- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Deliler ve Dahiler

Sedat MEMİLİ / Yazar
Yıkılmaz Kale Cabbar… Adolf Hitler… 11 Yusuf… Bir lira ver… Bir lira ver… Sivrisinek Seyfi… Caligula… Saint Pierre…
Bu isimlerin bir çoğunu tanımadığınızı biliyorum.
Elbette aralarında tanıdıklarınız da vardır.
Kimi Roma İmparatoru, kimi Hıristiyan dünyanın aziz sayıp uğruna kilise inşa ettiği ruhani kişi, kimi şarapçı sokakta ölüsü bulundu, kimi intihar etti.
11 Yusuf Çocukluğumun en renkli kişisiydi; futbol ile kafayı yemişti. Türkiye’de isterse en ücra mahallenin takımlarının bile ilk 11’ini sayardı. Çok televizyonlu döneme düşseydi, en etkin spor programlarının değişmez konuğu ve ultra zengini olurdu. Kenar br mahallede benim gibi futboldan anlamayanların arasında doğduğu için adı “Deli 11 Yusuf”a çıkmıştı.
Sonradan gerçekten deli oldu.
Adolf Hitler, benim gibi adamların arasında olmadığı için ileri sürdüğü saçmalıklar ciddiye alındı, normalde bir hücrede tutulması gereken kişi, dahi olarak milyonlarca insanın evini başına yıktı.
Adana’da yaşamı renklibir vali vardı: Bahri paşa. Adana şimdiki gibi değil, Silifke’den Osmaniye’ye kadar uzuyor, Ceyhan, Kozan ve Karaisalı ise birer kaza…
Vali teftişe çıktığ zaman “herhalde hızlı araçlar ve (cemır) nasıl yazılırsa yoktu. Vali geliyor diye millet yollara dökülür ve hazırladıkları dilekçeleri sunarlardı. Bu valimiz, Teravih namazını mutlaka UluCami’de kılardı. Saray çalgısı (Askeri Bando) caminin kapısı önünde kendisini selamlar, biriken halk ise neşelenirdi. Bahri paşa’nın bir merakı vardı; bizzat elinde taşıdığı ipek mendile sarılı küçük bir şişe içindeki Sakal-ı Şerifi halka öptürürdü.
Bu paşamızın bir merakı daha vardı, hırsızları hükümet konağı avlusunda alenen dövdürürdü. Bir nevi meydanda dayak..
(Bu yöntem tabi ki hırsızlık ve eşkıyalığın azalmasına neden olmazdı.)
Bu paşa bir gün duyar ki Hacın Kazası Kadısı sağa sola bildiri dağıtıp telgraf çeker. “Ben İsa’yım, Tanrı tarafından yer yüzüne indirildim. Allah’ın emirlerşni unutan insanları islaha memur edindim.”
İşte Sakal-ı şerifi şişe içinde bizzat öptürüp, hırsızlara meydan dayağı atan ve saray bandosu ile namaza giden (deli /Dahi) ile kendini Mehdi hatta daha ötesi “İsa” ilan eden (Deli /Dahi).
Paşa emretmiş: “Getirin ulan Şu İsa’yı…”
Getirip Vali’nin karşısına dikmişler Dahi/Deli’yi…
Paşa hiddetle: “Sen misin ulan İsa?” diye sormuş, Eski Kadı yeni İsa: “Evet Ben’im. Tanrı azan kullarını ıslah etmek için beni gönderdi.”
Adana’mızın Vali Paşası kuvvetli bir tokat aşkedip: “Yalancı sahtekar herif. Alın bunu tımarhaneye götürün.”
Ve Bu İsa hikayesi bu kadar çabuk sona erdi. (*)
Tarihte bazı insanlar vardı; İlk ortaya çıktıklarında “Alın ulan atın bunu tımarhaneye” diyecek bir kudret olsaydı, inanın Hitler, Caligula gibi insanlık dramına neden olan deliler tarihe geçmezdi.
Saint Pierre’nin hikayesini bilseniz, değil onun kilisesine gitmek adını bile anmazdınız.
Günümüzde tepemizde öyle insanlar var ki inanın. Yukarıda saydığım, Yıkılmaz Kale Battal veya Sivrisinek Seyfi onların yanında filozof ve bilim adamı kalırlar.
Tarih, delilerin yönetimindeki akıllıların çektiği acıların hikayesi ile doludur.
Bir bardak suyun söndüremediği ateşi zaman geliyor 100 tanker su söndüremiyor.
Başlangıçta “Atın şunu tımarhaneye” diyemediğimiz için, dünya tımarhaneye çevriliyor.
İşte dâhiler ve deliler arasındaki inxe zannedilen çizgi.
(*) Bu olay Damar Arıkoğlu’nun anılarından alınmıştır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












