• BIST 90.118
  • Altın 146,473
  • Dolar 3,6280
  • Euro 3,9373
  • Adana : 22 °C
  • İzmir : 15 °C
  • Ankara : 10 °C

Demokrasi nöbetinde düşündüklerim

28.07.2016 06:00
Talat Özyürek / Yazar

Talat Özyürek / Yazar

Önceki yazılarımda AK Parti’nin aldığı radikal kararlar ile Türkiye’ye kazandırdığı devrimlerden söz etmiştim.

Hatırlarsınız “Sigara Yasağı”, “Sağlıkta Devrim” gibi kararları sizlerle paylaşmıştım…

Ardından beklenmeyen 15 Temmuz’u yaşadık. Ülkemizi felakete götürecek hain bir girişimi,  ülkemizin kurtuluşuna dönüştüren Sn Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği “Genetik Devrim”e hep birlikte şahit olduk.

Cumhurbaşkanımızın talimatıyla demokrasi nöbetinde halkımızı gözlerken şu kanaatlere sahip oldum.

 

Alınan radikal kararlar ile gerçekleştirilen en önemli devrimlerden söz etmek istiyorum: Artık Türkiye’de askeri darbe tarihe gömülmüştür…

 

Geçen gün Adana Medya Gazetesi’nde bir araştırma okumuştum. Cumhuriyetin kurulduğu günden AK Parti’nin iktidara geldiği güne geçen her 100 günün 45’inde sıkıyönetim ve 11’in de de Olağanüstü hal dönemi yaşanmış.

AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 tarihine kadar yaşanan her 100 günün 56 günü maalesef demokrasilerin askıya alındığı günler olmuş. AK Parti 28 Kasım 2002 tarihinde güvenoyu almış ve 2002 Kasım tarihinde de ülkenin doğusunda uygulanan OHAL’ kaldırmıştı…

 

15 Temmuz gibi hain bir saldırı ve darbe girişimi dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun mutlaka en şiddetli bir biçimde sıkıyönetim uygulanır ve halk evlerine hapsedilirdi.

Ancak şimdi OHAL’in nasıl uygulandığını görüyoruz. Teröre bulaşmamış, bu ülkeye ihanet içinde olmamış kimselerin OHAL’den haberi bile yok.

Bu ülke, eğer tarih sırasına göre yazacak olursak onlarca darbe ve kalkışma girişimine sahne olmuştur. 

 

Halkın ayaklandığı ve milli iradeye bu denli can-u gönülden sarıldığı hiçbir darbe girişimi olmamıştır.

Osmanlı Tarihi’nde bombalanan saray olmamıştır. 600 yıllık Osmanlı Devleti’nde dünyanın yaşayabileceği her türlü iniş çıkış yaşanmış olmasına rağmen saray bombalanmamıştır.

 

Devletimiz onlarca devlet tarafından işgal edildiği zaman dahi işgal devletleri sarayı bombalama alçaklığına düşmemiştir.

Cumhuriyet tarihinde onlarca iç kalkışma yaşanmış lakin milli iradenin tecelligahı TBMM’si bombalanmamıştır…

Bomba, Beş tepe veya TBMM’yi değil, milli irade ve halkın egemenlik yetkisini bombalamıştır.

Bunun bilincinde olan halkımız, bu kalkışmaya göğsünü siper etmiştir.

Çünkü halkımızın, zihniyet ve anlayışından askeri darbe kavramı yok edilmiştir. Zihinlerde asker darbe ile demokrasi yer değiştirmiş; demokrasi şuuru arttıkça, askeri darbe anlayış ve inancı karanlığa gömülmüştür.

 

Demokrasi nöbetinde halkımızı izledikçe bunları düşünüyorum.

40 gün 40 gece düğün ancak çocukluğumuzun masallarında vardı.

Oysa demokrasi nöbetlerinde gördüğüm düğün bana masal düğünlerini hatırlatmaktadır.

 

Tarihimizde hiçbir bayram bu kadar uzun sürmemiştir.

Hiçbir bayram bu denli bir heyecanla kutlanmamıştır.

Hiçbir bayram, yediden yetmişe bütün insanları aynı kalp atışında buluşturamamıştır.

 

Halkımızın yüreği, şuuru ve ortak kalp atışı ortaya çıkmıştır.

Bu olay ile birlikte cin şişeden çıkmıştır ve halkımızın darbelere karşı olan tavrı dünya nezdinde tescillenmiştir.

Bu adı konmamış bir devrimdir.

Tarih bu olayları AK Parti’nin ve Ülkemizin imamesi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın radikal kararlarının oluşturduğu bir devrim olarak yazacaktır.

Bu her yıl kutlanacak “Milli İrade ve Demokrasi Bayramı”nın halkımızın ilk kalp atışlarıdır.

Şimdiden kutlu olsun!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim