Denetimin güvenli yüzü: Adem Toksöz

Bana göre insanlar bir konuyla ne kadar ilgili iseler o denli bilgisizler. İnsan en fazla kendisiyle ilgili konularda bilgisizdir veya sağlığı ve eğitimi ve hayat felsefesi.
Ülkemizde ticari iş yapanlar esasında en fazla “vergiyi ilgilendiren” konularla ilgili oldukları halde en az bilgiye sahip oldukları konulardan biri de budur. Bu yıllar öncesine dayanan bir saptamamdır. Mükellef Vergi Dairesi’nden korkar. Bu korku, sayıları az olan aracılar tarafından geçim kaynağı haline getirilmiştir. Sayıları az olan yeteneksiz ve kötü niyetli aracılar (ki bunların başında muhasebeciler gelmektedir) Maliye ile mükellef arasındaki köprü olma ilişkisini gelir kaynağına dönüştürmüşlerdir.

Mükellefin, Vergi dairelerinden korkusunun temeli Osmanlı Yönetimine dayanmaktadır. İltizam sistemi ile adına “Mültezim” denilen kişilerin, vicdansızlığı, hoşgörüsüzlüğü, yurttaş ile devlet arasındaki köprülerin tahrip olmasına neden olmuştur. Devlete göre yurttaş, öncelikle bir gelir kaynağıdır. Devletin kaynakları hesapsızca heba edildikçe bedeli zannatkardan, tüccardan ve çiftçiden tahsil edilmiştir. Osmanlı Devleti’nden geriye kalan destanlar, bu konuyu içeren gözyaşları ile doludur.
YURTTAŞ SAYGIN BİR BİREYDİR
Devlet ile yurttaş arasında yıkılmış olan köprünün tamiratı uzun yıllar almıştır. 2000 yılından sonra Maliye bakanlığı düzeyinde yapılan düzenlemeler ile, bozulan bu ilişkiler tamir edilmeye başlanmış, vatandaş artık vergi dairelerin karşısında özgür bir birey sıfatına yükselmiştir.
Burnundan kıl aldırmayan ve yüzleri soğuk ve mimiksiz olan maliyecilerin yerini, genç, dinamik, insanı anlayan ve anlamaya çalışan, sosyal ilişkileri gelişmiş memurlar almıştır. Maliye binaları artık vatandaş için korkutucu bina olmaktan çıkmış ve bilgi alınabilecek, danışılabilecek mekânlara dönüşmüştür.
Gördüğüm son 15 – 20 yıl böyle.
Girizgâhı uzattım. Nedeni Şu, Adana Defterdarımız Sayın Metin Otak bey ile yaptığımız Televizyon programında, Maliye Bakanlığının yapmış olduğu düzenlemeleri konuşmuştuk. Biz biliyoruz ki, en uzak köydeki Veli Dayı’nın ineğinin sütü eğer bir gelirin konusu ise Defterdarı ilgilendirirdi. Hala böyle mi? Diye sorduk. Öyle değilmiş. Bakanlığın hizmet kalitesinin yükseltilmesi konusunda yaptığı değişiklikler varmış.

Biz de bu kapsamda Vergi Denetim Kurulu Adana (A) Grup Başkanı Sayın Adem Toksöz ile görüşmeye gittik.
BÖYLE DEFTERDAR MI OLUR?
Bir anı: Geçmiş yıllarda Mersin’de bir ihracat Firmasının genel müdürlüğü görevini yürütmekteydim. İşimin gereği olarak Mersin Defterdarı ile görüşmelerim vardı ve bu görüşmeler dostlukla sürdü. Defterdar, ufak tefek, mnyon tipli ve çok sevimli bir insandı. (Adı bende saklı) İhracat firmasının sahibi ise, kaba saba ve iri yarı, ağız dolusu argo konuşan ama ter temiz kalpli ve halisane iyi niyetli bir insandı. Bir gün Defterdarı davet ettik iş yerinde kahve içiyoruz. Ama bizim patron, şöyle baştan aşağı süzerek Defterdarı meraklı ve şüpheci gözle seyrediyor. İçimden “eyvah” dedim. Nitekim hemen haklı çıktım. Patron; Adı Suphi Umay’dı : “Sedat Bey. Bu arkadaşın Defterdar olduğundan emin misin? Sahte olmasın?” diye soruverdi. Biz gafı düzeltmeye çalışırken Suphi Bey kendini savundu: “Ne bilek ağa. Bizim bildiğimiz defterdar, iri kıyım, ensesi kalın, göbeği şişkin bir adam olur. Şimdi bu küçücük boyunla bütün Mersin senden mi soruluyor?”
Evet mevzuatların en tepesinde şehirleri idare eden kimselerin, pehlivan gibi olduğu algısı artık tarihe karıştı.
Sayın Kemal Sağ döneminde başlayan ve İhsan Akyol, Fatih Acar, Hidayet Mat ve Taner Utkucu ile devam eden gençleşme ve iyileşme çalışmaları Sayın Metin Otak ile zirveye ulaşmıştır. Vergi Denetim Kurulu Grup başkanlığı yeni bir teşkilet ve makama girdiğimizde yine bizi “gençler” karşıladı.

ADEM TOKSÖZ: GENÇ VE AYDINLIK
Emindim, Grup Başkanlığına gelmiştik ve Adem Toksöz gencecik ve aydınlık yüzlü bir başkandı. Beraberinde Grup Başkan yardımcısı Musa Ünal ve Vergi Müfettişi İbrahim Bedir vardı.
“Maliye kötüdür, denetim bürosu daha da kötüdür” algısını yerle bir eden, diğer anlatımla tarihe gömen bir anlayışla karşılaşmıştık.
Sıcak bir karşılaşmanın ardından sohbetimiz başladı:
Sayın Adem Toksöz: Geçtiğimiz yıllarda bütün birimler Defterdarlığa bağlı idi. Vergi Denetimi Grup Başkanlığı yeni bir kurum. Bu kurum nedir? Kamuoyuna kısaca ne söyleyebiliriz?
“Vergi incelemesi ve denetimine ilişkin temel politika ve stratejileri belirlemek ve uygulanmasını sağlamak amacıyla, 10.07.2011 Tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 646 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile doğrudan Maliye Bakanına bağlı olarak “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı” kurulmuştur. Daha önce Maliye Müfettişi, Hesap Uzmanı, Gelirler Kontrolörü ve Vergi Denetmeni unvanları ile aynı Bakanlık içerisinde esas itibariyle vergi incelemesi gerçekleştiren 4 denetim birimi kaldırılarak onun yerine Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı altında Vergi Müfettişliği unvanı ihdas edilmiştir.

VERGİ DENETİM KURULU’NUN GÖREVLERİ
“Yasada kurumun asli Görevini nasıl tanımlanmıştır?
“178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 646 sayılı KHK ile değişik 20'nci maddesine göre Vergi Denetim Kurulu'nun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Vergi Usul Kanunu ve diğer gelir kanunları kapsamında vergi incelemeleri yapmak.
b) Her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle oluşturulacak Risk Analiz Sistemi üzerinden mükelleflerin faaliyetlerini gruplar ve sektörler itibarıyla analiz etmek, mukayeseler yapmak ve bu suretle risk alanlarını tespit etmek.
c) Vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikâyetleri değerlendirmek.
ç) Vergi incelemelerinde Gelir İdaresi Başkanlığı ile gerekli eşgüdümü ve işbirliğini sağlamak.
d) İnceleme ve denetim sonuçlarını izlemek, değerlendirmek ve istatistikler oluşturmak.
e) Vergi inceleme ve denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke, yöntem ve teknikleri geliştirmek, inceleme ve denetim rehberleri hazırlamak, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların uyacakları etik kuralları belirlemek.
f) Vergi Müfettişlerinin mesleki yeterlik ve yetkinliklerinin sağlanması ve artırılması için gerekli çalışmaları yapmak, bu amaca katkı sağlamak üzere kalite güvence sistemini geliştirerek uygulamak.
g) Performans değerlendirme sistemi oluşturmak ve Vergi Müfettişlerinin performansını bu sisteme göre değerlendirmek.
ğ) Vergi kaçırma ve vergiden kaçınma alanındaki gelişmeler ile bunların ortaya çıkarılması ve önlenmesine yönelik yöntemler konusunda araştırmalar yapmak.
h) Vergi mevzuatı ile ilgili görüş ve önerilerde bulunmak.
ı) Bakan tarafından verilen teftiş, inceleme, denetim ve soruşturmaları yapmak.
i) Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.
“Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, nereye bağlı?”
“Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, doğrudan Maliye Bakanına bağlı olarak Başkan, Başkan Yardımcıları, Grup Başkanları, Vergi Müfettişlerinden (Vergi Başmüfettişi, Vergi Müfettişi ve Vergi Müfettiş yardımcısı) oluşmaktadır.”
“Bütün Türkiye bu kapsamda mı?”
“Kurula verilen görevlerin yerine getirilmesinde, uzmanlaşma ve işbölümünün sağlanması amacıyla, Adana ilinin de dâhil olduğu 29 ilde Grup Başkanlıkları kurulmuştur. Bugün itibariyle 29 ilde 42 Grup Başkanlığı faaliyet göstermektedir. İş yükü yoğunluğu ve ekonomik faktörlerinde etkisiyle bu Grupların 7’i İstanbul’da, 6’sı ise Ankara’da faaliyet göstermektedir.
“Adana’da Kaç Denetim elemanı ile görev yapıyorsunuz?”
Adana Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’nda bugün itibariyle 330 civarında Vergi Müfettişi ve Yardımcısı görev yapmaktadır. Bu sayının 20’e yakını yardımcı pozisyonundadır. Adana Grup Başkanlığı’nın yetki alanı Adana ili merkez ve ilçeleri ile Osmaniye Merkez ve ilçelerinde faaliyet gösteren vergi mükellefleridir. Aynı zamanda burada görev yapan müfettişler bakanlık görevlendirmesiyle Türkiye’nin her yerinde vergi incelemesi, teftiş ve soruşturma yetkisine de haizdir.
“Türkiye’de sayısal olarak durum nasıl?”
“Büyük kısmı Ankara ve İstanbul’da olmak üzere Türkiye’de toplam 9 binden fazla Vergi Müfettişi ve Yardımcısı görev yapmaktadır. Yine bunların büyük bir kısmı halen yardımcı olarak görev yapmakta ve fiilen inceleme gerçekleştirmemektedir. Önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde bu kişilerinde fiilen inceleme yapmaya başlamasıyla birlikte ülkemizdeki vergi inceleme oranları hızla artacak ve kayıt dışı ekonominin azalmasına katkı yapacaktır.”
“İnceleme sayısı hakkında ne paylaşabiliriz?”
“Geçtiğimiz yıl tüm Türkiye’de yapılan vergi incelemeleri sonucunda 60.000 civarında mükellef incelenmiş ve yaklaşık 8 milyar civarında kayıt dışı bırakılmış vergi tespit edilmiştir.”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












