekon Davası, casusluk davasında pek çok subay ve asker gereksiz yere hapse tıkıldı. Silivri zindanlarında yaşadılar hayatlarının bir kısmını. Hükümete sesleniyorum, gelin Silivri zindanlarında hayatı mahvedilen o insanların itibarını iade edelim.

CHP Taksim Manifostosu-Kemal Kılıçdaroğlu

1) 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış; ama bombalar altına parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.

2) Bütün siyasal partiler, darbe girişimine karşı çıkmış demokrasi konusunda Türkiye'de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur. Bu ortak tutum ve anlayış, siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorundadır.

3) Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak tüm demokratların, demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman "ne darbe, ne dikta; yaşasın tam demokrasi" demeliyiz ve söylemeye devam etmeliyiz.

4) Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılan darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.

5) Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır.

6) Bu darbe girişimi Anayasa'da, yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokrasideki denge ve denetleme işlevinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur

7) Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi kaçınılmaz olarak bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.

8) Bu darbe girişimi devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini çok açık bir biçimde ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında siyasal yandaşlık, akrabalık, cemaatçilik tarikatçılık değil; bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır.

Bir başka anlatımla devleti yönetme yerine, devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda devletin yeniden inşası zorunludur.

9) İnancı, kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun bu ülkenin güzel insanları; bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, meydanlarında, parklarında özgürce gezebilmedir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları 3. sınıf demokrasiye değil, özgürlükçü demokrasiye yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan ayrılmalıdır.

10) Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, baskı tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir" dedi. 26.07.2016

*

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim