- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Demokratik Cumhuriyete doğru

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
Dr. Ömer Uluçay
28 Şubatta Türkiye’nin Demokratikleşmesi için, Hükümet-HDP tarafından Dolmabahçe’de üzerinde mutabık kalınan 10 Maddenin açıklanmasından sonra, yapılacaklar giderek belirgin olmaktadır. Bildirilen 10 maddelik müzakere çerçeve metni, sadece Kürt Sorununu çözmek için değil ve fakat aslında Türkiye’nin eşit vatandaşlık temelinde, adil, özgür, katılımcı demokratik bir düzene kavuşmasını öngörmektedir.
Ortak Açıklamanın arka planında, birçok konunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Diyalog/Müzakere aşamasında her şeyin açık olması gerekmez, bilindiği gibi fikir ve ortam olgunlaştıkça açıklama yapılmalıdır. Seçim öncesinde süreç, propaganda unsuru yapılırsa kırılmalar olabilir.
Beyanatlardan konuşma konuları tahmin edilmektedir:
İzleme Heyeti’nin İmralı’ya giderek görüşmelere katılması, İmralı’daki mahkûmların değiştirilerek Öcalan için bir sekretaryanın oluşturulması ve Öcalan’ın çağrısı ile örgütün silahların bırakılmasına yönelik olağanüstü kongreyi toplaması, İç Güvenlik Paketinin tekrar gözden geçirilmesi, hasta tutsakların bırakılması, Doğuda yapılan askeri tatbikatların durdurulması gibi başlıklar öne çıkmaktadır.
HDP; bu önkoşulların gerçekleşmesi için, idari kararla ve Yasa değişikliği ile düzelecek birçok konunun bulunduğunu, örneğin %10 seçim barajının kaldırılmasını ve tek maddelik Anayasa değişikliği ile düzenlemenin yapılmasını önermektedir. Parlamentonun çalışma takvimi kısa ve yoğundur. Eğer samimiyet varsa, hızla düzenleme yapılması istenmektedir.
Buna karşın Hükümet de, “silahların bırakılmasını” şart görmektedir. Bu teklifler, sürece rağmen bir ilerleme ve güvenin olmadığına ve başlangıç noktasına dönüldüğüne işaret etmektedir.
*
Dolmabahçe Açıklaması ile Türkiye’nin gündemi birden değişmiş, muhalefet deyişleri “sen-ben” içerikli olmaktan çıkmış, fikir ve program düzeyine sıçramıştır. Alışılmışın içinde kalanlar/duranlar, farklı programlara sabır ve tahammül göstermek, mukabil bir projeyi sunmak durumundadırlar.
Aslında bugün tartışılanlar, Osmanlının dağılmasına çare olarak ileri sürülen fikirlerden farklı değildir. Bir asırdan beridir tartışma konusu aynıdır. Osmanlıda yapılan tartışmalarda öne çıkan iki isim, Ziya Gökalp ve Prens Sabahattin sembol iki isimdir. Ziya Gökalp daha çok ideoloji ve merkezi hükümet isterken; Prens Sabahattin daha çok sosyoloji ve “âdem-i merkeziyet” demektedir. Osmanlıdaki “eyalet” sistemini idari bakımdan düzenleyerek öne çıkarmaktadır.
Ama süreç içinde, İttihat ve Terakkinin ve onun ideologu Ziya Gökalp’ın istediği “otoriter merkezi yönetim” esas alınır. Böylece İmparatorluk bakiyesi olan ahali/halkın tüm renkleri inkâr ve imha edilerek, tek renge, tek sese indirgenerek, vatandaşlar “Türk” olarak kabul edilir. Türkçe resmi dildir ve diğer diller yasaklanır. Devlet sınırları içinde kültürde, lisanda, folklorda, bilimde “Türkleştirme” siyaseti uygulanır. Sosyolojik esaslara, toplumun dokusuna aykırı olan bu siyasi tercih ve uygulamalar, inkâr ve imha edilen halklarda mağduriyete ve karşı davranışlara sebep olur. Örneğin Kürt Hareketlerinin doğuş sebebi bu zorlama ve inkâr siyasetleridir. Kedi sıkıştırılınca maskana ve Kürtler de inkâr ve imha edilince dağlara kaçmışlardır.
Cumhuriyet ile Merkezi Yönetim ve toplumun “Türkleştirilmesi” esas alınmış ve yapılan uygulamalar çatışmaya ve bunun devamına, 40 bin insanın ölmesine, aşırı bir maddi kayba ve zamanın yitirilmesine, toplumun ayrışmasına neden olmuştur.
Türkiye Devleti, çağa uygun, eşitlik ve adalet, özgürlük temelinde, katılımcı demokratik bir düzene dönüşmek zorundadır. Gelir ve servet dağılımını adil bir şekle getirmek mecburiyetindedir. Emekçi kesimlerin yaşam standardını yükseltmek, işsizlik ve iş güvenliği sorununu çözmek durumundadır. Kentsel dönüşüm adı altında arsa ve rant yaratarak bazılarını zengin etmek yerine, gecekondularda yaşayanların mağduriyetini önlemek zorundadır. Yolsuzluklar hız kesmeden devam etmekte ve her gün gündem değiştirilerek, düzenleme yapılmadan vakit geçirilmektedir.
Süreç; terör olaylarına, “faili meçhul” binlerce ölümlere, şiddet olaylarına sahne olmuştur. Son zamanlarda Ortadoğu’daki siyasal denge ve buranın bölüşülmesini esas alan Büyük Ortadoğu Projesine göre ABD’nin Irak’a ve Afganistan’a yaptığı müdahale, Müslüman coğrafyada öfkeye ve destabilizasyona neden olmuştur. İngiltere bir yandan IDAŞ’a karşı Koalisyonun içinde bulunmakta ve fakat öte yandan IDAŞ’a cephane göndermektedir. Nitekim geçen günlerde, Irak hükümeti İngiltere’nin iki uçağını bu nedenle indirdiğini bildirmiştir.
Ülke ve Bölge koşullarının hızla değiştiği ve yeni durumların/sorunların oluştuğu malumdur. Ancak lider kadro da bu durumlarda belli olur, hüneri, kabiliyeti gözlenir. Bu nedenle, sadece eleştirmek değil ve fakat aynı zamanda yol da göstermek, ikaz etmek de gereklidir. Benlik duygusu gütmeden, yapılan önerileri dikkate almak, ülkemiz için yararlı olacaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












